<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Y&#252;cel Terkanlıoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Vicdan Kalmayınca İnsanlık Ölmüş Olacaktır..</title>
<description>Adaletsizlikler, zulümler, katliamlar ve savaşlar yüzyıllar geçse de kirli emeller sebebiyle maalesef bitmeyecek. Belki bazen duraksayacak ama başka zamanlarda ve coğrafyalarda aynı veya benzer kirli emeller yüzünden acılar yaşanmaya devam edilecek. Bazı yerlerde acılar yaşanırken, bazı yerlerde gündelik yaşamlar pek değişmeden devam edecek. Gündelik yaşamın değişmediği yerlerde de zamanı gelince acılar yaşanacak. O zaman da önceki acıların yaşandığı yerlerde hayat normalleşmiş olacak. Zaman ve coğrafya yönünden bu kısır döngü hep yaşanacak. Bu kısır döngü içerisinde hiç değilse vicdanların ve umutların tükenmemesini ümit ederim. Çünkü; insanlar er geç ölür ve yerlerini başka insanlar alır. Fakat vicdan kalmayınca, insanlık ölmüş olacaktır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/vicdan-kalmayinca-insanlik-olmus-olacaktir-2-siiri/</link>
<guid>2172674</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Masum Can.lara Atfen!</title>
<description>Düşünebilen, anlayabilen, vicdanı olan ve konuşarak anlaşabilen varlığa "insan" deniyor. Topluluk içinde yaşayabilen değil yaşatabilensen farklı ve aydınsındır. Dört ayaklılar da kendi topluluklarında yaşarlar ve ellerinden gelse en azından kendi sürüsündekileri yaşatmaya çalışırlar. Öyleyse bizi farklı kılan ne ola ki? Düşünemeyeceksek, anlayamayacaksak, konuşarak anlaşamayacaksak ve vicdanımız sızlamayacaksa? ? ? ? İnsan olabilmenin farkındalığıyla; yitip giden masum canlara, haksızlığa uğrayan her kesimden ve her yaştan mağdurlara ve mazlumlara, yetim ve kimsesizlere, şiddetle tacirler arasında kalmış kadınlarımıza ve çocuklarımıza Hakk Teala'dan sonsuz şefaat, şefkat, yardım ve sabırlar dilerim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/masum-can-lara-atfen-siiri/</link>
<guid>2172673</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Herkes Düşünür Ancak..</title>
<description>Herkes düşünür. Ancak pek az insanın sözleri düşündürür.. Çünkü bazı sözler dilden değil, halden anlayan gönüllerden gelir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/herkes-dusunur-ancak-siiri/</link>
<guid>2172672</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Köpeğiniz ve Siz</title>
<description>Hangi yaşta olursanız olun; yaptıklarınızı takdirle izleyip hürmetle sadık kalan bir dosttur köpeğiniz.... Bu bile yetmez size; o dostunuzu dahi kendi istek ve emelleriniz için eğitme çabasındasınızdır. Hep böyle gitmez tabi ki birlikteliğiniz.. Yıllar birbirini izler; beraberce büyürken birileri de sizi eğitmeye, yönlendirmeye, kendilerine saygı gösterilmesini istemeye başlar... Siz köpeğinizle, birileri de sizle övünürken bile aslında; vermiş olduğunuz eğitimle kendini başarınızı dillendirerek kendi kumaşınızın kalitesiyle kibirlenmiş olursunuz... Ne köpeğinizin, ne de sizi eğitmiş olan için sizin başarınız öncelikli ve ehemmiyetli olamamaktadır hiç bir zaman. Oysa siz daha bir çocukken ve belli bir bilinciniz yokken dahi eylemlerinizi ebeveynlerinizden bile daha dikkatli takip edip size gıpta eden bir dosttur köpeğiniz... Kendi kibiri ve bir emeli olmaksızın... Yıllar geçer; siz büyümüş olursunuz; köpeğiniz de büyür.. Tüm yaşam alanlarına ve biçimlerine müdahalenize rağmen ömrü yettiğince dostunuzdur köpeğiniz.. Ya siz? Yani büyüyen siz ne oldunuz? Çocuk kalbinizde neleri tutabildiniz? Büyüdükçe değiştiniz; çünkü siz de eğitildiniz... Peki nasıl bir değişim oldu sizce? Halen o masum duru çocuk kalbinizden kalan bir şeyler var mı? Köpeğinizdeki sadakat ve hürmet kadar sadakatiniz ve hürmetiniz var mı? Köpeğiniz gibi dost olup sonuna kadar dost kalabildiniz mi? Düşünün elbette, bu karar kendinizin ama en azından şunu ben gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Birine köpek demek, daha çok köpeğe hakaret ve saygısızlık olsa gerek.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kopeginiz-ve-siz-siiri/</link>
<guid>2172669</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:46:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ekonomik Sevemiyoruz...</title>
