<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yunus &#199;imen Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Korkunç</title>
<description>Ölçü birimlerinin kudretini aşan bir mesafe bu aramıza yığılan  Coğrafyanın kendisi değil bizi böylesine ayıran Ya ben kaldım öylece , ya sendin koşturan İki türlü de korkunç  Toprağımıza manasız bir sesler ormanı kök saldı </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkunc-9-siiri/</link>
<guid>3492352</guid>
<pubDate>2023-07-27T20:35:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Dayan</title>
<description>Ey gönlü kırgın kırlarda savrulan Yırt at yüzünün kıvrımlarında at koşturan hüznü O esrarlı dağların ardında yine marallar kol geziyor Yine çiçeğe koşuyor son sürat  mevsim Yemyeşil bir dünya kök salıyor baharın rahminde Dal kıran fırtınaların ardından esen bu ılık rüzgar </description>
<link>https://www.antoloji.com/dayan-38-siiri/</link>
<guid>3460626</guid>
<pubDate>2023-04-11T01:22:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Nena’ya Son Mektup</title>
<description>Ben bu satırları yazarken sen neler yapıyorsun kim bilir, Nena. Ben bu mektubu yazarken sen zaten çok uzaklardasın, her gün biraz daha uzaksın. Hayatla oyalanıyorsun muhtemelen durmadan. Her sabah tüketilmek üzere seni bekleyen yeni günle kucaklaşıyorsun. Belki sen de benim gibi uzun zamandır kahvaltı yapamıyorsun. Uyanınca ağzında acı bir tat , gözlerinde hatırlayamadığın rüyalarla üzerinde kalmış geceyi atlatmaya çalışıyorsun. Yeni insanlar tanıyorsun, kendini tanıtıyorsun onlara.Kim bilir.. Kim bilir bilmiyorum ama bilememek boğuyor beni. Bu sana son mektubum. Sensiz , seninle son muhabbetim. Yazamadıklarımı mazur görürsek, Sana yazabileceğim son satırlarım. Artık hiçbir kağıt uğruna harcanmayacak, hiçbir cümlede adın geçmeyecek. Baktığım yüzlerde görmeyeceğim seni ya da seni gördüğüm yüzlere bakmayacağım. Niye diye sorarsan ,anladım artık , öyle bir kuyuya düştüm ki, kimse çekip çıkaramaz beni oradan. Oysa o kadar isterdim ki merhamet sahibi bir elin ben daha demeden gelip uzanmasını. Uzanmayacak biliyorum. Umut ile aram açılalı çok oldu. Çünkü başka türlü yapamıyorum, umut etmek incitti en çok beni. En çok o inandırdı, en çok o bıraktı yüzüstü. Yok yok , nefret filan değil bu şey. Aksine bir şey. Yapamıyorum ama nefret edebilmeyi isterdim. Bana paçavra gibi muamele eden, sanki duygusuz bir taşmışım gibi davranan herkesten nefret edebilmek isterdim. Belki öylesi daha huzurludur, öylesi daha adil , daha merhametlidir. Yediremiyorum birçok olanı biteni kendime.  Seni ilk günkü gibi sevmeyi yediremiyorum örneğin . Bensiz de olsa mutlu olmanı istememi yediremiyorum, sana dua etmeyi yediremiyorum. Sevmek istemiyorum ama sevmeden duramıyorum. Git istiyorum, hiç olmamış ol istiyorum. Çünkü başka türlü yapamıyorum. Yapıyorum zannediyorlar ama yapamıyorum. Bu nasıl bir büyüyse bozulsun istiyorum. Üzerime sinen bu karanlık artık bitsin istiyorum.  