<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Zeynal Yaman Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Şiarım</title>
<description>Kendi notu:Anam zemheri çocuğu derdi,babam ihtilal...Zemheri kara kış demek,ihtilal darbe...Ölürken karakışa razıyım yeter ki bir daha darbe olmasın.Bu da benim kişilere ve zamana göre değişmeyen şiarım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siarim-2-siiri/</link>
<guid>2268459</guid>
<pubDate>2016-07-30T01:14:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Nasihat 2</title>
<description>Bir ülkede dinin adı var, kendi yoksa Sahtekârı, hilekârı, hırsızı çoksa Doğruluk kalbe saplanan bir oksa Oradan çık, uzaklara git evladım  Rüşvet, tepeden tırnağa iniyorsa </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasihat-2-30-siiri/</link>
<guid>2203490</guid>
<pubDate>2015-12-21T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Git 1</title>
<description>NASİHAT 1 Bir ülkede dinin adı var, kendi yoksa Sahtekârı, hilekârı, hırsızı çoksa Doğruluk kalbe saplanan bir oksa Oradan çık, uzaklara git evladım  </description>
<link>https://www.antoloji.com/git-1-2-siiri/</link>
<guid>2201786</guid>
<pubDate>2015-12-17T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Bir  Memleket Hikâyesi 1</title>
<description>Bir memleket tanıdım, anlatmasam olmaz Her mevsimi bahardır, çiçeği solmaz Gözlerin hakkıdır diye kimseler yolmaz Hayat bir pınar gibi, gürül gürül akar Herkes burada birbirine sevgiyle bakar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-memleket-hikayesi-1-siiri/</link>
<guid>2200971</guid>
<pubDate>2015-12-14T22:41:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgisiz Zamanlar</title>
<description>Güya fenler insanı mutlu edecekti Her yere Tuba ağacını dikecekti Hümanizmayı dağa taşa ekecekti Şimdi bağımızda uluyan çakallar var  Hiçbir buluşa bu, insan için denmedi </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgisiz-zamanlar-siiri/</link>
<guid>1700548</guid>
<pubDate>2012-04-03T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Öfke 2</title>
<description>Kan beyne sıçrayınca akıl baştan çıkarmış Öfke sel olup damarlarımızdan akarmış Bu öfke öyle fena bir ateşmiş ki dostlar Hem sahibini hem de başkasını yakarmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/ofke-2-3-siiri/</link>
<guid>1699698</guid>
<pubDate>2012-04-01T22:46:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Hakikat Güneşi</title>
<description>Hakikat güneşine bulutlar sadece gölge eder  Güneş aydınlatacak dünyamızı kıyamete kadar Bulutlara takılıp kalanlar güneşi görmese de Güneş ışıklarıyla girer gözbebeklerine kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakikat-gunesi-3-siiri/</link>
<guid>1698976</guid>
<pubDate>2012-03-31T10:39:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Maraşlı Keş dağı</title>
<description>Bu sabah karar verdim sana içimi açacağım Belki de bir bulut olup başında ağlayacağım Sonra pınar misali eteklerinden çağlayacağım Söyle ey Maraşlı Keş dağı kastın neydi ki bize Böyle büyük bir acıyı yaşattın milletimize  </description>
<link>https://www.antoloji.com/marasli-kes-dagi-siiri/</link>
<guid>1696754</guid>
<pubDate>2012-03-25T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Selam Söyle</title>
<description>Saba yeli var git sılama selam söyle benden De ki: bir garip hicran sazıyla şarkını söyler Dargınsa bana, okşa başını, öp gözlerinden De ki: Affet, gidenler bir daha dönmeyecekler  Otur da Çoruh’un kıyısına, dinle sesini </description>
