<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Turgut Koyuncu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Geleceğimiz</title>
<description>Geleceğimiz ne handır nehamamdır, Ne gökdelen ne apartman nede katı. Ne arsa nede tarla nede banka hesabı Geleceğimiz çocuklarımızdır.  Saksideki orkide çiçeği gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelecegimiz-2-siiri/</link>
<guid>2098387</guid>
<pubDate>2015-02-22T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Gönül</title>
<description>Aç gönlünü göster bana  Saklama sen, seni benden Gönül koyma başkasına Bak gör beni sevdiceğim  Bahar geldi bahçelere </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonul-626-siiri/</link>
<guid>2098291</guid>
<pubDate>2015-02-22T12:36:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Filiz</title>
<description>Adı gibi ince uzundu o Gözleri masmavi gök mavisi idi. Tır tır titrerdi dudakları Özlemle sevgiyle kucaklaştığımız zaman.  Uzunca bir sessizlik olurdu,zaman dururdu sanki, </description>
<link>https://www.antoloji.com/filiz-30-siiri/</link>
<guid>1676216</guid>
<pubDate>2012-02-07T16:20:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Gönül Alma</title>
<description>Yüreğim hoplamıştı seni ilk gördüğümde, Seni sevmiştim zaten görmeden duyduğumda. Şöyle otur hele bir bizim Eminemisin? Evet oydu karşımda işte buraya kadar.  Zor günler yaşıyordum sen zoru bitirmiştin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonul-alma-4-siiri/</link>
<guid>1291359</guid>
<pubDate>2009-11-21T12:31:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title> Duygu Seli</title>
<description>Bir inilti geliyor ta uzaklardan Yapa yalnız kaldım yük altında Gözlerim senelerdir yollara bakar Hep gelecekler diye.  Sırtımda  kütük altında eziliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/duygu-seli-16-siiri/</link>
<guid>1290419</guid>
<pubDate>2009-11-19T15:05:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Resim</title>
<description>Anladım kalbinin kim için çarptığını, Yanaklarının pembeleştiği zaman. Loş odanın bir köşesinde, Alnını kağıda naklettiğim an.  Takılıp kaldım gözlerinin halkalarına </description>
<link>https://www.antoloji.com/resim-174-siiri/</link>
<guid>1176787</guid>
<pubDate>2009-05-12T02:24:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Balkaya</title>
<description>Uçsuz bucaksız mavi sular, Sessizce seriledurur yaz akşamları. Batan güneşle birlikte boyanır zümrüt suları.  Gök maviliğinin altında seriledurur, Kalplerde genc kızların durduğu gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/balkaya-siiri/</link>
<guid>1175880</guid>
<pubDate>2009-05-10T14:45:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Bayrak</title>
<description>(Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır Eğer vatan uğrunda ölen varsa vatandır)                                        Sen kanla kazanılmlş bir vatan çocuğusun. Senin bayrağın kızıl kanla boyalı. Sen neden unuttun bayrağının rengini, Yoksa unutmak mi istiyorsun.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bayrak-83-siiri/</link>
<guid>1175856</guid>
<pubDate>2009-05-10T14:13:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Madde İnsan</title>
<description>Bu dünyada iz bırakmadıysan, Yaşamanın ne önemi var. Denizde balıklar,havada kuşlar, Yaşıyorlar yaşamak buysa eğer.  İz bırakmak için çalışmak gerek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/madde-insan-siiri/</link>
<guid>1175818</guid>
<pubDate>2009-05-10T12:45:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Emre,ye</title>
<description>Serinde yetişmiş dallar gibisin, Tüfeğin çaprazda asker gibisin, Gözlerin uzakta hasret gibisin Seni çok özledim çabuk gel oğlum.  Ufka dikmişsin ela gözünü. </description>
<link>https://www.antoloji.com/emre-ye-2-siiri/</link>
<guid>1175783</guid>
<pubDate>2009-05-10T11:25:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Oğluma</title>
