<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. T&#252;lin &#199;ay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kalıcı</title>
<description>Uçsuz bucaksız göklerin ve gizemli yerlerin  buluştuğu  ülkelerin birinde nehir kenarı bir kasabada bir cüce yaşarmış. Cüce kocaman duvarlara tırmanarak çok güzel resimler yaparmış. Bunun için işini kolaylaştıracak bazı araçlar geliştirmiş. Tahtadan çaktığı geniş seyyar merdiven  dev fırçaları varmış cücenin. Kasabalı hayran kalırmış yaptığı resimlere. Üstelik turistik özelliği bulunan kasabanın turistleri de gezermiş onun sözkonusu duvar sergilerini. Güzel resimlerinin yanı sıra evini de hayran kalırmış insanlar. Neden dersiniz? Cüce kendi eliyle tek tek dizdiği tomruklarla ahşap pervazlarla dantel gibi işlemiş zamanında baraka olarak kullandığı sekiz köşeli bir çatı şirin ve rengarenk bir kulubeye dönüşmüş sizin anlayacağınız. Neyse, lafı çok uzatmadan sadede gelelim isterseniz. Bizim cücenin bir derdi varmış o günlerde.Evini satın almaya çalışan açgözlü bir zengin dadanmış kapısına da. Gitmek bilmiyormuş. Sürekli cüceyi rahatsız ediyor, evini satmak istemeyen cüceyi tehdit ediyormuş.’’Sürerim seni buradan diyormuş.Tüm kasabalının evlerini satın aldım, senle de başaçıkmasını bilirim.diye gözdağı vermesinin tek amacışuymuş;Büyük bir turistik tesis yaptırıp parasına para katmak.Üstelik doğası, güçlü pınarları ve  yapısal dokusuyla Yıllardır huzur içinde yaşayan güzel kasabanın bunun için yerlebir olması gerekşyormuş. Yani yüzlerce kişinin huzuruna karşılık bir kişinin huzuru……. Kasabalılar korkusundan çoktan evini barkını bahçesini satmış, alacakları üçbeş kuruşu bekler olmuş. Her tarafta inşaattan damlayan balçık, çamur görüntüleri zavallı güllerin sümbüllerin kafasına damlar olmuş, yolda çukurlar olmuş, su birikintileri, asfalt çizikleri çirkin çirkin  oluklar oluşturmuş, kediler lağım sularından içip hastalanmaya, böcekler batıp çıktıkları yol kenarındaki çöplerden mikrop saçmayabaşlamışlar.Ayva küsmüş, nar çatlamış da kuşlar çığlık  çığlık göçer olmuş, otlar kurumuş, kuzular dağ çayırlarını aranır olmuş, ağaçlar tek tek kesilmiş, ortalığı pislik götürmüş, orman hayvanları ise sağa sola kaçışıp aç domuzların yükseklerden indiği yetmiyormuş gibi avcıların top tüfekle hedefi olmuş,.Bütün bunlar olurken bir yaz günü her yıl olduğu gibi turist kafilesi gelmiş kasabaya. Yine köylüler, panayırlar kurmuş el emeği göz nuru el işlerni sergiledikleri masalar kurulmuş,temiz örtüler serilmiş,mis kokuların yükseldiği kazanlar kaynamış ateş başında. İyi de bukadar hummalı hazırlık bu sefer boşa gitmiş, her yıl kasabaya karınca kararınca gelir getiren dövizler şöyle dursun bir yorgunluk çayı içmeye bile oturmamış turist kafilesi.Bir temiz hava alamadıkları öksüre öksüre girdikleri kasabaya dumandan buğudan ve isten geçerek soluğu kasaba meydanında almışlar. Orada ağızdalaşıyla başlayan ve büyüyen bir kavgaya tanık olup hemen ayırmaya girişmişler. Kavga eden cüce ve şişman zengini ,	Neden sonra mesele anlaşılmış konuşulmuş tartışılmış, turistlerin aracılığıyla da kasabanın yararına i.nşaatı bitmiş iki üç yapı pansiyon haline getirilerek kiraya verilmesi ülke içinden gelen vatandaşlara da turistlere de hizmet verilecek (içturizme açılacak) çalışmaya karar verilmiş. Turizm gelirleri iki yıllığına kasabaya bırakılacak böylelikle parasının tamamını alamayan halk inşaatlar bitene kadar rahat bir nefes alacaktı. Homurdana homurdana mırın kırın ede ede razı etmişler, şişman zengini. Cücenin açtığı alnındaki yarayı bir gönüllü temizlemiş sarmış, yatıştırmış adamı.Tatsız tuzsuz birkaç gün geçirdikten sonra helalleşerek kasabadan ayrılmışlar.,turistler. Günlerden bir sabah öksüre aksıra uyanmış, bizim şişman zengin. Son günlerde inşaatlardan birinde nöbet tutuyor geceleri kasabada geçiriyormuş.,cücenin gıcıklığı tutar da şantiyesine zarar verir diye önlem alıyormuş. Adam o sabah o kadar erken uyanmış ki,horozun sesini duymuş.Çocukluğundan sonra ilk defa bir iki börtü böcek kuş sesi derken seslere iyice kulak kabartmış, pencereyi de açmış, bir temiz havayı da ciğerlerine doldurmuş kollarını kocaman açarak.En sonunda yürüyüşe çıkmış ve cücenin kulubesine doğru yol almış. İçeriye uzatmış başını ki ne görsün? Uzunca bir merdişvenin tepesinde küçücük gövdesiyle cüce eline aldığı çekici sallayarak çivi çakıyor,çıkmakta olan bir tomruğu tutturmaya çalışıyormuş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalici-6-siiri/</link>
