<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Vedat S&#252;mb&#252;l Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İyi ki Geciktin</title>
<description>...........................................................................Gözde'ye minnetle...  Aşksız evlerin zehriydi surlarda ki çocuklar, Maskelerinize utanç çakıyorlardı siste, Hayatta kalma durağındaydım, ................................-Maskesizdim yaşıtım bir elbisenin içinde... </description>
<link>https://www.antoloji.com/iyi-ki-geciktin-siiri/</link>
<guid>903419</guid>
<pubDate>2008-02-18T19:13:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Kurban</title>
<description>Göz alıcı bir kafestir tuzak;  Pusu yeri, kekik tüten bir su başı...  Kurban, keklik; ceylan, öykü şaşkını. Yavru ceylan korkar sudaki suretinden. Ceylan ışığa, ışık suya çarpar; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurban-70-siiri/</link>
<guid>870309</guid>
<pubDate>2007-12-25T11:18:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Masal Önleri</title>
<description>İç denizlerin varmış, öğrendim, Köpüğünde yeni korkular saklı... İçli şarkılar da söyleyebilirdin ucumda, Tuttun, celladın kılıcını biledin. ..........Sefalet gecelerine döndürdün masal önlerini... </description>
<link>https://www.antoloji.com/masal-onleri-siiri/</link>
<guid>870305</guid>
<pubDate>2007-12-25T11:12:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Kanayan</title>
<description>Ah, maşrıkın ağlayıcı kadınları!  Dövmeli alınlarınızda kanayan bir ağıt bırakın, Masal çizgisi kesik avuçlarıma...  Mecnun mülkünde ateşle sınandık; şimdi Defterimizi yazan da boynumuzu vuran da birdir... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kanayan-17-siiri/</link>
<guid>870301</guid>
<pubDate>2007-12-25T11:07:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Cellat / Kurban</title>
<description>Ey gök gözlü cellat, Bağlayıp kendi gözünü Çal kılıcını, suya eğilmiş göçebenin sıska boynuna...  Devran senindir, kirlet kabuğunu zamanın. Çeliğe kan ver, gölgesiz yaşadık nasılsa... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cellat-kurban-siiri/</link>
<guid>870299</guid>
<pubDate>2007-12-25T11:01:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Mecnun Mülkü</title>
<description>İçli şarkılara gizli gizli ağlayıp Gecenin gergefine sır dokuyan kadınlar yok artık. İnce hastalığa tutulmuş güzel yüzlü adamlar da yok...  Hani, kimin mendilinde kan, Boynunda aşk lekesi var? </description>
<link>https://www.antoloji.com/mecnun-mulku-siiri/</link>
<guid>870295</guid>
<pubDate>2007-12-25T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Uzak Sulardan</title>
<description>Ben avuçlarına uzak sulardan akmıştım. Her çağlayanda ellerin vardı, ellerin olunca ağlardım... Ellerin, bilmediğim dillerde, ağlatan şarkılardı... Yorduk aşk'ı pervasızca; o vakitler, pembe ve çatlaktı dudaklarımız. Suya eğilsen görecektin, (d) ipte kuruyordum...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzak-sulardan-siiri/</link>
<guid>870291</guid>
<pubDate>2007-12-25T10:50:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Eskiden</title>
<description>Bana böyle, bana şimdi, bana kapı önlerinde, Yayla kokuşlu kuzulara sarılır gibi sarılma... Gözlerim ve ellerim ihanet yeri - kirlenirsin-  Sen eskiden, gözlerimin ardındaki patikalardan geçerdin; Bir ucu aynalara, bir ucu dağların gizine çakılı patikalardan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-eskiden-siiri/</link>
<guid>870288</guid>
<pubDate>2007-12-25T10:44:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Atlar / Taylar</title>
<description>Alnı akıtmalı, gözü kanlı, doru atlar, Rüzgara ters koşarlar düşlerimin doğusunda... Bilge atlar, kökü sularda çürümüş ladin gölgelerinde, Suya bakmayı öğretirler acemi taylara... </description>
<link>https://www.antoloji.com/atlar-taylar-siiri/</link>
<guid>870285</guid>
<pubDate>2007-12-25T10:38:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Fesleğen Anne</title>
<description>................................................................Faik Ardahan'a   Bir ev sevinci koruyabilir annesinin verdiği fesleğenleri; Oysa hüznün sancısı çatlatır balkonları. Uykularda seken yağmurlarla tüter fesleğen, </description>
<link>https://www.antoloji.com/feslegen-anne-siiri/</link>
