<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Taha Nur Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Cehennemin En Altı</title>
<description>Alçaklığın en altı var sanırdım. Yerin bir zemini olduğu gibi. Gördükçe, duydukça anladım... Yokmuş alçaklığın en altı. Baksana adiler işliyor her haltı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cehennemin-en-alti-siiri/</link>
<guid>221578</guid>
<pubDate>2005-01-03T11:00:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Nefs Dedikleri</title>
<description>Musallat kılınmış insana, ta baştan. Kurtulmak mümkün değil ondan. Yürütür insanı eğri-büğrü yoldan. Nefs dedikleri, bir koca belâ imiş!  Taşa söz geçer, nefse geçmez. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nefs-dedikleri-siiri/</link>
<guid>192660</guid>
<pubDate>2004-09-20T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Çalınan Saat</title>
<description>Kim çaldı saatimi?  Yaldızlarla süslenmişti. Miras değildi. Kumar, şans oyunundan değil, Bileğimin hakkıydı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/calinan-saat-siiri/</link>
<guid>183270</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:19:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Kahraman Asker</title>
<description>En önde uçan şu kuşa bak, Rüzgar gibi, alev gibi coşuyor. Düşmanı tam alnından vurarak, Vatan aşkından dağlar aşıyor.  Türk’tür soyu, Fatihlerin torunu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kahraman-asker-siiri/</link>
<guid>183267</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:11:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Seslenişler</title>
<description>Sesleniş 1  Tak saçına, bu çiçekleri sen tak, Burcu burcu kokun gelsin uzaktan. Bak gözlerimin, ta içine bak, Oluk oluk yaşlar aksın yanaktan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/seslenisler-siiri/</link>
<guid>183264</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Sanki</title>
<description>Bu sevinç, bu neşe, bu coşku neden?  Sanki kara toprağa girmeyecek misin? Ahiret günü Hak divanında, Yaptıklarının hesabını vermeyecek misin?  Eğleniyorsun orda, burda, yabanda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanki-17-siiri/</link>
<guid>183263</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Mü'minin Duası</title>
<description>Ya Rab, gönlüm karardığı zaman. Bir ışık gönder kalbime. Gözüm görmez olduğu an. Bir aydınlık ver gözlerime.  Dilim seni söylemediği zaman, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mu-minin-duasi-siiri/</link>
<guid>183262</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:05:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan Gibi</title>
<description>İnsan gibi dolaşırız, hiç utanmadan. Bu dünya kurtulmaz İslam yaşanmadan.  Sokaklar dolusu eşkıya, bir o kadar sürüngen, Ender bulunur haysiyetli, başı dik gezen.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-gibi-3-siiri/</link>
<guid>183261</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:04:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Bahar Geldiği Zaman</title>
<description>Her taraf yemyeşile boyanır, Bahar geldiği zaman. Ağaçlar yapraklarla donanır, Bahar geldiği zaman.  Gül tomurcuğunu açar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahar-geldigi-zaman-siiri/</link>
<guid>183260</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Yeter</title>
<description>Kırk günlük çilem var. Belki de daha fazla. Koyu benliğim dayanır mı? Bilmem. Acılarıma acırım. Kar altında yalnız kal. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeter-28-siiri/</link>
<guid>183259</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:01:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Güle Güle Mübarek Ramazan</title>
<description>Onbir ayı aşıp geldin, Bizlere mutluluk verdin, Tüm alemi şenlendirdin. Güle güle ey mübarek Ramazan.  Kilit vurdun nefsimize, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gule-gule-mubarek-ramazan-siiri/</link>
<guid>183258</guid>
<pubDate>2004-08-19T10:00:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Hoş Geldin Mübarek Ramazan</title>
<description>Hoş geldin alemi rahmetle dolduran. Hoş geldin kâlpleri, gönülleri aydınlatan. Hoş geldin nefsi, şeytanı susturan. Hoş geldin ey mübarek Ramazan.  Sen gelince kaçar şeytan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hos-geldin-mubarek-ramazan-siiri/</link>
<guid>183257</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:58:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Gel Kardeş</title>
<description>Müslimim deyip seni kandırma, Fani dünya için imansız kalma. Bak sıra bize geliyor, Vakit geç olur, harama bakma.  Bırak at kenara o uğursuz parayı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-kardes-siiri/</link>
<guid>183256</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:56:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Bak Kardeş</title>
<description>Müslimiz deriz namaz kılmayız, Niyet etsek de oruç tutmayız. Başımız dara girmedikçe, Allah’a yönelip eli açmayız.  İlk hedefimiz para. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bak-kardes-siiri/</link>
<guid>183254</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:51:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Hızır</title>
<description>Yetişen kim, en acımasız zamanda, Tutup kollarından düşmesin diye. İnanın Hızır her zaman hazır dünyada. Görüp gözeten Rabbimizden bir hediye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hizir-2-siiri/</link>
<guid>183253</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:48:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Memleket Hasreti</title>
<description>Hatırımda çıkmıyor, Özlediğim yerler, Kâlbimde yer tutmuş, Sevdiğim yerler.  Her yer cehennem bana, </description>
<link>https://www.antoloji.com/memleket-hasreti-siiri/</link>
<guid>183252</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:47:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Tesbitler</title>
<description>Tesbit 1  Ahlaksızlar hep alkışlanıyor, elde tutulur oldu onlar. Çiğnendi örfüm, adetim, yutulur oldu onlar.  Tesbit 2 </description>
<link>https://www.antoloji.com/tesbitler-siiri/</link>
<guid>183250</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:44:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Memleketim Pazarcık</title>
<description>Kıvrım kıvrım uzanır sana yollar. Yükseldikçe yükselir dağlar. Ziyaret Tepesi’ndeki çamlar. Sen bir başka güzelsin Pazarcık.  Bereket saçan bir barajın var. </description>
<link>https://www.antoloji.com/memleketim-pazarcik-siiri/</link>
<guid>183249</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:38:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Yol ile Yolcu</title>
<description>Yol uzayan bir ip, Yolcu ağlayan bir garip. Yol çeker, yolcu gider, Böyle yazılmış keder. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yol-ile-yolcu-siiri/</link>
<guid>183248</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:28:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 <item>
<title>Dervişler</title>
<description>Dağlar bile aşk ateşine, Dayanamaz yanar gider. Derviş olanın derdine, Derviş olan ağlar gider.  Onlar aşık olmuş güle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dervisler-siiri/</link>
<guid>183246</guid>
<pubDate>2004-08-19T09:18:00+03:00</pubDate>
<author>Taha Nur</author>
</item>
 </channel>
</rss>
