<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Talat Akıncıoğlu 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yılbaşı</title>
<description>Bu gece yılbaşı 										Ufukta kar bulutları									Bütün uçuşlar notamlı  Katlettikleri çamları								Fenerlerle süslemişler									Ölüsü kandilli olmuş her biri							Canına yandığımın  Bu ne telaş										Bu ne sevinç böyle									Henüz mektubun bile gelmemişken  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yilbasi-77-siiri/</link>
<guid>2404731</guid>
<pubDate>2017-10-29T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Oldu</title>
<description>Hani benim o hiç kutlanmamış										Doğum günümü kutlayacaktık									Hani sen benimdin											n’oldu 												Neden döndün sözünden							  Her şey birden bire ne sen ne ben										Sırrına eremedik kör şeytanın									Bir bakımlık faldı yaşamımız 									Bir kırım sırça oldu yüreğimiz  Gözlerin kadar değerli ellerin 										Sakın değmesin ellerime										Tutmamaya çoktan alıştım										Ama ölmeyi bilmiyorum  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-oldu-138-siiri/</link>
<guid>2404716</guid>
<pubDate>2017-10-29T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Git</title>
<description>Kaçıp kurtulmaksa meramın Hep senden taraf yerlere git Sanma ki oralarda birinci olacaksın Sanma ki tüm kadınlar Ve hüküm veren kadılar Seni el üstünde tutacaklar </description>
<link>https://www.antoloji.com/git-977-siiri/</link>
<guid>2404708</guid>
<pubDate>2017-10-29T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur Altında</title>
<description>Yağmurun sesini dinliyordum								Toprağın çiçeklerin bulutların								Denizlerin kokusu vardı havada								Sarıçiçeklerin baharında açan  O gece kar yağıyordu									Son yapraklar da düşecekti artık							Safran çiçekleri de neredense								Sanki karşımda hep sen vardın  Morarmış dudaklarınla								Yine sendin uzaklaşan									Dağınık kumral saçların									Gayya kuyularını gizlermiş her zaman  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-altinda-26-siiri/</link>
<guid>2402177</guid>
<pubDate>2017-10-20T19:06:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Bencil Yazılar</title>
<description>Bencil yazılar olarak adlandırdım bu sayfalardaki yazıları. Başkaları hangi isim ile adlandırırsa adlandırsınlar, benim bu yazdıklarım bencillikten başka bir şey değil aslında. Aranan ve sevilen hep ben olayım istemişimdir belki; hak etmeden yaşayanların her şeyi yapmaya hakları olduğunu sanmaları gibi. Belki! Kim bilir! Tabii ben bu yazıları yazarken, kimsenin bencillik mimarisinde birer tuğlaları olsun diye yazmadım. Benim zindanımın duvarları ne taştan idi, ne de ışıksız mazgallarını demir kafesler kapatıyordu. Aslında bu çilehanenin tek gardiyanı kendim olduğu kadar, tek mahkumu da yine bendim. Benden başka bir de o vardı, her hatırlayıp kavuştuğumda, retinası renkten renge girip değişen, rengarenk büyülü gözleri ile beni yeniden yaşamalara döndüren. Evet, o düşler beni hep yeniden yaşamalara döndürüyordu. Biliyorum, o yine benden tarafta eskiden olduğu gibi. Ama ne ben dışarı çıkabiliyorum ne onun bu durumdan haberi var. Belki de, o hala onun beni ittiği uçurumun dibinde yattığımı sanıyordur. Olamaz mı? Olabilir de, aslında mesele başka. Ben artık onun şu anda var olan cismini değil, değişmeyen tek özelliği olan rengarenk bakışlarını düşleyebiliyorum ancak.       </description>
<link>https://www.antoloji.com/bencil-yazilar-siiri/</link>
<guid>2401786</guid>
<pubDate>2017-10-19T18:58:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Söyleyemediğim</title>
<description>Ağrılı sesler söze  Bir başka anlam katmaz								Alıp götürdüğünden başka								Zaten hem avaz ortancalar								Menekşeler rengarenk									Koklayamadım...  Mektup değil yazdığım									Ne bir isteğim var									Ne bir haberim										Okuyamadığım  Düş de olsa bugün sen geldin							Bugün yine geldin diyemeyeceğim							Çünkü sen de yoktun 									Tam kırk bir buçuk yıldır								Maşallah </description>
<link>https://www.antoloji.com/soyleyemedigim-9-siiri/</link>
<guid>2401783</guid>
<pubDate>2017-10-19T18:50:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gardiyan 2</title>
<description>Gün atımında										Tan yerleri ağarmadan									Uğuldayan seslerdi									 Gırtlaklardan yayılan  Marş söylüyorlar dedi									Seslere alışkın gardiyan									Yankılanmıyordu bile 								Hücrelerden ötelerde  Bu kadar disiplinli olurdu								Beyninde mazlum bin mahkum								Yerinde sayıyordu yürürken								Beton duvarların suskunluğuna inat  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gardiyan-2-5-siiri/</link>
<guid>2400440</guid>
<pubDate>2017-10-15T18:14:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gardiyan</title>
<description>Gün atımında										Tan yerleri ağarmadan									Uğuldayan seslerdi									 Gırtlaklardan yayılan  Marş söylüyorlar dedi									Seslere alışkın gardiyan									Yankılanmıyordu bile 								Hücrelerden ötelerde  Bu kadar disiplinli olurdu								Beyninde mazlum bin mahkum								Yerinde sayıyordu yürürken								Beton duvarların suskunluğuna inat  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gardiyan-78-siiri/</link>
<guid>2400419</guid>
<pubDate>2017-10-15T16:42:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Bööö</title>
<description>Nasıl yaşarsın 										Türkuaz denizlerden									Erguvan göklerden ayrı									Hem nerelere gidersin 									Ayrı gayrı								  Merak etme 										Mevcutlu gitsen de									Sıfıra vurmazlar saçını									Senin kelle zaten sıfır  İşleri bitince destur bile vermezler 							Bunca vebalini Şeytan aldı götürdü </description>
<link>https://www.antoloji.com/booo-2-siiri/</link>
<guid>2400412</guid>
<pubDate>2017-10-15T16:00:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Uzak</title>
<description>                    “Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak 		 Bu nefy ü hicre, müebbed bu yerde mahkûmuz...” Ahmet Haşim    </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzak-288-siiri/</link>
<guid>2399988</guid>
<pubDate>2017-10-13T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Damlacık</title>
<description>Hadi gül artık										Korkma ayrılıklardan									Denizlerin esintisindendir 								Pınarlarında toplanan  Deniz yine türkuaz									En güzel su rengi									Bakışların yine buğulu									Tüm görüşler ağlamaklı  Ufuk yine erguvan  									Ayrılık anı gelip çattığında								Akşamlar gebedir çaresizliklere								Bir gülüş yeter ayrılıklara  </description>
<link>https://www.antoloji.com/damlacik-137-siiri/</link>
<guid>2399978</guid>
<pubDate>2017-10-13T17:20:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kömürcü</title>
<description>İkimizin de yüzü kara									Benimki yer altındaki kömürden							Ama senin kömürün									Benim yarı ömrümden  </description>
<link>https://www.antoloji.com/komurcu-3-siiri/</link>
<guid>2399963</guid>
<pubDate>2017-10-13T16:36:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 <item>
<title>Son Söz</title>
<description>Seneler aylar											 Geçti gitti Bilmedik  Pır pır eden Hep Kalbimizdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-soz-166-siiri/</link>
<guid>2399961</guid>
<pubDate>2017-10-13T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Talat Akıncıoğlu 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
