<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Zehra &#199;elik Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hayal İşte</title>
<description>Pierreloti tepesine çıksak. Çayı, kahveyi yudumlarken Sen bana, ben sana Bir şarkı, bir şiir söylesek.  Gözlerimin içine içine baksan </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayal-iste-15-siiri/</link>
<guid>2044526</guid>
<pubDate>2014-09-23T10:56:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat Bir Gemi Yoktur Yelkeni</title>
<description>Hayatın şöyle bir tarifi üzerind duracak olursak.Hayat  bir gemi gibidir gider yelkeni yoktur.Geçicidir.Geldik gideceğiz. Su üzerinde her vakit duramayan muhakkak bir limana gitmesi gereken gemi gibi. Bizlerde mezara yaklaşıp ahiret yolculuğuna akacağız.Dünya kurulalı bu yana  kim kalabilmişki bu koca dünya denen viranede. Onun için hayatta iken gitmek için yolculuk gerekli herşeyi hazırlamak lazım. Nasıl bir gemi yolculuğa çıkarken her türlü aracı gereci erzağı alıp işini teminata bağlayıp yola çıkıyorsa bizlerde ahiret yolculuğu için gerekli her türlü ihtiyacımızı, gıdamızı alalımda öyle yola çıkalım. Yoksa çıktığımız o yolda yanımızda bir şey götürmezsek perişan oluruz.Artık boştur ahufigan etseki ağlasak artık geçmiştir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-bir-gemi-yoktur-yelkeni-siiri/</link>
<guid>1971322</guid>
<pubDate>2014-02-28T15:27:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Z-Acı esinti</title>
<description>Bayramiç'te akşam oluyordu Ağlamak istiyorum Sen olsan diyorum Gözlerin olsa Başını omzuma koyar Ağlardım </description>
<link>https://www.antoloji.com/z-aci-esinti-siiri/</link>
<guid>1960252</guid>
<pubDate>2014-01-28T14:55:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Şarkı sözü-Değmesin Ellerimiz</title>
<description>Ah ne zormuş bitsin demek Hala severken seni Dudaklarını öpmemek Bir yabancı gibi  Bilirsin ayrılık konusunda </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarki-sozu-degmesin-ellerimiz-siiri/</link>
<guid>1624536</guid>
<pubDate>2011-10-18T11:42:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Duvağını Melekler Açsın Sevdiğim-Ayla Aydemir-17 Ağustos depremi yıldönümü anısına</title>
<description>Bahçede yeşil çınar Boyun boyuma uyar Ben seni gizli sevdim Bilmedim alem duyar  Kaç sene gezdim dilimde bu sözler </description>
<link>https://www.antoloji.com/duvagini-melekler-acsin-sevdigim-ayla-aydemir-17-agustos-depremi-yildonumu-anisina-siiri/</link>
<guid>1440705</guid>
<pubDate>2010-08-17T21:15:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Bükçe-Kadın Dili</title>
<description>Kadın Dili: Bükçe  Oğlum bir hafta sonra evleniyor.  Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, “Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.” dedim. Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum. Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.  -Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor. Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bukce-kadin-dili-siiri/</link>
<guid>1128427</guid>
<pubDate>2009-02-20T23:46:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Arkamdan ağlama-M.Z.Kotku</title>
<description>ARKAMDAN AĞLAMA  Öldüğüm gün tabutum yürüyünce Bende bu dünya derdi var sanma! Bana ağlama, 'Yazık, yazık! ' 'Vah, vah! ' deme! </description>
<link>https://www.antoloji.com/arkamdan-aglama-m-z-kotku-siiri/</link>
<guid>956717</guid>
<pubDate>2008-05-24T12:48:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>*Besmele Büyük Mana*</title>
<description>Besmele büyük mana kuvvet verir imana Ne muhteşem bir kelam unutturmasın MEVLAM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM  İlk yazılan, Besmeledir. Âdem aleyhisselama ilk gelen, Besmeledir. Müminler, Besmele yardımı ile, Sırâttan geçer. Cennet davetiyesinin imzası Besmeledir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/besmele-buyuk-mana-siiri/</link>
<guid>931871</guid>
<pubDate>2008-04-07T12:22:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>*Son Mektup-06Metin*</title>
