<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Tamer G&#252;lbek Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Barışma</title>
<description>teyzem omurgası kırık bir hayaldi kirli sarı kanepede oturan son günlerinde cevapsız bir soru işaretiydi  ilk hamburgerimi getiren peygamber </description>
<link>https://www.antoloji.com/barisma-3-siiri/</link>
<guid>2673349</guid>
<pubDate>2018-07-06T10:58:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Zefiran</title>
<description>Hepsini ikimiz için yaptım nedir sabahları erkenden kalktım akşamları erkenden yattım yazdığımı yırttım kasayı çöpe attım görüntüyü gittim sattım harfleri kırdım ufaladım üfledim geçmişe giden oluktan şükür dedim şükür aklımı koruyan ruhuna ruhumu koruyan aklına herşeye değer dedim yalnızlığın kırbacı develerin kırbasındaki acı su yeter ki sen  Selesindeki zeytine baktım karşımdaki hayalin gerçek çökeldi içimde senin tahminin benim doğrum oldu zamanla sağaldım zamanla doğruldum kaygan bir hayvan gibi dirildi kimlik sen uzun tülbentler serdin suyuma sen uzun döndün yörüngesinde beni yapan boşluğun aklımın kalanını muhafaza ettin sarı bir denizde kırılmıştı filikam  Şimdi sarılıyorum bizden artan pamuğa ufukta kalan kızıl bir çadır gibi uğulduyor geçmiş sıyrılırken sesler zencefil kokulu koridorlarda ıslak bir havluyu seriyorum usulca tüten bir köknarın üstüne dağılıyor sendeleyen nar kızlar misket yuvarlıyor olağandışı bir enlemde buz topluyor hava uzaklarda zefiranlı bir suya batırıyor hafızamız silik ayaklarını... </description>
<link>https://www.antoloji.com/zefiran-siiri/</link>
<guid>1107639</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:37:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Sahte Macera</title>
<description>Çok mu şeyle irkildim, ne ki bu sabahlar Başımın üzerindeki mutsuzluk kilidi Açılan bir Alaattin kapısı, bir kapçık susamlı Çiziktirmekle geçiştiremeyecek kadar onurlu  Disiplinli bir şekilde içiyoruz her kış </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahte-macera-siiri/</link>
<guid>1107633</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:34:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Uyudum</title>
<description>Beyaz takımıyla şarkı söylüyordu ben yatarken Perçemi yüzüne düşüyordu sigara içiyordu mikrofon tutuyordu  Yattığım yerden tez yazıyordum uzaktan kumanda tutuyordum Dışarıda bahar vardı çeviri yapıyordum büyük şeylere inanıyordum  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyudum-5-siiri/</link>
<guid>1107629</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Şefkat</title>
<description>Şefkatimiz pişmanlığa iyi geliyor  Hangimiz kötüydük Son saygı damlası son muslukta Parlamasın benden sonra bıçak diyerek  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sefkat-7-siiri/</link>
<guid>1107625</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:32:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Dans Eden Çocuk</title>
<description>Dans eden iki çocuk Yüzlerinde güneşin tatlı kızgınlığı  Caz gecenin kalbinde kıpırdıyorken Taşıyorlar tahterevallinin dengesini  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dans-eden-cocuk-siiri/</link>
<guid>1107622</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:30:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Doğal Park</title>
<description>Henüz ada olamamış bir kara parçasında Seke seke giden bir herşeye açlık Farklı iklimlerin anaforları arasında  Nisan yağmurlarıyla geldiğinde Güney gözüyle bakılan yeşil yerlerde </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogal-park-siiri/</link>
<guid>1107620</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Uzakla Heyecanlandığımız</title>
<description>Uzakla heyecanlandığımız zamanlardan bir gece Saddam’ın Kuveyt’e saldırmasından hemen önce  Geçmiş oturmuşuz bordür taşına ki ülke sınırı Sevinçlerimiz bir meltem dokunaklığında, bitince  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzakla-heyecanlandigimiz-siiri/</link>
<guid>1107617</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Zenit Yıldızı</title>
<description>Bulanık bir gökyüzü zamanıydı. Temmuzun ortasında, kuzeyde, çok kuzeyde, Kapıları tekmeleyen ve Birinci Dünya’nın Kitabına küfreden bir yalnızlık karşımdaydı: Hafızası tahminimden çok sağlam Tahminî ömrü hafızamdan zayıf. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zenit-yildizi-siiri/</link>
<guid>1107611</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:20:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Geceden</title>
<description>Lâstiklerin takırtısı dinen bir sağanak Gibi seyreliyor asfaltı terk ederken.  Göz ucuyla sana bakıyorum: Yüzünde geceden kalma solgun ay.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/geceden-6-siiri/</link>
<guid>1107609</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:17:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Sapak</title>
<description>Bu sapağı görünce  Yıllar önceki ilk gezimi anımsıyorum güneye Ve buradan kasabaya kadar Bir traktörün arkasındaki tabelânın üstünde Yaptığım eğreti yolculuğu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sapak-4-siiri/</link>
<guid>1107607</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:15:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Sancı</title>
<description>Gerginliğim yorgunluğa dönüşmek üzere;  Ruhumdaki huysuz ata kayıtsızım artık. Gece, serin-soğuk arası bir yerde uyuyor. Bulabildiğimiz tek açık pansiyonda yalnız konuklarız.  Resme dönüşse yıldızlı gök ve denize düşen ay, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanci-93-siiri/</link>
<guid>1107605</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:14:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Kare</title>
<description>Bu şey bizi yabancılaştırıyor Hani sürekli parmaklarımızı Gezdirdiğimiz ve baktığımız Kare kare hayatımızı pötikare Bir vurdumduymazlık arenasında Kırmızı kumaşlar sallayan </description>
<link>https://www.antoloji.com/kare-7-siiri/</link>
<guid>1107603</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:12:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>E-Mail</title>
<description>From: tamergulbek@gmail.com To: yıllaröncekitamerbirankaraziyaretinde@kabusanılar.com  Merhaba hayal meyal hatırladığım ben; Olaylar hayal meyal olabilir de, ruh sanki ne hayal ne de meyal Ne peşinde koşuyorduk da dalmıştık o pespaye geceye, işte sual </description>
<link>https://www.antoloji.com/e-mail-9-siiri/</link>
<guid>1107601</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:10:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Gülme</title>
<description>Her objektife gülme, zor biliyorum, Afrika balkonuna kuzeyden geliyorum. Açık sırtında lâcivert körfez dalgalı, Dişlerinde kamaşıyor babanın gidişleri.  Benim aklımda yalnız </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulme-6-siiri/</link>
<guid>1107599</guid>
<pubDate>2009-01-23T15:07:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 <item>
<title>Denge</title>
<description>On yıl önce geldiği bu güney kasabasında kalmış. Seyrelmiş sarı saçları ve bakımsız sakalıyla Vahşi Batı’nın kötü adamlarını andırıyor Alman seyis.  İlk deneyimim olduğunu söyleyince, ‘en uysal atım’ dediği bir kır atı hazırlattırıyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/denge-45-siiri/</link>
<guid>651177</guid>
<pubDate>2007-02-04T12:34:00+03:00</pubDate>
<author>Tamer Gülbek</author>
</item>
 </channel>
</rss>
