<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#220;mit Sami Yaşar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sokak sürgünü</title>
<description>Gözlerin gözlerime değince şimşekler çakardı bu şehirde,  ve yağmur suları yürekten yüreğe akardı...  Şimdi bu kentin sokakları, Eski bir sinema afişi gibi solgun ve yırtık. Beyoğlu’nun o kuytu pasajlarında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sokak-surgunu-siiri/</link>
<guid>3895664</guid>
<pubDate>2026-10-22T01:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Olmayışın resmi</title>
<description>Sokağın köşesindeki büfeden Yarım ekmek döner istedim, "Döner bitti" dedi büfeci. "O zaman tost yap" dedim, "Kaşar kalmadı" dedi. "Boş ekmek ver" dedim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmayisin-resmi-siiri/</link>
<guid>3893863</guid>
<pubDate>2026-10-18T01:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Kaçak çay tortusu</title>
<description>Biz seninle çocuktuk; Mevsimlerden iliklerimize işleyen çetin bir kıştı, Hayat ise sobada çıtırdayan odun kokusunda, közün harına sığınmaktı...  Sana bakmak; O ayaz gecelerde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kacak-cay-tortusu-siiri/</link>
<guid>3893413</guid>
<pubDate>2026-10-16T22:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Yorgun bir şehrin cebinde sonbahar</title>
<description> Ihlamur kokulu bir sitem kaldı geriye, Yapraklar, mahalle bakkalından veresiye düşer gibi düşüyor toprağa. Bir hüznü özetliyor kaldırımlar, Acelesi olan adamların hızlı adımlarında harcanan Şu fukara eylül akşamüstleri gibi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorgun-bir-sehrin-cebinde-sonbahar-siiri/</link>
<guid>3892411</guid>
<pubDate>2026-10-13T20:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Yutulan harfler sokağı</title>
<description>Kaç defa sesim boğuldu sessizliğinde,  Kaç defa kendime geldim, Kanayan, kanatan yokluğunla..  Yokluğun, paslı bir jilet kesiği gibi... Önce hissettirmez kendini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yutulan-harfler-sokagi-siiri/</link>
<guid>3890175</guid>
<pubDate>2026-10-09T01:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Göğsümdeki kentsel dönüşüm</title>
<description>Bu sıralar tam olarak iyiyim diyemem, Değilim desem, ayakta duran şu gövdeme ayıp olur. Hani resmi tatillerde birden boşalan şehirler gibiyim; Nüfusum azalmış, sokaklarım lüzumsuz bir sessizliğe bürünmüş. Göğsümün ortasında tanımı yapılmamış bir boşluk var, Hani kentsel dönüşüme girmiş de yıkılmış bir mahalle gibi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gogsumdeki-kentsel-donusum-siiri/</link>
<guid>3890143</guid>
<pubDate>2026-10-08T23:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Sana aktarmalı bir istanbul</title>
<description>Eylül, bir tüccar gibi dikildi Kadıköy iskelesine, Yazdan kalma alacaklarımızı, sararmış birer makbuz gibi dağıtıyor rüzgârda. İşte yine başladı "son"bahar; Adı üstünde, baharın en son kullanma tarihi geçmiş hali... Biz ki, aynı şemsiyenin altında iki ayrı iklimdik, Şimdi İstanbul hüznü üşüyor ceketimin sol cebinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-aktarmali-bir-istanbul-siiri/</link>
<guid>3888386</guid>
<pubDate>2026-10-04T21:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık film makinesi</title>
<description>  Ankara’nın soğuk bir kasım sabahında, dolmuş durağında unutulmuş sarı bir eldiven gibi bıraktın beni. Eşi teki kayıp, hiçbir işe yaramayan, ama sırf eski bir ısıtmanın hatırına atılmaya da kıyılamayan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-film-makinesi-siiri/</link>
<guid>3887918</guid>
<pubDate>2026-10-03T18:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Şehir yokluğunu giydi</title>
<description>Sen gittin ya, Öyle bir dolmuşun son durağa varıp yolcularını indirmesi gibi basit olmadı hiçbiri. Gidişin, mesai bitiminde ansızın bastıran o yorucu yağmur gibi çöktü kentin üzerine; Genzi yakan, gözü yaşartan, ama kime şikâyet edeceğini bilemediğin bir hava kirliliği gibi...  Şimdi bu şehir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehir-yoklugunu-giydi-siiri/</link>
<guid>3887844</guid>
<pubDate>2026-10-03T15:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Fiyakalı ahmaklık</title>
<description>Gidişin diyorum, Öyle afilli, öyle bol figürlü bir veda değildi. Daha çok, mahalledeki son bakkalın Süpermarketlere yenilip kepenk kapatması gibiydi. Biraz boynu bükük, Biraz veresiye defteri kadar kabarık, </description>
