<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yal&#231;ın Erg&#252;n Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yok(mu) sun</title>
<description>Şimdi sen yoksun… Hiç olmadığın kadar – Hep olmadığın kadar yok! Gördüğüm kadarıyla – Göründüğü kadarıyla yok! Ve şimdi sen bir hoşsun…  Şimdi sen bir hoşsun… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-mu-sun-siiri/</link>
<guid>739118</guid>
<pubDate>2007-05-15T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>İthaf Şiirleri - i</title>
<description>Dayanak sandığımız herkes / herşey birer düzenek haline geldiğinde,  anlarız yanılmışlığımızı... Ve anlarız ne kadar da yanlışmış, yaşamışlığımız. Sonra ağlarız kimimiz... Aldandıkça aldatmaya meylederiz lakin; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ithaf-siirleri-i-siiri/</link>
<guid>493971</guid>
<pubDate>2006-07-08T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Haklıydı-n(-m)</title>
<description>Artık daha çirkin çıkıyordum fotoğraflarda Ve sen hep daha da güzeldin rüyalarımda İnada inat hani! Hep olduğu gibi yani…  Başımın ağrısı, içimin yarası, aklımın yarısı </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakliydi-n-m-siiri/</link>
<guid>287500</guid>
<pubDate>2005-07-30T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Yanılsama</title>
<description>Sebepsiz bir öfkeyle dolup dolup boşalıyorum ansızın Beklenmedik ve tanımadığım sürgitler halinde… Kanım donarken adeta, tenim tezat ateşler içinde Ve hep hazırda bekleyen isteksizliğim, en yükseklerde  Bir yalan, bir de yemin kadar yakınım kendime oysa </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanilsama-11-siiri/</link>
<guid>120400</guid>
<pubDate>2003-12-08T15:22:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Puxa Vida</title>
<description>Hummalı bir serüvenin tam ortasıdır aslında aşk!  Yani, göz açıp kapayıncaya kadar bir solukta okunan…  Boş lakırdılara bile kulak kabartmaktır işin özü Trenin çarpacağını bile bile koşmaktır tünelin sonuna Anlık bir hiddet ve küfür ile telefonu duvara fırlatmak </description>
<link>https://www.antoloji.com/puxa-vida-siiri/</link>
<guid>103613</guid>
<pubDate>2003-08-30T16:49:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>*Ağlamaklı Bir …</title>
<description>Uzun zamandır ağlamaklı bir şiir vardı aklımda,  yazamadığım... Ve yine uzun süredir burukluklar vardı yüreğimde, çözemediğim…  Aklımı kurcalayan onlarca düşünce, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aglamakli-bir-siiri/</link>
<guid>98256</guid>
<pubDate>2003-07-26T12:10:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Saklambaç</title>
<description>Belki tırabzan kayıcılarının en iyisi değilimdir ama,  Artistik merdiven düşücüleri sıralamasında üst basamakları zorlarım Aşk’ı adamakıllı yaşamayı beceremem belki tamam! Fakat hüsran ise iş, dibine kadar varım…  Hayat boyu yanlış oynadım tüm oyunları </description>
<link>https://www.antoloji.com/saklambac-17-siiri/</link>
<guid>97774</guid>
<pubDate>2003-07-23T13:01:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Sisli Aşk</title>
<description>Pusun suyun üstüne inişi var ya!  İşte sevgin gönlüme öyle yerleşti... Sonrası bir rüzgarla sisler kalktı havaya, Hayal ile gerçekler öyle netleşti...  1990 </description>
<link>https://www.antoloji.com/sisli-ask-siiri/</link>
<guid>97129</guid>
<pubDate>2003-07-19T11:27:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Heybeli</title>
<description>Mekan Heybeli idi, aylardansa haziran Sekizinci gün idi, saat dokuzdu o an Günlerdense cumaydı ama aklımda kalan Tertemiz bir güzellik, gerisi hepsi yalan...  1990 </description>
<link>https://www.antoloji.com/heybeli-2-siiri/</link>
<guid>97128</guid>
<pubDate>2003-07-19T11:25:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Nostaljik Bir Şiir</title>
<description>Değişti düşünceler, esnekleşti kavramlar Dünya yüzü görmeden bulandı diyaframlar Nostalji felsefesi iyi yerleşti lakin; Yine de hiç tadı yok, nerde eski bayramlar...  1992 </description>
<link>https://www.antoloji.com/nostaljik-bir-siir-siiri/</link>
<guid>96855</guid>
<pubDate>2003-07-17T20:22:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Bezgin</title>
<description>Bezginim son zamanlarda duyguların tonlarca ağırlığıyla Bıkkınlığım aşktan değil, kendimden... Bahar yorgunuyum şu sıralar... Yahut, baharındayım yorgunluğumun...  20.05.2003 </description>