<link>https://www.antoloji.com/selam-soyle-21-siiri/</link>
<guid>1695056</guid>
<pubDate>2012-03-21T12:11:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Böyle Kirli Varmasın Mevla'ya</title>
<description>Nice nadan gördüm ki dini alır alaya Sonra küfrün yüzünü başlar kalaya Ne hikmetse bunlar ölünce dostlar Hemen uzatırlar seng-i musallaya Sonra derler: 'imam efendi temizle bunu Böyle kirli varmasın Mevla’ya' </description>
<link>https://www.antoloji.com/boyle-kirli-varmasin-mevla-ya-siiri/</link>
<guid>1552096</guid>
<pubDate>2011-05-04T12:32:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Feryat</title>
<description>Betonlara sıkışmış ruhumuz Uzak görünüyor kurtuluşumuz Feryat etsek duyulmaz ki Gittikçe azalıyor umudumuz Gökler bize uzaktı zaten Şimdi yer de yabancı bize </description>
<link>https://www.antoloji.com/feryat-122-siiri/</link>
<guid>1544676</guid>
<pubDate>2011-04-18T17:52:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Bedel</title>
<description>İman, öyle bir cevherdir ki onun bedeli ancak cennet olur Cennet ki bir nimet-i rabbani’dir; o da ehline emanet olur </description>
<link>https://www.antoloji.com/bedel-162-siiri/</link>
<guid>1544674</guid>
<pubDate>2011-04-18T17:40:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Aşklar</title>
<description>Aşkların bir tarafı hep kırık hep yaralı kalmış Söyleyin, kim sevdiğinden sevdiği kadar pay almış </description>
<link>https://www.antoloji.com/asklar-16-siiri/</link>
<guid>1525570</guid>
<pubDate>2011-03-10T10:48:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Hasretim (Köyümün insanlarına…)</title>
<description>Ensar dedi, hocam bir kelam eyle Anlat şu bizim köyü meram eyle At facebook’a bize selam eyle Bende attım işte okuyun gayrı  Hasretim (Köyümün insanlarına…) </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasretim-koyumun-insanlarina-siiri/</link>
<guid>1516202</guid>
<pubDate>2011-02-17T00:40:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Kardeşlik Türküsü</title>
<description>Gelin sevgi pınarından içelim Yeni devre yeni gömlek biçelim Nefretin ham dilinden vazgeçelim Sözümüz şehvete varmasın dostlar  Ne dindarına kem gözle bakalım </description>
<link>https://www.antoloji.com/kardeslik-turkusu-7-siiri/</link>
<guid>1503982</guid>
<pubDate>2011-01-16T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Gönlüm Kaldı Erzurum'da</title>
<description>Bir sevki kaderle düştüm yollara Ulaştım yeni yeni diyarlara Konuk oldum köşklere saraylara Yine de gönlüm kaldı Erzurum’da  Gezdim çok yeri, Bursa’yı, İzmir’i </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonlum-kaldi-erzurum-da-siiri/</link>
<guid>1495719</guid>
<pubDate>2010-12-28T16:59:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Şimdi Sükût Vaktidir</title>
<description>Ne senin gözlerinde esrar kaldı  Ne de benim sözlerimde… Şimdi sükût vaktidir Sessizliği dinlemeliyiz  Belki o zaman sözden öte bir mana </description>
<link>https://www.antoloji.com/simdi-sukut-vaktidir-siiri/</link>
<guid>1484087</guid>
<pubDate>2010-11-28T18:49:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Hz. Muhammed’in Hayatından Bir Kesit</title>