<description>Bitti deme den  önce, keşke o son mektubu okusaydın İki gözüm diye başlamıştım, mektuba İki gözüm, seni çok seviyorum… Bir kere daha, bir kere daha unutma Böyle   başlamıştım, böyle son mektubuma Keşke bitti demeden önce okusaydın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-mektup-06metin-siiri/</link>
<guid>930646</guid>
<pubDate>2008-04-04T21:21:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Sana Geleyim-Berkant Perktaş</title>
<description>ARTIK GELEYİM  Bu gün geleyim. Bu gün, hayatın tüm ağırlıklarından âzâde, bir şiirin peşine düşüp, sana geleyim. Geride ne bırakırsam bırakayım, umurumda olmasın. Ne bir madde ne bir mânâ ilgilendirsin beni, sensizliğime ait. Sana getirsin. Yeşil, sarı, mor, kırmızı bahçelerden geçirsin; senin olmadığın hiçbir yere, sen olmayan hiç kimseye uğratmadan, geçirdiği her bahçenin en güzel çiçeğini, meselâ sarı güllerini toplatıp ellerime; bu şiir beni sana getirsin. Artık gelmeliyim, şakası kalmadı. En büyük günahımın itirafı bile bu kadar zor olmazdı: Ben seni hep sevdim. Ne yapar eder unuturum, kurtulurum ondan diyordum; nasıl olsa bana, beni sevdiğini hiç söylemedi; ne farkı var ki sokaktaki her hangi birinden diyordum; herkes onun güldüğü gibi gülebilir, herkes onun baktığı gibi bakabilir, onun gibi konuşabilir, onun gibi yürüyebilir, diyordum; yanıldım. Ne unutup, kurtulabildim senden, ne sokaktaki her hangi biri oldun, ne kimse senin gibi gülüp, senin gibi baktı, ne kimse senin gibi konuşup, senin gibi yürüdü. Biliyor musun, çok zordur, yanıldığını anlayan bir adam için yanılgıdan sonra yaşamak. Hele de senin hakkında yanılmışsa... Ne olur, bir işaret gönder. Bir işaret ki çağırsın. Dumanlı çay ocaklarından, suskunluklarına sığındığım karanlık yüzlerden, ancak gecesine tahammül edebildiğim şehirden, riyâkâr esmer bakışlardan, sahte sarışın gülüşlerden, kemandan, uddan, kanundan, derinleştikçe kaybolduğum içimden, yuvarlandıkça parçalandığım çukurlarımdan, ölü toprağı yatağımdan, teşebbüs edemediğim intiharlarımdan çekip kurtarsın, sana getirsin beni. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-geleyim-berkant-perktas-siiri/</link>
<guid>927172</guid>
<pubDate>2008-03-29T00:10:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>-*-*-*-SİZ HİÇ MECNUN OLDUNUZ MU? -Sevgi Damlaları-*-*-*</title>
<description>Hiç, bir Leyla'nız, bir Mecnun'unuz oldu mu?   Hiç ölesiye değer verdiğiniz, her yaptığının, bir sebeple olduğuna emin olduğunuz bir kişiniz var mı? Onun için ölebileceğinizi düşündüğünüz anlar yaşıyor musunuz? Ve bunları yaşarken mutlu musunuz?  Bir güzel, öğretici, aşkı belirleyici, Leyla ve Mecnun hikayesi vardır;  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siz-hic-mecnun-oldunuz-mu-sevgi-damlalari-siiri/</link>
<guid>817773</guid>
<pubDate>2007-09-23T22:20:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>**Ortanca Sokağının Çocukları-Arif Nihat Asya**Mevlidin ehemmiyeti</title>
<description>Ortanca Sokağı’nın Çocukları  Bacanağımın birinci ölüm yıldönümü için mevlid okutacağımız gün ilk düşüncem,  mahallemizin çocuklarının gürültüsü  olmuştu: Mevlidin  istedigi huzur havasını tatmaktan bizi de, ölüleride mahrum edecekler diye korkuyordum. O gün kimse,  birşey söylemedigi halde,  mevlit başlayınca oyun bırakıldı.Hareketler ağırlaştı ve durdu.Sesler yavaşladı ve dindi.Büyügüne,küçügüne bir efendilik geldi Mevlidin kanatları altında birbirlerine sokularak yumuldular, bekleştiler... Kimisi çömelerek,  eşiklere oturarak dinledi:kimisi yanındakine söyleyeceklerini fısıltıyla söyledi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ortanca-sokaginin-cocuklari-arif-nihat-asya-mevlidin-ehemmiyeti-siiri/</link>
<guid>817657</guid>
<pubDate>2007-09-23T18:51:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>*Bana Zehir Olan Şeker-Adnan Adıvar*Orta Okul Yıllarından</title>