<description>Sevdanın mevsimi yoktur; iklimleri vardır. Ve bu iklimler hep yanlış zamanlıdır. En sıcak dakikaları arzuladığın zamanlarda iklim soğuktur yarda. İçini serinletecek dost olsun istediğinde; meltem sıcağı dokunur boynuna... Sıralı sistem tüplü otomobil gibi işlemiyor vesselam.. Ya gazı kesilir duyguların ya da benzin gibi uçup tükenirsin. Dizele bağlayamadık bir türlü sevmeleri. Ekonomik sevemiyoruz işte.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekonomik-sevemiyoruz-siiri/</link>
<guid>2172667</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:44:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yeter ki Kendin Ol..</title>
<description>Her ne olursan ol gelebilirsin.. Yeter ki dürüst ve çıkarsız ol. Dilediğin zaman gidebilirsin... Yeter ki benden hiç bir şey götürme; kendin ol. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeter-ki-kendin-ol-siiri/</link>
<guid>2172665</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:43:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İstemez, Dağlara Yazma Adımı..</title>
<description>İstemez, dağlara yazma adımı; dağ gibi durup karşıma, kaçırma yeter ki tadımı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/istemez-daglara-yazma-adimi-siiri/</link>
<guid>2172664</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:41:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Niyetin Ne İse Kısmetin Odur...</title>
<description>Kime sorsanız "dost bulmak zor" diyor. İçinden bir tanesi de size dost olamıyor. Eee, ne demişler; "niyetin ne ise kısmetin odur." Dost aramaktansa, dost olabilmeyi aklının ucundan bile geçiren yok oysa ki. Egoist bir yaklaşım değil midir bu peki? </description>
<link>https://www.antoloji.com/niyetin-ne-ise-kismetin-odur-siiri/</link>
<guid>2172663</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Bugündür; Yarın Çok Geç Olabilir...</title>
<description>Bizi halk seçti, halkın iradesine saygı gösterilmeli diyen her düşünceden vekiller! .. Halk gözyaşı istemiyor; barış istiyor, huzur istiyor. Halkın iradesine saygıyı, halk hepinizden bekliyor. Hani şimdi nereleredesiniz? Bize kolay günler için değil, böylesi zor günler için vekalet edemeyecekseniz; muhalif ya da iktidar olmanızın, koalisyon olup olmanızın hiç bir ehemmiyeti yok inanın.. Çünkü; her biriniz ayrı ayrı vekil seçilmiş olsanız dahi aynı refah temennisi, aynı hakkaniyet beklentisi ve aynı kaygıların çözümleri için meclise gönderildiniz. Hangi düşüncede olursanız olun; meclis halkın tamamının temsil ve karar organıdır. Herkes iktidar ya da muhalif yanlısı olmayabilir. Ancak hem iktidar hem muhalefet, ayrımsız ve koşulsuz halkın tamamının temsilcisi olarak hareket etmek zorundadır. Temsil kaabiletinizin olduğuna inanıyorsanız, tam zamanı, buyurun ispat edin. Yok eğer inanmıyorsanız; hodri meydan, bırakınız ve bırakın halk vekil adaylarını dahi kendi belirleyip listesini oluştursun. Böylece ne sizin seçilme kaygınız, ne de halkın temsil sorunu oluşsun. Gün, bugündür... Yarın çok geç olabilir... Sizin de çocuklarınız, torunlarınız aynı yarınlardan mahrum kalsınlar istemiyorsanız.. Evet, sizin çocuklarınızın ve torunlarınızın da geleceğinden bahsediyorum. O çatışma ortamı görmeyen, havasını dahi teneffüs etmeyen çocuklarınızın ve torunlarınızın gelecekleri ve kaybedebilecekleri endişesi hiç değilse barışın ve huzurun tesisinde biraz olsun çabalamanıza vesile olur. Gün bugündür; yarın çok geç olabilir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-bugundur-yarin-cok-gec-olabilir-siiri/</link>
<guid>2172662</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:39:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Nereden Doğmakta Şimdilerde Güneş?</title>
<description>Güneş bize o kadar uzakken bile, Kavurur sıcağı, yanarız yine de... Öyle bir yangın var ki memleketimde, Alevleri yüreğimizin içinde..  Nereden doğmakta şimdilerde güneş? </description>
<link>https://www.antoloji.com/nereden-dogmakta-simdilerde-gunes-siiri/</link>
<guid>2172661</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:37:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Mutsuzduk; Mutsuzuz..</title>