<link>https://www.antoloji.com/bezgin-2-siiri/</link>
<guid>89712</guid>
<pubDate>2003-05-20T19:22:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>*Prematüre</title>
<description>Normal gibi görünse de prematüre bir aşktı benimkisi.  Biraz erken, biraz zamansız ve biraz daha sancılı Açık gibi görünse de yalnızca dekolteydi hislerim. Ve birazcık transparandı sözlerim... Hayalle gerçeği ayıran ince çizgiyi algılayamamam, Yalanla doğruyu ayrı kefeye koyamamam da bu yüzdendi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/premature-siiri/</link>
<guid>87026</guid>
<pubDate>2003-04-28T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Deli Saçmaları - II</title>
<description>Bak, yağmur yağıyor... Ama sen sevmezdin yağmuru.  Hatta kar yağsın bile istemezdin değil mi? Nedendir, ben seviyorum yağmurları ve hatta kar yağsın diye ölüyorum adeta... ................................... Ne tuhaftır şu hayat! Ve ne tuhafız biz insanlar... Sevdiğimiz yalnız bizi sevsin isteriz her daim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/deli-sacmalari-ii-siiri/</link>
<guid>84187</guid>
<pubDate>2003-04-09T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Sevmek</title>
<description>Seni sevmek, uçurumun kenarında yaşamak gibi… Ha düştü düşecek bir beden, hastalıklı ve ölüme hazır Baş döndürücü, korkutucu ve esrarengiz bir son Yahut kanyonun dibindeki güzelliklerin ürpertisi  Seni sevmek, sidik zoru sevdalar misali... </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-sevmek-24-siiri/</link>
<guid>60688</guid>
<pubDate>2002-09-25T20:31:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Kabus</title>
<description>Korku dolu kabuslara çaldığı anları vardır hayatın Hem uyanmak istersin o anlar, hem de ebedi istirahat Babasının cesedi başında ağlayan bir çocuğun acziyle hıçkırırsın, sessizce Cemal Süreya kokan gecelerde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kabus-9-siiri/</link>
<guid>55995</guid>
<pubDate>2002-08-12T12:55:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Anladım</title>
<description>Vefa göstermeyene sabır göstermenin boşluğunu anlamak yıllarımı aldı Ardından, anlayamamanın nasıl bir duygu olduğunu anladım... En başıboş kelimeleri söylemek lazım geldiğinde susmayı bildim ilk önce Akabinde kusmak gerekirken nefretimi, bağrıma taş basmayı...  Önce, gözler yangın yeri misaliyken ağlamamayı öğrendim </description>
<link>https://www.antoloji.com/anladim-9-siiri/</link>
<guid>51442</guid>
<pubDate>2002-06-17T11:53:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Yenisi</title>
<description>Geleceği düşünmek! Bunu hiç düşünmemiştim. Geçmişi kurcalamaktan başka, ne yaptım ki bunca yıl Hata üstü bir hata, elem üstü bin elem, yok arkadaş yok; Artık yenemeyecek beni, ne yıllar ne de kullar  Haksızlığa sitem etmekten, yaptığım haksızlıkları, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yenisi-siiri/</link>
<guid>50532</guid>
<pubDate>2002-06-05T18:49:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Dünya Hali</title>
<description>Sen yoksun ama canım, herkes yanı başımda Ve tanıyorum hepsini. Annem, babam, kardeşim Bilcümle sevdiklerim, fakat; biri ya da bir şey var tanımadığım Başucumda duruyor, buz gibi nefesiyle  Biliyorum ki; bu bir kâbus, ve uyandığımda bitecek </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-hali-2-siiri/</link>
<guid>50531</guid>
<pubDate>2002-06-05T18:47:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Kokarca</title>
<description>Bir pislik kokusu gezer burnumda Sanmayın ki, tüm bunlar değil umrumda  Her gün ayrılıklara zemin hazırlanıyor İnsanlığa uymayan işler tasarlanıyor  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kokarca-siiri/</link>
<guid>50530</guid>
<pubDate>2002-06-05T18:46:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Yamuk</title>
<description>Adamda bir surat var, görünce aklın şaşar Bakınca yürek yakar, lafıyla dağlar aşar Üstelik de tabansız, zora geldi mi kaçar Bildiğin gibi değil, herif düpedüz kaşar  Zekası çok keskindir, ama hayra çalışmaz </description>
<link>https://www.antoloji.com/yamuk-siiri/</link>
<guid>50529</guid>
<pubDate>2002-06-05T18:44:00+03:00</pubDate>
<author>Yalçın Ergün</author>
</item>
 </channel>
</rss>
