<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Suna Doğanay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Uyanın Samsunlu'lar</title>
<description> İstanbul’dan Samsun’a yol alan gemi Umut taşıyordu, cesaret, vatan aşkı Uyanın Samsunlular, uyanın O geliyor. Yeniden doğuşun temelini atacak.  Dümene sıkı sarıl kaptan </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyanin-samsunlu-lar-siiri/</link>
<guid>3123265</guid>
<pubDate>2020-05-05T18:39:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>İki Irksız Çocuk</title>
<description>Sırtına yorgunluk gibi yaslandığım çam, Salladı dallarını, yüzü toy bir Haiti Suyun aynasında, rüzgârın ısırık izinde Hayal bile edemediğim onur tacı altında Kan mı düştü aklıma, bırakın rahat oynasın çocuk.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-irksiz-cocuk-siiri/</link>
<guid>1954261</guid>
<pubDate>2014-01-11T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Lodosun Yağmur Gözü</title>
<description>Kara bir at gibi nallarını vura vura Takmış koluna sürüklüyor lodos. Aldatıp okşayan ılık nefesiyle Bir ölü yaprağı taşır gibi çatıları Tek tük aşkları da terkisinde götürüyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/lodosun-yagmur-gozu-siiri/</link>
<guid>1665629</guid>
<pubDate>2012-01-17T10:45:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Buhar Soluyan Tren</title>
<description>Islak otlarda sürünen demir, bir uyutur Bir emzirir gözyaşlarını vagonların. Gözlerim güneşin en ışıklı saatlerinde Biraz üzgün, biraz hüzünle Aynı vazoda tütsüler kederli gidişleri.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/buhar-soluyan-tren-siiri/</link>
<guid>1610455</guid>
<pubDate>2011-09-10T19:39:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Eski Ev</title>
<description>Saltanat kurup oturmuştu Kazan’daki eski ev Üzerinde dev bir tarihin nakışlı yapay yüzü Parıldayan yıldız gibi ıssız bir dağ başında Geçmişi geleceğe bağlamış, nöbet tutuyordu.  Allı pullu bir fistan asılıydı rüzgara karşı duvarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-eski-ev-2-siiri/</link>
<guid>1559450</guid>
<pubDate>2011-05-18T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Umut Kuşları</title>
<description>Bu çıplak, dağınık başlı sessizlikte İple çekiyorum dev bir kuşun inişini. Gözlerim saatin tiktaklarında Yüreğim bulutlarda can çekişiyor.  Bazen ayrılıktı adı, bazen kavuşmak her seferin </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-kuslari-3-siiri/</link>
<guid>1528427</guid>
<pubDate>2011-03-16T17:03:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Boşuna Uğraşma</title>
<description>Boşuna uğraşma yağmur Ağlayamazsın… Bir annenin ağladığı kadar  Şimdi git, tutun mavi açan gökyüzüne Caddeleri seyret, dar sokakları </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosuna-ugrasma-6-siiri/</link>
<guid>1528426</guid>
<pubDate>2011-03-16T17:01:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Geçmişini Unutan Dal</title>
<description>Ey göğe başkaldıran dal!  Bir serçenin gövdene sığınışını düşün. Denize bak, gölgeleri nasıl yutuyor Bir çocuk nasıl tutuyor babasının elinden  Bu yokuş ve eteklerine direnen ayak izleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecmisini-unutan-dal-siiri/</link>
<guid>1489204</guid>
<pubDate>2010-12-11T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak Her Yerde Ağır</title>
<description>Havada mor bulutların dolaştığı Gecikmekte kararlı bir kış sonu Duman olup dalgalandı kurgulanmış öyküler. Buz tutmuş yüzünde eski Tuna’nın  Paten kayıyor şimdi iki siyah karga. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-her-yerde-agir-siiri/</link>
<guid>1467211</guid>
<pubDate>2010-10-18T17:05:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Yasaklı Kadın</title>
<description>Yüzünü kayıp tuvallere sermiş yorgun kadın Kirli bir yağmurla arınmak ister gibi Kollarını açmış, oturmuş bekliyordu zaman tünelinde. Gökten zembille insin diye özlediği umutlar Ve kim bilir daha hangi hayallerle, hangi beyaz düşlerle? Kurtulup kıskacından hayatın </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasakli-kadin-2-siiri/</link>
<guid>1414437</guid>
<pubDate>2010-06-27T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizlik Limanı</title>
