<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yigit Topal Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Güneş Doğar Mı Kayalıklar Ardında?</title>
<description>Gidiyorum sessiz,  Gidiyorum sensiz. Kovalıyorum güneşi Batacağını bile bile. öyle anlamsız, Öyle çaresiz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunes-dogar-mi-kayaliklar-ardinda-siiri/</link>
<guid>3295898</guid>
<pubDate>2021-10-19T04:05:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>İyi Geceler</title>
<description>İlk defa sensiz uyumanın vereceği keder ile başladım mektubuma. İlk defa sol tarafıma döndüğüm zaman seni göremeyecek olmanın verdiği hüzün ile başladım. Önceden olsa ''İyi geceler sevgilim.'' derdin, bir de hayatın tüm zorluklarını unutturacak bir buse kondururdun çitlerle çevrili olmasa bile senin öpmelerin için var olan yanağıma ve arkana usulca dönüp ıssız gece ile beni baş başa bırakırdın. İşte ilk defa bu gecelerin geri gelmeyeceğini bilerek yazıyorum iyi geceler mektubumu. Gelmeyeceğini mi, gelemeyeceğini mi diye soracak olsan bile bu büyük hatayı yapmamalısın çünkü henüz ben bile belki de hayatımdaki en zor ikilem olan bu sorunun cevabını tahmin edemiyorum. En azından geceleri yalnız başıma uyumak zorunda olduğumu biliyorum. Sol tarafımdaki yastığın bir çöl gibi bucaksız ve bomboş olduğunu biliyorum artık. hem biliyor musun? Bu gece ilk defa yastığımı ağlarken gördüm. Saçlarından yayılan çiçek kokularını almadığı için olduğunu söyledi bana. Bu gece ilk defa battaniyemin bana küstüğünü gördüm. Senin kar beyazı tenini sarıp ateşiyle yanamadığı için olduğunu söyledi bana. Bu gece ilk defa yatağımın üzüldüğünü gördüm. Dudaklarının arasından çıkan ninni sesleri eşliğinde uyuyamadığı için olduğunu söyledi bana. Ve bu gece ilk defa benimle kavga etti gece lambam. Nefes alışlarını dinleyip senin resimlerle, fotoğraflarla kaplanan sahte hayatlar arasında duygularınla, bedeninle gerçekten var olduğuna şaşıramadığı ve seni gece boyunca izleyerek nöbet tutamadığı için olduğunu söyledi bana. İşte ilk kez sensiz geçecek olan gecemde göz yaşları, küslükler, üzüntüler ve kavgalar arasında başladım yazmaya iyi geceler mektubumu. Şimdi uzaklardasın sen, sol yanıma dönüp de 'iyi geceler' diyemeyeceğim kadar uzakta. Ne yatağımdasın artık ne yatak odamda ne salonumda ne evimde ne de hayatımın merkezinde. Gel diyemeyecek kadar uzaktasın sadece, dön diyemeyeceğim kadar uzaklarda. Aramızdaki tüm mesafelere rağmen iyi geceler mektubumu yazmaya başladım. Saat sabaha karşı 5'i 6'yı görmek üzere. Güneş yeni bir güne hazırlıyor tüm insanlığı; kimin hayatında çıkmaz yollara girip kimin hayatında yeni yollar açacağını bilmeden. Sensiz ilk uykum başlamak üzere. Rüyalarımda sana denk düşmek için uyumak zorundayım fakat sensizliğe alışaçak olmanın burukluğu ile beraber. İYİ GECELER.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/iyi-geceler-100-siiri/</link>
<guid>3295896</guid>
<pubDate>2021-10-19T03:41:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Unutama Beni Çiçeği</title>
<description>Unutamam seni demiştin Hatırladın mı, Unutama Beni Çiçeği? Rüyalarında rast düşerken bana Unutamadım demiştin Hatırladın mı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutama-beni-cicegi-siiri/</link>
<guid>3290753</guid>
<pubDate>2021-10-01T23:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Son Gecem</title>
<description>Kalbime girdiğinde başladım Yılları saymaya Seni görünce başladım Hayatı yaşamaya Bir ceket almıştın bana Hatırladın mı? </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-gecem-13-siiri/</link>
<guid>3289718</guid>
<pubDate>2021-09-28T02:12:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Karmaşa</title>
<description>Bir bankta oturuyoruz sadece. Her yer keşmekeş, Herkesin acelesi var. Dolmuşlardan korna sesleri, Simitçiler avaz avaz. Bir adam, bir kadın geçiyor önümüzden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karmasa-130-siiri/</link>
<guid>3287725</guid>
<pubDate>2021-09-19T02:32:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılığın Mektubu</title>
