<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yasemin Yılmaz Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yolun Teni</title>
<description>Yol teninden ayrılıyordu yırtılasıya. Gözyaşı, kas ve kemiklerini çatırdıyordu üzerine hayatımı yerleştirdiğim iskeletin. Titreyen sesimin doğumunda korkuyla kanat çırparak yükselen serçeler öpüyordu güneşi. Karanlık sarılıyordu tenime, sisin gizemli parmaklarıyla.  Sessizlik... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolun-teni-siiri/</link>
<guid>3216969</guid>
<pubDate>2021-01-31T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Dilsizdir Şeytan'a Köle</title>
<description> korkusu içinde patlayan çığlık. gizemi sisiyle çoğalan tortu. kaybolan iziyle sessiz geceler. kafamda çeliği yakıcı sorgu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dilsizdir-seytan-a-kole-siiri/</link>
<guid>3207060</guid>
<pubDate>2021-01-04T13:18:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Tenine Sığınan Yaratık</title>
<description> "Belki" dedi. "Belki" dedim.  Zaman tüm duraklarını aldı yüreğimden gözlerine bakarken. Ve yutkunurken acısını, bir ustura gibi yardı  nefeslerimi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tenine-siginan-yaratik-siiri/</link>
<guid>3029300</guid>
<pubDate>2019-08-21T17:35:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Veda</title>
<description>  Kokladım derin bir nefes, gül(dü) bana ağladığım her göz yaşım. Vedalaştım dünle yeniden doğurdu aşk beni. Dokundu, tamir etti ruhumu... Gülümsedi gözlerime sonsuz bir ışıkla donattı, ruhuma nurdu göz bebekleri. </description>
<link>https://www.antoloji.com/veda-997-siiri/</link>
<guid>2998723</guid>
<pubDate>2019-05-29T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Hicret</title>
<description>Yüreğine hicreti ruhumun. Sensiz olamam. Yetim kalırım sensiz, sensiz kalamam. Nefesi yetmez kalbime hayatın, nefes alamam.  Vatanım sen oldun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hicret-2-siiri/</link>
<guid>2995890</guid>
<pubDate>2019-05-23T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuzlukların Efendisi</title>
<description>Barış; İnanç, sonsuza dek kalbimizde, Işığını besleyerek. Düşen aşk gibi gerçek, anne rahmine, bir o kadar da umutla beslenen gelecek.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuzluklarin-efendisi-siiri/</link>
<guid>2983452</guid>
<pubDate>2019-04-22T19:34:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk</title>
<description>  Geceleri milyonlarca yıldız gibi yanıp söndü sızısı kalbimin. Kesiklerimden sızan renklerce çiçek bahçesiydin. Acının, gerçekleri ört bas edemediği derinlikteydi varoluşun. Bir bedenin ruha elbisesiydi sana ait oluşum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-3445-siiri/</link>
<guid>2928923</guid>
<pubDate>2018-12-18T17:42:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Tuzlu Hıçkırık</title>
<description>   şiir sağanağında ıslandı ruhum gecenin en uykulu koyuluğunda sarsıldım döküldü yıldızları gök karanlık üşüdü gece </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuzlu-hickirik-siiri/</link>
<guid>2906430</guid>
<pubDate>2018-10-29T03:33:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Son Mavi</title>
<description>Kavramlar aktı içimden, kayboldum... Kargaşanın tam ortasındayım. Yaban hayvanı gibi çaresiz, ürkek... Çelimsiz bir çabanın kıyısındayım.  Dışımda mavi bir deniz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-mavi-4-siiri/</link>
<guid>2673293</guid>
<pubDate>2018-07-06T02:13:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Coşku Hali</title>
