<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#220;mit Paksoy Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Not</title>
<description>bir bakışı yakalardım yüzlerinde sonra değişirdi başka şeye dönüşürdü biraz önce olan ben daha farkına varmadan anı olurdu  </description>
<link>https://www.antoloji.com/not-22-siiri/</link>
<guid>1271303</guid>
<pubDate>2009-10-18T00:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Dalgın</title>
<description>bir berber dükkanında dört çerçeveyle çerçevelenmiş dört mevsim dört çiviyle çivilenmiş bir duvara sırtımda bir duvar </description>
<link>https://www.antoloji.com/dalgin-12-siiri/</link>
<guid>1259139</guid>
<pubDate>2009-09-23T21:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Cinayet</title>
<description>1 Kendini etrafında var ettiğin o boşlukta kaynayan öfke şimdi başka şeylerden sana doğru akıyor. Bu oda senden nefret ediyor. Ana avrat küfrediyor ortada duran sehpa. Duvara çok önceden çakılmış, üzerine asılı hiçbir şey olmayan onlarca çivi, katil arıları gibi... Bir adım atmanı kolluyor çelme takmak için ayağının altındaki kilim. Bu oda senden nefret ediyor ve sen artık delirdin.  2 Göz kapaklarının içinde dolaşan o rengi tekrar görmemek için dakikalardır duvara diktiği gözleri kapandı sonunda ve tuzlu bir sıvıyı akıttılar yanaklarına. Islaklık onun parmak uçlarına dönüştü. 'Bir sabah kör birinin karşısındakini tanımak için uzanan elleriyle dokunmuştu yüzümün iki yanına, dudağıma...'  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cinayet-44-siiri/</link>
<guid>966088</guid>
<pubDate>2008-06-11T01:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Benim adım yağmur tanesi</title>
<description>Ben bir yağmur tanesiyim, yağmakta olan yani toprağa düşmemiş bir yağmur tanesi düşmemiş ama düşmekte olan  Benim adım yağmakta ya da düşmekte olan ne varmak isteyen gideceği yere, ne de aynı yerde duran </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-adim-yagmur-tanesi-siiri/</link>
<guid>736347</guid>
<pubDate>2007-05-11T21:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Kanayan taşlar gördüm</title>
<description>kanayan taşlar gördüm, kanayan tomurcuklar birbirine dolanırken, birbirinin içinde kıvrılırken hayatlar  karasal iklim, kara talih benimkisi eski eşyalara alışmışım bir kere, kirli apartmanlara </description>
<link>https://www.antoloji.com/kanayan-taslar-gordum-siiri/</link>
<guid>727300</guid>
<pubDate>2007-04-28T18:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Erken</title>
<description>Saçların saçların uyurgezer saçların ateşten külden başka nedir ki  </description>
<link>https://www.antoloji.com/erken-16-siiri/</link>
<guid>720459</guid>
<pubDate>2007-04-16T23:19:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Somut gerekçeler</title>
<description>saçlarına şarkılar mırıldandı -yum dedi -gözlerini ve ellerini alıp ellerine fısıldadı kulağına </description>
<link>https://www.antoloji.com/somut-gerekceler-siiri/</link>
<guid>636113</guid>
<pubDate>2007-01-18T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Kendi yalnızlığıyla sarhoş bir çocuk</title>
<description>Bir berber çırağı kılığına girip  gamalı haçlar çizmiştim okul duvarına gizli planları olan bir berber çırağı  Başka hayatların kokuları vardı kapı önlerinde, midem bulanıyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendi-yalnizligiyla-sarhos-bir-cocuk-siiri/</link>
<guid>518820</guid>
<pubDate>2006-08-14T21:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Oradan geçen bir çocuk</title>
<description>Bırak beni kaçır şeytanlar çıksın içimden sen katil ol, ben maktul sen katil ol, ben kanatları yolunmuş, rezil sen katil ol, ben ağlanacak haline bile ağlıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/oradan-gecen-bir-cocuk-siiri/</link>
<guid>359037</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Aynı yokuş</title>
<description>Lastik ayakkabı naylon gömlek nuşanbadan pantolon sonra aynı  merdiven aynı yokuş aynı caddelere saçılmış insanların arasından </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayni-yokus-siiri/</link>
<guid>359034</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Üzülmek için</title>
