<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yıldız &#214;zdemir Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bir gün..</title>
<description>Tanımadığım Lacivert gecelerin  birinde  Alevli  küre dönerken kaidesinin üstünde Dolarken  gözlerime  ışığın Biliyordum orada  olmadığını Tükeniş  engel değildi  ulaşmana… Bir gün ışığın değmediğinde  gözlerime </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gun-487-siiri/</link>
<guid>1520984</guid>
<pubDate>2011-02-28T16:02:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Adına, ömür diyorlar...</title>
<description>Aylar biriktirdim. Yıllara sardım  Sen devrederken ben devraldım. Beyaz Sayfalara tarihler attım.. İçine yaşanmış onca şeyi kattım.. Adına… ömür diyorlar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/adina-omur-diyorlar-siiri/</link>
<guid>1496726</guid>
<pubDate>2010-12-31T11:13:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Mutlu Yıllar...</title>
<description>Yine bir kapı aralayacağız…Aralanan kaçıncı kapı olursa olsun her seferinde elimizde kalanların gittikçe eksildiğini, tutunduğumuz ulu ağaçların yerinde olmadığını bilsek de  bize tutunanların varlığı ile aralanan kapıdan sızan ışığa yöneliriz…  Kapı açıldığında  …Her biri birer bebek olan onlar,ellerimizde doğmaya hazırdırlar… Ömürleri, dünyamızın çevresinde bir dönüşü kadar.…. Kiminde gökyüzünde görkemli yüzü güneşe tam dönük.. kiminde de bize bakan yüzü güneşi sırtına almış dolanırken  çevremizde.  her bir turunu tamamladığında birer birer ellerimizden kayar gider….  Bazen….. Notlar düşer, altını çizeriz. kimi hüzün kimi sevinç barındırırken,dinmez sandığımız acılar sığar bazı  tarihlere </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutlu-yillar-36-siiri/</link>
<guid>1496719</guid>
<pubDate>2010-12-31T10:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Söyleyin.....</title>
<description>Söyleyin..    Göç  hazırlığındayken  ak turnalar, ak karınlı ebabiller  </description>
<link>https://www.antoloji.com/soyleyin-38-siiri/</link>
<guid>1467345</guid>
<pubDate>2010-10-18T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Ne olur....</title>
<description>Ne olur …!  Açma göz kapaklarını masalın  en can alıcı yerinde Bak işte  gök yüzünde  sürüklenen bulutlar  belirdi Rüzgar besliyor mavilikler arasında süzülen  bembeyaz düşleri. Işıklardı gerçek bildiğimiz. Olsun, olmasa da üretiriz kendimiz.. Ağırlığı ezerken yürekleri dayanılmaz hafifliği sarıyor bedenleri… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-olur-152-siiri/</link>
<guid>1458708</guid>
<pubDate>2010-09-29T10:29:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Kim Bilir....</title>
<description>Kim bilir Hangi duraktan yüklenen trenler Hangi sevdalı gönülleri taşıdılar…. Yer değiştiren ağaçlar  mıydı Birbirini kovalarken düşler.. Ayrılıklar mı yüklendiler </description>
<link>https://www.antoloji.com/kim-bilir-202-siiri/</link>
<guid>1409979</guid>
<pubDate>2010-06-17T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Sarkaç...</title>
<description>Salınırken evrenin içinde  Zaman ayarsız saatlerin sarkacı En geniş açıyı kurarken  salıncağına Döküldü Kucağıma kırmızı güller Daha dün gibiydi o günler Ne çabuk geçtiler… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarkac-19-siiri/</link>
<guid>1395634</guid>
<pubDate>2010-05-19T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Işığım...</title>
<description>En güzel çiçek,  Işığın kırmızı rengini yansıtan çiçektir….!  Söyleme böyle diyordu ışığın sarısı, yeşili kırmızı mavinin magentası…. kim alabilir konakladığım menekşeden asaleti.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/isigim-26-siiri/</link>
<guid>1372172</guid>
<pubDate>2010-04-07T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Neredesin..?</title>
<description>Neredesin..    dediğimde.. Yüreğime çiğdemler düşer Gitarın  en gergin telinde gezinirken  parmaklar Düşler sahnesi perdelerini açar….   </description>
<link>https://www.antoloji.com/neredesin-251-siiri/</link>
<guid>1367987</guid>
<pubDate>2010-03-31T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığım..</title>
