<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Veysi &#199;akır Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ağır İşleyen Bir Denklem</title>
<description>Yanlız bir gök var ay ışığını sürer döşeğimize Kirli ellerimiz dünden kalma geceden bir hayli yorgun ve uslu Sabahın hatırına verdik geceyi Sevgilimiz sevdiğimiz her gece gündüz mevsim sonbahar hatırlıdır  Öyle böyle cümlelerin sonuna ek diye getirilmez </description>
<link>https://www.antoloji.com/agir-isleyen-bir-denklem-siiri/</link>
<guid>1294281</guid>
<pubDate>2009-11-27T02:06:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Yol Uzun gece Gibi Uzun</title>
<description>Uzun ve dört köşeli  insanları ile kısa yolculuklar yapılır Sinirlerin koptuğu eylemlerin anlamsız kaldığı bir otobüs yolculuğunda Sahneye dönüşmüş her koltuk ve fantaziler üzerine kurulmuş replikler Neylersin yan tarafta iki çizgi durup dururken akmakta  Uzak içi belirsiz ışıklar alkış tutmakta </description>
<link>https://www.antoloji.com/yol-uzun-gece-gibi-uzun-siiri/</link>
<guid>1294280</guid>
<pubDate>2009-11-27T01:59:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Herkes Çıplak Olmalı</title>
<description>Yağmur yağmalı böyle havalarda, güneşli açık bir hava Herkes çıplak olmalı Özellikle güzel kızlar rejimin son demlerini yaşadığı yerde Aranızda kalın ve paralı bir koltuktan çok,ses tellerinin titreşimi tanımladığınız  Bitkiler manzaralar sallayıp sallamak istemediğiniz bayraklar </description>
<link>https://www.antoloji.com/herkes-ciplak-olmali-siiri/</link>
<guid>1294278</guid>
<pubDate>2009-11-27T01:54:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Üstüme Çekin Düzen Vermeyeceğim</title>
<description>Geceleri merak edilmez yüzüm Nerde hangi sokakta hangi sevdaya yansır bir ben bilirim Dertler meclis kurmuş ben bile unutulmuşum Dert edilemeyecek kadar basit ucuz sıradan kıyafetler giyenmekte Üsütüme çeki düzen vermeyeceğim işte  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ustume-cekin-duzen-vermeyecegim-siiri/</link>
<guid>1294277</guid>
<pubDate>2009-11-27T01:42:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Görmediğin Yerlerde Olacak Yalanalarım</title>
<description>Yolların kısaltamadığı bir mesafe var ışıklı ışıksız uzamakta Sevgili en güzel bu yollarda sevilir Bazen bir yıldız olur gökyüzünde, bazende yol kenarında herhangi bir ışık Gözünün ışıldadığı her yerde o canlanır,ölür büyür senin olur  Beni bu kadar sevme demeseydin, seni bu kadar sevemezdim sevdiğim </description>
<link>https://www.antoloji.com/gormedigin-yerlerde-olacak-yalanalarim-siiri/</link>
<guid>1294275</guid>
<pubDate>2009-11-27T01:36:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Durup dururken-Birden bire</title>
<description>Sur dibinde üç çay görmez gözüm duymaz kulağım Bir sual sorulur cevabı olmayan, bir frekans açılır anlaşılmayan Sigaram tenime yapışır, dünyayı sorgular dumanı  Pamuk ovaları suları bulandırır,oysa pırıl pırıl bem beyaz pamuklar verir Saf sular bulandıkça kirli eller beyazlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/durup-dururken-birden-bire-siiri/</link>
<guid>1294271</guid>
<pubDate>2009-11-27T01:23:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>İnsanlar Korkarak Ölmeye Başladı</title>
<description>Yolun biteceği yerde karanlık başlar, sular yenik düşmüş toprağa  Görebileceğiniz tüm dağ ova adaleti yerlere serpilmiş Yarıkları iyice derinleşmiş yer yüzünün, yüksek gerilimli ve lağımlı akmaktayız Nereye çarpsak saygılı bir koku bokudur bu dünyanın  Asfaltlandıkça yollar hızlanır arabalar ve içindeki türküler </description>