<description>En çok sevdiği hizmet, yoksullara yardım hizmetiydi. Nitekim bir gün yine davet ettiği yoksullara önceden hazırladığı yardımlarını sırayla dağıtmış, alanlar da sevinçle evlerine dönmüşlerdi ki, tam o sırada uzaklardan koşarak gelen bir başka yoksul, dağıtımın bittiğini, kendisine verilecek bir şeyin kalmadığını anlayınca oraya yığılakalmıştı. Şefkatle baktığı bu yoksula da:  — Üzülme dedi, sana da bir çare bulabiliriz. Bulduğu çareyi de hemen orada anlattı. Buradan doğruca Medine çarşısına git, ihtiyaçlarını satan dükkanlara gir, ne lazımsa al, sonra de ki: 'Mal benim borç Resulullah'ındır! .' Yoksul adam, tereddüt edince de tekrar etti. Unutma dedi: 'Mal benim borç Resulullah'ın diyecek, gerisini düşünmeyeceksin! ' Böylece yoksula verecek bir şeyi kalmayınca borçlarını üstlendi, mahrum kalmasına gönlü razı olmadı. Mütevazı olmayı, vazgeçilmez vasfı kabul etmişti. Bu sebeple misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder, ikramda bulunurdu. Bir gün çölden gelen biri, 'Kim bu insanların büyüğü? ' diye sordu. O sırada misafirlerine bardaklarla içecek ikram ediyordu. 'İnsanların büyüğü insanlara hizmet edendir! ' diye cevap verdi. Bu sözüyle hem büyüklerin insanlara hizmet edeceğini ifade etmiş hem de aradığı kimsenin kendisi olduğuna işarette bulunmuştu. Zaten hizmet edilmeyi değil, hep hizmet etmeyi sever, hizmeti tercih ederdi. Nitekim bir yolculuk dönüşünde herkes hurmalıkta istirahate çekilmiş dinlenirken, bazıları onlara yemek hazırlamak üzere harekete geçmişlerdi. Biri, yemek yapayım, biri, su getireyim, derken biri de ben de ateş yakayım, deyince, 'Öyle ise ben de odun toplayayım.' dedi. Biz bu hizmetleri yaparız, siz istirahat buyurun, diyenlere de: -Bilirim ki sizler bu hizmetleri yaparsınız, ama ben hizmete seyirci kalmayı değil, hizmete iştirak etmeyi severim, diyerek kalkıp odun toplayarak hizmet edilen değil, hizmet eden olmayı tercih ettiğini göstermiş oldu. Komşularının yemediğini yemez, giymediğini de giymezdi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hz-muhammed-in-hayatindan-bir-kesit-siiri/</link>
<guid>1381160</guid>
<pubDate>2010-04-21T23:49:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Neden Kutlu Doğum</title>
<description>Tarih: 5 Haziran 632. Konuşan Hz. Muhammed —Ey insanlar! Yönetiminizde bulunduğum müddet içinde kimin sırtına bir kamçı vurmuşsam işte sırtım gelsin o da bana vursun! .. Kimin kalbini incitecek bir söz söylemişsem işte kalbim gelsin o da bana aynı şeyi söylesin! . Kimin hakkını almışsam işte malım, gelsin o da benden hakkını alsın! Şunları da ekliyordu sözlerine: -Sakın içinizden biriniz demesin ki, hakkımı isteyecektim ama Resulullah'ın darılacağından korktum da isteyemedim.. Şunu iyi bilin ki, benim inancımda hakkını isteyene darılmak yoktur. Tam aksine benim en çok sevdiğim kimse, benden hakkını isteyen kimsedir. Ancak bu suretle Rabb'imin huzuruna yönettiğim insanların hakkını yüklenmeden çıkabilirim! . Dinleyenlerden biri ayağa kalkarak: -Ya Resulallah der, öyle ise benim zatınızda üç dirhem alacağım var, onu istiyorum! . </description>
<link>https://www.antoloji.com/neden-kutlu-dogum-siiri/</link>
<guid>1380298</guid>
<pubDate>2010-04-20T17:39:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Abide Şahsiyet</title>
<description>Daima düşünceliydi. Susması konuşmasından uzun sürerdi. Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı. Dünya işleri için hiç kızmazdı. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı. Kötü söz söylemezdi. Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı. Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmez, çok konuşmaz, boş şeylerle uğraşmazdı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-abide-sahsiyet-siiri/</link>
<guid>1379544</guid>
<pubDate>2010-04-19T12:14:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynal Yaman</author>
</item>
 </channel>
</rss>
