<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Suat Tutak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Büyük Atatürk'ün Tarihi Sözleri (Önemli Sözler)</title>
<description>Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin. Hiç kimseyi aldatmayacaksın.  Ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır fakat sen buna karşı direneceksin. Önüne sonsuz engeller de yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, amaçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak, bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/buyuk-ataturk-un-tarihi-sozleri-onemli-sozler-siiri/</link>
<guid>1064500</guid>
<pubDate>2008-11-17T13:01:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Yine Seni Alırım (Şiirlerimden örnekler)</title>
<description>Geçen yıllara bir hesap sorabilsem Kara kaderi yeniden yazabilsem Başlangıç yerine tekrar gelebilsem Yine sevdalara kurban olurdum  Seller çay olur, ırmağa gelir </description>
<link>https://www.antoloji.com/yine-seni-alirim-siirlerimden-ornekler-siiri/</link>
<guid>1064496</guid>
<pubDate>2008-11-17T12:58:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Vazgeç… (Şiirlerimden örnekler)</title>
<description>Yollara bakıp bakıp boynumu büktüm  Bazen gönül koyup, bazen de darıldım Yıllar yılı hep böyle bakar kalırdım Hey deli gönül, gel bu sevdadan vazgeç  Bak yaş elliyi geçmiş, sevda neyine </description>
<link>https://www.antoloji.com/vazgec-siirlerimden-ornekler-siiri/</link>
<guid>1064494</guid>
<pubDate>2008-11-17T12:55:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gün… (Şiirlerimden örnekler)</title>
<description>Baktım pencerenden Gönül bahçene Gördüm ki, Güllerin olmuş tarumar Ne bülbülün kalmış, Ne dalında diken… </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gun-siirlerimden-ornekler-siiri/</link>
<guid>1064493</guid>
<pubDate>2008-11-17T12:52:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Unutma… (Şiirlerimden örnekler) Suat Tutak</title>
<description>Yine karakış geldi apansız  Sararan yapraklar Uçuşuyor rüzgârın önünde Sen benim gönlümde, Umudumsa dudaklarının arasında, Dökülecek birkaç sözcüğe </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutma-siirlerimden-ornekler-suat-tutak-siiri/</link>
<guid>1064491</guid>
<pubDate>2008-11-17T12:49:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>İki Kafadarlar... (Suat Tutak'ın Özel şiirleri)</title>
<description>Kafa kafaya verdiler  Ölesiye dost oldular Çılgın kararlar aldılar Ne delilikler yaptılar.  Hayal edilmez çılgınlık </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kafadarlar-suat-tutak-in-ozel-siirleri-siiri/</link>
<guid>1048803</guid>
<pubDate>2008-10-23T23:47:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Balkondaki Manzara (Öykülerim) Suat TUTAK</title>
<description>Uzun yol otobüsü ağzına kadar yolcularla doluydu. Her yolcunun düşüncesinde iyi bir yaz tatili yapmak vardı. Bir yılın yorgunluğunu, stresini atmak, dinlenmek, doyasıya eğlenmek istiyordu her biri. Yaşı hayli ilerlemiş yolculardan bir bey, cam kenarına oturmuş, gözlerini çevre yolunun etrafındaki doğa, köy, kasaba görüntülerine dikmiş, dalıp gitmiş-ti. Akdeniz Bölgesinde güzel bir kentte oturan arkadaşına ziyaret yolculu-ğu yapıyordu. Zaman bulursa, başka arkadaşlarına da