<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yıldırım Yıldıran Şiirleri
</description>
 <item>
<title>En güzel aşk</title>
<description>En güzel aşk ya hiç yaşanmamalı Ya da sonlanmalı ayrılıkla Ulaşılmaz olmalı Tadı damağında kalmalı Yarım kalmalı susuzluk gibi Bir sızı bırakmalı kalbinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-guzel-ask-5-siiri/</link>
<guid>1541281</guid>
<pubDate>2011-04-11T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdiydim seni</title>
<description>Bir şiir duyarlığında sevdiydim seni Şairlik sezgimle birleştirdiydim insan yüreğimi Tüm duygularımı kapında ve çırılçıplak bırakarak Geldiydim ve usulcacık çaldıydım yüreğini  Tarihlerden gelerek tarih gibi sevdiydim seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdiydim-seni-siiri/</link>
<guid>1532516</guid>
<pubDate>2011-03-25T13:00:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Umut</title>
<description>Umuttur adımız Yediğimiz kuru ekmek İçtiğimiz su özgürlük Özgürlük,bir güzel serçedir yüreğimizde Umut sıcak bir nefestir bizlere  </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-862-siiri/</link>
<guid>1532512</guid>
<pubDate>2011-03-25T12:58:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>O-nü Arkası</title>
<description>O-nü arkası Tek birikimi,donanımı Bacak arası,markası,modası Sponsoru kocası Kim bilir kim Akıl hocası </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-nu-arkasi-siiri/</link>
<guid>1531321</guid>
<pubDate>2011-03-22T18:30:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Ocular bucular</title>
<description>I.YÜRÜYÜCÜLER Yürüyücüler yürüyordu Gecelerde Ulaşacaklarını bilerek Işığa ve menzile Yürümeye devam ettiler </description>
<link>https://www.antoloji.com/ocular-bucular-siiri/</link>
<guid>1529143</guid>
<pubDate>2011-03-18T13:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdamız Hakkımızdır</title>
<description>Bir tutam özgürlük Bir tutam sevdadır hakkımız Çünkü biz haklıyız  Bir tutam aşk Bir tutam acı </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdamiz-hakkimizdir-siiri/</link>
<guid>1529142</guid>
<pubDate>2011-03-18T13:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Bir gün</title>
<description>Bir gün gelir Bir gün kalır Başa bir gün Sona bir gün Aşka bir gün Ayrılığa bir gün </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gun-493-siiri/</link>
<guid>1529140</guid>
<pubDate>2011-03-18T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Neden</title>
<description>Gözlerinde bir hüzün Nedendir bilemem Yüreğinde bir sızı Nedendir bilemem  Nedendir gözlerinin yaşı </description>
<link>https://www.antoloji.com/neden-803-siiri/</link>
<guid>1529138</guid>
<pubDate>2011-03-18T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğimde şiir var</title>
<description>Şarjörümdeki son şiirimi Kendime yazmak istiyordum Beceremedim yine Namlu yerine Yüreğime sürdüm şiirimi Ve kalbinde vurdum </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregimde-siir-var-siiri/</link>
<guid>1529135</guid>
<pubDate>2011-03-18T13:25:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Sıcaklığını sevdiğim</title>
<description>Tabii ki severim ben de  Sizin gibi, gezmeyi tozmayı Eğlenmeyi,aşkı Kitap okumayı Yağmurda yürümeyi Güneşin doğuşunu </description>
<link>https://www.antoloji.com/sicakligini-sevdigim-siiri/</link>
<guid>1522752</guid>
<pubDate>2011-03-04T14:59:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Kavga</title>
