<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yeliz Şenay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Girizgâh</title>
<description>Hep hüzün barındırır kendini tekrarlamayacak ve bir takvimin ön yüzüne kocaman yazılıp ardışığı gelince duvardan ayrılıp bazen hafızalarda kalan yıllar. Hep skor tabelası çıkar önümüze. Dört işlemi tam anlamıyla kullanıp kendimize önümüzdeki yıl için biraz gaz verir ya da kendimize verdiğimiz bu gazı kendimiz bile yemeyiz. Her koşulda girizgâhtır bu. Yeniden kendine başlamak… Oysa bin yıl geçse içinizde yaradılışın ilk çağları, içinizde beşerin en eski, en masum halleri yaşadığınız çağın o sahteciliğine uymaz. Yaşadığınız çağ lirik yüzünüze, kalbinize, o derin özleyişlerinize bir dokunulmazlık armağan etmiştir. Buzulsu bir yalnızlık, aynı dehşet vericilikte bir güvensizlik…  İçinizdekini yaşamaya kalktığınızda hep kaybettiğinizi fark edersiniz. Küçümsenmişsinizdir, daha evvelkilerden sayılmışsınızdır. Hayat herkes olmanızı, zaaflara düşmenizi beklemiştir hep. Bunu hissedince çok eski bir keder kanamaya başlar içinizde. Onu bu denli anladığınız için son umudunuzu yıkmanızı ister sizden, son kapıyı kapatmanızı. Belki hiç kırılmazsınız ona, daha çok anlamaya çalışırsınız. Anlamaya çalışmak; sevmektir. Seversiniz onu, ölüm gibi, her şeyi bırakmak gibi, umut gibi. Onu sonsuza dek seveceğinizi bilir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/girizgah-4-siiri/</link>
<guid>1495547</guid>
<pubDate>2010-12-28T03:07:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>Şair'in ilk Kuyusu</title>
<description>dirilen ölüler, mezarlarından uzanan elleriyle ruhumu yakaladılar sayılı çizikler bırakıp, ölü toprağını serptiler üzerime kaç kez arınmaya çalıştım bir bilsen! </description>
<link>https://www.antoloji.com/sair-in-ilk-kuyusu-siiri/</link>
<guid>1336153</guid>
<pubDate>2010-02-04T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>Ten</title>
<description>hüzne yakışan canım, arkanda batan ay’la aynı renk bak tenin.   Ay batar (yüreğime) </description>
<link>https://www.antoloji.com/ten-18-siiri/</link>
<guid>1310706</guid>
<pubDate>2009-12-27T00:48:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>Mesafeler- Kış</title>
<description>a href='http://1.bp.blogspot.com/_5OulCUnFxS0/SyFb-FLJItI/AAAAAAAAAMs/lXDZ9evhWGc/s1600-h/13633_190722164048_536234048_2745612_5985836_n.jpg'img id='BLOGGER_PHOTO_ID_5413709349174977234' style='DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 325px; TEXT-ALIGN: center' alt='' src='http://1.bp.blogspot.com/_5OulCUnFxS0/SyFb-FLJItI/AAAAAAAAAMs/lXDZ9evhWGc/s400/13633_190722164048_536234048_2745612_5985836_n.jpg' border='0' //a strong/strong </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesafeler-kis-2-siiri/</link>
<guid>1301347</guid>
<pubDate>2009-12-10T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>MESAFELER-Kış</title>
<description>a href='http://3.bp.blogspot.com/_5OulCUnFxS0/Sv_qY8a6zXI/AAAAAAAAAMk/mIkf3qS8dLw/s1600-h/duvarda.JPG'img id='BLOGGER_PHOTO_ID_5404295792124677490' style='DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 325px; TEXT-ALIGN: center' alt='' src='http://3.bp.blogspot.com/_5OulCUnFxS0/Sv_qY8a6zXI/AAAAAAAAAMk/mIkf3qS8dLw/s400/duvarda.JPG' border='0' //a </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesafeler-kis-siiri/</link>
<guid>1285613</guid>
<pubDate>2009-11-10T20:26:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>Filofobi</title>
<description>'Kırıldın çek git!   Oysa bir başkasını kendi egondan fazla önemsemektir sevmek… Hiç kırılmamışçasına sevebilir mi insan? Tüm tecrübelerin sıfırlandığı ana dönüp yine yeni yenidenlerle başlayabilir mi? Uyku modunda denenmeye kalksa bunu uyandığında cam kırıkları gibi paramparça olur mu?  Denesen… Belki hiç kırılmamışçasına sevilmeyi hak ediyordur. Her şeye amenna desen yeniden kırılmayı bile göze alarak. Masum duyguların için ödediğin hak etmediğin bedelleri unutsan…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/filofobi-2-siiri/</link>
<guid>1222858</guid>
<pubDate>2009-07-20T19:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>*Ahir Düşen Şehrin Beş Kapısı</title>
<description>l. Evvel Kapı -'çöl'   yüzümün bir yanını aldı gitti fırtına ben hiç kanatlanmamıştım oysa bu kentin dalgalanan yüzünde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ahir-dusen-sehrin-bes-kapisi-siiri/</link>
<guid>1157949</guid>
<pubDate>2009-04-08T03:19:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>*Dağlama</title>
<description>boşa edilmiş yeminler gibi ne çok incittiler dağın göğsündeki dişiliği.   dağ, yanmış susuzluk hali </description>
<link>https://www.antoloji.com/daglama-2-siiri/</link>
<guid>1149445</guid>
<pubDate>2009-03-24T01:13:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>Mutlak Siyah</title>
<description>'bütün kapılarının cennete açıldığını sanıyordum'    oturdu adam, yanında hep geç kalan mavi telaş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutlak-siyah-siiri/</link>
<guid>1141212</guid>
<pubDate>2009-03-11T19:04:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>Kuyuya Kıyas</title>
<description>kendine yerleşemeyen bu kentin adamları aynı ritimle yürürler,aşınarak. kerameti kendinden menkul kehanetler halinde. ve öğrenir her bir sokak içini bir adımla yamamayı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuyuya-kiyas-siiri/</link>
<guid>1134305</guid>
<pubDate>2009-03-01T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>Orta Oyunu</title>
<description>Kadim zamandır acının yoldaşıyım, Davudî bir sesim; ağlama duvarında inleyen. Vaad edilmiş topraklarda yağmalanmışım.  Şehrimde kırılıyor,bütün haniler Kan sağarken Gazze  şehâdetlerden </description>
<link>https://www.antoloji.com/orta-oyunu-2-siiri/</link>
<guid>1105292</guid>
<pubDate>2009-01-20T02:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>DeTaY DE Li(Li)  Ğİ</title>
<description>'saçları dökülen ağaçlar, büyüyünce aşk olacaklar.' (fisher)                   Sevmek yarı ölmektir bu hayatta yaşarken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/detay-de-li-li-gi-siiri/</link>
<guid>821865</guid>
<pubDate>2007-09-30T03:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 <item>
<title>ÇaNaKKaLe TüRKüSüNe GiRiS</title>
<description>KaN TaRLaSi GeLiNCiGi  yasim 19; daha yasim kadar sevmedim ömrümde. bu sabah kan ter içinde uyandim; sevdigimi diyemeden ölüyordum anne. </description>
<link>https://www.antoloji.com/canakkale-turkusune-giris-siiri/</link>
<guid>690819</guid>
<pubDate>2007-03-18T18:15:00+03:00</pubDate>
<author>Yeliz Şenay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