uğrayacaktı. Birkaç aydır bir araya gelemedikleri bir arkadaşıydı bu ziyarete gittiği. Ve de bir bayan arkadaşıydı. Yıllar öncesinden bir kültür, sanat etkinliği sırasında tanışmışlardı onunla… O gün, bu gün de arkadaşlıkları devam ede gelmişti. Geçen zaman içindeki dostlukları, onları daha da birbirlerine yakınlaştırmıştı. Sevgi yüklüydü ikisi de… Sevgili değillerdi belki amma sevgiliden öte, özel dostlukları vardı. Gittiği kentte buluşa-caklardı. Oradan sahile, sayfiye evine geçecekler, bir-iki saat veya bir-iki gün orada kalacak, dinlenecek, hasret giderecekler sonra da vedalaşıp, ayrılacaklardı. Otobüsün cam kenarında oturan adam, bunları ve bu ziyaretin hayalini gözlerinin önüne getirip, canlandırmaya çalışıyordu. Onun için camdan dışarıyı seyrederken, aklından geçirdiği olaylara dalıp gitmişti. O aracın içinde yok gibiydi sanki… Yanı başında oturan diğer kişi ise bir günlük gazetenin magazin sayfasını açmış, oradaki magazin palavra-larını okuyordu. O da, kendi dünyasına dalıp gitmişti… Tüm otobüs yolcuları, her biri kendilerine göre bir dünya sınırı çizmiş, o sınırlar içinde yaşayıp gidiyor, kimse kimseyle ilgilenmiyordu. Otobüs uzun yol aracı olduğu için yolculara, bazı ikramlarda bulunu-luyordu. Koltuklara yaklaşan hostes, yolculara tek tek soruyordu: -	Çay mı, kahve mi, meşrubat mı? Her yolcu isteğine göre birini seçiyor, onu söylüyor, hostes de sıra </description>
<link>https://www.antoloji.com/balkondaki-manzara-oykulerim-suat-tutak-2-siiri/</link>
<guid>1048796</guid>
<pubDate>2008-10-23T23:34:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Ev Bomboştu… (Bölüm – 2) Suat TUTAK(Öykülerim.)</title>
<description>Evde kimseler yoktu… Bayan ev sahibi anahtarıyla evin kapısını açtı. Küçük dar bir girişten sonra uzun ve de genişçe bir oturma odasına girdiler. Adam bayanın elini öptü… Öptüğü bayanın elini çevirip avucunun içinden de öptü. Bayanın avucunun içi ateş gibi yanıyordu… Amma adamın dudaklarının ateşi, bayanınkinden fazlaydı. Ne zaman ki adamın dudakları, bayanın avuçlarıyla birleşti. Kadının kanı alevlenmişti.  Bayan içinin titrediğini, bu küçük temastan duygulandığını hissetti. Ardından birbirlerine sarılıp hasret giderdiler. İki vücutta bu sarılmalardan etkilenip, duygulanmıştı. Adam, kadının belinden sarılarak, kendi vücuduna çekti. İki vücut birbirine iyice yapıştı. Kalplerinin hızlı atışlarını ikisi de duyuyordu. Adam, bayanın gözlerinin içine bakarak: _ Şakacıktan sevgili olamama izin vermiştin. Şimdi öpmeme de izin verir misin diye, sordu? Bayan ses çıkarmadı. Adam, yavaşça eğilip dekolte elbisesinin açıkta bıraktığı omzundan öptü ve hafifçe ısırır gibi yaptı. Bayan arkadaşı ses çıkarmayınca, ardından boynuna, oradan da dudaklarına yükseldi. Dudaklarına gelince durakladı. Dudaklarını, bayanın dudaklarına hafifçe değdirip geri çekti. Sonra da güçlü bir şekilde, dakikalarca dudaklarını öptü… Onu öperken, kadının vücudunun derinden derine titrediğini hissetti. Ellerini beline ve kalçalarına doğru kaydırdığı anda, bayan ani bir hareketle: _ Hayır, dedi. Adam ise: </description>
<link>https://www.antoloji.com/ev-bombostu-bolum-2-suat-tutak-oykulerim-siiri/</link>
<guid>1048793</guid>
<pubDate>2008-10-23T23:31:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Deniz Bir Başka Güzeldi… (Öykülerim) Suat TUTAK</title>
