<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Yağız Eyl&#252;l Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sevdam Gözümün Bebeği</title>
<description>Sevdam Gözümün Bebeği Sevdam gözümün bebeği Sevgiyemi hasret kalmalı yürek En sevdi halinde. En yaşayan halinde Varmıydı bir cevabı sorularımın Damla damla akarken hasret göz pınarlarımdan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdam-gozumun-bebegi-2-siiri/</link>
<guid>1700792</guid>
<pubDate>2012-04-04T14:06:00+03:00</pubDate>
<author>Yağız Eylül</author>
</item>
 <item>
<title>Yorgunluk Kahvesi</title>
<description>Yorgunluk Kahvesi Uzunca geçen yorgun bir yaz. Sonrasında gelen hazan Sanki bol köpüklü. Bir yorgunluk kahvesi gibi hazan.. Uzatmalı ayakları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorgunluk-kahvesi-5-siiri/</link>
<guid>1700793</guid>
<pubDate>2012-04-04T14:06:00+03:00</pubDate>
<author>Yağız Eylül</author>
</item>
 <item>
<title>Senden Sonra</title>
<description>Senden Sonra Senden sonra ne mi yaptım Senden sonra hiçbir şey yapmadım Sana ait ne varsa yaktım yıktım.  Çünkü sen olmamışsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/senden-sonra-132-siiri/</link>
<guid>1700789</guid>
<pubDate>2012-04-04T14:05:00+03:00</pubDate>
<author>Yağız Eylül</author>
</item>
 <item>
<title>Başlıksız...</title>
<description>Seviyor musun diye sorma bana. 
Ama inandıramadım seni sevgime 
laf değil boş değil inan bana 
İçimdeki volkanları duysana 
Hala ne olduğumu sorarsan 
Asla bana gönül koyma.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/basliksiz-103-siiri/</link>
<guid>1700787</guid>
<pubDate>2012-04-04T14:04:00+03:00</pubDate>
<author>Yağız Eylül</author>
</item>
 <item>
<title>Hay Anasını..</title>
<description>Hay Anasını...
Şimdi nedemeli ki..
seszizlik içindeki yalnız yakamoz..
zarganaları peşine sürÜkleyen o midye yemi….
Hay anasını be. 
Almışım kalemi kağıdı elime
Boş boş yazıyorum…
Şiir de denmezki üstad.. öylesine karalıyotrum işte.. 
Yakmışım birde cigaramı..
Közde patatesler..
Saatler 17.30 göstermek de.. 
Haydi yağız kalk demekde…
İyide nereye gireimki. Bu satte.. akşamın bile başlama saati değilken henüz..
Elbek iki lafın beline vuracak biri vardır elbet..
Haa işte tenekesinde yanan iki odun üzerinde. Alaf alaf kokan istavritler….
Etrafı sarmış her yere Tekirdağ rakısının o kokusu…..
Hay anasını be gidecek yerim de kalmamış

Yağız yağız
04/01/2012 </description>
<link>https://www.antoloji.com/hay-anasini-2-siiri/</link>
<guid>1700788</guid>
<pubDate>2012-04-04T14:04:00+03:00</pubDate>
<author>Yağız Eylül</author>
</item>
 <item>
<title>Anladımki..</title>
<description>Uzunca geçen yorgun bir yaz. 
Sonrasında gelen hazan
Sanki bol köpüklü.
Bir yorgunluk kahvesi gibi hazan..
Uzatmalı ayakları.
Dinlemeli sessizliği.
Dışarıda çığlık atan bahar.
Bir yorgunluk kahvesi gibi hazan. 
  
Yağız Yağız </description>
<link>https://www.antoloji.com/anladimki-14-siiri/</link>
<guid>1700786</guid>
<pubDate>2012-04-04T14:03:00+03:00</pubDate>
<author>Yağız Eylül</author>
</item>
 </channel>
</rss>