<guid>3023907</guid>
<pubDate>2019-08-04T15:50:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Belkisiz</title>
<description>daha ellerim yanmıyorken ellerinde bakışların dokunmuyordu henüz tenime sana sarıldım bir nebze, bir vesileyle dünyam oluverdin ben yılan değildim ya, sen bir DENİZ in ta kendisi Bir dikişte içtin yaralarımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/belkisiz-siiri/</link>
<guid>3006545</guid>
<pubDate>2019-06-20T17:32:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Kalp Bu</title>
<description>yüreğinin damladığıı yer çoraktı ensede bir sivilcenin düğümlendiği yerde, tüm damarlarının patlamasıyla patladın hayata yüzlerce binlerce çiçek açtı dokunduğun her yerde </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalp-bu-2-siiri/</link>
<guid>2961195</guid>
<pubDate>2019-02-22T21:59:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Sakıncalı Şiir</title>
<description> Nefretin öyle büyük olmalı ki Dize getirmeli okyanusları Bir volkan olmalısın, püskürmek için deliren Küllerinden doğarcasına, Sırtına basarak gökyüzüne yükselen </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakincali-siir-3-siiri/</link>
<guid>2881569</guid>
<pubDate>2018-08-26T12:33:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>O ev</title>
<description>O EV(onüç yaşında) O EVİN BÜYÜKANNESİ kiminin annesi kiminin babaannesi kimine yenge Dolanır durur bıcır bıcır Bir iner bir çıkar taş merdivenleri Yokla var arası ayaklarında bir uçak </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-ev-6-siiri/</link>
<guid>2737546</guid>
<pubDate>2018-07-09T09:49:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünce</title>
<description>Düşününce bir muamma Yalnız ve kuru bir sıcak Yüreğimde ısırgan otları Kemirir durur iliklerimi bir sığınağa dönüyor koskoca bir hiç!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunce-209-siiri/</link>
<guid>2491203</guid>
<pubDate>2018-05-21T12:12:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Miş Miş Nış Mış</title>
<description>kırık bir gülüşün, bin öyküsü vardır Bin Tanrı ili! bile duvarlar yazmış Aşk öyle bir tütsü ki bütün dünya tabi olmuş, Günü gelmiş az bir ağu olmuş tahttan indirmiş  Günü gelmiş yılanı deliğinden </description>
<link>https://www.antoloji.com/mis-mis-nis-mis-siiri/</link>
<guid>2491200</guid>
<pubDate>2018-05-21T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Ülkem</title>
<description>Pattlayan mayınların üzerinden gerçiyorsun Ayaklarında nazi mezar taşlarının  nın ateş sandıkları Bahçede korkuluk ve rüzgarlar hala aynı toprağa basıyorsun İsrail gibi kana kan, dişe diş Hayatın herşeyin kıstası,sen biçiyorsun </description>
<link>https://www.antoloji.com/ulkem-70-siiri/</link>
<guid>2462788</guid>
<pubDate>2018-03-24T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Boşluk</title>
<description>yıkıntılarından döküntülerinden usul usul kalkacaksın sebil dolup gökyüzünden uskumruları bırakacaksın ...........................hayata suya fırtınaya rençber gibi işleyeceksin, okunmuş yapraklarını zamanın değer biçeceksin gülnihale ille de sen sen olacaksın yosun tutmuş ekmeğine, ekşi olmuş tadına </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosluk-355-siiri/</link>
<guid>2449485</guid>
<pubDate>2018-03-03T09:50:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzme</title>
<description>Kanayan kalbimin kırık bir hüzmesi Son bir çırpınışla sana akan bakışlar Ellerimi tutma, erir giderim avuçlarında Öyle dönüp gitme bağıramam sana Yalnızlığım Meğer öyle sensizmiş </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzme-8-siiri/</link>
<guid>2436388</guid>
<pubDate>2018-01-29T10:00:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Çalıntı</title>
<description>yıkımları değil onurlarıyla gittiler ve ayak izlerinde hala sızıyordu yağmur onur biten her hikayede bir sondu çünkü gerçek yine gerçekle taçlanırdı hayallerinde yiğit olan şizofren kök salmadığı toprakta ağaç olup kuruyamadan </description>