<description>Akdeniz Bölgesi’nin bu güzel sahil kentinde ikinci günüydü dostumuzun. Adam hem tatil yapıp stres atıyor, hem de huzur içinde hayatını yaşıyordu.  Evinde kaldığı bayan arkadaşı ona ömrünce tatmadığı, yaşamadığı birçok güzelliği, içine sindire sindire yaşatıyor, kendide yaşıyordu. İki tarafta memnundu hayatından. Bir gün, bir gecede bağlanmışlardı birbirlerine… Bugün ikinci gündü. Bayan onu özel bir sahile götürmüştü. Özel bir mülktü burası… Kocası ile her yıl buraya gelip, bu özel mülk içindeki şirin iki katlı evi kiralayıp 15 – 20 gün kalır, tatil yaparlardı. Özel mülk olduğu için sahil kıyısı da özeldi ve hiçbir yabancı olmazdı. Yanlıca orayı kiralayanlar olurdu. Onun için de, o ikisinden başka o sahil evinde kimsecikler yoktu. Sabah gelmişlerdi buraya. Bayan özel aracını kullanıp getirmişti onu. Öğlen yaklaşıyordu. Hava çok güzeldi. Sıcaktı ama hafifte bir rüzgâr vardı. Tatlı bir meltem esintisi insanın yüzünü yalarcasına okşuyordu… Sahilde yaşanacak ender günlerdendi. Bir saate yakın olmuş, evin kumsalında denize girmişlerdi. Deniz eve çok yakındı. Özel bir yolla evden sahile iniliyor, sahilde kayaların arasında, özel bir kumsalda güneşlenme imkânı veriyordu. Kayalar arasındaki kumsal sadece evden görülebiliyordu. Başka yerlere görüşü kapalıydı. Çok güzel bir sığınma yeri, aşk otağı olarak kullanılabilirdi. Kumu da çok temiz ve de çok güzeldi. Kumsalın kenarına sokulunca, denizin dibi görünüyordu. O derece berrak bir suyu vardı. Bayan arkadaşına seslendi: _  Ben çıkıyorum artık… Bir saattir suyun içindeyim. Yoruldum. Kumsalda biraz uzanacağım. Güneşlenmek istiyorum, dedi. Adam: </description>
<link>https://www.antoloji.com/deniz-bir-baska-guzeldi-oykulerim-suat-tutak-2-siiri/</link>
<guid>1048783</guid>
<pubDate>2008-10-23T23:11:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Doyumsuzluk Zordu… Anlatılamazdı. (Öykülerim) Suat Tutak</title>
<description>Bir çeşit açlıktı onlarınki. Gençlik yıllarını dilediklerince, sevdikleri kişilerle birlikte yaşayamamışlardı. Ömürleri çoğu konuda anlaşamadıkları, uyumsuz eşlerle gelip geçmiş, yaşanmış sayılırdı. Oysa o yıllar onlara göre, yaşanmamış yıllardı. Boşa harcanmış yıllardı… İki yanan vücut bu duygularla birbirine sarılıyor, o yaşanmamış yılların boşa giden yıllarını, şimdi yeniden yaşamak ister gibiydi…  Kumsaldaki çılgın sevişme saatleri sonunda yorgun bir halde uzandıkları yerden, başlayan gecenin parlak yıldızlarını, birbirlerine sarılıp sarmaş dolaş seyrettiler. İki çıplak vücut ne doyumsuz hazlar, zevkler yaşamıştı, birkaç saattir. Bu zevklerinin bir saati bile koca bir ömre değerdi. Bayan ömrünce böyle doyumsuz aşklar tatmamıştı. Çünkü şuan kollarında olan erkek, değer verdiği, sevdiği, arzu ettiği her tür zevki ona tattıran bir erkekti. Sevgiliydi… O mutlu anlarında arzular ve zevklerden uçup, tatmin olurken erkeğinin kulağına çok özel sözler de söylemişti. Bunlar yaşamı boyunca kimseye söylemediği özel sözlerdi. Onun kulağına eğilip: _ Canımsın benim, canımsın, erkeğim özelim demişti. Erkek aynı duygularla coşarken kollarındaki kadına: _ Canımın içi… Kadınım. Özelim benim, diyordu. O da bu sözleri hiçbir kimseye söylememişti. Çok özel saatler yaşıyordu her ikisi de. Saatler ilerlemiş, vakit bir hayli geç olmuştu. Çıplak vücutlar sahilin keskinleşen akşam rüzgârıyla üşümeye başladılar. Bayan: _ Canımsın benim. Senin kollarının arasından hiç ayrılmak istemiyorum ama üşümeye başladım. Acıktığımı da hissediyorum. Haydi, giyinip içeriye girelim. Birer duş alıp tuzlardan, günün yorgunluğundan kurtulalım, dedi. Adam da: </description>
