<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#220;mit Şafak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ben Seni Çok Üşüyorum</title>
<description>Üşüyorum  Ve o zaman çok terliyor ellerim Ölüm arkam Sağım solum kapalı mekân Ve sigara içemesem de sonuna kadar tiryakiyim Türk dil kurumuna şapkalarımı çıkartmaktayım </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-seni-cok-usuyorum-siiri/</link>
<guid>1289168</guid>
<pubDate>2009-11-17T01:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Amorstan Genel Plan</title>
<description>Tanıtım amaçlı bi cehennem turuydu dünya  ve sağımdaki meleği düşürdüm bu yüzden ne yapsam günah ne yaksam mekruh ne içsem haram ne söylesem yalan ve ne sevsem zina falan…  Düşüncem aklımı siktireylerken geceleri, Bir kalemin kâğıda sürtünme sesinden muaf </description>
<link>https://www.antoloji.com/amorstan-genel-plan-siiri/</link>
<guid>1197529</guid>
<pubDate>2009-06-11T03:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Terminal</title>
<description>Ses olmamalı aslında giderken  Bi yalıtımlı otobüs camı olmalı mesela aramızda Sesleri önemsizleştiren ve Sadece dudak hareketi olmalı Kal denmeyi beklerken </description>
<link>https://www.antoloji.com/terminal-3-siiri/</link>
<guid>1111820</guid>
<pubDate>2009-01-29T00:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek</title>
<description>Bi Kelebeği öldürmek değilmidir  fırtınalı havada özgürlüğünü vermek Yada ölümsüzleştirmekmidir kurutup saklamak için öldürmek Ama sen Yani istersen </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-179-siiri/</link>
<guid>1094746</guid>
<pubDate>2009-01-04T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Sabit</title>
<description>Hep gittiğini sananlar oldu ama aynı yöne gittikçe bir gün geri geldiler, hesaplayamadıkları ufak bir gerçek vardı,  dünya yuvarlaktı ve birimiz sabittik... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sabit-siiri/</link>
<guid>1065162</guid>
<pubDate>2008-11-18T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Yalan</title>
<description>Gelmedin. Her seni beklediğim kara parçası üstünde, sensiz dinledim sessiz gürültüleri Güler gibi baktım aynalara, karşımda bir hiçin eşkali Yalanmıydı diye sordum kendime Cevap yine gözlerimde gizli Yalan gibi bakıyorum şimdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalan-526-siiri/</link>
<guid>1048066</guid>
<pubDate>2008-10-23T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Mektup</title>
<description>Kardeş, bu teknolojik ortamda mektup yazmayı unuttuk, her duygu sanal bir soğukluk havasında, güvercinler bile artık sadece takla atması için beslenir oldu. Hatrını sormam lazım galiba girişin hemen ardından ki gelişme yok kimsenin hayatında. Hani iyiyim der ya insan iyi olmasada gereksiz muhabbetlerin başında... Kardeşim dedim ya herkes için kullanmam bu zamiri ki zamir ismin yerine kullanılan kelimelere denir. Burda değişik hiç bir şey yok yanlızca yaz bitti... Geçen seneki gibi... Birde sigarayı arttırdım, devlete bide ben yük olmayayım çok yaşayıp hem daha yakışıklı olurmuşsun diyorlar. Ama yazamıyoru artık kardeş eskisi gibi eksikler git gide artıyor herkes gidiyor son bahar gelince. Hani bir ağacı sarıyor ya yalancı yeşillikler güneşli havalarda sonra kopuyor tek tek son bahar olunca. Bir bakıyorsun ki dım dızlak kalmışsın. Acaba ağaçta kendini eksik mi hisseder yapraklar koparken yoksa normal halim böyle fazlalıklardan kurtuldum diye egoistmi yaklaşır bu hadiseye... Kardeş maddi imkansızlıklar hakim hep hayatımda, avukatsızım yani her duruşmada. İşte sonuç satırları gözüktü bunun anlamı bu mektup burda biter. Kardeşim uzun olmadı hukukumuz ama güzeldi ki çok yaşamak değil amaç her hapşırdığında ki hapşırsanda hapşırmasanda güzel yaşa... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektup-312-siiri/</link>
<guid>1048058</guid>
<pubDate>2008-10-23T01:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Düşüş</title>
<description>Yokluğunda konuşmaya öyle alıştım ki senle, ki Yolluğumda hep gülüşünü taşıdım Kötü şakalar yaptığımda bile. Sen öle bi yerde durdunki bünyemde Ne taşıya bildim gittiğim her sevişmeye Nede bırakabildim bişey olur diye küçük bir Çekmeceye </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusus-21-siiri/</link>
<guid>1023357</guid>
<pubDate>2008-09-14T18:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Bağtıl</title>