<description>Akşamüstü kızıllığı mı dedin… İsterim ki gözkapaklarıma dolsun Meltemler değsin saçlarıma.. Tanığı martılar havada  dans ederken Sıyrılıp kuzguni acılardan…. İçmeliyim soluksuzca hasretleri kana kana </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligim-292-siiri/</link>
<guid>1359518</guid>
<pubDate>2010-03-16T01:27:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Sekiz mart....</title>
<description>Kadın olmak..merdivenlerin eğimi en dik olanına tırmanmak hayat yolculuğunda.. eğer  eğim açısını küçülmüşse ..  yüksekliğini ayarlayan  karşı cinsin  elleriyle.. yada yükselirse eğik düzlem,emekler bilmediği basamaklarda  Doğarsın  kimi evde güller açar sen geldin diye…..Kiminde de yasa durur   evin önündeki  kavak ağaçları… Takılır pembe boncuklu bilekliğin..  Daha yolun başında yüklenirsin  sen farkına varmadan…. Cinsiyet nedir?  Neden top oynayamam  sokaktaki arkadaşlarımla….. Erik ağacının dallarına   tırmanmak niçin yasak bana..?   Derdin bu olsun. Eğitim olanağı bulduysan eğer…. Kafandaki soruları soramasan da……  Ya onlar..?   tezgaha konan  çocuk halli kadınlar…?  Baba otağından  koca otağına taşınanlar…Bez bebekleri gerçek bebekleriyle yer değiştirenler…. Ağır travmaların kader olduğunu, böyle gelmiş  böyle gideri..ezberletilenler….Hoyrat eller de hoyratça yaşayıp,  sahnede   rolleri belirlenenler….! </description>
<link>https://www.antoloji.com/sekiz-mart-7-siiri/</link>
<guid>1354924</guid>
<pubDate>2010-03-08T11:40:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Haller...</title>
<description>İyi hallerden indirim  Kötü hallerden aklanma istemiyorum Müebbet  hali kalsın yaşamın gözlerinde..  Ay ışığına saklanan yakamozları  al  denizden Çalınan melodileri bırak yüreğinin üstüne. </description>
<link>https://www.antoloji.com/haller-5-siiri/</link>
<guid>1347139</guid>
<pubDate>2010-02-21T23:46:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Kendimle söyleşiler (VII)</title>
<description>YAĞMURLAR...     Şehirlerin kendini koruyabilen dokusunda,yağmurları toprağa sinerken,  derinlere çekerken  su damlalarını...kaldırımlarında biriken  ayak izlerini siliyordu hızla hınçla akan sular...... Kimbilir nereden yola çıkan bir bulutun biriktirdikleri, aheste salınıp maviliklerden sürüklenirken  özlemi toprağa kavuşmaktı....  döngüyü tamamladım.. işte geldim. Aç kollarını diyordu. Kavuşmaların başka bir haliydi su ve toprağın... .Üstelik bir yanağa değip düşüyorsa yeryüzüne..... Dokunuyorsa sessizce gülümseyen  bir tene... umut esintilerini estiriyordur  tutunduğu  yerde.. Sessiz, sakin.. Çisil çisil... ya da öfkeli,kızgın,, hınçlı.....Kabulümdür diyordur toprak….!  Susuzluğumu doyuracaksın. Kıvrılan kıraçlığım seninle  bitecek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendimle-soylesiler-vii-siiri/</link>
<guid>1337973</guid>
<pubDate>2010-02-07T14:54:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Hayal Dünya</title>
<description>Güneş olur karanlıkları sürükler   Yıldız tozları serperim gökyüzüne. Boşluklara iz olsun diye Ben dünya olurum gözlerine   </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayal-dunya-2-siiri/</link>
<guid>1325106</guid>
<pubDate>2010-01-18T00:36:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Şehrimde......</title>
<description>Senin şehrinde  sokaklar nemli midir. Basıldıkça üstüne inadına çoğalırlar mı Kaldırım taşlarının aralarında yeşeren otlar. Gecelerin karanlığını  besler mi ay ışığı..  Senin şehrinde  birbirine  paralel mi  akar  nehirler… </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-sehrimde-2-siiri/</link>
<guid>1315956</guid>
<pubDate>2010-01-04T19:20:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Bir  Yıl Daha........</title>
