<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Thomas Stearns Eliot Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Little Gidding</title>
<description>Karakışta bahar kendine özgü mevsimdir Günbatımında donuklaşsa da sonsuzdur, Zamanda asılı, kutupla dönence arasında. Kısa gün ışıl ışıl olunca, ayaz ve ateşle, İvecen güneş buzu tutuşturur gölcük ve hendeklerde, Sıcaklığın yüreği olan rüzgihsız ayazda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/little-gidding-siiri/</link>
<guid>2872718</guid>
<pubDate>2018-07-30T13:58:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Dört Kuartet</title>
<description>Şimdiki zamanın ve geçmiş zamanın Her ikisi belki de içindedir gelecek zamanın, Ve gelecek zaman kapsanır geçmiş zamanda.  “Yukarı giden yol aşağı giden yolun aynısıdır”. (Heraklit)  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dort-kuartet-siiri/</link>
<guid>2866571</guid>
<pubDate>2018-07-18T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Histeri</title>
<description>o kahkayla güldüğünde, onun kahkahasına bulaştığımın ve onun bir parçası olduğumun farkına vardım, onun dişleri yalnızca rastlantısal yıldızlar olduğu zamana kadar, talim yapan bir manga yeteneğiyle. Kısa kesilen solukların içine çekildim, her bir an süren iyileşmede içe çekilen, kayboldum en sonunda karanlık boşluklarında onun gırtlağının, </description>
<link>https://www.antoloji.com/histeri-6-siiri/</link>
<guid>2866570</guid>
<pubDate>2018-07-18T11:49:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Hamlet</title>
<description>Hamlet oyununun ilk sorun olduğunu, Hamlet karakterinin ancak ikinci derecede kaldığını pek az eleştirmen kabul etmiştir. Hamlet karakteri, o en sakıncalı eleştirmen türü için özellikle bir ayartıcı olagelmiştir. Bu tür eleştirmeninin kafası doğuştan yaratıcı bir düzen taşır, ama yaratma gücündeki bir eksiği yüzünden kendini eleştiri alanında dener. Böyle kafalar, çoğu zaman Hamlet'de kendilerindeki sanatçı yanı ortaya koymalarına yarayacak bir özellik </description>
<link>https://www.antoloji.com/hamlet-4-siiri/</link>
<guid>2135558</guid>
<pubDate>2015-06-05T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Çorak Ülke</title>
<description>Ezra Pound için  I. ÖLÜLERİN GÖMÜLÜŞÜ  Nisan en zalim aydır, gövertir Leylakları ölü toprakta, yoğurur </description>
<link>https://www.antoloji.com/corak-ulke-2-siiri/</link>
<guid>2135557</guid>
<pubDate>2015-06-05T16:49:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Ölülerin Gömülüşü</title>
<description>Nisan en zalim aydır, gövertir  Leylakları ölü toprakta, yoğurur Anılarla istekleri, uyarır Uyuşuk kökleri bahar yağmuruyla. Kış, sıcacık tuttu bizi, örter Toprağı unutkan karla, sürdürür </description>
<link>https://www.antoloji.com/olulerin-gomulusu-siiri/</link>
<guid>2135554</guid>
<pubDate>2015-06-05T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Simeon'a Bir Şarkı</title>
<description>Efendim, Roma sümbülleri çiçeklenir kâsede  Ve kış güneşi emekler karlı tepelerde; İnatçı mevsim sürmekte. Hayatım hafiftir, bekler ölü rüzgârı, Elimin sırtındaki bir tüy misali. Güneş ışığında toz ve köşelerde hatıra </description>
<link>https://www.antoloji.com/simeon-a-bir-sarki-siiri/</link>
<guid>2135555</guid>
<pubDate>2015-06-05T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>İsteri</title>
<description>Kahkaha attığında, kahkahasına karıştığımın ve onun bir parçası olduğumun farkına vardım, bir manga talimi yeteneğiyle sadece tesadüfi yıldızlar gibi olana dek dişleri. Kısa solumalarla içe çekildim, solundum her bir anlık iyileştirmede, nihayet kayboldum en sonunda gırtlağının karanlık yarıklarında, ezildim görünmeyen kasların dalgacığıyla. Ve titreyen elleriyle hayli yaşlı bir garson aceleyle seriyordu pembe ve beyazlı örtüyü paslı yeşil demir masanın üstüne, diyerek: “Eğer hanımefendi ve beyefendi çaylarını bahçede almak isterlerse, eğer hanımefendi ve beyefendi çaylarını bahçede almak isterlerse…” Eğer memelerinin sallanması durdurulursa, öğleden sonraki parçaların bazılarının toparlanabileceğine hükmettim, ve bu amaca dikkatimi yoğunlaştırdım özenli bir incelikle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/isteri-siiri/</link>
<guid>2135553</guid>
<pubDate>2015-06-05T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>J.alfred Prufrock'un Aşk Şarkısı</title>