<description>Ağzımda tadını çok önceden duyumsadığım, güneşli bir günde çocuksu neşeyle koşarak, kollarım arasına aldığım neşeli bir sabah tadındasın… Bana çok yakın. Kulağıma fısıldıyor ve ben dinliyorum. Tılsımı ruhuma demir almış yüreğimden öperek uyandıran şarkı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cosku-hali-siiri/</link>
<guid>2445099</guid>
<pubDate>2018-02-21T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Acının Hafızası</title>
<description>Biliyoruz, kimse engelleyemeyecek kırılması gereken kırılacak.  Onarılamayacak belki de. Biz de acının hafızasına işlenen, zamanın kanatları altında kabuk tutan yaramızla yaşayacağız. Bunu yapacak birileri elbet olacak. Biri elimizden tutacak, diğeri çelme takmak için yarışacak. Maskeleri ardında Oidipus’un gözleri gibi oyulacak ve acıyla yüzleşen bedenimizde titrek ellerimiz kanlı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/acinin-hafizasi-siiri/</link>
<guid>2444981</guid>
<pubDate>2018-02-21T08:58:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldızlar</title>
<description>  Nasıl bir pembelik hali yanaklarında renklenen, nasıl bir coşku... Senle mevsimimde bir bahar coşkusu. Kalbimin kutuplarında bir ağırlık hissi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildizlar-214-siiri/</link>
<guid>2423752</guid>
<pubDate>2017-12-25T02:13:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Azap</title>
<description>  Boş ver gitsin... şimdi içimdeki yüreği eziyorum tüm hırsımla parçalıyorum kendimi. Demirlerle dövüyorum, işaretliyorum bahtsız yüreğimi. Boş ver gitsin. ölen inanç, umut ve aşk daima... Yaşayan, işte karanlıktan gelen fısıltılar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/azap-56-siiri/</link>
<guid>2422783</guid>
<pubDate>2017-12-22T12:16:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Mürekkep</title>
<description> Ruhunun kitabı yüzünse eğer. Mürekkebi kanın. Duygularınsa demiri eriten, çeliğe şeklini veren. Seni ayakta tutan umudun.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/murekkep-31-siiri/</link>
<guid>2419967</guid>
<pubDate>2017-12-14T12:28:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Pembesi</title>
<description>Sen benim şehrimsin, sana ait bütün sokaklarım. Sana açılır kapıları evlerin. Pencereden dışarı sızan mutluluk sensin. Sokaklarda çınlayan çocuk kahkahaları, seni düşündüğünde kanat çırpan kalbime ait. Ruhum, bir bütünün içinde yok olmak ve kendini tamamlamak isterken. Sen kırmızı ben beyaz, kalbime sen karıştıkça ruhum aşk pembesi… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-pembesi-siiri/</link>
<guid>2161518</guid>
<pubDate>2015-08-04T16:16:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Zerrenin Hükmü</title>
<description>Gözyaşlarım şiirdir benim, şiirdir akan yanaklarımdan. Uysallaşır ruhum, dinlenirim dizlerinde bu ölümsüz çınarın. Vahşi bir baş eğmezliktir içimdeki bu dinmez fırtına. Dinmez ölüm çığlığını duyar, ruhumu teslim alan bir melektir ŞİİR.  O an denizleri deviren fırtına dinmiştir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zerrenin-hukmu-siiri/</link>
<guid>1857236</guid>
<pubDate>2013-04-19T09:11:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizce Yol Aldığım Sensizlik</title>
<description>Sessizdir gitmeleri zamanın, sessizdir ölümü… Bir çiçeğin tomurcuğu gibi sessizce patlar yüreği. Bir müddet gülümser gün ışığıyla, yine sessizdir gün dönümü. Teninden sıyrılıp akan gençliğin gibi sessizce yabancı kalırsın aynalara. Kırlaşan saçlarına konan ölüm notları, alır senden gülümsemeni. Sessizce… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizce-yol-aldigim-sensizlik-siiri/</link>
<guid>1748987</guid>
<pubDate>2012-07-30T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Muaccel</title>
<description>Yüreğimin sesiyle yürüdüm çoğu zaman, yanıldım…
O’da yanıltabiliyormuş öğrendim.
