<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Zafer Unsal 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bez Bebekler 1</title>
<description>Adımı sormayın bana , adım yok benim , Bana unutturdular adımı , tam on dördümde, Ama hala aklımda , sakladığım o bez bebeğimin adı, Ağladığımda , hep o bez bebek silerdi gözyaşlarımı , İçi pamuk dolu , o küçücük elleri ile ,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bez-bebekler-1-siiri/</link>
<guid>3881590</guid>
<pubDate>2026-09-16T15:58:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül Kokusu</title>
<description>Eylül, sen gibi kokuyor yine, Daha şimdi buralardaymışsın gibi. Bırakıp gittiğin o koku hâlâ taptaze, Uzatsam ellerimi, sanki ellerini tutacak gibiyim Ama boşluğa çarpıyor, sanki kırılacak gibi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-kokusu-siiri/</link>
<guid>3880599</guid>
<pubDate>2026-09-14T10:50:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Cennetten Gelen Bir Meleğim</title>
<description>Ben bu dünyaya cennetten uçarak geldim, Adım Meryem benim. Cennetten size bu yüreğimi getirebildim, Bir de o mis gibi kokan kokusunu. Cennette ellerim vardı benim, Koşabiliyordum o uçsuz bucaksız bahçelerde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-cennetten-gelen-bir-melegim-siiri/</link>
<guid>3879943</guid>
<pubDate>2026-09-13T01:17:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Kerede Vur Beni</title>
<description>Sevmeyi bilmiyorsan sakın bakma gözlerime, Bakmasını bilmiyorsan sakın sevme beni , Korkuyorsan aşktan , dikkat et sözlerine , Yağmur olup yağacağım diye kandırma, Susuz çöllerde mecnun gibi bekletme beni.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kerede-vur-beni-siiri/</link>
<guid>3879860</guid>
<pubDate>2026-09-12T21:09:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğimdeki Masum Kedi</title>
<description>İki göğsümün ortasında ince bir acı, Sanki bir şey tırmalıyor yüreğimi. Ve hiç dinmeyen ağlamaklı bir ses, İçimde bitmek bilmeyen bir mırıltı... Bir baktım ki, küçük bir kedi, Tatlı mı tatlı, tıpkı senin gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yureg-siiri/</link>
<guid>3879361</guid>
<pubDate>2026-09-11T14:47:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gazoz Kapakları</title>
<description>Sağ cebimizdeki gazoz kapakları kadar zengin, Sol cebimizdeki misketler kadar mutluyduk. Bayram harçlıklarımızla satın alabilirdik dünyayı; Gazete kağıdından yaptığımız uçurtmalarla Uçururduk hayallerimizi ve umutlarımızı. Tanırdı mahallenin bütün çocukları birbirini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gazoz-kapaklari-12-siiri/</link>
<guid>3878273</guid>
<pubDate>2026-09-08T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğimdeki Salıncak</title>
<description>Ben , seni bu dünyada kucaklayan ilk adam, Hani gözlerine ilk bakan , Dudaklarını , yanaklarına ilk değdiren , Ve seni ilk öpen o adam , Yani ilk tebessüm ettiğin , Seni çok, ama çok seven ,o adam , </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregimdeki-salincak-siiri/</link>
<guid>3875610</guid>
<pubDate>2026-09-02T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ağır Ağır</title>
<description>Sağır bir odaya hapsedilir ya insan bazen, Çığlıkların kaybolur duvarlarında. Sadece bir lokomotif gürültüsü duyarsın yüreğinde... İşte bu haldeyim, sen gittin gideli. İşte böyle bu haldeyim, işte böyle sağır... O lokomotif ve ağzına kadar yokluğunu taşıyan </description>
<link>https://www.antoloji.com/agir-agir-35-siiri/</link>
<guid>3874536</guid>
<pubDate>2026-08-31T18:50:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>İçimdeki O Tatlı Kalabalık</title>
<description>İkimiz çok kalabalıktık, Sığmazdık bu şehre. Biz ikimiz dev bir aşk ordusuyduk, Taşıdığımız silah ise o iki yürekti Biz bu şehri, sevgimiz ile bombaladık her gece, Uyuyakalmış bu kentin, iki belalısıydık biz; </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimdeki-o-tatli-kalabalik-siiri/</link>
<guid>3874269</guid>
<pubDate>2026-08-31T11:49:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Taammüden Sevmek</title>
<description>Ben onu taammüden sevdim, Cezasının müebbet olduğunu bile bile. Ne pişmanım ne de bir itirazım var Bana isnat edilen bu suça. "Şeriatın kestiği parmak acımaz" derler ya, Parmağımı değil, ister başımı kessinler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/taamuden-sevmek-siiri/</link>
<guid>3873948</guid>
<pubDate>2026-08-29T13:01:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Dökük Mektup (cevap)</title>
