<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. T&#246;re Hanım Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sessiz Agit</title>
<description> Düğüm oldu sözler, dilim bağlandı, Damardan akacak kanım kurudu. O an ki göğsümde feryat dağlandı, Lal olan ağzımda sesim kurudu. .  .                                                                                      Bir aciz krallık kurulsa şayet, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessiz-agit-12-siiri/</link>
<guid>3892524</guid>
<pubDate>2026-10-14T03:39:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Narında</title>
<description> Gönül bahçesine bir ateş düştü, Yandı bütün ömrüm, kül oldu gitti. Akıl bu sevdayla şaşırdı, şaştı, Bütün yollar sana kul oldu gitti. .      .                                                                                 Gözlerin ufkumda parlayan hilal,                                                                                       Sensiz bu dünyada her nefes hayal. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-narinda-2-siiri/</link>
<guid>3892522</guid>
<pubDate>2026-10-14T03:31:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Topraksız Mezar</title>
<description> ​Ne garip bir sessizlik bu… Aklım bir türlü almıyor zamanın akışını. Hani o soğuk kahve fincanının kenarına iliştirdiğimiz, O her kelimesi yemin gibi ağır duran o söze takılıp kaldım: “Bizi ölüm ayıracaktı…” </description>
<link>https://www.antoloji.com/topraksiz-mezar-2-siiri/</link>
<guid>3891899</guid>
<pubDate>2026-10-12T22:00:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk'a Kırılan Kalemler</title>
<description> Ne senden bana şiir olur, ne de benden sana şair. Var git başkasına roman ol, kırdım bütün kalemleri aşka. Sayfaları dağıttım,                                           mürekkebi döktüm, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-a-kirilan-kalemler-siiri/</link>
<guid>3890877</guid>
<pubDate>2026-10-10T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Sakın Bel Bağlama</title>
<description>Bel bağla yollara yürümeyi göze alıyorsan eğer Bel bağlama o yolların seni alıp götürmesine Kanma Seni  Sımsıcak durağın içine çekeceğine Bir insanin tebessümüne Bel bagla icini ısıtsın ve bir anlık nefes olsun diye Sakın Bel bağlama o tebessümün ömür boyu </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakin-bel-baglama-siiri/</link>
<guid>3888729</guid>
<pubDate>2026-10-05T17:25:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Aynadaki Yabancı düş</title>
<description>Gecenin en zifiri yerinde... Sabaha uyanmak değil bu Zaten hiç kapanmamış gözlerin Boşluğa doğru taşması.. Zaman pıhtılaşıyor göğsümün tam ortasında Ne ileri gidiyor akrep, Ne geri sarıyor yelkovan </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynadaki-yabanci-dus-siiri/</link>
<guid>3888678</guid>
<pubDate>2026-10-05T16:14:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Yuregimi Kızgın Demirle Közledim</title>
<description>Duymuyor musun?                                                      Bu, aramızdaki her şeyin bittiği andır!                                  Ne bir dönüşü var bu gidişin,                                                Ne de aranacak bir orta yolu!                                   Adını söküp attım dilimden,                                                                       Seni hiç yaşanmamış sayacak kadar,                                              Seni hiç olmamış sayacak kadar sildim!              Aramızda artık aşılmaz uçurumlar var!                                                              Geriye dönülmez, keskin sınırlar var!                                            Bir daha aynı yöne bakmayacak gözlerimiz,                                                   Aynı havayı solumayacak göğsümüz!                      Yollarımız ayrıldı!                                                                 Bağlarımız koptu!                                                         Sen kendi yolunda kaybol,                                         Ben kendi geleceğime yürüyorum!  Hiçbir söz tamir edemez bu kırılmayı.                                                         ,Hiçbir pişmanlık geri getiremez bizi!Kapıyı arkandan öyle bir çarptım ki,                                                                                      Yarınıma dair tek bir izin,                                                                             Tek bir gölgen bile kalmadı!                                                                                Ben o defteri bir daha açılmamak üzere kapattım;   Çünkü ben bugün,                                              Yüreğimi kızgın demirle közledim!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregimi-kizgin-demirle-kozledim-siiri/</link>
<guid>3885450</guid>
<pubDate>2026-09-27T03:22:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Bilseydim</title>
