<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Y&#252;cel D&#246;nmez Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Umutlar Çaresiz Kaldığında...</title>
<description>'Sen ki, eğlenmek adına harcadın sevgimizi. Çaresizliğinde uykuyu aradın. Oysa, herşeyiyle özgündü yaşadıklarımız. Şimdi yalnızlığın öbür yüzündesin, bunu sen istedin biliyormusun... '  Mutluluk sadece eglenmekse Seninle her gun dans ederim Kurtulus ebedi uyumaksa Neden yasamak adina savaşıyoruz? </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutlar-caresiz-kaldiginda-siiri/</link>
<guid>66756</guid>
<pubDate>2002-11-24T02:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Sırtıma Aşkını Vurmuşum Dağlar Gibi…</title>
<description>'Bir aşk bittiğinde umutlar yeniden canlanır. İstesende unutamazsın, kalbinin bir köşesinden ağrılar girer, Godo'yu beklercesine suskunsundur, patlayacağın günü beklersin. Ve bir gün geriye dönüp anılarına baktığında, her şey o kadar değişmiştir ki... '  Hava soğuk sevdam Kışa bu derece yenilmemiştim Bahar çokmu uzaklarda dersin Hasretin buz dağları ne zaman erir </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirtima-askini-vurmusum-daglar-gibi-siiri/</link>
<guid>66755</guid>
<pubDate>2002-11-24T02:26:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Çektiğim Acılar Selamın Olacak</title>
<description>'Şimdi sevginin ıssız ormanlarında yolunu arayan bir tutsağım. Elimi tuttuğum her dal seninle kırılıyor. Sana ulaşamamanın yankısını yaşıyorum. Dağlara ulaşabilirsem belki aşarım.'     Sana bu üçüncü mektubumu aşkın zindanından yazıyorum. İnsan gerçekten sevdiği zaman özlemin tadı daha başka oluyor. O an dünyayı bağışlasalar göremiyorsun… </description>
<link>https://www.antoloji.com/cektigim-acilar-selamin-olacak-siiri/</link>
<guid>66754</guid>
<pubDate>2002-11-24T02:22:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Yine Roma'yı Yakarım...</title>
<description>Üşüyorum  Güneş yüreğime doğar mı Buz dağları çözülür mü Koştuğum yolun sonunda olurmusun Beklesem dayanırmıyım...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yine-roma-yi-yakarim-siiri/</link>
<guid>66753</guid>
<pubDate>2002-11-24T02:16:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni Latife’ler Olmasın...</title>
<description>'Latife bu toplumdaki insanlardan sadece biriydi. sevilmek istedi hemde çok sevildi, daha çok sevilmek istedi... Onu son gördüğümde yeni Latife'ler olmasın diye dua ediyordu... '  Artık aramam seni Suskunluğun güvertesindeyim Bu gemi nereye götürür bilmem  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-latife-ler-olmasin-siiri/</link>
<guid>66752</guid>
<pubDate>2002-11-24T02:13:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Günlük 2001</title>
<description>Eski şiirlerimizde kuşluk vakti vardı  Horozlar öterdi vakitli vakitsiz Sabah ezanıyla başlardı günler Gusul abdesti buzlu suyla bile alınırdı Kargalar öterdi durmadan tepemizde Kız arkadaşımız olmazdı </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunluk-2001-siiri/</link>
<guid>66750</guid>
<pubDate>2002-11-24T02:08:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Bunları Bilebilsen...</title>
<description>Seni sanki geçmişteki bir yaşamdan Tanır gibiyim Öylesine işlemişsin tutkularıma Hani insan duyguların ötesine uçar ya Sabahlara hasret bırakmışsın içimde...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bunlari-bilebilsen-siiri/</link>
<guid>66749</guid>
<pubDate>2002-11-24T01:59:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirler Yazılmaz Önce Yaşanır</title>
<description>Bir gün böyle olacağını biliyordum. Aşkın acıya kırağı çaldığı günü ilk kez biz yaşamıyorduk. Güneş yaşamı soluduğunda, kardelenler açıyor, gelincikler rüzgarı soluyordu. Sen bir başka boyutta üçgenini kuruyordun. Martılar bile ağlıyordu duygularıma...  Ankara geceye dönüyor. Michigan gölüne fırlattığım taş üç kez sekiyor, zenci taksicinin dikiz aynasında gördüklerini aynen yaşıyorum... Peri bacalarının ıssızlığında kurmuştum düşlerimi, Chicago’nun kaldırımlarında sabahlıyordum... Bilmem anlatabiliyormuyum, sana bu mektubu yazarken, yine bir şiiri yaşıyordum.  Ankara’da gün battığı zaman Hüznün şarkısı çalar </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirler-yazilmaz-once-yasanir-siiri/</link>
<guid>64984</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:47:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Yokum Artık...</title>
<description>Ayrılığın üzerinden zaman geçmiş, o aklının bir köşesindeki uzayan yolda, giderek küçülmüştür. Yolun sonunu hesaplayabiliyorsun. İşte seni kahreden de bu ya, nasıl yazmassın ki...    Şarkılar yine seni çalıyor Sessizliğim hayra alamet değil Kurtuluşumu güneşe astım Tek bulut yok </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-yokum-artik-siiri/</link>