<description>Sevgilim, Sana bir daha yazamayacak olmanın verdiği kederle karalamaya başlıyorum mektubumu. Nereden başlayacağımı, nereye gideceğimi, nerede mola verip nerede biteceğimi bilmiyorum. Ayrılığın mektubunu yazarken dahi kalemimde senin sevgin var ve sevgin zihnimi kemirmeye devam ediyor. Ayrılığın mektubunu yazarken dahi gözlerimin en derin yerinde senin silüetin var ve gözlerim, sana veda ederken dahi seni izlemekten vazgeçmiyorlar. Ayrılığın mektubunu yazarken dahi kulaklığımın en ücra patikasında dudaklarının arasından çıkan bir çift kelime yankılanıyor ve sen şarkını söylerken ben oturmuş olduğum deri koltukta ağlamaya devam ediyorum. Ayrılığın mektubu böyle bir mektup işte. Zihnimi dolduran her zerren, ruhumu doyuran her besten, gönlümü avutan her hayalin; canhıraş ellerime engel olmaya çalışıyor, ayrılığın mektubu tamamlanmasın istiyor, sessiz sedasız hiçbir yere gitmeyim istiyor. Ama sevgilim ellerimin bundan haberi yok. Aceleci bir tavırla sana veda etme peşindeler. Yazımı olabildiğince bozma peşindeler. Aslında onlar da sana veda etmek istemiyorlar ama mecburlar buna. Çünkü sevgilim bazen gitmek umutsuz bir geceyi aydınlatır . Çünkü sevgilim bazen gitmek senin için feda olmuş her vücut parçasının, yaralarını sarıp tekrardan savaşa koşmasıdır. Çünkü sevgilim bazen gitmek en mutlu sabaha uyanmanın kardeşidir. Ayrılığın mektubu böyle bir mektup işte. Senin için hiç kimseye emanet edemediği sevgisini feda eden; harflerini, kelimelerini, cümlelerini, satırlarını heba eden; şiirlerine adadığı hayatını önemsiz bir mısraymış gibi silip atan bu adamın gönlünü, aşkını, zihnini, ruhunu ve boş vermişliklerini dinlemeyecek ve hatta umursamayacak kadar duygudan yoksun. Dillerden dile dolaşıp koskoca insanlığın diline pelesenk olmuş aşkımızı birkaç değersiz sayfayla tüm insanlığına unutturmaya çalışacak, tarihin tozlu sayfalarına gömmeye uğraşacak kadar aşağılık. Ayrılığın mektubu böyle bir mektup işte. Sana veda edebilecek kadar cesur, hayalinin kaybolmasından endişe duyacak kadar korkak...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayriligin-mektubu-siiri/</link>
<guid>3287719</guid>
<pubDate>2021-09-19T01:54:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Süreya'nın Masası</title>
<description>Acılardaki,  Sevinçlerdeki yaşanmışlıklar... Her boşlukta yaşanmışlıklar var, Cemal Süreya masasında.  Tek bardak rakı kadehidir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sureya-nin-masasi-siiri/</link>
<guid>3287335</guid>
<pubDate>2021-09-17T04:59:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Son</title>
<description>Boş bir merdivenin başındayız. Yanı başımızdaki kırmızı, solgun pencere Bizi kıskanan güneş ışığını; İçeri almamaya çalışıyordu. Etrafımızdaki kalabalık Konuşacaklarımızı merak ediyordu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-658-siiri/</link>
<guid>3286851</guid>
<pubDate>2021-09-15T05:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>İlk</title>
<description>Saçlarında yayılan,  Okyanus kokusunu hissettim. Attığın adımları Yola bırakmak gelmedi içimden, Mecbur kaldım. Etrafını gözetleyen </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilk-112-siiri/</link>
<guid>3286850</guid>
<pubDate>2021-09-15T05:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Mektup-1</title>
<description>Güneş ışınlarından saçılan sarımtırak renkte bir gündü. Başıma imkansız denebilecek, milyonda bir olduğunda dahi kimsenin inanamadığı, damarlarında dolaşmakta olan her bir kan damlacığının kalbime doğru hızlı adımlarla yol aldığı, adına aşk denen ve sanıyorum saf, tertemiz, karşılıksız olması gereken bir olay geldi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Zihnim durmuş gibiydi, hiçbir şey üretemiyordu. Mantık yürütemez. nefesim daralır, kalbim pır pır çarpar gibi olmuştu. Çünkü ilk defa aşık oluyordum. Fakat çok küçüktüm, korkuyordum. Aşkın ne olduğunu bilmiyordum ama onu tanıyordum öncelerden, gözüm bir yerlerden ısırıyordu. Bir keresinde Cemal Süreya'dan bir şiir okurken ''Mutluluğu kim istemez, Mutsuzluğa var mısın?'' demişti. İşte ilk orada tanımıştım aşkı, ilk defa orada ruhumdaki boşluğun aşk olduğunu sezer gibi olmuştum. Ve ''Kimi sevsem sensin'' dediğinde Attilâ İlhan uzun zamandır görüşmediğim ilkokul arkadaşımı bir sokak başında görür gibi olmuştum. Aşka ikinci rast gelişimdi bu. İkinci denk gelişimizde