<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yusuf Narin Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Dünya Halen Çocukken</title>
<description>Gökyüzü sulasın dünyayı, Biraz toprak kokusu çeksin ciğerim. Yürürken bir bahçeden, çimenlerin o eşsiz kokusunu durmadan soluyayım. Geçmişe dönmek istiyorum bu zamanlarda.. 2000 lerin başlarında dünya halen çocukken hayattaki yaşam mutluluğu ne güzeldi. Pek az şeyle mutlu olabilen insanlar, şimdi kocaman dünyalarında birbirinden uzaklar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-halen-cocukken-siiri/</link>
<guid>3087426</guid>
<pubDate>2020-02-06T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Güneşi Yapan Insanlar</title>
<description>Bir mum ışığının aydınlattığı alan kadar umudum var. Aslında hepimiz de öyle değil miyiz? Güneş neden o kadar parlak biliyor musun? Bilmiyorsan aç kulaklarını dinle ve güneşi yapan insanları saygıyla selamla.. Güneşin olmadığı zamanlarda insanlar hep kendi kabuklarına çekilir ve kimse kendi ışığını başkasıyla paylaşmazmış. Çünkü paylaşınca ışığın çabucak sönüp biteceğine inanılır ve paylaşılamayan bu ışık zamanla söner ve unutulurmuş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunesi-yapan-insanlar-siiri/</link>
<guid>2960466</guid>
<pubDate>2019-02-21T01:02:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgiliye..</title>
<description>Ayın parlak olduğu bir gecede uyuyabilsek. Soğuk bir kış günü bile olsa fark etmez. Nefeslerimizin birbirimize karışarak bizi ısıtması yeter ve artardı. Güneş ışıklarının uzanamadığı bedenin her yerine ulaşmak istiyorum. Güneşin en parlak olduğu bir günde. Tenin her yerinde sevgimi ekmek istiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgiliye-556-siiri/</link>
<guid>2880757</guid>
<pubDate>2018-08-23T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Kıl Payı</title>
<description>Kıl payı birinin sevmesi için bekledim.  Karanlıklarla dolu yalnızlığım mıydı aslında bu bekleyiş? Yoksa mezarını tek başına kazan yalnız bir adamın kırılan umutları mıydı? Kıl payı birini sevmek çok muydu insanoğlu? Dudak payı da değil, beni kıl payı sevecek biri kimdi? Hep kıl payı sevmeyi bekleyenler birini sevmedi.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kil-payi-5-siiri/</link>
<guid>2876457</guid>
<pubDate>2018-08-08T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık ve Yalnızlık</title>
<description>Şu anda yalnız bir yerde bir bankta oturuyorum. Hava hafif esiyor ve birazda soğuk. Arada düşüncelere dalıyorum. Ne yaptığımı bende bilmiyorum aslında. Neden burada oturduğumu da bilmiyorum. Ama bundan 10 dakika önce 2 kişilik bir odada yalnız başıma olduğumu ve dışarı çıkıp dolaşmak için biraz gezmem lazım olduğu yalanını kendime söyledim. Galiba biraz sonra ne olacağını iyi biliyorum. Burdan kalkıp yine aynı odaya gidip yalnızlığımla tekrar başbaşa kalacam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-ve-yalnizlik-2-siiri/</link>
<guid>2465879</guid>
<pubDate>2018-03-31T05:40:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Bedbaht Sevgili</title>
<description>Öyle birini sevdim ki  Başkalarının binlerce gülüşlerine, sevgilerine denkti. Şimdi bekliyorum. Bir gözüm yaş, Bir elim boş. Ve omuzlarım hafif. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bedbaht-sevgili-siiri/</link>
<guid>2465878</guid>
<pubDate>2018-03-31T05:37:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Gülmek bir devrimdir.</title>
<description>Ben birine aşık oldum. Ve git-gide onsuz hiçlikteymişim gibi hissediyordum. Ama benim güçlü bir silahım var. Bedenimde ruhumun derinliklerinde saklı olan silahım. İşte o beni hayata, yaşama ve nefes almaya gücümün olduğunu hatırlatıyor. İşte şu an kocaman geliyor. Bak yüzüme yanaklarım iki tarafa da çekildi ve beyaz dişlerimin de mükemmelliğiyle yüzümde beliriyor. Silahımı ateşledim ve kocaman kocaman gülüyorum. Ve sen kadın hayatımda yokkende, girdiğinde de ve girdikten sonra hiç olmadığın zamanlarda bile gülebiliyorum. Gülmek en mutsuz anlara, hatıralara ve daha nice olumsuz olgulara isyan etmektir. Ben de sessizliğin verdiği yoksunluk, çaresizlik duygulara karşı silahımı kullanıyorum. Gülüyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulmek-bir-devrimdir-siiri/</link>