<description>Doğumumu göremedim Ölümümü de göremeyeceğim elbet Ama bildiğim Bir baş ve bir son var burada Bir de ikisi arasında Gidip gelen ve biten bir ömür </description>
<link>https://www.antoloji.com/kavga-59-siiri/</link>
<guid>1522750</guid>
<pubDate>2011-03-04T14:57:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Bebek</title>
<description>BEBEK  Hoş geldin bebek Senin de alacak/verecek Bir nefesin var bu dünyada Aynada bir suretin </description>
<link>https://www.antoloji.com/bebek-209-siiri/</link>
<guid>1522749</guid>
<pubDate>2011-03-04T14:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Lider(Deneme)</title>
<description>TDK sözlüğü lideri şöyle tanımlar, 1.Yönetimde gücü ve etkisi olan kimse,önder,şef 2.Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse(bence hatalı bir tanımdır birazdan açıklayacağım) 3.Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı Sevgili dostlarım mesleğim gereği(emekli subay)  tam da lider olunması gereken pozisyonlarda bulundum ve öyle liderlik örnekleri yaşadım ki çoğunu burada anlatamayacağım.Yeri geldi lider olmaya çalıştım,yeri geldi kanundan ve yönetmeliklerden gelen gücümü kullandım ve yöneticilik yaptım ve şunu gördüm ki liderlik ve yöneticilik çok farklı durumlar.TDK tanımlarını yazımın girişinde verdim bence bu tanımlar lideri tanımlamaya çalışmakla birlikte yetersiz.Tanımdaki eksiklik coşku ve şevk yaratmak,insanlarda ve kitlelerde takip edilme arzusu uyandırmak özelliğinin tanımda olmamasıdır.Bir nevi hipnoz yaratmaktır yani. Günlük yaşamımızda yapılan hatalardan biri de yönetici ve lider kavramlarının birbirinin yerine yanlış kullanılmasıdır.Kısaca her lider yöneticidir ama her yönetici lider olamaz.Bir yöneticinin atanma veya seçilmesi her zaman onu lider yapmayacaktır.Özellikle medyada lider kelimesi tamamen yanlış kullanılmaktadır,hatta terör örgütü başlarını bile lider yapmaktadır medya maalesef(tabi ki çoğunlukla bilgisizliktendir bu) .Bu kişiler olsa olsa terör örgütlerinin despot yöneticileridir ve bunlara bağlı kişiler şevk ve coşku için değil korku zoruyla bu bağlarını sürdürmektedir.Lider içten ve kendiliğinden takip edilmeli ve doğallık içinde sürmelidir bu takip örneğin Atatürk bu yönüyle doğal liderimizdir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/lider-deneme-siiri/</link>
<guid>1508677</guid>
<pubDate>2011-01-28T23:02:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Beri Gelsin</title>
<description>Beri gelsin, beri gelsin Biri bana beri gelsin Geri gelsin geri gelsin Biri bana geri gelsin Biri beni sevsin  </description>
<link>https://www.antoloji.com/beri-gelsin-13-siiri/</link>
<guid>1507879</guid>
<pubDate>2011-01-26T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Kim Oldum</title>
<description>Yok idim yoktan oldum Var idim vardan oldum Özüm topraktır benim Bir damla kandan oldum Can oldum,candan oldum  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kim-oldum-siiri/</link>
<guid>1507878</guid>
<pubDate>2011-01-26T17:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Veda havası</title>
<description>Bu bir veda havasıdır Gönlüm kırık,kalbim yorgun Nereye baksam Sen diye doğar güneş Sen diye kokar çiçekler Sen gibi açar güller </description>
<link>https://www.antoloji.com/veda-havasi-3-siiri/</link>
<guid>1504980</guid>
<pubDate>2011-01-19T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat,mutluluk ve başarı(Deneme)</title>