Daha derinlerde, yürek sesinden de öteler de,
hiç duymadığım kendi sesimi dinlemeyi öğreniyorum şimdi.
Harmanlanmış bir benlik bu.
Akıl, ruh, yürek üçgeninde öğütülmüş… yıkıla yıkıla var olmayı öğrenmiş bir benlik.
Şimdi yalnızca yüreğimle yürümenin büyük bir yanılgı olduğunu daha iyi fark ettim.
Yürek böylesi kurtlar sofrasında çok çıplak, yenilmek için hazır lokma…
Bazen sağır olmayı, bazen kör…
Yalnızca çağın gerektirdiği gibi.
Bazen tunç olmayı bazen kor
Gerektiği gibi.
Düşüncenin derin okyanusunda boğularak yeniden doğmayı…
Yeni bir varlığı tanıtmayı kendi akıl havuzuma…
Gerektiği gibi.
Yüreğimle yürümemek, duygusuzca kendi akıl benliğimle.
Duygusuzluğun tadını alarak ve burnumda acısını hissederek…
Çarklara ve savaşlara karşı.
Bazen insan bazen hayvan gibi.
Bazen orman kanunlarıyla…
Çok sustum…
Hep sustum…
Büyümesini bekledim zamanın, kendi iç yolculuğuna açılan penceresinde.
Çok yol kat ettim.
Çok mücadele…
Muacceldi ellerime dokunan zamanın gözyaşları.
Kirliydi, kokusu kan kokusuydu.
Bileklerinden yağmur boşalıyordu bulutların saçlarımı kızıla boyayarak.
Yağmur öncesi sessizlikte boğuldum çoğu zaman ama gök gürültüsü ruhumu uyandırıyordu kıştan bahara yol alıyordu morarmış ayaklarım.
Kardelenler açıyordu ayaklarımda.
Sarı beyaz bir sıcak…
Şimdi tanıdıkça var olmayı.
Şimdi düştükçe kolay kalkmayı öğreniyorum.
Şimdi insanların ne kadar yapay olduğunu, acımasız ve gözlerine dahi yalanı öğrettiğini.
Şimdi inanmamayı ve yalnızlığı…
Tekil yalnızlık çoğul kalabalıktan daha dostane ve dürüstmüş </description>
<link>https://www.antoloji.com/muaccel-siiri/</link>
<guid>1633738</guid>
<pubDate>2011-11-11T09:54:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Hilal Gibi Gülümseyen Şehit</title>
<description>Parçam… Yüreğimin en sızlayan yeri…  Sen, bir gelincik gibi düşerken toprağa bende damlalar gibi eriyorum… Oysa içim dondu, bak titriyor ellerim… Parçam, hilal gibi parlarken gülüşün gelincikler gibi tutuyorsun bayrağımızı avuçlarından akarken yüreğin… En sızlayan yerim, yüreğim donuyor… Kifayetsiz kaldı yaşam yitirdi maviliğini gökyüzü kızıl… seni uğurluyorum nurlu, sonsuz bir yolculuğa… Mehmet’im… Sana, bende var olan ve en ihtiyaç duyduğum yüreğim gibi sesleniyorum… </description>
<link>https://www.antoloji.com/hilal-gibi-gulumseyen-sehit-siiri/</link>
<guid>1552493</guid>
<pubDate>2011-05-05T11:26:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 <item>
<title>Üşüyorum</title>
<description>Üşüyorum… Gözlerimden ayrılan sıcak damlalar, kalbimde acı bir karanlık bırakarak ayrılıyor bedenimden. Korkuyorum… Umutlarımın parçalanarak kopan kaya parçaları gibi üzerime düşmesinden. Düşünüyorum… Gecelerden süzerek hasretimin acısını, sızlıyor kalbim sızlıyor, kaybettikçe… Elleri uzaklaştıkça ellerimden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/usuyorum-273-siiri/</link>
<guid>1456366</guid>
<pubDate>2010-09-24T12:00:00+03:00</pubDate>
<author>Yasemin Yılmaz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