Kalbimin orta yerinde bir boğulma hissiyle zoraki yaşamak istemiyorum. Sana öylesine kırgınım ki , sana öylesine yaralıyım, sana öylesine paramparçayım ki anlatamam. Hem anlatabilsem ne değişirdi ki . Ama sen yine de kırılma en olmazlarından böyle. Ben ne kadar doğruyu yapmaya çalışsam da olmuyor bir türlü biliyor musun . Hep yanlış ve hiç istemediğim şeyler yaptırıyorsunuz bana. İnan iliklerime kadar istemiyorum ama yaptırıyorsunuz. Yetemiyorum kimseye , kimse de bana yetmiyor. Artık öyle yabancıyım ki herkese. Aileme , arkadaşlarıma hatta kendime. Sanki birisi kalbimi alıp bir kara kutuya hapsetti , anahtarını da denize attı. Ben yüzme de bilmiyorum oysa. Eskiden her şeyi yüzümde yaşardım. Öfkeyi, sevgiyi , kırgınlığı. Yüzümden okunurdu kimliğim. Geçenlerde birisi geldi , ‘ yok ya iyisin atlattın , ilk zamanlarki gibi değilsin‘ dedi. Nasıl kahroldum bilsem. Demek artık gizleyebilecek kadar hakimim yüzüme, mimiklerime. Şşşşş, aramızda kalsın , onlara söyleme. Tam da ilk günkü gibiyim Nena. Öylesine berbat , öylesine yılgın , öylesine yoksun. Bilmesinler , ne oldu diye sormasınlar diye zoraki gülmeler edindim. Bol keseden atıyorum kahkahaları. Çünkü her soruda her şeyi kendi içimde en baştan yaşamak istemiyorum. Tek bir şey bile düşünmeden, tek bir soluk alayım istiyorum. Canım Nena ben anladım artık , o gemi gelmeyecek. Gelse bile, benim için olmayacak. Olsa bile almayacaklar içeri beni. Eksik bulacaklar, yarım diyecekler. Ama ben de şimdi Beklemekten yoruldum, kendime yalanlar söylemekten yoruldum, afaki sözlerle kendimi teselli etmekten yoruldum, rol yapmaktan yoruldum, dayanmaktan yoruldum.Ölüler konuşmaz Nena. Artık tüm duygularımın seri katiliyim ben.   Hükmüm ezelden verilmiş , idam mangama yalnızlık yazılmış, şimdi farkına varıyorum. Seni sadık yalnızlığımla , papatyalarla, kar çiçekleriyle uğurluyorum. Yine de , sende de ne yapsan adını koymadığın bir sancılı yalnızlık, bir çaresiz bir başınalık  peyda olursa,  iki çay söyle bize. Kalbinden, ellerinden, gözlerinden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nena-ya-son-mektup-siiri/</link>
<guid>3396687</guid>
<pubDate>2022-09-07T23:43:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Fotoğraf</title>
<description>Bir fotoğrafla rastlaştım sırtımı döndüğüm bir kitabın arasında Bir fotoğraf ki bizi almış içine, ama biraz eski Avuçlarının neminden anlıyorum ben, iyice ağlamışsın Binlerce insan arasından biri var ağladığından haberli Sen habersizsin herkesten ve her şeyden, gökyüzüne dalmışsın  </description>
<link>https://www.antoloji.com/fotograf-161-siiri/</link>
<guid>3390277</guid>
<pubDate>2022-08-18T14:29:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Değil</title>
<description>Bilmiyorum ne değişti , yerini ne aldı Aynalarda gördüğüm yüz benim değil Manasını yitirdi, bir gariplik dadandı Bu kısık , pejmürde söz benim değil  Ötelere uzanan nice güzellikler vardı </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-degil-36-siiri/</link>
<guid>3388514</guid>
<pubDate>2022-08-12T02:39:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Dua</title>
<description>Ey en serin sığınakların sahibi, hücrelerime değin yerleşmiş bu soğukluktan , bu bitmeyecekmiş, hiç gitmeyecekmiş korkusundan sana sığınırım.  Ey her çareyi elinde tutan sonsuz kudretin sahibi , boğazıma dört elle sarılmış bu çaresizlikten sana sığınırım.  Ey sözlerin sahibi , beynimde at koşturan karanlık sözlerden sana sığınırım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dua-1126-siiri/</link>
<guid>3388073</guid>
<pubDate>2022-08-10T18:11:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yine De</title>