<description>1 kafein, parasetamol, suskun hayaller kıyıda bekleyen yalnızlık geçen zamanın hüznü  2 </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzulmek-icin-siiri/</link>
<guid>359032</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Karınca ve göllerin oluşumu</title>
<description>İçi ve döndüğü yönü düşünür gece uykusu kaçmışsa  İlk uçakla gidenin bir kırmızı bir de siyah gömleği vardı eski kayıtlar barda oturan o eski adam </description>
<link>https://www.antoloji.com/karinca-ve-gollerin-olusumu-siiri/</link>
<guid>359031</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Yaratıklar aşkına</title>
<description>Yaratıklar aşkına resim, büyü ve kışın eldiven takmayan herkes  Ben ve kötü ben kediyle oynarken onu ve onun aslında başka olduğunu </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaratiklar-askina-siiri/</link>
<guid>359027</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Benden istenileni biliyorum.</title>
<description>Şehrin karanlık bir haritasından başka bir karanlık yaratıyorum kendime balkonu güneş gören bir apartman dairesi geliyor aklıma boşluk, sürekli bir ışık ve yalnız bir bekleyiş kulaklarımı, kalp kapakçıklarımı zorluyor beklemek bekledikçe anlıyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/benden-istenileni-biliyorum-siiri/</link>
<guid>359023</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>4 Ocak 1998, Pazar</title>
<description>Ormanda birbiri ardına dizilmiş, birbirinin resmini çizen yedi cüce ressamdan biriyle uzaktan akraba oluşumuzun en kısa hikayesi, onun bir yel değirmeninin 12. katında dünyaya gelmesi, gözlerini açar açmaz karşısında şimdilerde ortak dostumuz olan emekli mareşali görmesi ve mareşalin onun kulağına ezan okuyup, ismini söylemesinden sonra benim cüce dostumu, dünyaya getiren ana rahminin biraz üzgün de olsa tıpkı geldiği gibi gökyüzünde birkaç daire çizdikten sonra, solgun mavilikler içinde kaybolması ile başlar. Günlerden pazardır. 4 Ocak 1998, Pazar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/4-ocak-1998-pazar-siiri/</link>
<guid>359022</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Gölgeler ve aşk ateşi</title>
<description>Gri gökyüzünün, o bulutsuz dünyanın askeri kulübenden çık  Arka bahçesinde ceset olmayan birisin sen irtifa kaybında atılacak ilk cisim bir insan </description>
<link>https://www.antoloji.com/golgeler-ve-ask-atesi-siiri/</link>
<guid>359021</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Üç saat önce</title>
<description>Televizyon seyreden çocukların yüzlerindeki bilgelik bulaşmıştır zengin aile kızlarının mentollü sigara tadındaki dudaklarına. O dudaklar ki televizyon programı gibi umut vadederken, yaşama isteğini incitir kelebeklerin. Biliyorum dayanılır gibi değil. Biliyorum filmlerdeki iyi adamlara güvenilmez ve çiçek açmaz mentollü sigaralar. Fakat bütün bunlar bir intihar mektubuna atılacak imzaya haklılık verir mi? Ölümümün gerçekliğinin bir anlamı olmadığı gibi...  Kim deliyse ölümsüzdür! </description>
<link>https://www.antoloji.com/uc-saat-once-siiri/</link>
<guid>359019</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Korkakca özlediğim birini</title>
<description>Korkakça özlediğim birini birden bire uzak bir şehirde -anlamsız bir yerde, bilmem niye- gördüğümde konuşacak tek kelime bulamadım </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkakca-ozledigim-birini-siiri/</link>
<guid>359015</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>İki ters bir yüz yaşamak</title>
<description>İki ters bir yüz yaşamak  Sen bu odaya girip her çıt deyişinde duvar saatim çıt deyince parçalanan duvar saatleri gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-ters-bir-yuz-yasamak-siiri/</link>
<guid>359013</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 <item>
<title>Kendi sesime düşman olmadan</title>
<description>Kendi sesime düşman olmadan işlemeli annem bu şehri beyaz bir gömleğime benim etimden kesilmeden bu şehrin bir parçası ben bu şehre dair notlar almalıyım bir kenara  Trafik lambalarına sarılarak ağlamak istiyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendi-sesime-dusman-olmadan-siiri/</link>
<guid>359004</guid>
<pubDate>2006-01-03T21:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Paksoy</author>
</item>
 </channel>
</rss>