<guid>64983</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:40:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirler Yaşanırsa Güzeldir...</title>
<description>Çengelköyden bir vapur kalkar Güneş batmaktadır Dalgaların ışıltısındaki sır Arkadaşımın gözlerindeki anlam Yaşadığım hatıralarım...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirler-yasanirsa-guzeldir-siiri/</link>
<guid>64982</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:36:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Kalp Daha Ne kadar Taşırki Öfkeni...</title>
<description>Tam üç buçuk milyar yıl önce yaşam başladı  O zamanlar göktaşları yağdı dünyaya Şimdilerde Acıya kırağı çalıyor...  Üç buçuk milyar yıldır sevgiyi yaşıyor dünya Toprağın yağmur sevgisini </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-kalp-daha-ne-kadar-tasirki-ofkeni-siiri/</link>
<guid>64980</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Attığın Taşlar Kafanda Kırılacak...</title>
<description>Aşkın volkanında sevgi kavrulur ve bir gün ateşin közü sönmeye yüz tutar. O başka umutlarda boş bir sevginin son kuruşlarını harcamaktadır. Sonun bir öncesini görür haykırırsın. Acımasız bir şiire dönmüştür yaşadıkların...    Kokuşmuş sebze artıkları Arabesk katısı sarhoşluk Günü geçmiş anıların ışığı Sen, sen var ya </description>
<link>https://www.antoloji.com/attigin-taslar-kafanda-kirilacak-siiri/</link>
<guid>64979</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:30:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbimi Yüreğine Göm...</title>
<description>Yaşam zamanı önüne katmış doludizgin geçiyor. Sürekli aynı güzellikleri yaşayamıyorsun. Duygunun doruğuna yaptığın ölümüne tırmanışta, karşına o çıkıyor. Yaşamı boyunca senin gibisine rastlamamıştır. Bunu bilerek, sevgini evren ötesindeki aşk gezegenine taşırsın. Onu çok sevmediğini, canından çok sevdiğini düşünürsün… Aslında şeytan üçgenini hesaplamadığın için yanılmışsındır. Ceylanın beyin yıkama eğitimi almış bir avcının erotik bataklığında saplanmıştır. Elini uzatırsın, gittikçe batar ve çaresizliğin hıçkırığını yudumlarsın… Yapacağın tek şey, şiir yazmaktır.   Korkunun dağlarında Çobanlar türkü söyler Sen umutsuzluğunun baharını yaşarken Öfkem okyanuslardaki </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbimi-yuregine-gom-siiri/</link>
<guid>64978</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:25:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Koklamaya Kıyamamıştım…</title>
<description>Romantizmin kıpırtılı dalgaları hoştur ta ki beklenmedik bir geminin sert dalgalarına rastlayana kadar... Bir can yeleği beklersiniz. Bitmeyecek gibi gözüken duygular bir anda yuttuğunuz tuzlu suyla karışır, kusarsınız... Gözleriniz dalar... Geçmişe yönelir, yaşayıp sonradan terkettiğiniz anıların ağırlığında ezilirsiniz... Şanslıysanız sizi beklemiştir... Ya şansınız tükenmişse...   Sana bu duyguları kırlardan toplamadım Dağlarda sevgimin çiçekleri açtı Ve bana ilk “Aşkım” dediğin gün Verdiğin gül buketindeki kokular gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-koklamaya-kiyamamistim-siiri/</link>
<guid>64977</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:21:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Ölsem Benimle Gelir Miydin...</title>
<description>(Her ayrılığın sonu, hüznün şarkısını söyler. Yaşamış olduklarından bir türlü kopamazsın. Özlemin, başkaldırışındır, fırtınaya dönüşür tutkuların. İstenmeyen ayrılıklar hep böyle devam eder. Gün gelir, yağmur diner, sular durulur ve düşüncelerinden sıyrılırsın...  İşte senden ayrıldıktan sonra yüreğimden kopanlar. Sen hissedebilirmisin ki bunları... Anılar ağlanmıyor artık özleniyor... Günler hiç durmuyor ki... Ve bir gün kendimizi, ıssız bir denizin ortasında, geçmişin güzel günlerine bırakıyoruz... Mutlu ol emi...)  Seni uzakdoğu akşamlarından anımsıyorum Gizemli bir duygu yansıyor müzikten Bir Çin fahişesinin yaydığı kokuya tutsak yanını </description>
<link>https://www.antoloji.com/olsem-benimle-gelir-miydin-siiri/</link>
<guid>64975</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:15:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 <item>
<title>Ölsem Benimle Gelirmiydin...</title>
<description>İstanbul geceye bürünmüştür  Broadway’de bir striptiz barı Garson kız seni gülümsüyor Üç dolar bahşiş bırakıp çıkıyorum NewYork bir başka alemde  </description>
<link>https://www.antoloji.com/olsem-benimle-gelirmiydin-siiri/</link>
<guid>64974</guid>
<pubDate>2002-11-08T09:01:00+03:00</pubDate>
<author>Yücel Dönmez</author>
</item>
 </channel>
</rss>
