<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. S&#252;leyman Tun&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Eski Toprak</title>
<description>Benim dedem eski toprak!   Yokluğun ortasında gelivermiş dünyaya. Kıtlık diz boyu. Ne bir lokma ekmek var, ne bir avuç aş. Osmanlı can pazarında! ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/eski-toprak-2-siiri/</link>
<guid>342657</guid>
<pubDate>2005-12-03T22:43:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Cennet Yolcusu</title>
<description>Bir tabut geçti pencerenin önünden Hayal meyal sağanak yağmur gibi. Rabbine kavuşmak için, Acelesi vardı belli...!  O bayrağa, bayrak O'na sarılmış, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cennet-yolcusu-siiri/</link>
<guid>340460</guid>
<pubDate>2005-11-29T21:41:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Çevre Babam ve Ben</title>
<description>Babam çocukken,  Bir başka güzelmiş doğa. Ağaçlar, çiçekler, hava su ve toprak. Akın akın göçmen kuşlar gelirlermiş buraya. İlk gelen hacı leylek olurmuş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cevre-babam-ve-ben-siiri/</link>
<guid>327835</guid>
<pubDate>2005-11-01T04:39:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Yozgatlı Hasan</title>
<description>Toprağın oğluydu o. Ana toprağının değil, vatan toprağının! Dedem Korkut öyküleriyle uyutmuştu anası. Azman nehirleri iyi tanırdı. Yol düsturu olmuştu Şeyh Edebali'nin sözleri. Kartalların buluştuğu sarp kayalıklarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/yozgatli-hasan-siiri/</link>
<guid>327820</guid>
<pubDate>2005-11-01T02:41:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Fatih'in Kiracısı</title>
<description>Bana bir şeyler oluyor!  İçim dışım sorguda. Kafamda cevapsız binlerce soru. İlk kez duygulanıyorum bu akşam. İlk kez hissediyorum çevremde olan biteni. Ben beni arıyorum küçük bedenimde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/fatih-in-kiracisi-siiri/</link>
<guid>327818</guid>
<pubDate>2005-11-01T02:23:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Beni Tanısaydın!</title>
<description>Beni tanısaydın... Işığı görürdün gözlerinde. Adımların Güneş'e doğru olurdu. Be tatlım.  Kurt ulumaları korkutmazdı içini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-tanisaydin-siiri/</link>
<guid>326829</guid>
<pubDate>2005-10-30T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Şöför Gardaş</title>
<description>Tatlı bir kornayla başlar yolculuk. ''Allah'a emanet'' der şöför gardaş. El sallar geriden hep çoluk çocuk. Kazasız, belasız var şöför gardaş.  Üzülüp içlenme alın yazına. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sofor-gardas-2-siiri/</link>
<guid>326820</guid>
<pubDate>2005-10-30T01:08:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Bedel</title>
<description>''Yalova yerle bir oldu''dediler. O felaket sabahı. İlk aklıma gelen sen oldun, Öğretmenim! ...  Evini aradım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bedel-39-siiri/</link>
<guid>326813</guid>
<pubDate>2005-10-30T00:43:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Almanya Mektubu</title>
<description>Gezindim, dolandım, gördüğüm o ki, Amirin boluğu Alamanya'da. İçki, kumar, fuhuş,...pisliğindeki, Memurun bolluğu Alamanya'da.  Zaman bile iğrenç boşuna akmaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/almanya-mektubu-2-siiri/</link>
<guid>324922</guid>
<pubDate>2005-10-26T00:44:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Bandırma Vapuru'nda Biri Vardı</title>
<description>Bandırma Vapuru'nda biri vardı. Azimli Ve kararlı. Denize dönmüştü yüzünü. Aldırmıyordu azgın dalgaların hırçınlığına. Gök mavisiydi gözleri, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bandirma-vapuru-nda-biri-vardi-siiri/</link>
<guid>324916</guid>
<pubDate>2005-10-26T00:31:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Babam</title>
<description>Benim babam, Bir öğretmen.  Güneş'i doğdurmaz üzerine. Her gün imamlardan bile önce uyanır. Kalkınca ilk işi potinlerini boyamak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-babam-13-siiri/</link>
<guid>324903</guid>
<pubDate>2005-10-26T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Anneme</title>
<description>Ben de büyüyecektim!  Benim de yeşil gözlü, mavi gözlü, zeytin gözlü,... Bir sürü arkadaşım olacaktı. Her akşam ''Kahverengi gözlerin''i söyleyecektim belkide Saçlarımı tarayacak, jöle bile sürecektim,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anneme-66-siiri/</link>
<guid>321436</guid>
<pubDate>2005-10-18T02:47:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 <item>
<title>Babama</title>
<description>Dün benim doğum günümdü, Onbirinci yaşıma girdim baba!  İlk kez bu kadar uzunca kalıyorum aynanın karşısında. Saçlarımın sarı ve dalgalı, Gözlerimin boncuk mavisi olduğunu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/babama-44-siiri/</link>
<guid>321425</guid>
<pubDate>2005-10-18T02:16:00+03:00</pubDate>
<author>Süleyman Tunç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
