<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yusuf Bal Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Allak</title>
<description>ben uçamam, belki tanrı da bırakır, süründüğüm yılların arkasından derdest edip insanı, yaratır yeni baştan söyleyen benim, ama tanrı ne derse o olur insan nasıl olsa yarasında boğulur her kul, yer yüzü sofrasından kadehleri devrilmiş masadan sırat köprüsüne varan insan </description>
<link>https://www.antoloji.com/allak-2-siiri/</link>
<guid>3561618</guid>
<pubDate>2024-03-10T04:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Duvak</title>
<description>ben sana doludizgin koşan atların köpürttüğü ırmak yolların kıvrılarak ulaştığı zirvelerde bir söz verdim adını kazıdım belleğime, adın bir aşkın “a”sından uzak adın beyoğlu tepesinden yırtılarak kızıl dağa ulaşan ulak ben sana kara gözlü kuşların kanat çırptığı çığlığı verdim yarısı yanmış mektubun ince boynundan tuzak </description>
<link>https://www.antoloji.com/duvak-22-siiri/</link>
<guid>3561617</guid>
<pubDate>2024-03-10T04:27:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Toprak Kanatlı Kuşlar</title>
<description>boğazımda kökleriyle ağacın durmayan kelimeler, acıtarak yürüyen karanlıktayım ey gece, ışımam artık güneşi ipe dizsen sağlığımda gerçeği unutsak, saman alevi bende kırılmış ayna boş bakıyor  yüzüme </description>
<link>https://www.antoloji.com/toprak-kanatli-kuslar-2-siiri/</link>
<guid>3208491</guid>
<pubDate>2021-01-08T22:27:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Kuzgun</title>
<description>Göçmen kuşların kanat çırptığı bir göğe düşer mesela yolumuz Kırılgan duvarların arkasında resmi prosedüre uygun Çelimsiz bir çiçeğin eğri boynuna vurgun Mevsim değişir, yüzüm sana liman olur Ben mecnunun kalbinden çıkan akıl, akıllara durgun Vuracaksa leyla, gül desenli kılıcın kabzasına vursun </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuzgun-12-siiri/</link>
<guid>3022943</guid>
<pubDate>2019-08-01T14:33:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Kırdığımız Akvaryu--</title>
<description>-Kırdığımız Akvaryumdan Kavuşuruz Okyanusa-  her denizin suyunda bulunmayan limanı anlat karaya oturmuş balıkları güneş doğmadığında fincanın duvarına adını kazıyan kırılgan fayda taşan suları alfabenin sonundan başlayarak yaz </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirdigimiz-akvaryu-2-siiri/</link>
<guid>3011668</guid>
<pubDate>2019-07-01T11:10:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Tuz Kuyusu</title>
<description>Tuz Kuyusu  bir selin deminde açıyorum nefesimi. yaram açık üflüyorum, her kurşun içimizden geçti meğer ne kadar titrermiş ellerimiz geçmişin hülyasını görüyorum aynada, ayağa kalkıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuz-kuyusu-siiri/</link>
<guid>2900622</guid>
<pubDate>2018-10-16T10:57:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Kırkıncı Ayak</title>
<description>dudaklarımı kapattım metal kaskın içine tırnaklarımla konuştum sonra hayatı; girdabın içinde dönen yüzüğün dili ile ölçtüm susuz vadilerden geçerek kurak rüzgarla savrulan kum yığınlarından çadır kurarak kırkıncı kez takıldım ayaklarına </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirkinci-ayak-siiri/</link>
<guid>2896466</guid>
<pubDate>2018-10-06T16:59:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Tuz Kalesi</title>
