<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Vural Hocaoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Tuvaldeki Bir Çift Mavi</title>
<description>Gecenin bir yerinde, bir yerlerde Bazı ışıklar, bazı topraklara Yalnız bir kalbin gölgesini çiziyor. Karanlıkta, sessizce ve haylazca. Aynı gece, başka bir yerde Ben seni düşünüyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuvaldeki-bir-cift-mavi-siiri/</link>
<guid>2930368</guid>
<pubDate>2018-12-22T04:12:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hayata Dair</title>
<description>Bir çift sandal küreğinin denizle sevişmesine yakamoz sandalla sevişmesine ıskarmoz denir bilirim de tahta kurtları ile didişmesine ne denir onu bilmem işte.  İki yaşlı tahta kurdunun didiklediği , bir çift sandal küreği değilmidir yaşamlarımız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayata-dair-169-siiri/</link>
<guid>2930365</guid>
<pubDate>2018-12-22T04:07:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığın Pi Sayısı</title>
<description>Sen ayrılıklardan ve yalnızlıktan öreselenmiş kalbimi ova dur Ben açıklarda bir yerlerde deniz kızları ile sohbet ediyor olacağım.  Sen bir tutam yakamoz, biraz lodos, biraz da poyrazı sifa için karıştıra dur Ben açıklarda bir yerlerde deniz kızları ile sohbet ediyor olacağım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligin-pi-sayisi-siiri/</link>
<guid>2930363</guid>
<pubDate>2018-12-22T03:48:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Had Safhada İronik Nostaljiler</title>
<description>Mayonezli patates kızartması kıvamında geçti çocukluğumuz.  Çocuksu masumiyetlerimiz oldu ve gökkuşağı renginde halkalı şekerlerimiz.  Önce kırlangıçların kanatlarında farkettik ilkbaharı,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/had-safhada-ironik-nostaljiler-siiri/</link>
<guid>2930360</guid>
<pubDate>2018-12-22T03:40:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Limon Bahçelerinde Ölümün Rengi</title>
<description>Ne Akdeniz’in şirin bir balıkçı kasabasında yaşardık,  ne’de yaşadığımız yerlere yakın bir limon bahçesi vardı.  Güneş doğmadan gider, güneş batarken gelirdi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/limon-bahcelerinde-olumun-rengi-siiri/</link>
<guid>2930359</guid>
<pubDate>2018-12-22T03:26:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Tümevarım</title>
<description>Engerek yılanının zehiri Sevişirken vücudunla, Göz kapaklarında yılkı atlarının tırıs yürüyüşü ölüm.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tumevarim-5-siiri/</link>
<guid>2930358</guid>
<pubDate>2018-12-22T03:14:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalınızlığın Şifresi</title>
<description>Gözlerin, Sessizliğe isyan bir ıslık gibi Hem bir yerlere Hem birilerine yakın Bir başına olmamanın sıcaklığı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalinizligin-sifresi-siiri/</link>
<guid>2930356</guid>
<pubDate>2018-12-22T03:07:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Abesle iştigal özlemler</title>
<description>İlk aşkı cikletlerde resmi çıkan bir artistti, son aşkı şehrin tüm sokaklarında resmi olan aranan bir adam. İliklerine kadar üşümeyi özlüyordu. Yalnızdı ve karnı da zil çalıyordu üstelik, meteliği de yoktu cebinde. Kapıyı çarpıp çıkmıştı, üstüne hiç bir şey almadan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/abesle-istigal-ozlemler-siiri/</link>
<guid>1899083</guid>
<pubDate>2013-08-14T23:46:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Özrü içinde bir sevgililer günü şiiri</title>
<description>Özlemişim ağustos böceklerinin rapsodisi eşliğinde Sana seni seviyorum demeyi. Ve unutmadım kasımpatı kokan bir sonbahar gecesini bana borçlu olduğunu Sabahında sensiz uyandığım. Gözlerindeki maviyi dışavurumcu bir ressamın gökkuşağı formatındaki paletinden Araklamış olman olasılığıda hala belleğimde bir yerlerde zulaya yatmış. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozru-icinde-bir-sevgililer-gunu-siiri-siiri/</link>
<guid>1899079</guid>
<pubDate>2013-08-14T23:39:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ebruli Yalnızlıklar Tarihi</title>
<description>Bir yerlerde bir ben arıyorum,  ebruli bir yalnızlığın tedirgin titreyişi bedenimde,  ıskalanmış hedefler korosu duyarsızlığın öfkesini bağırıyor kulağımın dibinde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ebruli-yalnizliklar-tarihi-siiri/</link>
<guid>1899074</guid>
<pubDate>2013-08-14T23:30:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gibi gibi</title>