<link>https://www.antoloji.com/doyumsuzluk-zordu-anlatilamazdi-oykulerim-suat-tutak-2-siiri/</link>
<guid>1048777</guid>
<pubDate>2008-10-23T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Geçmiş Zaman Dilimleri (Konuk Yazarlar) Dost yazıları</title>
<description>Yıllar sonra bir resim önünde  Geçmiş günlerden tek hediye Ne kadar mutluymuşuz dersin Unutulmuş bir zaman diliminde  İşte böyle anlarda, gidersin geçmişe </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecmis-zaman-dilimleri-konuk-yazarlar-dost-yazilari-siiri/</link>
<guid>1048775</guid>
<pubDate>2008-10-23T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Onu Da Sen Yap… (Suat Tutak Şiirlerim)</title>
<description>Söylemiştim dün  Bugün de söylüyorum Yarında söyleyeceğim… İçin için yanmışım Seni tanıdım tanıyalı. Kanım, canım tutuşmuş </description>
<link>https://www.antoloji.com/onu-da-sen-yap-suat-tutak-siirlerim-siiri/</link>
<guid>1048773</guid>
<pubDate>2008-10-23T22:42:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Davet (Konuk Yazarlar) Dost yazıları</title>
<description>Gönülden davetim olsun sizlere Canıma can katan canan da gelsin Uzan sevgili de yorgun dizlere Ey yüce sevgili sen ne güzelsin.  Kalemin yazdığı şiir de gelsin </description>
<link>https://www.antoloji.com/davet-konuk-yazarlar-dost-yazilari-siiri/</link>
<guid>1048770</guid>
<pubDate>2008-10-23T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>ASKER KINASI (Konuk Yazarlar) Dost yazıları</title>
<description>Dün gece rüyamda yavrumu gördüm Yün çorap istedi, o sabah ördüm Zarfa, Şırnak yazıp, postaya verdim Askerin anası, erinmez imiş.  İzinden dönerken gününü saymış </description>
<link>https://www.antoloji.com/asker-kinasi-konuk-yazarlar-dost-yazilari-siiri/</link>
<guid>1048769</guid>
<pubDate>2008-10-23T22:37:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Seven Gözlere Bakmak (Şarkı Sözü Şiirlerim) Suat Tutak</title>
<description>Umutluyum, gönül sevgiden yana  Baksam da yoluna ağlaya, yana Gül gülistan olacak aşktan yana Gözlerim de gülecek kana kana  Yüzünde gülücükler ömre değer </description>
<link>https://www.antoloji.com/seven-gozlere-bakmak-sarki-sozu-siirlerim-suat-tutak-siiri/</link>
<guid>1048767</guid>
<pubDate>2008-10-23T22:33:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Olumlu Düşünce Ve Güven…(Araştırma-İnceleme) Suat Tutak</title>
<description>Olumlu düşünmenin gücüyle insanlar, bilinçaltına önceden yerleşip, olumsuz sonuçlara sebep olan her türlü umutsuzluğu yenebilirler. Bu da onları başarısız insan olmaktan kurtarır. Başarılı yapar.  