<description>........Her  yeni yıl gelip  eski yılla vedalaşırken.. büyüyorum değil mi anne..? diyordu  saçları iki belikli  kız çocuğu..Büyümek istiyordu.. Ablaları gibi, ağabeyi gibi… Nasıl büyüyeceğini,nelerle karşılaşacağını bilmeden….. Bilmiyordu ki büyümek  sancılı bir yoldu.. Bir bir   eksilecekti canlar..  Yıllar koşarcasına gelirken üstüne… keşke  bu kadar çok istemeseydim büyümeyi demek  için  geç kalmıştı. İnsanoğlunun tarihini belirleyen  sayı binler basamağı 2 rakamlı sayılara yaklaşır ve geçerken..….   ,,,,,,,,,,Ay gecelerini süslerken, suskun özlemler çizerken resmini sandalların yan yüzlerine  anlamadı yılların nasıl geçtiğini… Canından can  kattı yıllara.. can kaybetti… Her kaybedişte ay karanlığına saklandı.. dolmadı.  Fırtınalı denizlerde alabora olmamak için en uzak en  en sakin koyları buldu sığındı..Güneşle kucaklaştı sonra….  Kucaklaşmasaydı nasıl dayanırdı …. Nasıl karşı koyardı  yaşam denilen elin pençesine. Canı yanarken  dalgaların baş döndürücü anaforlarına kapılmadan… Çoğu savaşın galibi oldu. Bazen bazen boyun büktü yenilgilere. İçindeki isyanlara  rağmen. Maviliklerin peşinden sürüklendi… Rüzgar yüklü yelekleri eksik etmedi sırtından. Özgürlüğün ellerini bekledi ömrün yıllarını savururken…  ............Uçurdu kuşlarını, mükemmel uçuşları seyrederken yılanlar dolu yeryüzünden Hiç tüketmedi umutlarını. Güvendi genlerine, güvendi  sevginin gücüne...  olmasalar da sevdikleri  yanıbaşında biliyordu ki uzak, en parlak  yıldızdan izleniyor ve korunuyordu katıksız sevgileriyle…..Umut için emek gerek, istemek gerek.  Vazgeçmeler yakışmaz insanoğluna..  Kökleri toprağın derinlerinde  sökemez hiçbir yaban el yerinden…  Gel iki bin on… onlar basamağı dokuz rakamını terk edip yerini bire terk ederken..  yıllar eskitirken  fotoğrafları.  Işığın  kadraja düşürdüğü görüntüler yılların geçmişliğinin inadına yenilenip çoğalmakta.    Sende gel  2010 kucak açtım yarınlara..  ömür yeterse  ki, yetmeli. şahinlerim  şahince bakıncaya kadar hayata…..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-yil-daha-7-siiri/</link>
<guid>1314268</guid>
<pubDate>2010-01-01T23:33:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>İzler...</title>
<description>Dağlar rüzgarla türkü söylerken Tek bir gelinciktim ben sana kenetlenen. Boynum kıldan ince ve eğri…. Yüreğimde özlemlerim gizli….  Çevirirken sayfalarını yılların </description>
<link>https://www.antoloji.com/izler-53-siiri/</link>
<guid>1273585</guid>
<pubDate>2009-10-21T23:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Azad et..</title>
<description>Sanık sandalyesine oturdu İçimde kilitlediğim  pişmanlıklar Anahtarlarını   taşıdı martılar.. Ölüm elini uzatana kadar  Ustam… </description>
<link>https://www.antoloji.com/azad-et-8-siiri/</link>
<guid>1266206</guid>
<pubDate>2009-10-08T11:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Tanık Olsun..</title>
<description>Haydi  tut ellerimden, Kayaları yakmadan alev sözler Ceylanların gözlerinden öpelim beraber Sunaklarda yıkanalım ateş sularıyla Parmak uçlarımızla dans edip Ateş giydirelim tenimize. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanik-olsun-2-siiri/</link>
<guid>1249020</guid>
<pubDate>2009-09-04T11:10:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Kendimle söyleşiler (vı)</title>
<description>AŞKIN MOR YÜZÜ….  Kuşların gülüşleri de değişiyor artık. Kırmızı sıcaklar vururken toprağa sustu Arap bülbülleri.. Serçeler, şaşkın dönüşlerine saklandılar suskun ağustos akşamlarında.. martılar hüzünlü dönüşlerine eklediler sevdalarını..  Balıkçılar  yaz coşkusunu sererken deniz yüzeyine beyaz ağlarıyla, ben  Akdeniz sularına ekilen tek bir ayçiçeği tohumuydum.  Deniz dibine tutunan, deniz yüzeyine sarı çerçeveli yüzünü serip  gökyüzünü izleyen….  Akdeniz sabahında ‘haydi’ nefesi üflenirken sabahın lacivert yüzüne, çakıl taşlarına tutunan bir su damlasıydım.  Suskunluk düştü payıma dalgalar kendi sahilini döverken.  Arkasındaki sırları asırlara tutunan aynalar göstermiyordu bana kendimi.. Ben ararken beni…! Sen bu değilsin dese bile  gözlerime bakan görüntü…  Ben bendeyim kendimdeyim ve bende benden öte benimle olan yüreğim var nefesi benden uzakta olsa da gözleri benim içinde gökyüzüne bakan  gözlerinde gözlerim olan…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendimle-soylesiler-vi-siiri/</link>
<guid>1247908</guid>
<pubDate>2009-09-02T11:46:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldız Özdemir</author>
</item>
 </channel>
</rss>
