<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Veysel &#199;olak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yokülke</title>
<description>Dünyayı arala, bu insanları geç sesini dinlendir bir yumruk bulundur yedeğinde yoksa çocukların düşü kırılır.  Toplayıp yeryüzünü silkele pencereden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yokulke-siiri/</link>
<guid>2285733</guid>
<pubDate>2016-10-10T10:34:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>İçin</title>
<description>Hiçbir gecede yokum, artık bilemem uykularını kırdığın yeri, ışığın karanlık gözlerin kül içinde, bir yasemin gömülü kalbinin arkasına, dağları çizen bir ayrılık kokusu sonra sen, yırtılan yerlerinden görünen yüzüm daha ne olsun, her gündür ah, acıyla biten </description>
<link>https://www.antoloji.com/icin-8-siiri/</link>
<guid>389887</guid>
<pubDate>2006-02-23T11:10:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Sende Solmak</title>
<description>Konuştuğumuz gibi: Senin istediğin oldu  uzaklarım bitti, gökyüzü yabancı bana. Beni bağışlama, kanıma paslı jiletler karıştır evden kaçan kızlara iyi davran aşktır diye vuruşalım istersen </description>
<link>https://www.antoloji.com/sende-solmak-siiri/</link>
<guid>380269</guid>
<pubDate>2006-02-08T13:06:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Etinizdeki Acı</title>
<description>Hangi an'a dokunsam, avuçlarımda  sesinin yeşeren içi. Su unutur belki sildiğin kelimeler kadardır anlam konuş ki bölüneyim, yarıl ki anlatabil kendini. Kaosu başlat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/etinizdeki-aci-siiri/</link>
<guid>380268</guid>
<pubDate>2006-02-08T13:05:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Belirsizlik, Zaman Denilen Pusu</title>
<description>Ömrümü toplasam elde var bir kaç anı. Ah!  İnsanlar gökyüzünü sevmiyor. Bu yüzden kayboluyor herbiri, topluca ölüyorlar. -Bunu ben aptal bir dünyadır bileyim! Her şeyi başlatan sağanak içinizde sevgiliden tuz tadı. Ben bunu da </description>
<link>https://www.antoloji.com/belirsizlik-zaman-denilen-pusu-siiri/</link>
<guid>380263</guid>
<pubDate>2006-02-08T13:03:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Ölen ve Öldüren Hücre</title>
<description>Geceden bir pencere, yılanlı duvar  muslukta kan sesi. İçimizde ıssız ve ısıran uykular Damla damla birikiyor ölüm bir dilin yıkılışı gibi dünyadan çıkıp gidiyor kuşlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olen-ve-olduren-hucre-siiri/</link>
<guid>380266</guid>
<pubDate>2006-02-08T13:03:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Hayata Resimaltı</title>
<description>Renkli bir suyun taşmasını bekliyorsun ha,  böyle durmaktan. Bu ipekten bir yalan hem de büyüden. Bir çocuğa göz değilsin onların parmak izi korkular. Yüzündeki gülücükle bir başınasın, simit ve çaya uzak Öfkeli zaman. Tartaklanmış bir uzaklıktasın </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayata-resimalti-siiri/</link>
<guid>380261</guid>
<pubDate>2006-02-08T13:02:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>İçimiz Yer Değiştirirken</title>
<description>Her akşam gelişen bir ayrılık buluyorum odamda  duvarlara gizleniyor, ruj lekelerine müzik sesine ve kocaman boşlukta bir kadının yalın yüzüne. Onun aklı bir şelalede hep bir martıyla birlikte üstelik güz düşkünü. Kanı küstürmek telaşından </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimiz-yer-degistirirken-siiri/</link>
<guid>380259</guid>
<pubDate>2006-02-08T13:01:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>İmge</title>
<description>Uzaklıklar getiren yüzün anlam biriktiriyor  orada yaşamak bir ayrıntı, orada parlayan boşluk. Neresinde duracağımı bilseydim Dünyanın ses olur düşerdim sabaha. Kendini savunan bir sözcük gibi hançerle yazılırdım. Aşkı aşkla ölümü ölümle, kalbimi ayrılıkla korkuturdum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/imge-11-siiri/</link>
<guid>380258</guid>
<pubDate>2006-02-08T13:00:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Sapı Kırık Çiçek</title>
<description>Asitle parlatıyoruz hayatı, ölümün hızıyla  Yaralarımıza çakılan buzla besleniyoruz Nerede yenilirsek orada şımarık bir ayrılık Kalbimiz, artık durmalı aşkların dargın yüzünde Kar gelecek, kimse kimseyi beklemesin, yollar kırgın Usulca gökyüzüne kapandı her pencere. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sapi-kirik-cicek-siiri/</link>
<guid>380257</guid>
<pubDate>2006-02-08T12:59:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>İnsandan Bir Uçurum</title>