<description>Dağ olup dudaklarıma yığıldı katran bir sessizlik. Oysa her bir zerremde prangalanmış çığlıklar bekliyor. Kaçtıkça kaskatı kollarına sığındığım o sensizlik, Beni kırk yıllık oğluymuş gibi merhametle seviyor. Körler bile gizledim sandığımı apaçık görüyor, Sen yine de görme. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yine-de-5-siiri/</link>
<guid>3387678</guid>
<pubDate>2022-08-09T02:25:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılıklar</title>
<description> Ayrılıklar kırmış dizini , kurulmuş hükümdar gibi  gönül tahtına. Ayrılıklar silinmez kalemle yazılıdır bahtına Ayrılıklar yüzsüz, kovsan gitmez kıl kadar öteye. Ayrılıklar ardımızda , ayrılmaz bir gölge. Ayrılıklar içimizde, en derinimizden </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayriliklar-63-siiri/</link>
<guid>3387673</guid>
<pubDate>2022-08-09T01:52:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Ölmeliyim Ben</title>
<description>Kuşkusuz ölmeliyim ben. Suya sabuna değmeden kimseyi meşgul etmeden kimse beklemezken her gün yollarda gözlüyorken. Öyle bir ölmeliyim ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmeliyim-ben-2-siiri/</link>
<guid>3387269</guid>
<pubDate>2022-08-08T01:21:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Çelişkiler</title>
<description>Kalbimi , gözlerimi , zihnimi işgal eden bu çekişkiler sarmalı çaresiz çıldırtacak beni. Sevdasıyla yaklaşıyor bir çift el -kanlı- Şevkatle koparıyor çiçekleri. Ağlatanlar otuz iki diş birden gülüyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/celiskiler-27-siiri/</link>
<guid>3387268</guid>
<pubDate>2022-08-08T01:19:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Var</title>
<description>Gülmelerimiz var, süslü bir tiyatro sahnesi Kırıgınlığımızın mabedi, sadık sığınağı Hüznümüzün  usta, cafcaflı maskesi. Gülmelerimiz var, kimsenin anlamadığı  Derdimiz var, çarşı pazar derman dilenen </description>
<link>https://www.antoloji.com/var-300-siiri/</link>
<guid>3385877</guid>
<pubDate>2022-08-03T03:05:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Seveceksin</title>
<description>Sonra aşina olduğun ne varsa, bir çırpıda değişecek Yürüdüğün yollar uzayacak, yorulacaksın Üstüne yığılacak mavi gök, ay sönüp yıldızlar dökülecek Bir garip karanlık baktığın her yere serilecek İrkilip gözlerini sakınacaksın, çaresiz bakacaksın. Sözler duyacaksın tanıdık dillerden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/seveceksin-34-siiri/</link>
<guid>3382627</guid>
<pubDate>2022-07-23T05:21:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Gelir</title>
<description>Hani olmaz ya, gün gelir Anlaşılır üstü tozlanmış bütün hakikatler. Ayan olur izahı namümkün vaziyetler. Yüzleşir insan bütün aldanışlarıyla. Bakar şöyle kendine boydan, çatlamış vicdan aynasından. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-gelir-238-siiri/</link>
<guid>3365974</guid>
<pubDate>2022-05-25T01:17:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Nena’ya Mektup 2</title>