<link>https://www.antoloji.com/fiyakali-ahmaklik-siiri/</link>
<guid>3887841</guid>
<pubDate>2026-10-03T14:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Yetersiz bakiye hüznü</title>
<description>Bu şehirde yağmur, Mahalle bakkalına veresiye yazdırırken sesi titreyen adam mahcubiyetiyle yağar hep..  Benim yakam kalkık, ellerim paltomun en ıssız zulasında. Sana Kadıköy’den ilk vapurla gelmek vardı şimdi, Ama martılar bile simide küsmüş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yetersiz-bakiye-huznu-siiri/</link>
<guid>3887772</guid>
<pubDate>2026-10-03T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Yarım kalan.</title>
<description>Yani şimdi durduk yere sarardı bu yapraklar, Aslında kimsenin de bir yere gittiği yok. Ama mevsim sonbahar olunca, Herkes gizli bir bavul topluyor sanki içten içe.  Ankara’nın ayazına mı benziyor biraz bu Eylül, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarim-kalan-107-siiri/</link>
<guid>3887692</guid>
<pubDate>2026-10-03T01:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül hüznü</title>
<description>Eylül, cebi delik bir paltodur asıl, Ne koysan düşer, ne saklasan yiter gider. Biraz erken kalkılmış bir sabah hüznü vardır yüzünde, Sanki radyoda yarım kalmış, cızırtılı bir türkü... Bilirsin, radyolar en çok eylülde çekmez bizim buralarda, En çok eylülde yalnız kalır antenler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-huznu-23-siiri/</link>
<guid>3887579</guid>
<pubDate>2026-10-02T19:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Eksik kalan bir hüzün</title>
<description>Şimdi hangi saatin yelkovanına asılsam, Zaman hep sana doğru geç kalıyor. Ankara'nın ayazında unutulmuş bir atkı gibiyim; Soğuk, Kimsesiz, Ve biraz da boynu bükük. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksik-kalan-bir-huzun-siiri/</link>
<guid>3887574</guid>
<pubDate>2026-10-02T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Derler ki</title>
<description>Derler ki:  Sırt dönülmezmiş aşka, Dönülürse adı aşk olmazmış. Her sabah güneşe dönen çiçekler gibi, Yâre dön sadece yönünü Güneşin, ayın, yön gösteren yıldızın O olsun hep. </description>
<link>https://www.antoloji.com/derler-ki-33-siiri/</link>
<guid>3883820</guid>
<pubDate>2026-09-22T21:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Sessiz yorgunluk</title>
<description>İnsanın her zaman kemiği, eti yorulmaz, Bazen bir bakışın eksikliğinden yorulur.  Ben senin yüzünde saklı bir ülke aradım; Sınır tellerinde, uçsuz bucaksız gözlerim yorulur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessiz-yorgunluk-3-siiri/</link>
<guid>3881293</guid>
<pubDate>2026-09-15T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Kenti seninle sevmek</title>
<description>Bu kenti seninle sevmek vardı, Ceketimin sol cebine iki bilet koyup Yanlış duraklarda inmek vardı sebepsiz.  Çünkü boynun, En güzel haritasıydı henüz keşfedilmemiş sokakların. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kenti-seninle-sevmek-siiri/</link>
<guid>3880728</guid>
<pubDate>2026-09-14T17:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek</title>
<description>Bugün ilk defa ihanet ettim sana,  Bir kelebek kondu penceremin kenarına Ve ben ona güzel gözle baktım..  Kısa sürdü misafirliği, Bir çift kanat vuruşuyla kayboldu gökyüzünde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-362-siiri/</link>
<guid>3879936</guid>
<pubDate>2026-09-13T01:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Sesini özlemek</title>
<description>Ya sesini özlersem..  Ki özlerim, Bir tren kompartımanında, treni tamamen unutmak gibi. Sanki sen bir harfin ortasındaydın da Ben o harfi telaffuz etmeyi unuttum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sesini-ozlemek-siiri/</link>
<guid>3879030</guid>
<pubDate>2026-09-10T19:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 <item>
<title>Çay buğusunda susmak</title>
<description>Günübirlik sevgiler tünemiş kentlerin omuzlarına, Cümleler hızlı, Cümleler plastikten ve tez canlı..  Oysa duyulmak diyorum, Bir çay bardağının buğusuna tutunup, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cay-bugusunda-susmak-siiri/</link>
<guid>3878561</guid>
<pubDate>2026-09-09T20:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Sami Yaşar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