<description>BANA ZEHİR OLAN ŞEKER   Geçenlerde bir gün eve dönüyordum; sık sık uğrayıp belli miktarda akide şekeri aldığım dükkana girdim.Tezgahın önünde bir zatın durduğunu  görmedim diyemezsem de, alışveriş ettiğini farketmedim.Beni senelerden beri tanıyan, alacağım şekerin cins ve miktarının asla değişmeyeceğini bilen dükkancı şekeri kağıda koymak için kaşığını arayıp buldu, tartarak bana uzattı.Tam bu sırada yanımda duran zat, çok tatlı olduğu kadar etkili bir sesle: -Sıramı başkasına verdiniz; benim için şeker koyarken kaşık yerine parmaklarınızı kullandınız; benden özür bile dilemediniz, bu doğru mu? deyince dükkancı da ben de şaşırmıştık.Dükkancının şaşkınlığı, bir müşteri kaybetmek korkusundan olabilir; fakat benim  şaşkınlığım bir taraftan bu haksızlığa  sebeb olduğum için duyduğum utanmadan, öte yandan da bir vatandaşın sıra hakkını bu kadar dokunaklı ve nazik bir surette istemesinden duyduğum sevinçten ileri geliyordu.Gerçi dükkancı özür diledi, ben de kendisinin şeker aldığını görmediğim yolunda çok zayıf özürlerimi ilave ettim.Benim için hazırlanan şekerleri kendisine teklif etmek fikri zihnimden geçti; derhal düşündüm:Onun mutlaka benim aldığım miktar ve nevide  şeker  elime tutuşturulmuştu.Dükkandan çıktım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bana-zehir-olan-seker-adnan-adivar-orta-okul-yillarindan-siiri/</link>
<guid>816921</guid>
<pubDate>2007-09-22T17:23:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>*Kalbimin Penceresi-Şule Yüksel Şenler-Huzur Sokağı--81Yıllarından</title>
<description>KALBİMİN PENCERESİ Sen kalbimin aşk penceresinden Bütün sıcaklığıyla süzüldün girdin. Sabah güneşi gibi aydınlık berrak Girdin kalbime iyice gör bak. En temiz duyguyu aşılayan sensin </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbimin-penceresi-sule-yuksel-senler-huzur-sokagi-81yillarindan-siiri/</link>
<guid>779777</guid>
<pubDate>2007-07-21T12:43:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Seni İçimden Terkediyorum-Kahraman Tazeoğlu</title>
<description>Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-icimden-terkediyorum-kahraman-tazeoglu-siiri/</link>
<guid>669818</guid>
<pubDate>2007-02-24T19:00:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Z-Bildik Terane-</title>
<description>Başımda esen, kavak yellerini durduramıyorum Gönlüme kilit  vuramıyorum İçimde ki beni büyütemiyorum Hala kaldığım yerde pinekliyorum Bir arpa boyu yol almıyorum Yedisinde neysem, yetmişinde oyum </description>
<link>https://www.antoloji.com/z-bildik-terane-siiri/</link>
<guid>618848</guid>
<pubDate>2006-12-28T12:59:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık Zor Bana-Hasan Meral</title>
<description>Her gün akşam senin için ağladım Dünya denen handa senin için ağladım Ömrümün bu tozlu yolunda Ölüm değil,ayrılık zor bana.  Ey zalim felek,ey zalim kader </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-zor-bana-hasan-meral-siiri/</link>
<guid>614715</guid>
<pubDate>2006-12-23T13:33:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Z-*-*-*-*-*Platonik Aşk*-*-*-*-*</title>
<description>'Dudaklarım hazin öyküler taşıyor.'  Ziyandayım sevgili ziyanda Her geçen gün,hafta,ay ziyanda Yokluğunla aklımda  firarda Bir lahza, halden anla  sevgili... </description>
<link>https://www.antoloji.com/z--platonik-ask-siiri/</link>
<guid>606602</guid>
<pubDate>2006-12-14T11:51:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>Huzur Sokağı-Birleşen Yollar</title>
<description>KALBİM  Bir misafir odası benim küçük kalbim, Lakin her misafiri hemen kabul eylemez Biraz hırçın ve mağrur,bu esrarlı mabedin Kapalı kapalı kapıları, her gelen pek giremez. </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzur-sokagi-birlesen-yollar-siiri/</link>
<guid>565631</guid>
<pubDate>2006-10-23T17:59:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 <item>
<title>*Yare Mektup</title>
<description>Sadece gözünü görseydim senin Çekilmez kedere düşmezdim gülüm Duymasam tadını yakan busenin Zor gelmezdi bana ani ölüm.  Dersin ki; terkedip kurtulmalıyım </description>
<link>https://www.antoloji.com/yare-mektup-7-siiri/</link>
<guid>560792</guid>
<pubDate>2006-10-16T15:00:00+03:00</pubDate>
<author>Zehra Çelik</author>
</item>
 </channel>
</rss>