<link>https://www.antoloji.com/insanlar-korkarak-olmeye-basladi-siiri/</link>
<guid>1294269</guid>
<pubDate>2009-11-27T01:12:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Gezegen</title>
<description>Uyanamadığım bir düş var gözlerimde, Hayal gerçek ben bile bilemem Nasıl bir gökyüzü nasıl bir gece bilemem,sabahı parçalar sabahlar onları Güneşten bakılınca mavi bir gezegen var, içinde benden bir parça Uyumak lazım çünkü uyumanın en güzeli halidir bu gezegen Güneşten bakılınca özleyesi geliyor insanın bu mavi gezegeni Etrafında ufak tefek bulutlar, o  kadar da olsun canım </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-gezegen-4-siiri/</link>
<guid>1294266</guid>
<pubDate>2009-11-27T01:00:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Tamamen Bitirilmiş Bir Oturum</title>
<description>tamamen bitirilmiş  oturumun bir çift eli var burda  yazılıp tartışılıp bitirilmiş bir öykü geceden herhangi bir aydınlığa yansımış karanlık tamamen bitirilmiş oturumun bir çift eli var burda  aranızda kaybolmuş bir sıcaklık,sessizliğe boğulmuş bir sessizlik </description>
<link>https://www.antoloji.com/tamamen-bitirilmis-bir-oturum-siiri/</link>
<guid>1218779</guid>
<pubDate>2009-07-13T20:54:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Akademisyen Güzel Ülkemiz</title>
<description>savurmuşuz yüreğimizi rüzgara doğru tersine değil tam alıp götürdüğü yere gitmekteyiz yazmak kadar ucuz bir durum ve şairlik kadar aşağıllık bi meslek içinde yaşadık yaşıyoruz güzel ülkemizde  fahişelik damgaları altında kampuslerinizde okumaktayız </description>
<link>https://www.antoloji.com/akademisyen-guzel-ulkemiz-siiri/</link>
<guid>1185579</guid>
<pubDate>2009-05-30T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Unutulmuş Ama Çok Konuşulan Tarif</title>
<description>Bugün sizlere hani şu çokta kullanıp anlamını bilmediğiniz O küçük büyük uzun ince aşklarınızı tarif edeciğim Evet size aşkı tarif edeceğim Yemek tarifi gibi değil ateş tarifi gibi vereceğim  Aşk gözün gözü görmeden göze değmesidir karanlıkta </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutulmus-ama-cok-konusulan-tarif-siiri/</link>
<guid>1164837</guid>
<pubDate>2009-04-20T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Hepinizin Taa... Ellerinden Öperim</title>
<description>Hiçbir dava tanımı kan olan bir insan örneği veremez İnsan kanı alınıp satılan davalar uğruna dökülen Sebep sonuç ilişkisine dayandırılan Ucuz marketlerinizde ucuz ambalajlı kampanyalarınıza alet olacak kadar Ucuz değildir...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hepinizin-taa-ellerinden-operim-siiri/</link>
<guid>1164430</guid>
<pubDate>2009-04-19T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdadan Otuzyedi Ekrana</title>
<description>Gün geceden sıyrılmış, ben gecelerin düşündeyim hala Uzanmışım yatağıma bir kaç mikrobun ateşinde Gözlerimi açamıyorum ve uzakta yanıbaşımda saksım İçinde mavi gözlerden bir kadın, kökünü salmış yeşile  Nazlı nazlı bakıyor sevdiğim yüzüme en az balkonda ki köpek kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdadan-otuzyedi-ekrana-siiri/</link>
<guid>1163566</guid>
<pubDate>2009-04-17T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Elin Elim Elimiz</title>
<description>Yollar gözlerine uzar sen beyazlar icinde bir makinenin. Kaygıların endişelerin yok olur maviye değiyor beyazlar sen onların içinde. Ben senin önünde kontrolsüz yol almaktayım. Ellerin dokunur ellerin eritir şu karlı dağları. Ellerin güneşim olur. Yol kenarında unutulmuş kuru bir ağaca değer ellerin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/elin-elim-elimiz-siiri/</link>