<description>bazen gülüşün sağ omzumdan sarkıyor harflerime, bütün çiçeklere adını veriyorum bazen yeryüzü diyorum aslında, sen üst perdesine çıkıyorsun ruhumun aynasında bırak görünmesin dağların parçalanışı, israfil sur’a vurmadan önce bırak uyuyalım gözümüzü kapatıp ömrümüze, sadece bir kere uzun bir yol serilirken önüne, hayat; yok olan imgelerden süzülen nağme bazen balıklar da boğulur, kuşlar konacak dağ bulamaz, konar soğuk nefese </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuz-kalesi-siiri/</link>
<guid>2870838</guid>
<pubDate>2018-07-26T15:41:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Dilimin Ucunda</title>
<description>iyiyim, rutin bir dünyada, yerimde durarak rüyamı seyrediyorum sadece dik duruyorum, direniyorum, yaşadığımı anlıyorum üstüme saldıran kuklaların sayesinde yeni belalar göndermesinler diyorum, torna tezgahından çıkan coğrafya açık kalbimiz israf edilecek bir enerji kalmıyor gün içerisinde, çağ açıp çağ kapatan milletiz belalardan sağ çıkan halka hasetle bakan gözlere inat iyiyiz aslında yüzlerine tükürürken kalbimiz biraz daha iyi gibi temmuzun tam ortasında </description>
<link>https://www.antoloji.com/dilimin-ucunda-15-siiri/</link>
<guid>2486720</guid>
<pubDate>2018-05-13T21:39:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Resim</title>
<description>mendilin içinden hep kanla mı geçer vurulmuş atlar?  göğsüne bastırıp bir gülü, akşamın kızıllığında yara sarar gibi dertleşirken menekşeyle hangisi güzel, şimdi konu bu mu? diyorum kendi kendime sevmek mi, intihar mı? yüreğinin tepesinde atan damar ben diyeyim ekim, sen de kasım, ne fark eder </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-resim-2-siiri/</link>
<guid>2358838</guid>
<pubDate>2017-06-02T23:43:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Sivas’ın S Harfinde Kıvrılan Irmak</title>
<description>uzaktan bakmak nasıl olursa kente öyle bakarım kızılırmak yörüngesine ırmağın kenarından s çizerek yürürken bedenimiz kızıl dağın selamını taşır karadeniz’e sen, kömür gözlü ve titrek şehir akarken </description>
<link>https://www.antoloji.com/sivas-in-s-harfinde-kivrilan-irmak-siiri/</link>
<guid>2287049</guid>
<pubDate>2016-10-14T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Özlem</title>
<description>özlemek yitik harf parmağının ucunda parmak izlerinden gitmek kalbine, yarına ve kadere susuz kum yığınında çağlayan nehir için öbek öbek su vermek avucundan mağmaya sana türküyü söylesem anlar mısın kuma göğsünü gömen kuşların dilinden </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozlem-1310-siiri/</link>
<guid>2287048</guid>
<pubDate>2016-10-14T15:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Umut Dağı</title>
<description>dön gel, ateşi söndür, yarım kalan öyküleri koy kağıda uçurumun kenarındayız, kıvrılan dağ yolundan kağıda sapmamız belki de ondan kaç kalkanı kırabilirsin selamınla, göğsüne sığar mısın bir dağın  ah bilsen, yüzümüzden balıkçılar açılır suya, saçımızdan tırmanır atlar, içimizden boşluğa yeni bir dünya kursak umutlardan, ellerimiz göçmen kuşların sığındığı ada </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-dagi-3-siiri/</link>
<guid>2270635</guid>
<pubDate>2016-08-09T16:10:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Acı Çay</title>
<description>içinden intihar geçiren acı bir çay servetini akrebe çarparak bitiren anlar gülen resimlerin ardında azalan insan için şiiri en iyi akrepler yazar “hüzündür bize en çok yakışan*” bir de fırtınalar, bizi çağıran </description>
<link>https://www.antoloji.com/aci-cay-2-siiri/</link>
<guid>2233630</guid>
<pubDate>2016-03-22T14:43:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Alışılmış Ülkeler</title>