<description>Eskiden de mutsuzduk; mutluluğun resmini yapmakla uğraşırdık. Şimdilerde de acıları ve gözyaşlarını fotoğraflamakla meşgulüz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutsuzduk-mutsuzuz-siiri/</link>
<guid>2172660</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:35:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ömür Dediğin..</title>
<description>Ömür dediğin; iki gözyaşı damlasının göz çanağına değdiği zaman kadardır. Göz çanağına değen ilk gözyaşı damlası; acıyla tanıştığın, ikinci göz yaşı damlası ise; acıyla tanıştırdığın zamandır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/omur-dedigin-120-siiri/</link>
<guid>2172658</guid>
<pubDate>2015-09-17T19:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınlar Hep Gülümsesin..</title>
<description>Kadınlar hep gülümsesin. Çok gülümsesin. Gülmek en çok onlara, onlara en çok gülmek yakışır. Ağlayıp makyajlarını bozacaklarına, gülüp markaja alanları bocalatsınlar. Sadece makyajı abartmasınlar. Abartılı makyajın, güzelliklerinin farkında olmadıklarının vahim itirafnamesi olacağını göz ardı etmesinler... Kendileriyle barışık olsunlar... Kendileriyle barışık gülümsediklerinde, hayat onlara da yanındakilere de yeterince mutluluğu sunacak gevşeklikte ve zenginliktedir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinlar-hep-gulumsesin-siiri/</link>
<guid>2158206</guid>
<pubDate>2015-07-24T18:45:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Vicdan Kalmayınca, İnsanlık Ölmüş Olacaktır.:(</title>
<description>Adaletsizlikler, zulümler, katliamlar ve savaşlar yüzyıllar geçse de kirli emeller sebebiyle maalesef bitmeyecek. Belki bazen duraksayacak ama başka zamanlarda ve coğrafyalarda aynı veya benzer kirli emeller yüzünden acılar yaşanmaya devam edilecek. Bazı yerlerde acılar yaşanırken, bazı yerlerde gündelik yaşamlar pek değişmeden devam edecek. Gündelik yaşamın değişmediği yerlerde de zamanı gelince acılar yaşanacak. O zaman da önceki acıların yaşandığı yerlerde hayat normalleşmiş olacak. Zaman ve coğrafya yönünden bu kısır döngü hep yaşanacak. Bu kısır döngü içerisinde hiç değilse vicdanların ve umutların tükenmemesini ümit ederim. Çünkü; insanlar er geç ölür ve yerlerini başka insanlar alır. Fakat vicdan kalmayınca, insanlık ölmüş olacaktır. BeNoKYaNuS DuYGu OkYaNuSu </description>
<link>https://www.antoloji.com/vicdan-kalmayinca-insanlik-olmus-olacaktir-siiri/</link>
<guid>2158203</guid>
<pubDate>2015-07-24T18:36:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünsel Kısırdöngülerimizi Aşarak Özgün Bakış Açılarımızla Ortak Paydalarda Buluşmalıyız..</title>
<description>Yazımın çıkış nedeni; maalesef dünyamızda yaşanmış, yaşanmakta olan ve her zaman da yaşanacağa benzer gerek ideolojik gerekse menfaat çıkışlı çatışmaların ürünleridir.:(Bu ürünler coğrafi, beşeri ve ekonomik özelliklere göre farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Savaşların ve katliamların yaşanmadığı bir çok yerde de mezhepsel, ideolojik veya ekonomik ayrışımlar mevcut. Ortak  paydaların; kimsenin kılının bile incinmemesi ve herkesin kendi düşünce çemberinde (sınırlı şekilde)  hür iradeye sahip olması gerektiği, ayrıca kimsenin kimseyi cebren usulle değiştirmeye hakkı olmadığı ve bunun için de öncelikle sıkça empati yapılması gerektiği kabul edilecek olsa dahi empati ile "kendimiz için istemediğimizi başkası için de istememe" ölçütü de bazen yeterli gelemeyebilir. Çünkü bazen kendimiz için bile acımasız olabilmekteyiz ki; bu halde başkaları için de acımasız olmak daha kolay demektir. Herkes kendi penceresinin açılma yönüne göre şu.cu veya bu.cu olsa da; kendi özgünlüğünde olmadıkça birey olamayacağını ve esasen başkalaşacağını da göz ardı etmemek gerekir. "Aklın yolu birdir" klasiği, bir düşünsel kısır döngüdür esasen. Çünkü aklı kullanma yetenekleri bir değildir ve sonuçları da elbette ki farklılıkları getirir. Doğumdan ölüme dek her bireyin etkileşiminde olduğu o kadar çok farklı düşünce, çevre ve yaşam koşulları vardır ki; hiç birinin sonucu birbirine eşdeğer sonuç vermemektedir. Bakış açıları da kişiden kişiye bu sebeplerle farklılık göstermektedir. Örneğin; süte çıplak gözle bakıldığında ki çoğunluk bu şekilde bakacaktır; homojen bir yapıda olduğuna kanaat