<description>Kurduğun saatlerin artık çalmıyor oğlum. Uçtun gittin evinden özlem doluyum oğlum. Kabullenmek zor bana yatağını boş görmek, İçgüveyimi oldun evi terk ettin oğlum.  Evine geldiğinde    misafir olacaksın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ogluma-90-siiri/</link>
<guid>1174234</guid>
<pubDate>2009-05-07T00:27:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Fırtına</title>
<description>Bütün gün gezdik tozduk,hava durgun açıktı. Denize gittik yüzdük,akşama rüzgar çıktı. Gökyüzünü doldurdu kara kara bulutlar, Şiddetlenen rüzgarla dağılıp toplandılar.  Karanlık çöktü derken şimşekler peşi sıra, </description>
<link>https://www.antoloji.com/firtina-151-siiri/</link>
<guid>1173157</guid>
<pubDate>2009-05-05T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz geçti</title>
<description>Koca yaz geçti gitti, ekime attı bizi Önüne düştük biz bahar geride kaldı. Ömür geçti gitti bir yazla, Soldu bahar yazlar geride kaldı.  Açmaz mı çiçekler gelecek yaza, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-gecti-3-siiri/</link>
<guid>1172111</guid>
<pubDate>2009-05-02T20:13:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>İstersek</title>
<description>İstersem polis gelir kapıma,istersem jandarma. İstersem istihbaratçı  beni gece gündüz takip eder İstersem mafya babaları kovalar beni, İstersem din yobazları peşime düşer. İstersem  beni bütün dünya konuşur. Alibaba olurum Erciyes yaylasında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/istersek-siiri/</link>
<guid>1168640</guid>
<pubDate>2009-04-26T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Buğday Tarlaları</title>
<description>Yemyeşil uzanır buğday tarlaları, Hafif rüzgarla dans eder önünde. Şimdi zehirli mantarlar bitmekte. Aralarında altın sarısı başakların.  Rüzgarın akışını kesmişgibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bugday-tarlalari-siiri/</link>
<guid>1168377</guid>
<pubDate>2009-04-26T11:14:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz geceler</title>
<description>Ruhumda beyaz gecelerden bir işaret var Karanlık dağılmakta, enginde sessizliğin Çok uzaklardan, ta derinliklerden. Kıpkızıl bir güneş, şafak sökmekte. Önümde yol, her an biraz daha çok. Belli olmakta; emin gidilen izler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-geceler-12-siiri/</link>
<guid>1168100</guid>
<pubDate>2009-04-25T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzün</title>
<description>Kalbim hüzünle dolar birşeyin özlemi içinde. Ümitsizlik sarar bazen benliğimi, Arzuların özlemi içinde kaybolur hayaller. Sonunda herşey boş herşey yalandır. Hasretine kapıldım yine onun. Beni cayır cayır yakıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzun-438-siiri/</link>
<guid>1168083</guid>
<pubDate>2009-04-25T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir kum motoru</title>
<description>Bir kum motoru geçiyor Marmaradan Yolcular ümidini yitirmiş bugünlerde. Soğuk alabildiğine sarıyor insanı, üşüyor Sıcak hayaller bile kurmak imkansız suda  Kum motoru yanaşacak sahilde iskeleye </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kum-motoru-siiri/</link>
<guid>1167914</guid>
<pubDate>2009-04-25T13:14:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Ehil Eller</title>
<description>Aşısız büyüyen yaban fidanlar, Aşılanmalı salkım saçak meyveler versin diye. Usta eller gerekli yaban fidanlıklara giren Elinde ehil kalem ve açacağıyla. Tüm yaban fidanlar aşılanmalı, Şeker gibi bal gibi meyveler versin diye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ehil-eller-siiri/</link>
<guid>1167908</guid>
<pubDate>2009-04-25T13:07:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 <item>
<title>Eylül</title>
<description>Ağustos böcekleri eylüle kaldı                        Pür telaş içinde ayni nakarat Gökyüzünde yine ayın on dördü Sessizce durgun sulara baka kaldı. Belki son eylüldür yaşadığımız, Belki son eylülden bir önce. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-286-siiri/</link>
<guid>1167904</guid>
<pubDate>2009-04-25T13:04:00+03:00</pubDate>
<author>Turgut Koyuncu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