<description>Sen varken saçlarım yoktu  Şimdi sen yine gittin ve ben yeniden saçlarımı kestim belki... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bagtil-siiri/</link>
<guid>1020576</guid>
<pubDate>2008-09-10T14:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Dal</title>
<description>Durma Üzül! .. Tutmaya çalıştığın son daldaki kül Yangından çıktığına delildir... Sen bırakıp atlamayı düşünsen bile O dal senden vazgeçmeyecektir... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dal-11-siiri/</link>
<guid>960676</guid>
<pubDate>2008-06-02T02:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık Teklifi</title>
<description>Dur!  İlk önce otur... İçecek bişeyler söyleyelim. Yada kalkalım sahilde, öyle inceden yürüyelim. Anlatacaklarımın yanlızlığım kefili Takribi yarım saat sürmez </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-teklifi-siiri/</link>
<guid>899776</guid>
<pubDate>2008-02-13T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Rahatta Oku</title>
<description>Bugün şafak zifiri karanlık  ve ben yine şafak saymıyorum...  Yani susuyorum şimdi güneş batarken... Yeşil bir nefte yerleştiriyorum alnımın tam ortasına Selam duruyorum sonra </description>
<link>https://www.antoloji.com/rahatta-oku-siiri/</link>
<guid>899767</guid>
<pubDate>2008-02-13T16:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Figüran</title>
<description>Kafiyeli değildi yaşananlar Yâda Biz bakamadık belki hayata Bir şairin baktığı yerden Bizde kafiye olsun diye yaşamadık zaten Senaryoyu oynuyorduk </description>
<link>https://www.antoloji.com/figuran-16-siiri/</link>
<guid>833157</guid>
<pubDate>2007-10-19T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Git</title>
<description>Dur!   Yani git de biraz,  Sonra dur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/git-399-siiri/</link>
<guid>822644</guid>
<pubDate>2007-10-01T15:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Vefasız Dünler</title>
<description>Bak Gördün mü Karanfillerde Solarmış Kurumuş Güller </description>
<link>https://www.antoloji.com/vefasiz-dunler-siiri/</link>
<guid>818424</guid>
<pubDate>2007-09-24T21:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Fotosentez</title>
<description>Okeye dördü aramaya benzemez Tabutunu taşıyacak dört kişiyi bulmak Bizim buralarda delikanlıya yakışmaz İmama tabut taşıtmak Onun için dört kişi ölmek yetmez Beş kişi ölmek gerekir… </description>
<link>https://www.antoloji.com/fotosentez-6-siiri/</link>
<guid>818419</guid>
<pubDate>2007-09-24T21:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Cennet</title>
<description>Cennet dedikleri yer   Yatağının boş olan kısmı olmalı... Ve cehennem azabı  Aramızdaki mesafeyle doğru orantılı! ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cennet-52-siiri/</link>
<guid>815355</guid>
<pubDate>2007-09-20T00:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Ankara</title>
<description>Her mevsimin sabahı soğuk  Ve her mevsim uyanmak günün en zor işi Yani uyana bildiysen gerisi çorap söküğü gibi… Ki kimse çorap örmüyor artık, Sanayi bak nasıl anlamsız bıraktı atasözlerini  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ankara-122-siiri/</link>
<guid>812535</guid>
<pubDate>2007-09-15T06:44:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldızların Ötesinde</title>
<description>İşte gidiyorum arkama bile bakmadan  İşte gidiyorum yüreğim ıslak gözlerimde kan  Gitme diyemiyorsun, sonra sus kaplıyor boşlukları  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildizlarin-otesinde-3-siiri/</link>
<guid>812533</guid>
<pubDate>2007-09-15T06:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 <item>
<title>Bir koydaki yalnızlık...</title>
<description>Yalnızlık bir koydu,  denizin karayla birleştiği. Sakinliği gözleri ıslatan, bazen ay ışığının denize karışmadan öylece beklediği ve kendinle muhabbet etmenin deliliği yada unutamadığının hayali yanında bir alkol ekşiliğiydi yalnızlık...  Yalnızlık bir koydu! Yolumu bulamadım. Her yolun sonunda bir çift göz, her gözün içinde yine kendimi gördüm. Şafak sökerken üzülürdüm. Şimdi şafakla beraber geri geliyor özgürlüğüm... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-koydaki-yalnizlik-siiri/</link>
<guid>812532</guid>
<pubDate>2007-09-15T05:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Şafak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