<description>Beni hiç sevmemiş kalbine selam ederim. Adının yanına kötüyü konduramadığımdan , iyi olduğuna inanıyorum. Hem sonra sen mutluluk için tek ihtimali olanlardan değilsin. Senin heybende yüzünü güldürecek yollukların var , belki seni az da olsa umutlandıracak bir dünya var dışarıda. Anlamasalar bile anlatabileceğin insanlar , gözgöze gelebileceğin bir deniz var.  Şimdi sende burun kıvırdığın kavuşmalar heba oluyor. Bende taptaze , kızoğlan kız ayrılıklar peyda oluyor. Sen şimdi yeni çiçekler için umut büyütüyorsun içinde , bende bahçeler solup duruyor. Sen gittiğin yerden adım atıyorsun bildiğin bir hayata , ben gittiğin yerde başlıyorum bilmediğim bir yaşantıya . Dört yanım yolculuklarla dolup taştı , herkesin koşarak gittiği o yerlere , kıl kadar gidemiyorum. Ne zaman birisi ilişmeye kalksa ürkek kuşlar gibi o çok sevdiğim yalnızlığıma koşup sarılıyorum. Çocuklar gibi  anne bilip o yalnızlık kucağında teselli buluyorum. Oysa ben en çok yalnızlıktan korkuyorum.  En fenası da ne biliyor musun ? Sen dipsiz , karanlık bir kuyusun. Sen içine çektiğini bir daha geri vermiyorsun. Artık ben de o kuyuda boşluktan boşluğa savruluyorum, mutlu musun ? O sonsuz karanlığa bir siyah nokta da ben oluyorum, görüyor musun ?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nena-ya-mektup-2-siiri/</link>
<guid>3364358</guid>
<pubDate>2022-05-19T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Bayramlar</title>
<description>İnsan yaşı ilerledikçe değil çocuksu bakış açılarına mana vermeye başladığında büyüyormuş. Anladım , anlayabilmenin , farkına varabilmenin ağırlığını anladım. Beş bayramda bir sahip olup da baş ucumda sabaha dek uyuttuğum elbiseler yok artık. Bayram namazı çıkışı koşa koşa gidip camiden çıkanları beklediğim o köşeye de bina yaptılar. Sanki çocukluğumun anıları betonarmeler altında kalmış gibi. Bayramlarda ağladığınız oldu mu hiç ? Benim oldu. Artık nerde o eski bayramların yerini şimdiki bayramlara bıraktığı yakın geleceğe kadar , bayrama has bir güz yerleşip durdu içime. Gözlerim dolaşamadığım yollarda , gidemediğim evlerde , toplayamadığım şekerlerde kaldı. Öptüğüm ellerin sınırlı sayısından mütevellit , yüzüme bayramlaşmayla yabancılaşmanın utancı sindi. O güne has yoğunluk ben de hep haksız bir yalnızlığı bıraktı yerini. Sonra birden o geldi . Zemherinin ardından gelen ılık hava gibi. Bin yıllık buzlar çözülüp eridi, seller boğdu içimi. Allah’ın ger günü bayramın nuruyla dolup taştı sanki. Her gün biraz daha küçüldüm , her gün biraz daha çocuktum. Sabahları erken uyandım . Gökyüzüyle selamlaştım , toprağı öptüm ellerinden. Sanki duymuşum birinden de güzel şeker veriyormuş gibi gönül hanesinin kapısını çalmaya gittim. Belki bin kere çaldım o açılmamaya yeminli kapıyı. Sonra bir gün ev sahibinin taşındığını duydum sağır olası kulaklarımla. Aşina olduğumdan daha derin bir boşluk büyüdü gözlerimde. Karardı sanki bayramlar, şekerler katran tadında. Şimdi ben her bayram , kapımı hiç çalmayan çocuklara şekerler dağıtırım. Bana uzanmayan eller öperim , kendi mezarımı ziyarete giderim. Bir bayram var bir yerde ,mübarek. Büyüdükçe onu ararım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bayramlar-79-siiri/</link>
<guid>3359123</guid>
<pubDate>2022-05-02T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Kim ?</title>
<description>Kim?  Bir görünüp bir kaybolan, Ayanadaki bu suret kim? Ekmeğimi, suyumu çalan, Yolsuz, izsiz hırsız kim? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kim-363-siiri/</link>
<guid>3357416</guid>
<pubDate>2022-04-27T00:52:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Duvarlara</title>
