<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yusuf Bulut 4 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hayata Dair</title>
<description>50 lerin sonuna doğru doğmuşum galiba ebe şaklağı ve ağlamalar eşliğinde Gaz yağı ve tütün kokuları arasında...  Yüzümdeki ben ve kır saçlarım dinginlik katıyor bu ruha hiç ummaksızın. Garip yeşil bir paltoya sarılıyorum, esintili bir Eylül günü.  Yüzüm tıraşlı. Muhayyilemin sınırlarında arşa varmak istiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayata-dair-202-siiri/</link>
<guid>3740610</guid>
<pubDate>2025-09-28T16:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bulut 4</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık</title>
<description>Kendini kandırmak için yattığın uykudan gözyaşları içinde uyandırır hayat Aynı çarşaf, aynı yastık, aynı yorgan Otobüsün kaçmasına aldırış etmezsin, güne saat kaçta uyandığın umrunda değildir. Aynı insanlar, aynı kalabalık ve aynı hüzün. Tutunacak bir dal ararsın kendine, yaptığın her şey o an anlamsız gelir insana Bir an dalarsın uzaklara, ruh sömüren şarkılar fısıldanır kulağına her yalnız kalışında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-2117-siiri/</link>
<guid>3474167</guid>
<pubDate>2023-05-28T03:48:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bulut 4</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman</title>
<description>Ne de çabuk geçti zaman... Ne geçmiş kaldı ne gelecek Biraz tütün kokusu, biraz da gaz lambası yağı kaldı. Ne insafızca tükettik ruhumuzu... Biraz güldük, biraz ağladık ama en çok da sustuk. Suskunluk dudağın kenarında mahzun bir tebessüme bıraktı kendini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-2000-siiri/</link>
<guid>3437549</guid>
<pubDate>2023-01-25T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bulut 4</author>
</item>
 <item>
<title>O Akşam</title>
<description>Hatırladım seni dün akşam plaktan gelen boğuk bir sesin tınısında Çok da dolu olmayan bu ruha üfledin. Bir lahzada. Garip bir akşam... O ilk öpüşün ve beyaz buz kütlesi ince ellerin. Adını koyamadığım ince rütuşları nakış gibi işlediğin o garip ve hüzünlü akşam. Hani şu karnımda garip bir mutluluğu duyduğum o ilk an. Bir annenin evladına baktığı gibi bakışın ve bir terzinin ustalıkla diktiği söküğü tamir eder gibi ellerin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-aksam-34-siiri/</link>
<guid>3437548</guid>
<pubDate>2023-01-25T15:27:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bulut 4</author>
</item>
 <item>
<title>Özne</title>
<description>Kulaklarında bir ses var öznenin Varlığı  kesin değil henüz. Boğazında bir düğüm. Hiç de eksik kalmaz bu durumdan. Hemen yanında vişne çürüğü, çatısı sacdan yapılmış ıssız bir ev. Ona arkadaşlık eden, rüzgarda düzensizce sallanan, yörüngesi belirsiz kuru otlar... Bir de rutubet kokusu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozne-18-siiri/</link>
<guid>3432057</guid>
<pubDate>2023-01-08T01:11:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bulut 4</author>
</item>
 <item>
<title>Koku</title>
<description> Bir an için sessizliğin hüküm sürdüğü şu anlarda, meyvesiz iki kuru daldan ibaret ağaçlar, birkaç Sovyet döneminden kalma, donuk bakışlı; soğuk ruhlu binalar, Bununla beraber derme çatma aydınlatılmış, sarı ve sönük ışıkları yanan birkaç bacasız ev.. Üstelik camların yerine üstü yanık muşambalar örtülmüş. Soğuk olan sadece binalar değil; bakışlarımız, konuşmalarımız, parmak uçlarımız, umudumuz, ruhumuz, ama en çok da bu havanın soğukluğu.. Sanırım hepsi bundan kaynaklanıyor. Bu soğukluk... </description>
<link>https://www.antoloji.com/koku-132-siiri/</link>
<guid>3432052</guid>
<pubDate>2023-01-08T01:03:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bulut 4</author>
</item>
 <item>
<title>Yeşilçam Sokağı</title>
<description>Bazen kalabalıklar içinde boğuluyor insan...  Sarı sokak lambası ve elli senelik bakkalın olduğu şu sokakta Hani şu yeşil parkalı ve faulleri ağzına kadar dayanmış, şu sert mizaçlı adamların bulunduğu sokakta Ya da  ambulans ve polis sirenlerinin hiç eksik olmadığı, kırık salıncağın bulunduğu bu soğuk kaldırımlı yerde Altı taksit kundura ve veresiye defterinin on cilt olduğu, en çok radyo sesinin hâkim olduğu bu mahallede Bazen kalabalıklar içinde boğuluyor insan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yesilcam-sokagi-siiri/</link>
<guid>3432050</guid>
<pubDate>2023-01-08T00:57:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bulut 4</author>
</item>
 </channel>
</rss>