<guid>1154089</guid>
<pubDate>2009-03-31T23:42:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Elizabethin Günlüğü</title>
<description>Spermlerimle gözümü okşuyorum ve dolu yağıyor gözlerim. Bilmem kaç milyon tane evladımı öldürdüm ben. Daha doğmadan ve yeşermeden elleri. Anlıgın yarım yamalak ipe de sapa da gelmez neşesi. Kaç milyon tane baba sesi söndü. Ellerimin arasında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/elizabethin-gunlugu-siiri/</link>
<guid>1154087</guid>
<pubDate>2009-03-31T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Sıra Bize Gelecek mi? ?</title>
<description>Selam bitanem geceden sana son selam gunduzlere yaklasiyoruz. bu tenha vakitlerden sonra aydinlik dogar. Usumus naz eder el degmemis ellerin yorgani sarar. Hayra yoran olmaz bu vakitlerde seni dusunmemi nelere degmez ki seni dusunmenin tadi. St petersburg da icilmemis bir kahvedir gozlerin denize karsi durur... Karsi durdugu denizler lal olur atar ofkesini kirar ozgurlugunu esir duser ellerine deli denizler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sira-bize-gelecek-mi-siiri/</link>
<guid>1154086</guid>
<pubDate>2009-03-31T23:39:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Yoksulluktur Hasretin</title>
<description>Sana dört bin kilometre öteden sesleniyorum. Burada gece olmuyor güneş gecenin onbirinde batıyor sabahın yedisinde doğuyor. Ve ben sorgulamadan seni seviyorum türkçe karakterlerle şimdi yatacağım Biliyorum gözlerin yaş dolu kapanıyor yastığa ve kafan yorganın altında gömülü. Bana gitme deseydin gitmeyecektim ama yinede gittim. Sana dönmek ümidindeyim </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoksulluktur-hasretin-siiri/</link>
<guid>1154085</guid>
<pubDate>2009-03-31T23:38:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Sözüm Meclisin Taa Ortasınadır</title>
<description>Ne dağı severim nede denizi. Gezinmemişse üç ten on beden insan aynı dağda sevilir mi dağ. Yuzmemiş ise üç ten  on beden insan aynı denizin içinde. Sıçarım manzarasına. Altı numaralı koltuk ve alabildiğine dağ ve deniz eksik olan iki ten dokuz beden insan. Tamamlanma umudu var yolculuğun sonunda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sozum-meclisin-taa-ortasinadir-siiri/</link>
<guid>1154082</guid>
<pubDate>2009-03-31T23:37:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Hesapsız Kitapsız</title>
<description>Kollarımda bir boşluk gece olmuş ama nerden gelir bu maviye kaçan siyahlık. Bir kaç renkte yıldızlar ve sırtım yirmibeş senelik damimızda. Çoğalıyor kardeşlerim sağımda solumda. Babam hala bakmadı gökyüzüne ve sormadı hiçbir soruyu tanrıya. Tanrıya soru sorulmaz biliyordu. Bende sormadım ama hep sohbet etmek isterdim haddim olmasada. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hesapsiz-kitapsiz-siiri/</link>
<guid>1154081</guid>
<pubDate>2009-03-31T23:36:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 <item>
<title>Asgari Ücrete Alınan İnsanlık</title>
<description>Görünen ağaçlar veyahut düz tepeler bi görünmeyen insanlık gecenin bu karanlığında. Tutunmuş sıkı sıkıya yeryüzüne kökler ve biz gittikçe ayrılıyoruz yer çekiminden. Hepimizin her tarafı karışla ölçülemeyecek kadar yukarda. Ordan öldürüyoruz kardeşlerimizi yavrularımızı gözümüzü kırpmadan. Seyehatler iyi gelir bazen, ölüm korkusunun trafik kazasına karıştığı anlar Aydinlanir kökleri sıkı sıkı toprağa bağlı ağaçlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/asgari-ucrete-alinan-insanlik-siiri/</link>
<guid>1154080</guid>
<pubDate>2009-03-31T23:35:00+03:00</pubDate>
<author>Veysi Çakır</author>
</item>
 </channel>
</rss>