<description>Hayat,mutluluk ve başarı sorgulanmaya değer bence.Sizce yaşam nedir? Mutluluk ne ile ölçülür? Kim başarılıdır? Her başarılı insan mutlu mudur? Her mutlu insan başarılı mıdır? Mutlu ve başarılı insan yaşama ne verir,yaşamdan neler alır?  Hayat akıp giden bir ırmak,bir süreç ama sonu var.Bazen dalgalı bir deniz,bazen süt liman ama kesin olan bu ırmağın hep aktığı ve eninde sonunda denize kavuşacağıdır.Geri akıtamayız onu,yavaşladığını sanırız bazen de hızlandığını. Hayatlarımızı zehir eden takıntılarımız, kuruntularımız,beklentilerimiz ve pişmanlıklarımız.Hele ki beklentilerimiz yüksekse vay halimize.Bir kaç soruyla devam edelim; kim daha mutlu? Şu şen şakrak kahkahalar atan kadın mı,hep gülen şu adam mı,karnı doyan   şu bebek mi,bir harf daha öğreten öğretmenimiz mi,bir can daha kurtaran doktorumuz mu,yoksa servetini saymakla ömrünü harcayan şu adam mı,gecelerde kendini tüketen kendini sanatçı sayanlar mı yoksa üreten gerçek sanatçılarımız mı? Bize öğretilenler nedir peki? Oku,çalış,başarılı ol,iş güç sahibi ol,evlen vb. Mutlu musun peki soran yok onu sadece sen bilirsin dostum.Doğrudur paranın gücü ve cazibesi insani zafiyetlerimize ilaçtır ama mutlu da etmez çok zaman bizleri bilirsiniz.Tüm zenginlerimiz mutludur da akşama kadar soğukta çalışıp gece evine gelip sıcak bir çorba içenlerimiz mutsuz mudur peki? Bilinen tarihten bu yana herkes bir mutluluk tarifi yaptı(ya da yaptığını sandı)  ama formülü yok gerçekten onun,herkse özgü,herkes için farklı ve özgündür o.Mutluluğun nedenlerini bilemem ama bizi mutsuz eden o kadar çok neden var ki yeter ki aramayın dostlarım,örneğin takıntılarımız,kuruntularımız,öğrenilmiş çaresizliklerimiz,çevremiz,gelecek kaygılarımız,geçmiş pişmanlıklarımız vb. uzar gider bu liste yeter ki isteyelim mutsuz olmayı  o kadar çok sebep buluruz ki.Kısacası geleceği beklerken,geçmişimizle cebelleşirken(uğraşırken)  bu günümüz öldürüyoruz artık vazgeçelim bu gün katilliğinden.Bulunduğumuz zamanın tadını da çıkarmak  belki kısa bir reçete olacaktır sanırım bizlere.Peki mutluluk nerede aranmalı? Öpülmemiş ve sevilmemiş çocuklarımızda mı,aşık olduğumuz ama söyleyemediğimiz bir kadın veya erkekte mi,hep saklanmış hiç giyilmemiş bir kıyafette mi,hiç yenmeyen bir yemekte mi,bir kuşun kanadında,balığın gözünde mi? Yoksa Kaf dağının arkasında mı  mutluluk bir düşünün  bakalım yoksa yanı başımızda mıdır o? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-mutluluk-ve-basari-deneme-siiri/</link>
<guid>1504231</guid>
<pubDate>2011-01-17T14:24:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Benim hüzünlü</title>
<description>Benim hüzünlü Benim hoppa Benim ciddi Benim taze çiçek kokulu Benim yıllanmış şarap gibi Benim gözü yaşlı </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-huzunlu-siiri/</link>
<guid>1504215</guid>
<pubDate>2011-01-17T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Orada bir şehir var yaşayan(Deneme)</title>
