<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yusuf Kırgın Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Modern çağ haritası</title>
<description>Gözlerimi açmadan doğruldum dünyaya sırça kirpikli gelinlere suladım topraklarımı. bitmiyormuş korkular, yorgan altına saklamakla başını. Ama hâlâ gençim ve bir çocuğun gülüşü </description>
<link>https://www.antoloji.com/modern-cag-haritasi-siiri/</link>
<guid>3812651</guid>
<pubDate>2026-04-03T06:25:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Cenin kokusu</title>
<description>Şakağında Parlayacak Bir Gün Silah diye tuttuğum kalem Korkuyu yüzünde örüp duracak Parya düşmüş ana yurdunda ki çocuklar  Kan kusacaksın </description>
<link>https://www.antoloji.com/cenin-kokusu-siiri/</link>
<guid>3812642</guid>
<pubDate>2026-04-03T02:18:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Gece yarısı</title>
<description>Vurasım tutar kendimi   gece yarıları,şakağımdan  Ah yarım nefesle öptüğüm kadınlar beni neyleyen ucuz şişeler anlatamadığım, söyleyemediğim şarkı </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-yarisi-123-siiri/</link>
<guid>3781198</guid>
<pubDate>2026-01-15T04:29:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Kapında</title>
<description>KAPINDA  Ayaklar kapına dayandı da, Ellerin cesareti yok. Şarkılar yakıştı da, Dinlemeye yaş yok gözümde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapinda-10-siiri/</link>
<guid>3751685</guid>
<pubDate>2025-10-29T01:47:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Adem Elması</title>
<description>Siyah örümcekler deler geceleri, mumyalanmış soğuk bedenimin örtüsüz geçmişini. Titrer, kaynayan kettle’ın soğuk sesi. En çok sabahları ağlar o, En çok sabahları ağlarız biz. Dudaklarımda geceden vurulan bir hayin sevgili. Bir tırtıl nasıl uyanırsa dünyaya bir kelebek diye, </description>
<link>https://www.antoloji.com/adem-elmasi-7-siiri/</link>
<guid>3624808</guid>
<pubDate>2024-10-16T00:57:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Unutulmuş Deniz rüyası</title>
<description>Bütün duygularım ısındı birden, hatırladığım eski bir kadının defterin de Balığa çıkmış, şarap içiyorduk Sonra o düşüyordu ,ben düşüyordum Kurşunlanan, boş bira ,şarap şişeleri gibi patlıyordu aramızdaki elektrik Kayık ,su alıp duruyordu Güneş kızmış ,dişi bir köpek gibi kuduruyordu , yakarken vücudumuzdaki yamalı yaraları </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutulmus-deniz-ruyasi-siiri/</link>
<guid>3580704</guid>
<pubDate>2024-05-13T05:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Bahar bize yaramadı gülüm</title>
<description>Şehre yağan yağmur ,şehri temizlemedi gülüm  Bütün kırıntılar ,kir çöp bizim kapıya aktı Bu bahar bize yaramadı gülüm berfinler yeşermedi Damımız damladı, yorganımiz ıslandı ayaklarımız üşüdü;fakirligimiz güldü gülüm, acılarımız ağladı. Bu Bahar bize yaramadı gülüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-bahar-bize-yaramadi-gulum-siiri/</link>
<guid>3580433</guid>
<pubDate>2024-05-12T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Selam sana budaklı kiraz</title>
<description>  Romanlı gecelerle başlardı sabahlar, Bir çoban kavalı gibi, merhaba derdik: "Selam sana budaklı kiraz."  </description>
<link>https://www.antoloji.com/selam-sana-budakli-kiraz-siiri/</link>
<guid>3573305</guid>
<pubDate>2024-04-19T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Hengame</title>
<description>Boynunda izmarit izleri Annen mi öldü senin Çocuğunu mu düşürdün Yoksa  sen mi düştün  Dudaklarında  zamanın soğutamadığı </description>
<link>https://www.antoloji.com/hengame-40-siiri/</link>
<guid>3573124</guid>
<pubDate>2024-04-18T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Yasaklar içinde Adem</title>
<description>Sen yasaksan, ben Adem değilim.  Sen kuyuysan, Yusuf'um ben. Ha! Sen yasakken ben Adem değilsem Ve sen çıkıp ben hâlen yasağım diyorsan Ve bende hâlâ Adem değilsem. Lou Salome, Nietzsche'nin intihar etmediğini mi sandı? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasaklar-icinde-adem-siiri/</link>
<guid>3572005</guid>
<pubDate>2024-04-15T00:44:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Ben yolumu kaybettim.</title>
<description> Evimin yolunu kaybettim inan, Çocuklar, dilenciler yolunu bulmaya çalışıyorlar Mutluluğun. Ben hiç ve hiç gülmedim, Sevmedim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-yolumu-kaybettim-siiri/</link>
<guid>3555119</guid>
<pubDate>2024-02-19T02:18:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Bursa</title>
<description>Bursa'ya kar yağmış, bir bucak gibi kesiyor boğazımı soğuk ayaz Bursa'ya kar  yağmış,donu verir ellerim, donu verir rüyalarım;eski sevgililerim , unutamadığım kadın. Bahşediyor rengini  güneş,bu şehre sabah sabah. Otobüs bekliyoruz,kimsesiz bir durak Bursa'ya kar yağmış yaprak yaprak Bursa'ya kar yağmış, üşümüş sokaklar </description>