<guid>866472</guid>
<pubDate>2007-12-17T11:04:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Su, Sena!</title>
<description>..................................................................Sena'ya   Suretim bir portakal ağacının gölgesine düştü, dağlar uzak... Katranlara, ladinlere yüz sürmüş sular yürüdü tenhalarıma. Kar altında kaldı ellerim; ellerimsiz sığındım boynuna, su! </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-sena-siiri/</link>
<guid>570368</guid>
<pubDate>2006-10-31T00:25:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Masal Artığı Bir Çırak</title>
<description>Ben neyim ki aşk okulunda çocuk başıma?  Olsam olsam, masal artığı bir çırak; urbamda göz izleri... Heveslensem de ateşe, bir kibrit alevindeyim daha. Ev yangınları, harcım değil; Melek'im cellât şimdi. Ustam, Mecnûn; çocuk tenimi dağlamadı aşk tezgâhında.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/masal-artigi-bir-cirak-siiri/</link>
<guid>563323</guid>
<pubDate>2006-10-20T08:31:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Göç</title>
<description>Geceden düşmüşüz yola. Asfalt değil yol, Yol dediğim patika, Atların, boz eşeğin ezbere bildiği... Asırlık göçlerin yolu, İnce bir sızı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/goc-71-siiri/</link>
<guid>531318</guid>
<pubDate>2006-09-02T10:30:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Son Tango</title>
<description>Elinde bir bağ gül vardı. Ucuz kömür dumanı, saçlarını yalayıp geçerken, dumanın içinden, küfü aralayıp ay'a baktı. Ay, apaktı.   Cebinde olmasını umduğu mektubu yoklamaktan korktu, aklını gül'e saldı. O dans olsaydı, o Son Tango, adında gül olan kız çocuğu kuşkusuz çıkıp gelecekti sisin içinden.  Sorusu yanlış sorulmuş bir aşka iliştirmişti yüreğindeki çöl'ü. Oysa çöl, vahalar da saklardı kuytusunda…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-tango-4-siiri/</link>
<guid>526473</guid>
<pubDate>2006-08-26T05:26:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Başka Bir Takvime</title>
<description>Durmadan susmamız, Konuşacağımız şey kalmadığından değil. Konuşacağımız hiçbir şey Konuşulmadı daha.  Dilimiz, yüreğimizden koparılıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/baska-bir-takvime-siiri/</link>
<guid>463838</guid>
<pubDate>2006-05-27T16:24:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Şafakta</title>
<description>Yaralı şafaklarda  Yüzümü kanla yıkadım. Tırnak diplerimden kan sızdı Pencere pervazlarına. Eksildim, Azaldım... </description>
<link>https://www.antoloji.com/safakta-4-siiri/</link>
<guid>458469</guid>
<pubDate>2006-05-20T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Göğsü Yıldız Kozası</title>
<description>Adımla adının uyağını bozduğunda, Evine ağlayan anneler, yolcularını uğurladı. Çatılarda tabutlar dolusu güvercin ölüsü...   Gider ayak çantama tıkıştırdığın kavurmayı yemedim anne; </description>
<link>https://www.antoloji.com/gogsu-yildiz-kozasi-siiri/</link>
<guid>449118</guid>
<pubDate>2006-05-08T20:02:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Su Düş'tü</title>
<description>Son değirmenci öldüğünde, Çöl'e dönecek o dağlar Oysa o mor dağlar, şiir yeridir; ıslık çalmayı bilene    Korkunç masallarla büyümüş tedirgin bir çocuğum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-dus-tu-siiri/</link>
<guid>449112</guid>
<pubDate>2006-05-08T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı</title>
<description>Lâcivert bir gecenin ağaran kıyısından Gençliğimdir kanayıp sessizce akan Yalın korkular giyinip bir tuvale ağmışım Şimdi 'kırmızı'yım Van Gogh'tan sıçrayan  Eksik adreslere postalanmış mektubum </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-61-siiri/</link>
<guid>445527</guid>
<pubDate>2006-05-04T14:27:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 <item>
<title>Dolunay Akşamlarında</title>
<description>Dudaklarımıza ilişen her gülümsemenin Bedelini ödedik. Borcumuz kalmadı zamanın yargıcına. Şimdilerde bolca susuyoruz 'Dolunay' akşamlarında; Alacaklı da saymıyoruz ama kendimizi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dolunay-aksamlarinda-siiri/</link>
<guid>444518</guid>
<pubDate>2006-05-03T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Vedat Sümbül</author>
</item>
 </channel>
</rss>
