<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#220;mit &#214;zg&#252;r Torun Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kırık hikayeler</title>
<description>Yeminli yağmurlar yağıyordu kasıma... Bu yağmurlarda, bir ucu sabıra açılan delhizlerin başında bekleyen bir adam tanımıştım gözlerinde bir miktar yosunla. Dudaklarından zorla aldığım  heceleri işledim özenle yastığımın ucuna lakin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-hikayeler-siiri/</link>
<guid>444957</guid>
<pubDate>2006-05-03T22:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Sır</title>
<description>Hangi ölü doğmuş annenin rahmine gizlenir sır. Sır,kendini bağladıkça, kördüğüm oldukça, oluştuğu hazneden fışkırdıkça parçalar özlemini. prangasını - yıllarca sanklandığı- kuleden savurunca ağlar bulut, avuç açan binlerce şahidin huzurunda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sir-103-siiri/</link>
<guid>444948</guid>
<pubDate>2006-05-03T22:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Ay</title>
<description>Ay dolunay!  Ben, sarhoş gecede acının koynundan senin dudaklarına döküldüm; her ayrıntında kendimden ince ince söküldüm... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-42-siiri/</link>
<guid>444943</guid>
<pubDate>2006-05-03T22:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Tango</title>
<description>Belirli fakat bilinçsizce çekilmiş şeffaf bir hançerin gölgesine sürgündür tangomuz. Karşı karşıyayız! Artık her koyun kendi bacağından asılır her tanrı kendi suyunda boğulmaya başlar! Sular çekilirken yaptığımız sadece; </description>
<link>https://www.antoloji.com/tango-4-siiri/</link>
<guid>91644</guid>
<pubDate>2003-06-06T02:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Düş</title>
<description>Güzel bir düştün;  ben, kuru, sarı, külden bir karanfilin yaprağından baş aşağı düştüm. Besbelli bir cinayet romanıydı oysa tüm parmak izleri silinmişti repliğimden şimdi kim olduğum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dus-50-siiri/</link>
<guid>91643</guid>
<pubDate>2003-06-06T02:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Rüya</title>
<description>Kimileri kimselerden habersiz Kızıla boyuyor şehri gözümün içine baka baka Sabah ezanlarında açan çiçekleri suluyor kimileri Bazıları da yaralı annelerin üzerini örtüyor. Ben görüyorum! Ama kızıl üstüne kızıl tutmuyor bu şehir </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruya-77-siiri/</link>
<guid>91642</guid>
<pubDate>2003-06-06T02:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Yakandan Düşen Bir Karanfil Kırmızılığıydı</title>
<description>Anımsıyorum yakandaki bir karanfil kırmızılığıydı    Oysa ben beyaz bir sayfaya nöbetler biçmiştim ve Gözlerinden daha dipsiz bir kuyuda Herhangi bir iç denizden gelecek yangını bekliyordum.  Anımsıyorum yüzüne ve ellerine bir miktar yosun bulaşmıştı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakandan-dusen-bir-karanfil-kirmiziligiydi-siiri/</link>
<guid>91641</guid>
<pubDate>2003-06-06T02:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Tanık Bırakmadım</title>
<description>Ne söylenecek bir söz Ne yakılacak bir bahar kalmış. Tesadüfen sahte ışıklara düşmüş akşamda, ödünç verilmiş bir çift göz ve dağılmış bir bulut karşısında utanırım yaralarımdan; bana onca şiiri yazdırandan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanik-birakmadim-siiri/</link>
<guid>40683</guid>
<pubDate>2002-01-11T19:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Uçurumun Ucundaki Sardunya</title>
<description>Hayatla yoğrulmak mı hayattan yorulmak mı yaptığım Alt tarafı uçurumun ucundaki sardunyayım.  Kulaklarım kanıyor sadece kulaklarım gece vakti... Bu dalga seslerinde kanrevan konuşabildiğim birkaç martı vardı, onların da bir ayağı kırık bir sandalyede kaldı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucurumun-ucundaki-sardunya-siiri/</link>
<guid>39981</guid>
<pubDate>2001-12-29T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 <item>
<title>Kasıklarıma Vuruyor Depresyonun</title>
<description>Damarlarım öpüyor jiletin tatlı yüzünü,  sana adadım ölümümü... Son sevgiliye ya da başlıca sevgilileri anımsatan son derdi ile kasıklarıma vuruyor depresyonun Ve birden bire kendini bir bardak suya anlatan sardunya oluyorum; dilinde yaşlı bir ağacın hatıraları, uçurumda sallanan kadınların kahkahalarıyla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kasiklarima-vuruyor-depresyonun-siiri/</link>
<guid>39865</guid>
<pubDate>2001-12-27T22:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ümit Özgür Torun</author>
</item>
 </channel>
</rss>