<description>Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi  özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak o su kıyısı uzakta. Dağıldım yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem </description>
<link>https://www.antoloji.com/insandan-bir-ucurum-siiri/</link>
<guid>380256</guid>
<pubDate>2006-02-08T12:58:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Bir İnsanın Asılırken Tekmelediği Boşluk</title>
<description>Geçersiz bir yolculuk seninki  dönüp arkana bakıyorsun. Kıyıların çoğalıyor ama darsın kendine bir imgenin borcusun avucunda bir kan damlası. Anlat bunu bir insanın hiç yaşamadığına. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-insanin-asilirken-tekmeledigi-bosluk-siiri/</link>
<guid>380254</guid>
<pubDate>2006-02-08T12:57:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Gri Müzik</title>
<description>Duygularımdan oyulurdum ayrıla ayrıla. Bir yürek  güreşinde öpe öpe döverdik birbirimizi. Ses olunca tutuşan, dili kesen kelime; delil olan gri müzik... Halkın habercisi alnın terliyor. Bu yüzden anılara çağrıldım, aşklara, korkulara. Sulara verildim, bölündüm bir kuşluk vakti. Herkes gelince </description>
<link>https://www.antoloji.com/gri-muzik-siiri/</link>
<guid>380252</guid>
<pubDate>2006-02-08T12:56:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Yara Yara İçinde</title>
<description>Bak, bu beyaz karanfil senin akşamın olsun  Hohlayıp onunla silersin kalbini Ne zaman yüzüne çalışsam gökyüzü oluyor Göğsün yaz içinde Dağlara bakmaya koşuyoruz birlikte Ama sen sıyırıp gidiyorsun içimi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yara-yara-icinde-siiri/</link>
<guid>380251</guid>
<pubDate>2006-02-08T12:55:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Anlam Tortusu</title>
<description>Yaşarken ne çok durdurdunuz hayatı. Karıştınız  çiçeklerin solgunluğu olduğunuz daha çok. Varlığınız yeni doğan bebeklerin kocaman şaşkınlığı. Bir şakayla çelişmek iyi ve yalan olmak bir roman kahramanı kadar. Unutuldu durmadan sıkılmanın bir dil olduğu </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlam-tortusu-2-siiri/</link>
<guid>380249</guid>
<pubDate>2006-02-08T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Efsane</title>
<description>Bir çiçek, açması yasaklanmış bir gül ama kokusu yok, bir ceylan uzak tutulmuş suya bir soru, yanıtını arayan.  Bir dağ aşınarak yaşadı, o kadın </description>
<link>https://www.antoloji.com/efsane-21-siiri/</link>
<guid>276176</guid>
<pubDate>2005-06-30T16:47:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman Denilen Büyü</title>
<description>Zaman hiç kullanışlı değil. Çoğu kez  anılar bizi yaşar. Orada çıktım kırılan bir şafağa yalandan çatlamış kent; boşluk biriktiriyor üstelik pusuları rengarenk. Hep çarpıştım beynime dadanan halkın uzak yüzüyle bozgun üstüne bozgun, her buluşmanın sonu ıssız uğultu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-denilen-buyu-siiri/</link>
<guid>276175</guid>
<pubDate>2005-06-30T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Ağıt</title>
<description>Bazıları yatağında bir mermiyken ölüdür.  Kendini, akşamları unutma. Ah, bir gülebilsen yıkanır ağzın benim ömrüm seninle iki nefes arası bırak, dağılsın çürüten uzaklıklar </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-agit-siiri/</link>
<guid>276172</guid>
<pubDate>2005-06-30T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Dokunulmaz Yarayız Birbirimize</title>
<description>Boynunda dolanıyor gün. Orada ölüm  yorumdur hayata. Ağızdaki son kelimenin öbür yanı; rozetinden vurulan çocuk hep avuçta tutulan bir köz parçası...  Orkidesi kırık, duyguları yara içinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dokunulmaz-yarayiz-birbirimize-siiri/</link>
<guid>275773</guid>
<pubDate>2005-06-29T16:03:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 <item>
<title>Kömürün Korlaşan Sesi</title>
<description>Nar: Anlamına yenilen kelime. Dikkatsiz sevgi. Orada çatlatıldın, öfke dindi; bir bir kırıldı sesin. Dökülen kan sende kalsın ama bundan bir gökyüzü umma. Ayrışan yanlarınla buluştur uçurumları. Bu seni bir aşka hazırlasın; hep yaralı ama hiç ölmeryecek olsun. Dilin gibi keskin ve uçarı öte yandan gövden kadar telaşlı ama zamansız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/komurun-korlasan-sesi-siiri/</link>
<guid>102581</guid>
<pubDate>2003-08-20T18:12:00+03:00</pubDate>
<author>Veysel Çolak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