<guid>2465877</guid>
<pubDate>2018-03-31T05:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak ve Olgunlaşmak</title>
<description>Yıprandım, doğruldum.  Duvarlarıma attığım çiziklerde, Kaybettiğim mutlulukları saydım. Kötü bir kabus olsa diye dua ettim. Gerçek olduğunu gizlice hıçkıra hıçkıra ağlarken anladım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-ve-olgunlasmak-siiri/</link>
<guid>2465876</guid>
<pubDate>2018-03-31T05:32:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Cennet</title>
<description>Bir gün düşerse yolum yoluna. Elimi açarım ve dualarımı fısıldarım YARADANA. Cenneti dünyaya göndermesi, Cehennemden uzak kılmasının göstergesi.  Şu güzel dünyada paylaşacak bir lokma ekmeğim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cennet-174-siiri/</link>
<guid>2465875</guid>
<pubDate>2018-03-31T05:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Ölürken Affetmek</title>
<description>O gün her zamanki gibi kitapçıdan kitabını aldı. Daha sonra günlük yapılacak işleri bitirdikten sonra küçük iskemlelerin olduğu duvarlarında hayatın tadını tuzunu anlatan resimlerin, renkli ve karakalemle yazılmış şiirlerin süslü olduğu kafeye girdi. Bugün yine yeni bir düşünürün ilk satırlarına başladı açık çayından bir yudum aldıktan sonra. Fiodor Mihayloviç Dostoyevski 'den Budala kitabını okumaya başladı. Zaman ilerledikçe sayfalar azalıyor, çaylar yenisiyle yer değişiyor, küllükteki sigara külleri ve üzerine sinmiş sigara kokusu her zamanki gibi artıyordu. Bedeni bu kadar çay ve çayın yanında gelen yiyecekeleri kaldıramadığı için lavaboya sık sık uğramak zorunda kalıyordu. Ve yine o duygu belirdi. Hemen kitabın arasına ayracı yerleştirdikten sonra lavaboya koşar adımlarla ilerledi. Bir güzel bedenini rahatlattıktan sonra yerine doğru ilerlemeye koyuldu ki az önce oturduğu iskemle ve kitabını koyduğu ufak masanın başında bir kadın oturuyordu. O da elinde bir kitap ve galiba uzaktan anladığı kadarıyla kitabı okumaya başlamıştı. Az önce oturduğu iskembeye doğru ilerleyip oturdu. İskemlede oturan kadın birden kitaptan kafasını kaldırarak; - Merhaba iyi günler' dedi. Kerem ise şaşkınlığını yüzünde hissettiği hafif bir ifade ile ' - Merhaba ' diye karşılık verdi. Karşısında oturan kadını tanımıyordu yahut bir zamanlar tanıdığı ama hatırlayamadığı biriydi. Tam kusura bakmayın tanımayadım? kimsiniz? diyecekti ki kadın hemen konuşmaya devam etti. - Benim adım Nazlı. Kitabı fark edip oturdum. Budala kitabını dün bitirdim ve bu kitabı okuyan şanslı kişiyi görmek istedim. Bu arada o konuşurken kulakları iyice açmış onu dinliyor ve bir yandanda şaşkınlığını üzerinden atmaya çalışıyordu. Karşısındaki kadını süzerken elindeki kitap dikkatini çektmişti. Oğuz Atay 'dan Tutunamayanların kırmızı kaplı kitabına uzun uzun baktı ve bu sırada şaşkınlığı biraz daha arttı. Kerem 'in yüz ifadesinin verdiği karşısında oturan Nazlı 'ya olumsuz bir ifade gibi gelmişti. Kerem yüzüne doğru bakmaya doğru kafasını kaldıracağı sırada. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olurken-affetmek-siiri/</link>
<guid>2465870</guid>
<pubDate>2018-03-31T04:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünceler Düşünceler</title>
<description>Sanki onlarca yıl yaşamış gibiyim. Bedenime yılların verdiği acıları çivilemişim. Durmadan akan terimin kan kokusunu hissettirmesi, Her zorluğa göğüs geldiğimi sergiliyordu. Oysaki kalibimin atışını, yorgunluğunu ve bir ihtiyarın son demlerini yaşayacak anlarındaki gibi yavaş yavaş durmadan çarpıp duruyordu. Düşüncelerimin beni bir yerden başka bir yere, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunceler-dusunceler-2-siiri/</link>
<guid>2464800</guid>
<pubDate>2018-03-28T08:41:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm</title>