<description>Kelimeler boğazımda düğüm düğüm,                                                      yutamıyorum.                                                                                                     İçimde öyle bir enkaz var ki,                                                                            altından kalkamıyorum.                                                                                             Sazın teline her vuruşta ciğerim sökülüyor sanki,   Ben bu gece kendime bile ağlayamıyorum.  Ben seni kutsal bir emanet gibi taşımıştım bu göğüste.                                                                  Üşüme diye ömrümü serdim ayaklarının altına.                                            Meğer sen, beni paramparça etmek için beklemişsin pusuda.  Söylesene,                                                                                                               Değdi mi vurduğun o son darbeye?                                                                   Değdi mi beni diri diri bu toprağa gömmeye?                                                   Bilseydim o gülüşünün ardında bir cellat sakladığını,                                                                 Gözlerinin içine bakarken ecelimi gördüğümü </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilseydim-164-siiri/</link>
<guid>3881958</guid>
<pubDate>2026-09-17T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>İmkansız</title>
<description>Kâğıt üzerinde hiçbir şeyimdin sen benim,  Alt tarafı bir sevgili!                                                                      Ne bir ev paylaştık seninle, ne bir soyadı, ne de bir resmiyetti                                                           Sorsalar, “Bitti, anı oldu” deyip geçilecek sıradan bir hikaye...                                                                      Ama sen, benim ruhumu yasal bir evrak gibi parçalayıp attın!                                                      Hangi mahkeme yargılayacak şimdi senin bu faili meçhul cinayetini?                                                 Hangi kanun cezalandıracak Resmiyetsiz bir adamın, bir kadının içini Böyle vahşice katletmesini?                                                    Nerdesin?                                                           Arkamda bıraktığın bu kan gölünün ortasında, hangi korkaklığın arkasına saklanıyorsun?     Bizimkisi daha baştan imkânsız bir yangındı, bilirsin;                                                                            Ne kavuşmaya adımız vardı, ne de bu acıyı ellerime vermeye yetkin.                                                    Özledim seni, evet; ama bu özlem artık bir aşk feryadı değil,                                                                  Bu özlem, seni kendi ellerimle yok etme arzusu, vahşi bir nefret!                                                              İki sevgiliydik hani, bağlayıcılığı yoktu, bitince gidilirdi.                                                                            O zaman sök al içimden bu zehrini!                           Al ki gebermesin içimdeki insanlık!                         Beni kâğıtsız, şartsız, güvencesiz bir cehennemin ortasına fırlatıp attın,                                               Şimdi bir başkasına aynı yalanları satarken vicdanın hiç mi sızlamıyor?                                 Herkes "Unutursun, alt tarafı bir sevgiliydi" diyor,    Bilmiyorlar ki imzasız sevdaların acısı, Her gün yeniden ölmekmiş.                                                     Sen beni evli bir kadından daha dul,                   Yüreği sökülmüş bir ölüden daha kimsesiz bıraktın! Gelme artık, yüzünü bile görmek istemiyorum,   Ama sakın unuttum sanma bu hesabı!                    Sen bende sadece bir "sevgili" olarak kalmayacaksın;                                                    Ömrüm boyunca adını her andığımda lanet okuyacağım en büyük katilim olacaksın.       Nerdesin o zaman, ey katilim?                                 Çok özledim seni...                                                           Ve yemin ederim, bu vahşi özlem o imkânsız düşü de, seni de, beni de bu cehennemde diri diri yakacak! </description>
<link>https://www.antoloji.com/imkansiz-289-siiri/</link>
<guid>3868756</guid>
<pubDate>2026-08-17T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Kendimi Sende Unuttum</title>
<description> ​Sokak lambasının camdan içeri süzülen solgun ışığında, hiç çalmayan bir telefonun yükü var masada. Zaman bir sarkaç gibi sallanıp duruyor aynı boşlukta, ne ileri gidebiliyorum ne de o günden geriye kalanı toplayabiliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendimi-sende-unuttum-5-siiri/</link>
<guid>3868144</guid>
<pubDate>2026-08-16T01:33:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul’da Uzak sende sakli</title>