<description>İçimde kimsesizliğin hüznüyle bir akşamüstü Hiç tanımadığım, alışamadığım bir şehirde Dünya küçük, bir tanıdık yüzle karşılaşıyorum. Sanki kırk yıllık dostmuşuz gibi Oturup kar kümeleriyle göz göze Silinmiş anıları resimliyoruz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizlik-limani-siiri/</link>
<guid>1414434</guid>
<pubDate>2010-06-27T19:47:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Mayıs Gibi Sevda Gibi Aşk Gibi</title>
<description>Işığa boğulmuş donmuş bir şehrin, Üçgen çatılarını seyrediyorum kuşbakışı. Zinciri kopmuş ak kollarında bulutların Üşüyorum, yüreğim izinsiz kaygılarda.  Ayakları suya batık Alplerin, yokuşlar dalga dalga </description>
<link>https://www.antoloji.com/mayis-gibi-sevda-gibi-ask-gibi-siiri/</link>
<guid>1406565</guid>
<pubDate>2010-06-10T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Sürgün Veren Sayfalar</title>
<description>Unutma demişsin o şarkıyı, unutmamışım meğer. Hep mırıldandım sararmış sayfanda dolaştıkça Tutturamadım, kesildi sesim Çünkü en çok senin dudaklarına yakışırdı.  Hayalse yaşadım dediğin gibi, düşse kurdum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/surgun-veren-sayfalar-siiri/</link>
<guid>1406563</guid>
<pubDate>2010-06-10T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Biraz Dur Annem</title>
<description>Gökyüzünde bir şatom olsa, Ki, bilirim güneş batmaz oralarda. Sana geceyi yasaklardım annem. Mazgallarını şebboylarla donatır, Kulelerine gelincikler asardım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/biraz-dur-annem-siiri/</link>
<guid>1390702</guid>
<pubDate>2010-05-10T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Eksilmemişti Aramızdaki Boşluklar</title>
<description>Unutulmuş bir yağmur sonrası Göl kenarında buluştuk eski dostlarla. Gecelerini andık Dikili’nin, ortak geçmişimizin. Ve hazla buluşan özlemlerimizden söz ettik. Hayallerimizden, eksilmelerimizden Zeytin kokulu anılarımızdan hüzünle </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksilmemisti-aramizdaki-bosluklar-siiri/</link>
<guid>1363935</guid>
<pubDate>2010-03-23T20:52:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldızları Saklı Kent</title>
<description>Kayıp kayıp gidiyordu uslanmaz bir yunusun sırtında. Bilmem hangi anıların hor baktığı, yazılmamış hayallerimiz Akıl erdiremediğim, bizi bizden uzak tutan, Dağılan bir kuşak gibi yıldızların yok olduğu Fırtına sonrası ölü dalgalarla yaktığında içimizi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildizlari-sakli-kent-siiri/</link>
<guid>1337886</guid>
<pubDate>2010-02-07T11:54:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizliğin Ortasında Bir Göl</title>
<description>Şimdi, hiç tanımadığım bir kentte Hasır şapkalı kadınlar geçiyor önümden. Sessizliğin ortasında bir göl, uykuda  Hayalimde Kızılırmak, sağ yanım Tuna İnciler yüzdürüyorum gözyaşlarımda </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizligin-ortasinda-bir-gol-siiri/</link>
<guid>1331215</guid>
<pubDate>2010-01-27T12:31:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Susma Hakkımı Kullanıyorum</title>
<description>Şimdi susma hakkımı kullanıyorum. Kuşatılmış uykudayken bütün şehir Ve göğün kurşun şelalesi yağarken üzerime Çaresiz alıp gideceğim başımı uzaklara  Uykumu hançerleyen gereksiz söylemlerden </description>
<link>https://www.antoloji.com/susma-hakkimi-kullaniyorum-3-siiri/</link>
<guid>1304173</guid>
<pubDate>2009-12-15T22:05:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Haziranda Kar</title>
<description>Her gece kelepçe vurulur ellerine güneşin Sümbüllerim yorgun düşer baygınlıktan. Ufukta ölü bir deniz Mercan mağaralarında ninniler Ve kanatlarında yel değirmeni eli Özgürlüğün güleceği günü bekler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/haziranda-kar-siiri/</link>
<guid>1298883</guid>
<pubDate>2009-12-06T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 <item>
<title>Rüzgârın Avuçlarında Bir Kısrak</title>
<description>Kanat çırpıyordu sedef toynaklarıyla Bulut kortejinde meçhul bir uçak Ah! Ayrılıkmış adı, gidişinden anladım. Rüzgârın avuçlarında yüzen bir kısrak  Eziliyordu ateş topları üzerinde bacaları </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruzgarin-avuclarinda-bir-kisrak-siiri/</link>
<guid>1277456</guid>
<pubDate>2009-10-28T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Suna Doğanay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