<link>https://www.antoloji.com/calinti-20-siiri/</link>
<guid>2435150</guid>
<pubDate>2018-01-25T17:26:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Belki de</title>
<description>sağlam pabuçlarda saklı değil gelecek herkes bir gün ölecek ve ben dönüp arkamdaki enkaza bakacağım belki bir bilye parıldayacak çocukluktan, belki bir tutam gözyaşı belki birkaç kurumuş çiçek herkes bir eser bırakacak giderken </description>
<link>https://www.antoloji.com/belki-de-144-siiri/</link>
<guid>2425169</guid>
<pubDate>2017-12-29T16:59:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşam Dersleri</title>
<description>bir düğüm boğazımda hayat beni sıkıyor sınamayacağım sınatmayacağım derken ölüm notlar tutuyor her bir hata yalnızlığa yeni bir prim </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasam-dersleri-6-siiri/</link>
<guid>2414409</guid>
<pubDate>2017-11-27T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Senden Öğrendim</title>
<description>senden öğrendim bir sabrım olduğunu hatırlamayı senden öğrendim sabrın aşkın metanetin zamana bağlı olduğunu senden her yıkılışımda ayağa kalkmak için bir nedenim olduğunu öğrendim sevginin gücünü , umudu, direnci diri tutmayı senden öğrendim yaşamak için bir şansım daha olduğunu yapabilirmiş insan, herşeyi kendi yönüne çevirmeyi,'' güneş' i aynaya tutmayı, aynayı kendine bakmak zorunda bırakmayı senden öğrendim </description>
<link>https://www.antoloji.com/senden-ogrendim-64-siiri/</link>
<guid>2411275</guid>
<pubDate>2017-11-18T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Kesişme</title>
<description>bir gün karanlık susuşta kalan bir yüzleşmeyle eriyecek onca söz onca hikaye dal budak vermek varken durduğumuz yerde eriyip gidecek mi öyle kesiştiğimiz yerde hangi sorgu getirecek her gün daha hızlı yaşlanan </description>
<link>https://www.antoloji.com/kesisme-19-siiri/</link>
<guid>2407964</guid>
<pubDate>2017-11-08T17:40:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Bebeksi</title>
<description>HERKES GÜZeLİ SEVEBİLİR MARİFET GÜZEL SEVMEKTE NİCE GÜZELLER GÖRDÜM ''EEE BİR ZAMANLAR BeN DE GÜZELDİM KENDİ ÇAPIMDA   </description>
<link>https://www.antoloji.com/bebeksi-siiri/</link>
<guid>2404479</guid>
<pubDate>2017-10-28T15:29:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Acısına kıyılmış aşklar</title>
<description>ACISINA KIYILMIŞ AŞKLAR AZ MI ARŞINLADIK , yolları seninle GECENİN ON İKİSİNDE paramız yoktu Cebeci de Hani balık yedik Sakarya da Selam verdik güvercinlere çam diplerinde Tuz ektik, kara simitlere </description>
<link>https://www.antoloji.com/acisina-kiyilmis-asklar-siiri/</link>
<guid>2400175</guid>
<pubDate>2017-10-14T12:50:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Toz Duman</title>
<description>TOZ DUMAN BU SOĞUK damlarda çiseleyen gün Saçak saçak bakışların vurmuş  körkütük bir arpacık kumrusu'' Seni gidi kuzu, Kibele nin son yavrusu Kaldın pusularda Bir nilüfer ol, aç sularımda </description>
<link>https://www.antoloji.com/toz-duman-20-siiri/</link>
<guid>2400173</guid>
<pubDate>2017-10-14T12:47:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>Karadeniz</title>
<description>....Karadeniz hırçın dalgalı Bi bedenimi sarıp çekemedin içine Bir tokat gibi savurup  girdabına sokamadın köklerimi alıp gidemedin buradan Karadeniz Damla damla döküp yığıntılarımı göysüme ağır geliyor taşıyamıyorum sensizlik çökerken gün yüzüne bulut bulut yakamoz damlar üstüme </description>
<link>https://www.antoloji.com/karadeniz-127-siiri/</link>
<guid>2398721</guid>
<pubDate>2017-10-09T14:09:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 <item>
<title>İstiyorum Ki</title>
<description>öğle bir yer istiyorum ki ruhumu giydirip üşütmeden  elin tutsun gözün görsün istiyorum ikilemlerine düşmeden söz bu kadar yorulmasın istiyorum ,ayrılık bu kadar kolay gelmesin acıdan yana çilen dolsun istiyorum yalnız benim ol fütursuzca kaygıların özlemlerin esiri bir çocuk değilsin artık, elimi tutsana çirkinleşmesene patavatsızca ittiklerinle </description>
<link>https://www.antoloji.com/istiyorum-ki-6-siiri/</link>
<guid>2398719</guid>
<pubDate>2017-10-09T14:01:00+03:00</pubDate>
<author>Tülin Çay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