<description>Sahi, neydi sevmek?                                                     Şu koca İstanbul’u bir uçtan bir uca,                        Sırf sen içindesin diye kutsal bir harita gibi taşımak mıydı?                                                                          Yedi tepenin üstüne çöken o kurşunî sise,            Seni görememenin hıncıyla öfke kusmak mıydı?                                                  Sevmek,Galata’dan Kız Kulesi’ne bakarken.       ,Araya giren o hırçın denizi hasretinle kurutmaya çalışmaktı.                                                            Kadıköy vapurunun arkasında uçuşan martılara,  Sırf sana doğru uçarlar diye cebindeki son ekmeği bölmek,                                                                          Ve Boğaz’ın dalgalarında senin sesini aramaktı. Bazen İstiklal’in o kalabalığında yapayalnız yürümektir sevmek.                                        Omuzuma çarpan binlerce yabancı yüzde,       Sadece senin gözlerini aramak, bulamayınca kahrolmak.                                              Haydarpaşa’nın sessiz raylarına bakıp,                  Seni bu şehre getirmeyen tüm trenlere düşman olmaktır. Ne ağır şeydir sevmek;                                 Karaköy’de bir çay ocağında tek başına otururken,   Karşı sandalyedeki o korkunç boşlukla hesaplaşmak.                                                İstanbul’un tüm ışıkları bu gece birer birer sönerken,                                                               Benim sadece senin sokağının karanlığıyla üşümem. Sevmek, Moda sahilinde gün batımını </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-da-uzak-sende-sakli-siiri/</link>
<guid>3865169</guid>
<pubDate>2026-08-09T01:09:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Savaşın Bittiği Gün</title>
<description> ​Bir eşikti geçilen, geri dönülmesi imkansız olan, Ne bir fırtına koptu o an, ne de yer yerinden oynadı. Her şey büyük bir sessizliğin ortasında durdu, Ve o gün öyle bir hayal kırıklığına uğradım ki, Göğsümün sol yanında yıllardır çarpan o hiç uyumamış yer, </description>
<link>https://www.antoloji.com/savasin-bittigi-gun-siiri/</link>
<guid>3859532</guid>
<pubDate>2026-07-25T20:17:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Kendi Ateşinde</title>
<description> ​Toprağın derininde unuttuğumuz o ilk ses gibi, Uzakta, göğün çatısında bir gürültü… Kabuğunu zorlayan bir tohumun sancısı bu, Eskiye adanmış ne varsa hepsini geride bırakan. ​Artık ne durup arkaya bakacak halim var, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendi-atesinde-siiri/</link>
<guid>3857800</guid>
<pubDate>2026-07-21T14:52:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Sessiz Eksiliş</title>
<description> ​Öyle birdenbire, bir çırpıda Yakıp yıkmam köprüleri ben... Alevler sarmaz bir gecede aradaki mesafeyi, Gürültüyle çökmez aramızdaki o köprü. Ben, gidişleri bile zamana yayanlardanım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessiz-eksilis-siiri/</link>
<guid>3857799</guid>
<pubDate>2026-07-21T14:49:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Yolun ortasinda</title>
<description> ​Rayların üzerinde akıp giden bir ömür gibi, Yavaşça soğuyan bir bardak çayın yalnızlığındayım. Gözlerim yolda, yüreğimde tanıdık bir sızı, Etrafımda dumanlı dağlar, içeride yükü ağır bir sessizlik... ​Bazen gitmek ister insan; </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolun-ortasinda-siiri/</link>
<guid>3855658</guid>
<pubDate>2026-07-18T02:51:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Son Bir Dilek</title>
<description> ​Zaman avuçlarımdan kayıp giden ince bir kum gibi, Ne rüzgârı durdurabiliyorum artık pencere kenarlarında, Ne de içimde durmadan yankılanan o eski, yorgun saat sesini. Günün ilk ışıkları sessizce odaya sızarken anlıyorum yalnızlığın rengini; Dile kolay, geçen onca seneden sonra içimde tek bir düğüm kaldı çözülmeyen, </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-bir-dilek-2-siiri/</link>
<guid>3854333</guid>
<pubDate>2026-07-15T01:58:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Duvar Kenarında Uzayan Gece</title>
<description> ​Bu gece yine tırnaklarımla kazıyorum yalnızlığı, Özleminin o en uçurum, en dibe vuran sızısındayım. Gözlerimi kapatsam yüzün düşüyor karanlığa, Açsam, yokluğun bir bıçak gibi saplanıyor odaya. Zaman dondu, mekan küçüldü sanki, </description>
<link>https://www.antoloji.com/duvar-kenarinda-uzayan-gece-siiri/</link>
<guid>3851361</guid>
<pubDate>2026-07-07T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Kendine dönüş</title>
<description> ​Yürüdüğün yollar yabancı değil sana, Ayağına batan her diken, Vaktiyle kendi ellerinle diktiğin o fidanın dalıdır. Kime baksan aynadaki o yüz, Kime vursan, canı yanan yine sensin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/jendine-donus-siiri/</link>
<guid>3849346</guid>
<pubDate>2026-07-02T03:02:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme benden</title>
<description>Gözlerin uzağa her baktığında, İçimde bir şehir yıkılıyor, duymuyorsun. Sessizce toprağa sızan o sızı var ya, İşte öyle bir şey gitmek; Kalanın göğsünde durmadan büyüyen bir sızıdan başka neyi kalır? ​Gitme benden sevdiğim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-benden-13-siiri/</link>
<guid>3849345</guid>
<pubDate>2026-07-02T02:59:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 <item>
<title>Akil Tutulması</title>
<description> ​Gecenin en koyu yerinde uyandım yine, İçimde bir yangın, göğüs kafesimde bir daralma... Duvarlar üzerime doğru yürüyor sanki, Odalar soğuk, odalar bomboş, odalar sen kokuyor. Elim telefona gidiyor,                                                                                   numarayı ezbere bilen parmaklarım titriyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/akil-tutulmasi-39-siiri/</link>
<guid>3846709</guid>
<pubDate>2026-06-25T03:28:00+03:00</pubDate>
<author>Töre Hanım</author>
</item>
 </channel>
</rss>