<description>Bir şehre uyum sağlamak ne kadar zordur dersiniz? Hepimiz belli bir dönemde kısa veya uzun süreli olarak, okumak,çalışmak,tedavi vb. için yeni yaşamların peşinde köyümüzden,kasabamızdan çıkıp şehirlere geldik.                                                                                                                        Bizi önce ne karşılar bir şehre girişte? Geceyse yol boyunca inci bir kolye gibi sıralanmış yol ışıkları ve yüz binlerce ateş böceği misali ev ışıkları karşılar bizi ve içimizde hem bir şaşkınlık hem bir ürperme hem de bilinmezlikle dolu duygular çatışır.                                                                                                                            Sanki yıldız sanırsın bu ışıkları,ürperirsin,ürkersin,sorgularsın; ayakların geri gider beynin  ileri.Gündüzse girişte şehrin ismi,nüfusu ve rakımı olur hep.O tabelayı görünce aklıma hep o siyah beyaz bir film olan 'gurbet kuşları' gelir.İstanbul'a göç eden aile tabelanın önünde durur ve tebeşirle nüfusa artı beş yazar.Filmin devamında ise uyum sağlama derdi,geçim kavgası derken ailenin başına bir çok kötü olaylar gelir ve filmin sonu acıklı bir sahne ile biter. Son yıllarda bir çok insan  işsizlik,terör,okumak vb. bir çok nedenden ötürü evini,köyünü,toprağını bırakıp büyük şehirlere göç etti.son otuz yılda ülkemiz nüfusunun neredeyse üçte biri yer değiştirdi ve büyük şehirlere geldi,ama geldi de ne oldu acaba? İstanbul'da yaşayıp denize hasret yığınlar,İzmir'de yaşayıp bir sinema,tiyatro bilmeyen çocuklarımız ve kadınlarımız varoşlarda kendilerine özgü bir yaşam biçimi kurdular.Buralar tabiidir ki bir çok kesimin de hedefleri oldu(terör,uyuşturucu,oy deposu vb) Varoşlarımız gün geçtikçe büyümekte,amaçsız ve umutsuz kitleler,istismara hazır gençlerimiz,şehrin kabul etmediği kendilerinin de şehir yaşamını kabul etmeyen/edemeyen ama çıktığı topraklarına da dönemeyen insanlarımız.Tam bir kısır döngüdür bu.Erkekler çok zaman kahvelerde,kadınlar evlerde,çocuklar sokaklarda ve sahipsiz. Şehirlerin nüfus yoğunluğu artarken alt-üst yapı yetersizlikleri,çarpık kentleşme,dere yataklarında evler,selden boğulanlar,kaderine mi yoksa sahipsizliklerine mi yenik düştüler acaba? Oysa ki bir şehrin insanlara verebileceği daha nice güzellikler de vardır ama insanlarımız bunlara maalesef ulaşamamaktadır. Şehirler canlıdır,geceleri çok zaman uyur,gündüzleri uyanır ve telaş başlar bir makine dişlisi gibi monoton bir yaşam sürer gider.Ne bir çıplak ayakla toprakta yürünür,ne çocuklar çimlere basar,doğa ve yeşile hasret bir yaşam sürer gider.Hızla büyüyen şehirler mahalle yaşamlarını da aldı götürdü bırakın mahalledekileri çoğumuz karşı komşumuzu bile tanımaz olduk.Yaşamlarımız iş,ev,alışveriş merkezi üçgeninde sürüp gitmekte. Nereden başladık nerelere geldik  dostlarım,bir şehir ışığından,tabelasından şehre bir girdik çıkamadık bir türlü.Artık tersine göç zamanı da geldi bence,bakın ilk kez et ithal ettik bu kurban bayramında üretim yok hep tüketim ve çılgınca bir tüketim,tabi medya da bu tüketimi körüklemekte.Peki nereye kadar böyle tüketmek,üretmeden tüketmek nereye kadar? Beni sorarsanız ben köyü de kenti de yaşadım,küçük yerlerde de büyük şehirlerde de yaşadım hepsini sevdim veya sevemediğim yönleri de oldu,ama bunların hiç biri bu koca koca şehirlerin ışıltılı ve cazibeli acımasızlığını yok etmeyecektir.Bir daha düşünelim ve çözümler üretelim yönetenler,yönetilenler ve tüm toplum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/orada-bir-sehir-var-yasayan-deneme-siiri/</link>
<guid>1503837</guid>
<pubDate>2011-01-16T16:22:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Yakarış</title>
<description>Ey yakarış Ey uyanış Ey sevgi Ey aşk Ey arayış Ey tükeniş </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-yakaris-siiri/</link>
<guid>1503410</guid>
<pubDate>2011-01-15T14:25:00+03:00</pubDate>
<author>Yıldırım Yıldıran</author>
</item>
 </channel>
</rss>