<link>https://www.antoloji.com/bursa-62-siiri/</link>
<guid>3526793</guid>
<pubDate>2023-11-21T14:23:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Zikrettin</title>
<description>Biraz başı boş gezerdi, zikrettin.  Eve geç gelir, Babasıyla tartışırdı her gün. Erken giderdi yatak odasına, Orda sigara içerdi. Bazen gözlerini kapatır, Allah’a söverdi. Hovardaydı ama mert çocuktu, zikrettin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zikrettin-siiri/</link>
<guid>3523674</guid>
<pubDate>2023-11-09T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Biz sevişirken yananlar var!</title>
<description>"Biz sevişirken yananlar var, düşünsene Düşünsene dünyanın akıl almaz ufkunu Omuzlarımda tırnak izleri Ne büyük cesaret böylesine sarılmak sana Yarına Kırık cam parçası gibi batan bu yaşama duygusuna </description>
<link>https://www.antoloji.com/biz-sevisirken-yananlar-var-siiri/</link>
<guid>3523569</guid>
<pubDate>2023-11-09T15:18:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Allah'a ısmarladık</title>
<description>Allah’a Ismarladık Anlatacak çok şey var. Neden bu kadar yakın doğduk mesela? Tanrı saati şaşırmış, soğuk bir kış gününü mü bekledi? Yoksa hikayeler kurgulanmayı, şarkılar şahlanmayı, dudakların bütün ihtimalleri yerle bir edip, yaşamın sığ anlamını kendine yüklemeyi mi tasarladı? Göz göze gelirken nasılda kaçıp durduk kendi aramızda. O kadar yakın duran, bedenimize sığmayıp kaçma isteği ikimizde de harlandı elbet. Ama işkenceye çekilen bir fare gibi ruhlarımız çıkış kapısı aramaktan başka hiçbir şey başaramadı maalesef. Doruklarına vardığımız çok noktalar oldu elbet. Sadece susarak birbirimizi dinlediğimiz, her şeyi anlatır gibi bakışıp durduğumuz dakikalar, ruh temasında bulunup, bulunup kirlenmiş gibi kusarak ve hayata yeni yerlerinde yeni anlamlar yükleyerek yaşamaya başladığımız Saatlerimiz. İki insan bir zaman dilimine hapsolmuştuk, sıkılmış yumrular gibi sert ve anın rehavetine kapılmış birer sersemdik. Elbet isterdik ideallerimizce yaşayıp ölmeyi. Anlatacak çok şey var aslında. En ıssızken en kalabalık noktalarımda durduğunu ve bitmeyen bu talaşın nasıl son bulduğunu sen de hiç öğrenemedim. Karşında bir çocuktum adeta. Beni merak ettiğini biliyorum, bilirken düşünürken tasarlıyorum seni içimde. Sonra kumdan yapılmış kaleler gibi her sabah yerle bir edilip talan edilmişçesine dağılmış buluyorum seni. Anlatacak ne çok şey var aslında. İki insandık ve ebediyet kavramının dışında tanışmak istekleriyle buluyordum kendimi. Atom fiziği ayrışabilir, insanlar farklı renklere taparak ilah kılabilirler. Senin durduğun noktaların öyle kırılıp geçilecek noktalar değil. </description>
<link>https://www.antoloji.com/allah-a-ismarladik-14-siiri/</link>
<guid>3523543</guid>
<pubDate>2023-11-09T12:12:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Cenaze</title>
<description>Bir cenazeni ortasında düşündüm seni; Birçok kadın ağlarken, Birçook adam atarken içine o gidişin esrarını Zamana yenik düşerken delikanlılar, Ölümü tanımayan çocuklar gibi düşündüm seni. Sen eklenirken bir yerlerime, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cenaze-62-siiri/</link>
<guid>3523484</guid>
<pubDate>2023-11-09T02:47:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Güzel</title>
<description> Bir İkindi masasıydı, trabzandan indi güzel, Elleri narince biçilmiş, Bir yaprak gibi savrulurdu o ince bel. Sıcak sular sustu iliklerimi. Kara basanlar tuttu bileklerimi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzel-484-siiri/</link>
<guid>3523461</guid>
<pubDate>2023-11-09T00:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Beyhudeye</title>
<description>Bir orman yangınıydı gidişin. Dağıldı içimdeki tüm börtü böcekler, Birer birer yanıp kül oldular sana dair yaşattığım kelebekler. Ve şimdi insan olmanın çıplaklığını yaşıyorum. Örtüsüz bırakma beni, Ben geceleri çok üşüyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyhdeye-siiri/</link>
<guid>3523459</guid>
<pubDate>2023-11-09T00:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>İyi geceler</title>
<description>İyi geceler dedim ya sana O zamanlar gerçekten ölüyordum. Sen ise yaralı bir hayvana bakıp Üzerinden geçer gibi Geçtin üzerimden. Benim içimde kaybettiğim bir </description>
<link>https://www.antoloji.com/iyi-geceler-106-siiri/</link>
<guid>3523444</guid>
<pubDate>2023-11-08T22:46:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 <item>
<title>Çiçek</title>
<description> Aynı tarlada yetişip, Farklı memleketlere gönderilen Çiçekler gibiydik. Biri daha çok yaşamak için gitti, Diğeri, meçhul... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cicek-193-siiri/</link>
<guid>3523431</guid>
<pubDate>2023-11-08T22:24:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Kırgın</author>
</item>
 </channel>
</rss>