Geçen gün elime bir kitap geçti. Kitaplığımda bir kitap ararken buldum. “NORMAN VİNCENT PEALE’ nin kitabı… “Olumlu Düşünmenin Gücü”  Geliştiren kitaplar dizisinden. Bana ilginç geldi. Baş tarafından birkaç yaprak açıp okudum. Gerçekten sürükleyici, ilginç bir kitaptı. Benim gazete köşemde yıllarca sık sık ele alıp, okuyucularıma aktarmaya çalıştığım bazı konuları ele alıyordu. İnsanlara, “Kendinize Güvenin” diyordu… Kişilerin kendine olan güvenini yitirmesiyle, hayatlarının nasıl zindan olduğunu, başarının sırrının bu kendine güvenin anahtarında saklı olduğunu, bilimsel yoluyla açıklıyordu. Bunun sözlü olarak insanların kendine telkin etmeleri ile güçlendiğini, dile getiriyordu. Yazar kitabının girişinde, hemen bu konuya değinip, şu sözlerle başlangıç yapıyordu: “ … Kendinize güvenin! Sahip olduğunuz yeteneklere  inanın! Kendi gücünüze inanmadıkça başarılı ve mutlu olamazsınız. Oysa aşağılık ve yetersizlik duygusu ümitlerinizin kırılmasına yol açar fakat kendinize güvenirseniz başarıya ulaşırsınız. Bu davranış tarzı çok önemli olduğu için kitabın başlıkları üzerine yazılmıştır.” Kitabın yazarı bu kitapta hep ağırlıklı bir biçimde kendi yaşamından örneklerle konuları anlatıyor. Kitabın bir yerinde, yine kendi hayatından şöyle bir örnek vermiş: “…Günlük yaşamdaki bir sürü işiniz arasında kendinize güvenme fikrini bilincinizde devamlı canlı tutmanız gerekir. Şimdi size bunu başaran bir adamın hikâyesini anlatayım. Bu arkadaşım soğuk bir kış sabahı beni MİDWESTERN şehrindeki bir otelden arabasıyla aldı ve konferans vereceğim, otuz beş kilometre kadar uzaktaki başka bir şehre götürdü. Yol kaygandı ve arkadaşım benim alıştığımdan daha hızlı araba kullanıyordu.” Kendisine; (acele etmesine gerek olmadığını, vaktimizin bol olduğunu hatırlattım.)   “Arabayı biraz hızlı kullanıyorum diye üzülmeyin”, dedi. “ </description>
<link>https://www.antoloji.com/olumlu-dusunce-ve-guven-arastirma-inceleme-suat-tutak-siiri/</link>
<guid>1048755</guid>
<pubDate>2008-10-23T22:14:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>ONU DA SEN YAP… (Şiirlerim) Suat TUTAK</title>
<description>Söylemiştim dün,  Bugün de söylüyorum, Yarın da söyleyeceğim… İçin için yanmışım Seni tanıdım tanıyalı… Kanım, canım tutuşmuş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/onu-da-sen-yap-siirlerim-suat-tutak-siiri/</link>
<guid>1043479</guid>
<pubDate>2008-10-15T18:35:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Sevginin Değeri Yokmuş… (Şiirlerim)</title>
<description>Bir boşluk var içimde şimdi  Bir esip, bir duran rüzgâr gibi Yakıp kavuran samyeli gibi Bir alçalıp, bir yükselen dalgalar Sanki MED ile CEZİR gibi Nedendir </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevginin-degeri-yokmus-siirlerim-siiri/</link>
<guid>1043475</guid>
<pubDate>2008-10-15T18:24:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerde Yarınların Umudu… (Şiirlerim)</title>
<description>Seninleydim dün gece bir tanem Sahilde seninleydim güzelim Kalçalarından dökülen saçlarınla Ay ışığı düşen yüzün Dudaklarında çözemediğim bir gülüş Gizemli mi gizemli </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerde-yarinlarin-umudu-siirlerim-2-siiri/</link>
<guid>1043474</guid>
<pubDate>2008-10-15T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 <item>
<title>Var Olmaktır Sevmek…(Şiirlerim)</title>
<description>Sevmek…  Bir ilkbahar sevincidir bence, İleri yaşlarda sevmek. Delilercesine tutulmak… Belki zordur, Belki, gülünç gelebilir </description>
<link>https://www.antoloji.com/var-olmaktir-sevmek-siirlerim-2-siiri/</link>
<guid>1043471</guid>
<pubDate>2008-10-15T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Suat Tutak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