ruhumdaki boşluğun aşk olduğunu anlamıştım. Çok denedim, çok çabaladım ruhumdaki boşluğu kapatmak için. Bir türlü beceremedim. Ta ki bugüne kadar, sarımtırak renkte ışıl ışıl parlayan bugüne kadar. İşte aşka üçüncü kez rastlamıştım şimdi. Bu sefer bir kitapta değil, bir şiirde değil; bu sefer sende rastlamıştım aşka, bu sefer sende... Boş bir ada vapurunda oturuyordun karşımda. Göz göze gelmedik bile ama gözlerimi senin olmayan parıldamalarından alamıyordum. Zihnim durmuş gibiydi, hiçbir şey üretemiyordu; mantık yürütemez. nefesim daralır, kalbim pır pır çarpar gibi olmuştu. O an anlamıştım aşka rastladığımı. O an anlamıştım sana rastladığımı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektup-1-29-siiri/</link>
<guid>3286653</guid>
<pubDate>2021-09-14T16:10:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Dağlardan Cumhuriyet'e</title>
<description>Dağlar konuşur Cumhuriyet ile: Benim için savaşın Yamaçlarım düşman ruhuna esir İzmir'den Erzurum'a, Trabzon'dan Hatay'a... </description>
<link>https://www.antoloji.com/daglardan-cumhuriyet-e-siiri/</link>
<guid>3286519</guid>
<pubDate>2021-09-14T01:33:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Geçmiş Zaman</title>
<description>Tek kalemlikmiş verdiğimiz sözler Çizildi Ve Unutuldu. Senin için bu kadar değersiz miydim? Kırıldı </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecmis-zaman-42-siiri/</link>
<guid>3286294</guid>
<pubDate>2021-09-13T02:42:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Bahaneler</title>
<description>Bahaneler art arda dizilmiş Başkent sokaklarında, Hepsinin yolu sana çıkar. Uygun bahaneyi bulmak lazım  Seni sevmek için </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahaneler-17-siiri/</link>
<guid>3285790</guid>
<pubDate>2021-09-11T02:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Öpüyorum Ormanlarından</title>
<description>Bulutların üstünde yangın tertibi Ağaçların içinde can verilir Alevler dağladığında yüreğimi Yeşil vatan acıklı bir türkü çığırır.  Derdine derman olmamış, </description>
<link>https://www.antoloji.com/opuyorum-ormanlarindan-siiri/</link>
<guid>3285789</guid>
<pubDate>2021-09-11T02:37:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Ahir Zaman</title>
<description>Hayaller kurdu bir sabî  Yıkılıp giden anılar utandı mı? Güzelin yüreğine tutuldum da Zahirinde olan utandı mı?  Bilmem nereye bu yolculuk </description>
<link>https://www.antoloji.com/ahir-zaman-80-siiri/</link>
<guid>3285722</guid>
<pubDate>2021-09-10T22:24:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Veronika</title>
<description>Sen gittin ya Veronika; Kitap okuyamaz oldum, Bir satır söz yazamaz oldum. Pencereme konan güvercinlere, Selam veremez oldum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/veronika-6-siiri/</link>
<guid>3285317</guid>
<pubDate>2021-09-09T02:00:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Yunus</title>
<description>Bir Yunus var Heybemde gizli Yunustan öte. Heybemi sersem de yere Bir heybeti var Ehli cihanda </description>
<link>https://www.antoloji.com/yunus-67-siiri/</link>
<guid>3285314</guid>
<pubDate>2021-09-09T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Göz Yaşları</title>
<description>Ağlama Sil göz yaşlarını Sana söyleyemediklerimle yazdım, Şiirlerimi. Elini tuttuğum ellerimle, Silerim göz yaşlarını. </description>
<link>https://www.antoloji.com/goz-yaslari-55-siiri/</link>
<guid>3285195</guid>
<pubDate>2021-09-08T17:44:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmurun Şahitliği</title>
<description>Şu yağan yağmur, Şahitlik etsin aşkımıza. Sen gözlerime odaklan. Yanağından akan yağmur damlaları, Gökkuşağının oyununa katılsın. Gökkuşağındaki her renk, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmurun-sahitligi-siiri/</link>
<guid>3283034</guid>
<pubDate>2021-09-01T08:43:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat</title>
<description>Hayatın ta kendisi bu, Yaşamak... Rüya değil. Sahte değil. Hayatın kendisi bu, Sevmek... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-2268-siiri/</link>
<guid>3283032</guid>
<pubDate>2021-09-01T08:22:00+03:00</pubDate>
<author>Yigit Topal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
