<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yannis Ritsos Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Umarsız Penelope Ve Başka Şiirler</title>
<description>Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede. Ama görmüyorsun. Gece olmuş –insan neyi görebilir ki?  Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok, diyor demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin. Gerçekten de birşey yok sana gösterdiğim yerde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umarsiz-penelope-ve-baska-siirler-siiri/</link>
<guid>2866900</guid>
<pubDate>2018-07-19T10:58:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Ayışığı Sonatı</title>
<description>Bırak ben de geleyim seninle. Ne kadar da güzel ay bu akşam! İyidir ay, iyidir, -kimse görmeyecek nasıl da ağarmış olduğunu saçlarımın.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayisigi-sonati-siiri/</link>
<guid>2137332</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Kararmış Çömlek</title>
<description>Çok uzaktı geldiğimiz yol. Kardeşim, çok uzak. Ağırdı, çok ağırdı bileklerde kelepçeler. Akşamları sallayıp başını "vakit geçti" deyince küçük lamba dünyanın tarihini okuyorduk belirsiz isimlerde mapusane duvarlarına tırnakla kazınmış tarihlerde ölümü beklemiş insanların çocuksu çizgilerinde - </description>
<link>https://www.antoloji.com/kararmis-comlek-siiri/</link>
<guid>2137331</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Gerçek Eller</title>
<description>Bir öğle sonrası nedensiz yitti (belki de götürüldü) Mutfak masasının üstünde bırakmıştı yün eldivenlerini İki kesik el gibi. Kansız, tepkisiz, sessiz Ya da </description>
<link>https://www.antoloji.com/gercek-eller-siiri/</link>
<guid>2137329</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Özgürlük</title>
<description>Çam pürleri ve kozalaklarla kaplıydı dağın yamacı. Tepede durup aşağılardan gelen sesleri dinledik. Uzaktan çınarlı koyağın uğultusu geliyordu ırmakların ve vahşi kuşların sesleriyle. Arada, bir karatavuğun yalvaran cıvıltısı serpiliyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozgurluk-318-siiri/</link>
<guid>2137330</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Tırmanış</title>
<description>Günlerce oturup durdu yabancı bir tarlada, bütün o zaman boyunca  Kimseler görmeden tırmanıp o çıplak incir ağacına Bir yaprak ya da bir kuş olma duygusuyla Bakmayı düşündü yükseklerden dünyaya, Fakat hep birileri geçiyordu yoldan Ve yapamıyordu düşündüğünü. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tirmanis-6-siiri/</link>
<guid>2137328</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:51:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Hemen Hemen Eksiksizlik</title>
<description>Biliyorsun ölümün var olmadığını. Adam kadına böyle dedi.  Biliyorum, evet, diye yanıtladı kadın: ölü olduğumu şimdi. Çekmeceye koydum ütülediğim iki gömleğini. Özlem duyduğum tek şey küçük bir gül şimdi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hemen-hemen-eksiksizlik-siiri/</link>
<guid>2137324</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Islah Etme</title>
<description>Sükûnet ya da disiplin, dostluk ya da lakaytlık dediğin şey,  Bir ağzın şirin suskunluğunu gösteren ve sıkılmış dişleri saklayan Sıkılı dişlerle kapalı bir ağız dediğin şey, O yararlı çekiç altındaki metalin gücüdür sadece, O korkunç çekicin altında – biliyorsun ne olduğunu: Biçimsizlikten yol alıyorsun biçime doğru. </description>
<link>https://www.antoloji.com/islah-etme-siiri/</link>
<guid>2137325</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Kazanma Biçimi</title>
<description>Ne tutarsan tut ellerinde  Onca özenle, istersen onca sevgiyle, Tümüyle senin olanı, arkadaşım Armağan etmelisin Senin olmasını dilersen. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kazanma-bicimi-siiri/</link>
<guid>2137326</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Romiosini'den</title>
<description>Bu ağaçlar yaşayamaz daha küçük bir gök altında,  bu taşlar yaşayamaz yabancıların ayakları altında, bu yüzler yaşayamaz hissetmezlerse güneşi, bu yürekler yaşayamaz adalet içinde yaşamazlarsa.  Sessizlik kadar keskindir bu arazi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/romiosini-den-siiri/</link>
<guid>2137327</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>An</title>