<description> Sanki durmaksızın tekerrür eden sancılı dejavuların karabasan gibi üzerime çöktüğü bir ömrü mecburi bir sabırla sürdürüyorum. Durmaksızın ve azalmaksızın boynuma ilmeğini  geçiren haksız ,hukuksuz bir hüzün hüzmesi sülük gibi kalbime yapışmış , umuda dair her şeyi canavarca bir açgözlülükle çekip alıyor benden. Yapmak istemediklerimin ehli, olmak istemediğim mekanların kırk yıllık müvadimi, görmek istemediğim yüzlerin kırık dökük aynası gibiyim. Bir şeyler var, beni çok sevse de ben tüm varlığımla nefret ediyorum.Nerde görse kırk yıllık dostu gibi tanıyor beni. Sormadan oturup kalıyor yanıbaşımda. Gitsin istiyorum mazlum bir çaresizlikle ,gitmiyor. Elimde değil , neyi sevsem o beni miş gibi seviyor. Ben sevdikçe değişiyor,değiştikçe anlamını yitiriyor.Sonra sevmekten iğreniyorum. Tanımaktan ,tanışmaktan ,anlamaktan ,anlatmaktan yoruluyorum. Sustukça çiçek açan bahçeler arıyorum. Olmayacak şeyler ,biliyorum. Ama başka türlü yaşayamıyorum. Allah'ım günah mı ? Biliyorsun , başka türlü yapamıyorum. Ezbere yaşanan bu dünyanın o kadar uzağında ,o kadar ücra bir köşesindeyim ki. Burada binbir  hatanın pençesinde debelenmektense , o ücra yerlerde o kadar kendimle , o kadar iyiyim ki. Yaşadıkça , başta minicik olan içimdeki boşluklar Ummanlara dönüştü. Bir gün yeşerecek sandığım güzelliklerin tohumları yakıcı bir kuraklıkla  toprağa düştü. Allah’ım düşünmeyi unutmak istiyorum.. Varsın aklımdan olayım , varsın namı hesabıma divane diye yazsınlar. Gökyüzüne sırf mavisi için bakmak istiyorum. Yollarda amaçsız yürümek , birden bir çılgınlık yapıp göğüs kafesim çatlayıncaya kadar hür ormanlar içinde koşmak istiyorum, ta ki yeterince uzaklaştığıma kani oluncaya de koşmak.. İnsan büyüdükçe ,insanlığın küçüldüğüne şahit oluyorum. O rüyadan ne zaman uyansam kendimi aynı yerde buluyorum. Onlara balığın karnında ihya olsa da bir Yunus olduğunu göster Allah’ım. Ölmeden önce  bir kere olsun var olmak istiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/duvarlara-2-siiri/</link>
<guid>3356873</guid>
<pubDate>2022-04-25T02:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Beni An</title>
<description> Sen de kalırsan yapayalnız bir başına, Faydasız kalabalıklar arasında ,beni an. Meçhul bir el uzanırsa ekmeğine aşına, Bin nimet içinde aç susuz ,beni an.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-an-14-siiri/</link>
<guid>3356554</guid>
<pubDate>2022-04-24T04:01:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Bilemezsin</title>
<description>Bilemezsin, bilsen, bilmeyi istemezdin.  Kısmen içindeyim bu derya denizin. Bir yanım derya kuzusu, nasip bereket. Bir yanım kıtlık, kıran, ince ince hasret. Geceler birikiyor içimde, güne varamıyorum Gözlerimle ölü doğmuş koyunlar sayıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilemezsin-292-siiri/</link>
<guid>3282085</guid>
<pubDate>2021-08-28T22:00:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 <item>
<title>Gidiyorlar</title>
<description>Tıka basa açlıkla sende  olmayanı istiyorlar. Kör bir şuurla her şeyi biliyorlar. Yavan bir kalple sözde seviyorlar. Derken, daha demeden, gidiyorlar. Gidiyorlar takatsiz, pusulası bozuk, yolsuz. Bavul bavul, kitle kitle, heybesiz ve soluksuz </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidiyorlar-7-siiri/</link>
<guid>3281633</guid>
<pubDate>2021-08-27T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yunus Çimen</author>
</item>
 </channel>
</rss>