getirilir. Yani her tarafında aynı özelliği gösteren, tek bir madde gibi görülür. Mikroskopla bakıldığında ise; yağ damlacıklarından dolayı heterojen olduğu görülür. Yani her tarafında farklı özellik gösteren bir karışım olduğu anlaşılır. Peki ama kaç kişi mikroskopla bakacaktır veya bakabilecektir ki? Yani kullanılan metotlara ve materyallere göre farklı sonuçlar elde edilebilecektir. Benzer şekilde; farklı düşünme yeteneklerinin de farklı varsayımları olacaktır elbette. Eksik ya da yanlış bilgilerle donatılmış beyinlerin yanlış ölçen tartıların vereceği sonuçlar misali yanıltmaları olacaktır maalesef. Hangimiz ne düşünüp ne söylemde olursak olalım; yanlış düşünce ürünlerine tanıklık etmeye devam edeceğiz ki; ömrümüz dahi yetmeyecektir. Habil ile Kabil vak'asından bu yana ömürleri yetmemiş yüzlerce kuşaklar gibi. Genel olarak ortak paydalarla çoğalıp buluşmaktan başkaca pek bir çıkar yol da yok sanırım. Bu halde sütün yapısından ziyade yararlı mı zararlı mı olduğunu irdelemek gerekir. Tamamıza yakın bir çoğunluk sütün yararlı olduğuna kanaat getirecektir ve bu ortak paydada süt içmeye devam edecektir şüphesiz.  Bu kanaate varmayacak olanlarsa; örneğin mide rahatsızlığı gibi bir hastalık nedeniyle süt içemeyenler olacaktır. :)   Fakat bu durumda olanların yani sütten zarar görebileceklerin, sütten yarar sağlayanlara süt içtirmemek gibi bir engelleme içerisinde olmaları da beklenemez. Çünkü sütün kendilerine hastalıklarından dolayı iyi gelmediğinin de bilincindedirler. Yani olası sonuçlara göre bir ortak paydada buluşabilen bilinçli bireyler olunduğu sürece bir çatışmaya sebebiyet verilmeyeceği açıktır.  Düşünsel kısırdöngülerimizi aşarak, doğru metotlarla ve materyallerle sağlayabileceğimiz özgün bakış açılarımızla ortak paydalarda buluşabilme çabasında olmak ümidiyle sevgiyle kalın! BeNoKYaNuS DuYGu OkYaNuSu </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunsel-kisirdongulerimizi-asarak-ozgun-bakis-acilarimizla-ortak-paydalarda-bulusmaliyiz-siiri/</link>
<guid>2158200</guid>
<pubDate>2015-07-24T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ölmek İçin Dua Ettim</title>
<description>Ölmek için dua ettim;  Acıdan, kıvranamazken bile bedenim. "Bi gittim geldim" diyenlerden oluvedim; "Eyvah döndüm" bakışına açıldı gözlerim.  Anlatımsız rüyadan, kim uyanmak ister ki? </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmek-icin-dua-ettim-siiri/</link>
<guid>2077092</guid>
<pubDate>2014-12-25T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat..</title>
<description>Gün;  Umutla ufuğu görebilenlerin, Hayatsa; Umutla mücadele edebilenlerindir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-1737-siiri/</link>
<guid>2077091</guid>
<pubDate>2014-12-25T10:01:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sitemim Anlayana..</title>
<description>Böylesi bir zamanda facebookta oyun oynayabilen eller, Aynı zaman da Soma için sitem edebilmiş profiller! .. Oysa yılların karasıyla ekmeğe uzanırdı Soma'daki eller, Ve kömür oyunu değildi Onlarınki; ölüm tüneliydi emekler.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sitemim-anlayana-siiri/</link>
<guid>2077089</guid>
<pubDate>2014-12-25T09:58:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kanatsız Kuş Olup Uçamazsın Sevdaya</title>
<description>Delice seveceksin, delisin diye terk edileceksin; oh ne ala!  Yıldızlar da kaybolur gün doğumunda ama güneş olmaz aya.. Anlayamadın mı daha, kanatsız kuş olup uçamazsın havaya; Sen de az biraz yağ katıversen de; yapışıp kalmasa tavaya.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kanatsiz-kus-olup-ucamazsin-sevdaya-siiri/</link>
<guid>2077087</guid>
<pubDate>2014-12-25T09:57:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Matematiği</title>
<description>aşkın da bir matematiği vardır:  ya çarparsın, ya çarpılırsın; ya hayatın tadını çıkarırsın, ya da başkaları gözyaşlarını toplar.. geriye bir bölünme işlemi kalır; o da ayrılığın ta kendisidir.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-matematigi-18-siiri/</link>
<guid>2077086</guid>
<pubDate>2014-12-25T09:56:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Terkanlıoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