<description>Harabeye dönmüş bir denizci mahallesi. Uykulu gece lambaları.  Köhne meyhaneler sıra sıra dizilmişler umutsuzca Devlet hastanesi kapısında bekleyen yoksul kadınlar misali. Karanlıkta sokak. Erkenden uyumayı düşünmüş herkes. Fakat ansızın Aydınlanıyor meyhaneler son iskemlesine dek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/an-186-siiri/</link>
<guid>2137321</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:49:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Antik Bir Tapınağın Kalıntısında</title>
<description>Ağılın önünde sigara içiyordu müze bekçisi.  Otluyordu koyunlar mermer kalıntıların arasında. Daha ötede çamaşır yıkıyordu kadınlar ırmağın aşağısında. Demirci dükkanından çekiç vuruşları duyulabilirdi. Islık çaldı çoban. Mermer kalıntılar koşarmış gibi koştu koyunlar O'na doğru. Suyun kalın ensesi parladı zakkumların ötesindeki serinlikle. Bir kadın yaydı </description>
<link>https://www.antoloji.com/antik-bir-tapinagin-kalintisinda-siiri/</link>
<guid>2137322</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:49:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Hasta Bir Adamın Günü</title>
<description>Bütün gün, çürüyen ıslak tahtaların kokusu –  kuruyorlar ve sızıyorlar güneşte. Kuşlar bakıyor ara sıra çatı sırtlarından ve uçup gidiyorlar. Akşamları, yandaki tavernada, oturuyor kazıcılar, küçük ringa balıkları yiyorlar, içiyorlar, şarkı söylüyorlar. Kara deliklerle dolu bir şarkı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasta-bir-adamin-gunu-siiri/</link>
<guid>2137323</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:49:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Saban, Tek Başına</title>
<description>Her şey düzenli, sağlama bağlanmış, mantığa uygun, nerdeyse insancaydı. Üstlerine düşeni yapıyordu kentin tapınakları; Athena da adaleti koruyordu; görünmese bile, hep o yönetiyordu Yargıtayın oturumlarını; ve yargıçlar kurulu </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-saban-tek-basina-siiri/</link>
<guid>2137318</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:47:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Ad Müzik Ve Evrene Dönüşünce</title>
<description>Nâzım kardesim mavi gözlü Nâzım mavi yüreğin ve daha da mavi düşlerinle sen ki karanlığa derin derin baktığın zaman </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ad-muzik-ve-evrene-donusunce-siiri/</link>
<guid>2137319</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:47:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin</title>
<description>Bir mayıs günü bırakıp gittin beni, seni o mayısta yitiriyorum, o sevdiğin bahar mevsimi, yavrucuğum, çatıya çıkıp güneşler içindeki damdan insan dolu dünyaya baktığında, gözlerin sağamıyordu bir türlü susadığın o aydınlığı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-mayis-gunu-birakip-gittin-siiri/</link>
<guid>2137315</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Sonuç</title>
<description>Bu pencere yalnız. Bu yıldız yalnız, masada unutulmuş bir cıgara gibi- tüten, mavi mavi tüten, tek başına. Ben de yalnızım diyor adam. Cıgaramı yakıyorum, içiyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonuc-63-siiri/</link>
<guid>2137316</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Kerteriz</title>
<description>Bazen yapayalnız bir ağaç vardır koca ormanda esinti olmasa bile, bütün yaprakları kımıldayan. Ve hemen yanmayan bir avize gibi mermer kesilir gecenin orta yerinde, çobanların, atların, yıldızların solumasını hızlandıracak.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kerteriz-siiri/</link>
<guid>2137313</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Sevecendin, İyi Huyluydun</title>
<description>Sevecendin, iyi huyluydun, sana bağışlanmıştı bütün erdemler, rüzgârın bütün okşayışları, bahçedeki bütün şebboylar. Ayağına tezdin, gazal gibi sekip giderdin, kapımızdan girdiğinde, eşiğimiz altın gibi ışık saçardı. Gençliğinle gençleşirdim, üstelik gülümserdim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevecendin-iyi-huyluydun-siiri/</link>
<guid>2137314</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 <item>
<title>Yeniden Doğuş</title>
<description>Yüzyıllardır kimse bakmamış bu bahçeye. Ama işte Bu yıl – Mayısta mı, Haziranda mı? – kendiliğinden açmaya başlamış çiçekler parmaklıklara kadar coşmuş – binlerce gül karanfil, binlerce sardunya, kokulu burçak- mor, turuncu, yeşil, kırmızı, sarı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeniden-dogus-44-siiri/</link>
<guid>2137310</guid>
<pubDate>2015-06-10T16:44:00+03:00</pubDate>
<author>Yannis Ritsos</author>
</item>
 </channel>
</rss>