<description>Yılların eskittiği o kırık dökük harfler ile yazmışsın bu mektubu da, Düşüp kalmış biz gibi bu devrik cümlelerinin arasında, Can çekişen umutlarını okuyorum sanki seni okur gibi, Harf harf, kelime kelime, hece hece...  Yine cansız ve soluk yazıların bu mektubunda da, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektuba-cevap-5-siiri/</link>
<guid>3870845</guid>
<pubDate>2026-08-22T12:41:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Dökük Mektup</title>
<description>Kırık dökük harfler ile yazıyorum bu mektubu, Yılların eskittiği o sağı solu kırık harfler ile. Bazı kelimelerimi okuyamazsan eğer bil ki, Düşüp kalmışlardır bir yerlerde , tıpkı benim gibi, Ve cümlelerimde devriktir belki yılların yorgunluğundan....  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cevapsiz-mektuplar-8-siiri/</link>
<guid>3870574</guid>
<pubDate>2026-08-21T17:50:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Islak Islak Düet</title>
<description>(E) Yağmur var bugün buralarda, Yine O bildik gök gürültüsü... Düşen yıldırım aydınlatıyor her yeri, Ve o aydınlıkta tekrar görüyorum ben , Kendimden bile sakladığım o yalnızlığımı , </description>
<link>https://www.antoloji.com/islak-islak-duet-siiri/</link>
<guid>3870089</guid>
<pubDate>2026-08-20T14:43:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Islak ıslak-</title>
<description>Yağmur var bugün buralarda, Yine O bildik gök gürültüsü... Düşen yıldırım aydınlatıyor her yeri, Ve o aydınlıkta tekrar görüyorum ben , Kendimden bile sakladığım o yalnızlığımı ...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/islak-islak-22-siiri/</link>
<guid>3870076</guid>
<pubDate>2026-08-20T14:15:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gel Senin ile Yeniden Doğalım</title>
<description>Gel seninle beraber yeniden doğalım, Sen bir kız ol, ben ise bir oğlan. Kahverengi olsun yine gözlerim benim, Seninkisi ise yine o simsiyah kömür karası...  İkimizi de koysunlar bir beşiğe yan yana, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-senin-ile-yeniden-dogalim-siiri/</link>
<guid>3868798</guid>
<pubDate>2026-08-17T15:10:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm deme bana</title>
<description>Ölüm deme bana , ölüm nedir ki sevdiğim. Sana doğru bir adım atsam , işte ölüm orası, Gel desem gelemezsin bana ama , Gel desen , sendeyim bir adım sonrası....  Ölüm ile yaşamak arası uzak değil , </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-deme-bana-siiri/</link>
<guid>3868419</guid>
<pubDate>2026-08-16T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Uçurtma</title>
<description>Çocukluğumuzun o saf rüzgarlarında uçururduk, Gazete kağıdından yaptığımız o derme çatma uçurtmaları. Güvercinler ve mahallenin tüm çocukları ile birlikte, Kanat kanada, yürek yüreğe, hiç kavga etmeden, tebessüm ederek...  Birbirine eklenmiş ipe bağlıydı kalplerimiz ve o uçurtmamız, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucurtma-222-siiri/</link>
<guid>3868258</guid>
<pubDate>2026-08-16T11:51:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Küsmüşüm Ben Sana</title>
<description>Al al olmuş yanaklarını , o al dudaklarını alıp gelsen de bana,, Bir kere bile öpmem artık seni ,küsmüşüm ben sana, Bal damlayan petek olsan , değdirmem dudaklarımı , Bakmam asla tadına , tövbe etmişim ben sana,  O kap kara gözlerinle hiç kırpmadan baksan da günlerce gözlerime, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kusmusum-ben-sana-siiri/</link>
<guid>3867559</guid>
<pubDate>2026-08-14T12:05:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Mektup</title>
<description>Bilmem ulaşır mı sana yazdığım bu mektup, Hâlâ satılıyorsa eğer, bir zarf, bir pul... İşte o pulu gözyaşımla ıslatıp, geçen bunca acı yılı üst üste katlayıp, İçine sığacak bir zarf bulursam , gönderiyorum sana.  Aradan çok yıllar geçti sevgilim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektup-743-siiri/</link>
<guid>3867282</guid>
<pubDate>2026-08-13T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sanal Kafes</title>
<description>SANAL KAFES Gülmeyi de unuttu insanlık, ağlamayı da, Toplamayı da, çarpmayı da, sağlamayı da. Konuşmayı da unuttuk, iki kelimeyi birbirine bağlamayı da; Hayvanlar özgür, insanlar teslim etmiş beynini yapay bir zekaya, Sanal bir kafes içine kendi kendini hapis etmiş insanlık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanal-kafes-siiri/</link>
<guid>3866878</guid>
<pubDate>2026-08-12T17:33:00+03:00</pubDate>
<author>Zafer Unsal 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