<description>hadi büyüyelim öfkenin her türünde büyüsün dilimizi yırtan ejderha boğulsun tüm iyilikler ölsün sevinçler batının dizlerinin dibinde kanayan vicdan  </description>
<link>https://www.antoloji.com/alisilmis-ulkeler-siiri/</link>
<guid>2233628</guid>
<pubDate>2016-03-22T14:40:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>İç Savaş</title>
<description>yorgun atlar biriktiriyorum tenime saplanacak çivi iki ırmak arasında savaşa kalbimden döküyorum kaç katmanlı bu atlas, kaç asırlık paslı hançer saymadım kaç yıl oldu çok güzel ölüyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/ic-savas-21-siiri/</link>
<guid>2217346</guid>
<pubDate>2016-02-04T22:56:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Deneysel Şiire Dair -bana Bir Şiir Okur musun? -</title>
<description>Deneysel Şiir:“Deneysel şiir, şairin daha önceki tarzından çok farklı kelime deneyleri üzerine kurduğu şiirdir”. Bu tanımı her ne kadar kelimeden bahsettiği için sevsem de bana soğuk geldi. Kömürü "ana maddesi karbon olan kayaç türüdür" şeklinde tanımlasak yanlış olmaz, ancak kömür sadece bu değil. Kömür aynı zamanda kışın soğuk günlerinde insanları sobanın etrafında toplayan sıcacık bir madde olduğundan, kömüre sadece kimyacı gözüyle bakmak eksiklik olur. Sonra kimyada sadece atomlar değil, atomlar arasındaki bağlar da önemli. Karbon molekülleri arasındaki bağlar kovelent mi? İyonik mi? Tıpkı deneysel şiir gibi. Deneyden son ürün olarak şiir elde edemiyorsak şiire ne katabiliriz ki?   Deney demişken, bilimsel çalışma yönteminde deneyden önce beş aşamanın olduğu biyoloji okuduğum yıllardan aklımda kalmış. Bu aşamalar problemin belirlenmesi (bizi şiir yazmaya iten bir sebep olmalı. Ya rahatsız ya da âşık olmalıyız) , gözlem (Leyla’nın güzelliğini görmek) , verilerin toplanması (Leyla hakkında bilgi) , hipotezin kurulması ve tahminlerde bulunma dır. Deney işte buradan sonra başlar.  Özetle şöyle söylemek lazım. Deneyin bir amacı olmalı. Yaptığımız çalışmanın deneysel şiir olması için ise; 1)  Şiir olmalı,   2)  Deney olmalı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/deneysel-siire-dair-bana-bir-siir-okur-musun-siiri/</link>
<guid>2192222</guid>
<pubDate>2015-11-22T01:21:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>Ters Lale</title>
<description>ben yokum, gözlerinin irisinde dövülen kılıçlardan birisiyle öldüm eski bir kitaba dönüştüm, beni kitaplardan tanıdın farz et, aslında hiç olmadım silemediğim harflerin kalıntısında harabeleri besledi ölüm tarihi eserler kaldı geriye savaşlardan; kırılmış kalkanlar, duvarlar ve nallar iri kapılar yapsınlar sana, taş ustaları, marangozlar göğsünü gererek gir buruciye'den </description>
<link>https://www.antoloji.com/ters-lale-3-siiri/</link>
<guid>2192197</guid>
<pubDate>2015-11-22T00:10:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>S Treni</title>
<description>keşke rayları s şeklinde yapsalar trenler sekerek gitse  dönsem geçmişe seni düz sevsem, elif gibi mesela akşam beşte dilimden değil, kalbimden çıkan peltek s ile söylesem </description>
<link>https://www.antoloji.com/s-treni-siiri/</link>
<guid>2032283</guid>
<pubDate>2014-08-16T00:44:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 <item>
<title>0 Kadar Varım</title>
<description>ipek gömleği en önce böcekler giyer hapsedilmiş kozaya kelebeğin tin hali yaşamaksa yaşarım sen ne kadar istiyorsan, ben o kadar varım  erittim buzlarımı sularında </description>
<link>https://www.antoloji.com/0-kadar-varim-siiri/</link>
<guid>1718128</guid>
<pubDate>2012-05-15T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Yusuf Bal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
