<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yusuf Ziya Orta&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>O'nun Sesi</title>
<description>Söylüyor birer güneş yakarak bağrımızda, Bir tarihi yolundan çevirecek sözleri. Yirmi milyon bakışla ışıldıyor gözleri, Toplayıp bir milletin bütün ümitlerini. Bir kan gibi gezerek yurdun damarlarını Bu ses bir yürek gibi her göğüste atıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/onun-sesi-siiri/</link>
<guid>2110359</guid>
<pubDate>2015-04-01T17:44:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title>Gazi'ye Tarih</title>
<description>Onu tarihe sorun, yoktur eminim bir eşi, O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneş! Sözü halkın dilidir, gözleri hakkın ateşi, O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi! ! Yurdu sarmıştı karanlık, onu yırtıp atan O. Soğuyan kanlara bir başka hararet katan O. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gazi-ye-tarih-siiri/</link>
<guid>2110315</guid>
<pubDate>2015-04-01T16:57:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title>Giden Gelmez</title>
<description>İşittim ki, benim için ağlıyormuşsun,  Hala adım düşmüyormuş dudaklarından! Geçenlerde bir yolcudan beni sormuşsun, Metruk, ıssız bir manastır gibiymiş odan! Çamlıklarda tek başına geziyormuşsun, Gözyaşların anıyormuş eski günleri... </description>
<link>https://www.antoloji.com/giden-gelmez-5-siiri/</link>
<guid>2110311</guid>
<pubDate>2015-04-01T16:56:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title>Rüya</title>
<description>Gök dibinde havuzun  Sularda ellerimiz Bütün emellerimiz Anlaştı uzun uzun  Sular soğuk bir ışık, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruya-935-siiri/</link>
<guid>2110312</guid>
<pubDate>2015-04-01T16:56:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title>Koşma</title>
<description>Bir daha o fırsat geçer mi ele?  Dün gördüm, bugün de göresim geldi! Gülüşü o kadar hoştu ki hele, Lebinden koncalar düresim geldi!  Hem küçük, hem güzel, hem de utangaçtı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kosma-10-siiri/</link>
<guid>2110313</guid>
<pubDate>2015-04-01T16:56:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title>Bulsam</title>
<description>Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,  Toprak kilidini açsam dünyanın, Çözsem düğüm düğüm muammasını Ölüm denen sonsuz, büyük rüyanın!  Gelse bahçe bahçe mevsimler dile, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bulsam-4-siiri/</link>
<guid>1794965</guid>
<pubDate>2012-11-28T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title>Anahtar</title>
<description>-1-  Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam, Açsam göğün mavi kapılarını. Bir samanyolundan geçip dolaşsam Yıldızların altın yapılarını! </description>
<link>https://www.antoloji.com/anahtar-68-siiri/</link>
<guid>1604176</guid>
<pubDate>2011-08-26T01:35:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title> Eski Ev</title>
<description>Köşede altın oymalı Edirne kavukluğu, Üstünde çeşm-i bülbül sürahi Yıldız Serpintili mavi bir buğu...  Birinde kallavisini dinlendirmiş asırlar, Öbürünün ışık göğsünde </description>
<link>https://www.antoloji.com/eski-ev-9-siiri/</link>
<guid>1312510</guid>
<pubDate>2009-12-30T00:32:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 <item>
<title>Zeybekler</title>
<description>Ay doğarken şu tepeden iner zeybekler Karşı dağın yosmaları dört gözle bekler Bir tarafta raksa başlar İzmir'in gülü Sırma saçlar topuklara kadar örgülü Zil seseleri uzandıkça karşı yakaya Genç efeler silah çekip başlar şakaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/zeybekler-siiri/</link>
<guid>86003</guid>
<pubDate>2003-04-21T18:00:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Ziya Ortaç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