<description>S'io credesse che mia risposta fosse a persone che mai tornasse al mondo, questa fiamma staria senza píù scosse. Ma per cio che giammai di questo fondo Mon torno viva alcun, s'ioda il vero, senza tema d'infamia ti rispondo. </description>
<link>https://www.antoloji.com/j-alfred-prufrock-un-ask-sarkisi-siiri/</link>
<guid>2135552</guid>
<pubDate>2015-06-05T16:42:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Oyuk Adamlar</title>
<description>A penny for the Old Guy*  I Bizler içi oyuk adamlarız Bizler içi doluk adamlarız Birlikte eğilen </description>
<link>https://www.antoloji.com/oyuk-adamlar-siiri/</link>
<guid>2135551</guid>
<pubDate>2015-06-05T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Yolculuk</title>
<description>"Bir soğuk varıştı aldığımız sonuç  Yolculuk için yılın en kötü zaman Hem yollar da öyle uzun, hava öyle keskin Kışın tam ortasıydı."  Develer yağırlı, develerin ayakları ağırlı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolculuk-399-siiri/</link>
<guid>2118600</guid>
<pubDate>2015-04-25T10:31:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Rum Tum Tugger</title>
<description>Garip bir kedidir Rum Tum Tugger:  Kendisine bir sülün sunsanız, orman tavuğu ister. Bir eve koysanız onu, bir daireyi tercih eder, Bir daireye koysanız onu, o zaman da ev ister. Fare yakalasın istersiniz, kendisi sadece sıçanları ister, Sıçan yakalasın istersiniz, o zaman da bir farenin peşine düşer. </description>
<link>https://www.antoloji.com/rum-tum-tugger-siiri/</link>
<guid>2118599</guid>
<pubDate>2015-04-25T10:30:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Kedileri Adlandırmak</title>
<description>Kedileri Adlandırmak zor meseledir,  Tatil oyunlarınızdan biri kesinlikle değildir; Bir kedinin ÜÇ DEĞİŞİK ADI olmalı dediğimde Bir zırdeli olduğumu düşünebilirsiniz önce. Aile arasında günlük kullanılan adlar vardır öncelikle, Peter, Augustus, Alonzo ya da James gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kedileri-adlandirmak-siiri/</link>
<guid>2118598</guid>
<pubDate>2015-04-25T10:26:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Bülbüller Arasındaki Sweeney</title>
<description>‘omoi peplegmai kairian plegen eso' (*)    Maymun boyunlu Sweeney yayar dizlerini Kahkahaya düşsün diye bırakır kollarını, Çenesi etrafındaki zebra çizgileri Kabararak lekeler zürafayı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bulbuller-arasindaki-sweeney-siiri/</link>
<guid>2118596</guid>
<pubDate>2015-04-25T10:11:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Satranç Partisi</title>
<description>Kadının koltuğu, yaldızlı bir taht gibi,  Çil Çil yansıdı mermerde ve ayna - Destekleri salkımlı asmalarla bezenmiş Birisinden bir altın Küpidon baka kalmış, (Biri de gizlemiş gözlerini kanadıyla)  - Çiftleyip alevlerini yedi kollu şamdanın </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-satranc-partisi-siiri/</link>
<guid>2118595</guid>
<pubDate>2015-04-25T10:10:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Ateş Töreni</title>
<description>Irmağın tentesi çökmüş: damar parmaklarıyla  Son yapraklar kavrayıp gömülür ıslak setlere. Yel Arşınlar kavruk ülkeyi duyulmadan. Su perileri gitmiş. Nazlı Thames, usulca ak, bitinceye kadar türküm. Üstünde ne boş şişeler, sandviç kağıtları, Ne ipek mendiller, karton kutular, izmaritler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ates-toreni-siiri/</link>
<guid>2118593</guid>
<pubDate>2015-04-25T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>İnsanın Unutmayı Seçtiği</title>
<description>Tanrılardan pek anlamam: ama sanırım ırmak  Güçlü boz bir tanrıdır-somurtkan, ele geçmez ve serkeş, Bir yere kadar sabırlı, sınırdır diye bilindi önceleri; Yararlıydı bir ticaret yolu olarak, güven vermezdi; Sonra köprü mimarları önündeki mesele oldu yalnız.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/insanin-unutmayi-sectigi-siiri/</link>
<guid>1783266</guid>
<pubDate>2012-10-29T04:03:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 <item>
<title>Müneccimlerin Yolculuğu</title>
<description>Bizi yıldıran bir soğuk geliyor,  Bir yolculuk, böylesine uzun bir yolculuk için  Yılın en berbat vakti tam da:  </description>
<link>https://www.antoloji.com/muneccimlerin-yolculugu-siiri/</link>
<guid>1309098</guid>
<pubDate>2009-12-24T01:13:00+03:00</pubDate>
<author>Thomas Stearns Eliot</author>
</item>
 </channel>
</rss>