<description>ilk defa ölümü hissettim bir kağıda dökülen yazıda. unutulmuşluğun verdiği acıyı çekmiş içine. ne kusabiliyor, ne kurtulabiliyor, ne de vazgeçebiliyordu artık. ölümü hissetmiş bir insanın bu denli hayatta kalışı paramparça bir duygunun varlığında söz ettiriyordu artık. benimle gülüyor, benimle konuşuyor, benimle eğlenebiliyordu. ama o artık alışılmışlığın dışında biriydi. ölümü iliklerine kadar yaşamış ve artık yeniden doğmuştu. işte onda gördüğüm bu duygu artık bana sıçramıştı. ben mi? beni sorarsan eğer bende galiba artık alışma sürecine girmeye başladım. artık ölümü hissedebiliyordum. ama ölememenin verdiği acıyı ruhumda daha çok yaşatıyordum.  bu bir işkence yahut bir lanet değildi. bu yeniden doğmanın verdiği bir mutluluktu. mutluluğun ölümde var olduğu düşünmek bile korkunç birşeyle yaşamaktı. Bu düşüncenin seni hayatta tutan yeğane şey olması. İşte bu doğumun başlangıcı ve mutluluğun zirvesi.  ölüm ve mutluluk </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-1398-siiri/</link>
<guid>2461765</guid>
<pubDate>2018-03-22T12:24:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Komşu Kızı Leyla.</title>
<description>Uzaktan uzun uzun seviyorum seni. Komşu kızı Leyla'nın abimi sevdiği gibi. Her geçtiğin sokaktan yolunu gözlüyorum. Tıpkı Leyla'nın pencerede saatlerce beklediği gibi.  Seni gördüğümde başta heyacanlanıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/komsu-kizi-leyla-2-siiri/</link>
<guid>2457714</guid>
<pubDate>2018-03-14T08:24:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Gökyüzüne Elma Ağaçları Diktim</title>
<description>Gökyüzüne elma ağaçları diktim. İnsanoğlu elleriyle dokunmasın.. Koparmasın. Ve hatta hiç mi hiç almasın avuçlarına, Adem gibi. Bile bile yürümesin nefsinin ateşinde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gokyuzune-elma-agaclari-diktim-siiri/</link>
<guid>2454599</guid>
<pubDate>2018-03-06T13:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Başkalar Olmak İsterdim.</title>
<description>Bir başka satırların olduğu hayatlarda yaşamak isterdim. Öyle uzun uzun kalmak yok. Acılarını tatmak, gülüşlerini hissetmek, Bazen de uzun uzun dalıp bir yerlerde kaybolmak isterdim.  Kaybettiğim gerçekleri başka bedenlerde aramak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/baskalar-olmak-isterdim-siiri/</link>
<guid>2454580</guid>
<pubDate>2018-03-06T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm Toprak Kokar</title>
<description>Ölüm kokan düşüncelere ancak toprak verilir.  Ya düşünceni gömeceksin toprağa ya da bedenleri. Zaten hiç gördün mü? Bir savaşta düşmanına gül atan bir insanı. Ya da hiç duydun mu savaşta düşmanına zeytin dalı uzatanı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-toprak-kokar-siiri/</link>
<guid>2454577</guid>
<pubDate>2018-03-06T13:39:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirim Var</title>
<description>İki satır şiirim var sevgili. Biri sana diğeri sensizliğe. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirim-var-2-siiri/</link>
<guid>2454572</guid>
<pubDate>2018-03-06T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Sensizlik</title>
<description>Bugün yine senin olmadığın otobüse bindim. Kafam yine senin omuzlarının değilde, camın azizliğine uğradı. Ve bugün yine sensizim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensizlik-1116-siiri/</link>
<guid>2454570</guid>
<pubDate>2018-03-06T13:35:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Aynı Gün</title>
<description>Bugün yine aynı gün.  Hiç farkına varmadan öldük. Her ölüme inat biraz yaşadık. Arada aşık olup arada terk ettik ve edildik. Gecenin uzunluğunu bilip biraz seviştik. Uzun yıllar aynı yastığa başımızı bile koyduk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayni-gun-3-siiri/</link>
<guid>2454567</guid>
<pubDate>2018-03-06T13:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 <item>
<title>Şiir Bilmem</title>
<description>Ben şiir bilmem sevgili. Ama seni iyi bilirim. Birde seni gördüğümde atan kalbimi.  Ben şiir bilmem sevgili. Okumayı da bilmem. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siir-bilmem-siiri/</link>
<guid>2454565</guid>
<pubDate>2018-03-06T13:33:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Narin</author>
</item>
 </channel>
</rss>