<description>Bir köşede bir başına bırakılmış, unutulmuş, boynu bükük ve mahzun üzerinden sarmaşıklarını soyunmuş eski ve ahşap bir ev gibi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gibi-gibi-9-siiri/</link>
<guid>840774</guid>
<pubDate>2007-11-02T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sokak Lambalarının Elleri</title>
<description>Frapan bir gece elbisesi gibi soyunuyor üzerindeki bulutları ay, sokaklar telaşlı, sokaklar ürkek beyaz pantolonlarını geçiriyorlar üzerlerine, dışarıda kar yağıyor gülüm dışarıda kar yağıyor  sokak lambaları elleridir sokakların, ışıklarıyla dokunurlar karanlıkta insanlara anne eli gibi alırlar insanların korkularını bedenlerinden </description>
<link>https://www.antoloji.com/sokak-lambalarinin-elleri-siiri/</link>
<guid>840769</guid>
<pubDate>2007-11-02T17:09:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bütün Kapılar Kapalı</title>
<description>Gitme, bu adam dayanamaz yokluğuna, dur, gitme. Sen benim gözlerimi kırpma vaktimsin, gitme.  Gitme, </description>
<link>https://www.antoloji.com/butun-kapilar-kapali-siiri/</link>
<guid>830722</guid>
<pubDate>2007-10-15T19:02:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kralın Nü Hali</title>
<description>Sırf yüzünü güneşe dönebilmek için, Kelalaka zamanlarda güneşin doğmasını bekler gündöndü çiçekleri. Sürekli güneşle, yüz yüze, el ele. Lakin bir tek parmak izi yok bedeninde gündöndü çiçeklerinin. Şimdi gökyüzü kapkara ve gündöndü çiçekleri de yalnız, bende güneşsizim, ya da yalnızım ayışığına rağmen </description>
<link>https://www.antoloji.com/kralin-nu-hali-siiri/</link>
<guid>830718</guid>
<pubDate>2007-10-15T18:56:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Masal içindeki kardan adamın turuncu havuç burnu</title>
<description>Vahşi ve erkek bir aslan gibi kükrüyordu gökyüzü o gece  Ravelin bolerosu gibi tekrarlanan bir ritimle geçiyordu saatler  papatya falına bakılmış, seviyor seçeneği işaretlenmişti bütün sınav formlarına  </description>
<link>https://www.antoloji.com/masal-icindeki-kardan-adamin-turuncu-havuc-burnu-siiri/</link>
<guid>828705</guid>
<pubDate>2007-10-11T09:36:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Türk Kadınının Prospektüsü</title>
<description>Yarım kalmış ya da ıskalanmış öyküleri yüklenmiş bir ayağı aksak, bir gözü kör, bir kulağı sağır kadınlar doldurur sokaklarını ülkemdeki tüm şehirlerin. Önce yar, şimdi hatun, sonra ana.  Yokuş yukarı gitmeye çalışan yüklü bir kamyon gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/turk-kadininin-prospektusu-siiri/</link>
<guid>828697</guid>
<pubDate>2007-10-11T09:23:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Uç Uç Böceğinin Gözlerindeki Kız Kulesi</title>
<description>Yeditepeli şehrin saçlarını tarıyorum sokak sokak,  sahillerini okşuyorum sonra, biraz da utanarak.  Sahildeki bankta bir çocuğa rastlıyorum,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uc-uc-boceginin-gozlerindeki-kiz-kulesi-siiri/</link>
<guid>826776</guid>
<pubDate>2007-10-08T09:33:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Elmacık Kemiklerimin özlemi</title>
<description>Mistik bir coğrafyanın hoyrat ve sert rüzgarları eser penceremin dışında. Denizlerin kıyılarla bir buluşup, bir ayrıldığı, bir med cezir ritüelinin tekrarlana geldiği gecelerde ölüm eski bir elek gibi asılır duvarlara, ya da iki eski ayakabı ile birlikte </description>
<link>https://www.antoloji.com/elmacik-kemiklerimin-ozlemi-siiri/</link>
<guid>826760</guid>
<pubDate>2007-10-08T08:49:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Çıkışa Yaya Yürüyüşler</title>
<description>Kelepir ve ikinci el bir yalnızlık ile boğuşuyorum bu gece. Dandik ve hayali sevişmelere itiyor gece beni. İyi halden erken tahliye olmuş bir mahkum gibi, Kapı önüne konulmuş, sabıkalı, iliklerine kadar yalnız.  Göz kapaklarıma sinmiş bir korku yarenlik ediyor titreyen bedenime. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cikisa-yaya-yuruyusler-siiri/</link>
<guid>824885</guid>
<pubDate>2007-10-05T09:25:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kağıttan Gemiler</title>
<description>Yüreğimde fırtınalar,  fırtınalarda kağıttan gemiler.  Gemilerde yüzü olmayan miçolar, kamorotlar, tayfalar ve kaptanlar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kagittan-gemiler-4-siiri/</link>
<guid>824866</guid>
<pubDate>2007-10-05T08:07:00+03:00</pubDate>
<author>Vural Hocaoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
