<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sıtkı Sezgin Erg&#252;n Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Korku</title>
<description>Korkuyorum,  sesimden çok korkuyorum, kulağıma tuhaf geliyor. Korkuyorum, gözümden çok korkuyorum, göremiyorum, gözüm iyi belki Korktum, kokular duman gibi kokmadı, kendimden korktum Korkabilirim, ölemezsem bir gün,  demir bir kafes cennet gibi gelecek bana Korkacağım, bir şişeden dünyaya bakmaya, korkutulacağım Korkmuyorum, sesimi duyduğum zaman, duyabildiğim  zaman </description>
<link>https://www.antoloji.com/korku-241-siiri/</link>
<guid>1564404</guid>
<pubDate>2011-05-28T02:10:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Biraz Dumanlı</title>
<description>	 sigarayı ağzımda ısırdım son gün,  bir daha dünya dönmeye devam ederken dişlenmiş kabuğuyla biram yanımda en azından kimse dışarı kaçamaz bu gece habersiz yalnız katilim zamanı öldüren, suç ortağımda yanımda son nefes kaldı mı dumanlar arasında, tek amacımız bizim gibi soysuzlara </description>
<link>https://www.antoloji.com/biraz-dumanli-siiri/</link>
<guid>1564400</guid>
<pubDate>2011-05-28T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Tepede Gözler Var</title>
<description>Tepede gözler var anlamsız, sessiz ve sedasız mum ışığında dans eden Müzik ve sessizlik; kalbin kelimelerden birkaç adım eksik, ruhun boşlukta yüzüstü Tepede gözler var anlam kazanmak için, sesler yükseldi, kelimeler nefesini tuttu Sessizlik ve sevda; kimler kim bilir hangi boyutta, titreşen ruhun hala onu aramakta Tepede gözler var anlaşılmaya başlanan, anlaşılan yetersizken, anlaşılamayan helal sayılırken Sevda ve serap; sevilmek sevilenden uzakta ve çok gayri bu boyutta benimle nefes alanlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/tepede-gozler-var-siiri/</link>
<guid>1553251</guid>
<pubDate>2011-05-06T17:37:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Durakta Binecek Var!</title>
<description>ölümü beklemek teneffüs zili kadar tatlı gelmez çaldığı zaman boşlukta tatlı gelen hep sonu belli olandır bu hayatta hep yarım kalacağını düşünürsün her zaman sonsuza kadar. ama unutma,  diğer yarın seni  bekler karşı tarafta dön artık evine, geç kaldığın çoktan belli yıpranmış teninde kapıyı annen açar belki de, senden önce binmişse son otobüse. </description>
<link>https://www.antoloji.com/durakta-binecek-var-2-siiri/</link>
<guid>887620</guid>
<pubDate>2008-01-24T23:04:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Oyuncak Bebek</title>
<description>Küçük bir kız çocuğu durdu o gün karşımda oyuncak bebeği kucağında. Saçından hayat, gözlerinden umut akıyordu bebeği de oyuncaktandı,  kucağında. Elleri plastikleşmişti soğukta,  sıkıca sarılmaya çalıştığı kucağındaki oyuncak bebekti yalnızca. Kimin kiminle oynadığı bilinmeyen dünyada  oyuncaktan bebeklerdi yalnızca kucaklarda. Küçük kız büyümeye çalışacak inatla, oyuncak bebek olmak için bir kucakta. Her yerde  satılan oyuncak hayatların olduğu dünyada, </description>
<link>https://www.antoloji.com/oyuncak-bebek-5-siiri/</link>
<guid>887616</guid>
<pubDate>2008-01-24T23:02:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat Nehri</title>
<description>Metalik renklerde yansıyan acılar milenyumlu gecelerde, parlak zevkler içinde Yalnız, sade, gösterişsiz ölümler di mi? Ruhunu ölümsüzlük limanına bağlayan, kayıkçı ile kaynaşan Gri nehirler önünde,  altında sürünen sevgilerin Kimse yok burada tek’sin sonunda Uzaktan izle beni soluma dokunmadan </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-nehri-2-siiri/</link>
<guid>887613</guid>
<pubDate>2008-01-24T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Soru İşareti</title>
<description>Materyalist düşler ve maddi ümitler bir arada, biraz ekşi mi tadı acaba?  Aşk ve sevgi kardeş olma çabasında,  biraz yalın mı kaldı bu dünyada? Hayatın zevki kavgaya döndü son zamanlarda, sona mı yaklaştı insanlık acaba? Kadın ve erkek eşit olma çabasında, farklı renkler mi söndü hayatta? Dünya sesini yükseltmeye başladı artık, arafa doğru  mu yürüyoruz kol kola? Cansızlar canlanmaya başladı sessizce, paraya kimlik mi çıkardık beraberce? </description>
<link>https://www.antoloji.com/soru-isareti-30-siiri/</link>
<guid>886420</guid>
<pubDate>2008-01-22T20:04:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Yalan Gerçekler</title>
<description>Bana hakikaten gerçeği söyledin o gün,  yalandan gülümseyerek. Derime batan hiçbir zaman yalan gülümsemen olmadı gerçekten. Yalan dünyanın içinde gerçekle yüzleşirken sahte bir bahar sabahı, Hayatımın ekseninin kurmaca olduğunu idrak etmeye çalıştım. Gerçeğin meşalesinde yanan ruhum boşluğa karışırken, Küllerim  yalandan gözyaşına yapıştı ve hiçliğe doğru aktı sessizce. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalan-gercekler-2-siiri/</link>
<guid>886413</guid>
<pubDate>2008-01-22T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Düşlerimin Hammaddesi</title>
<description>Yeni boyutlara dalmak içim yatıyorum hayat uykuma Sabahların kızıla boyanmış yorgun vücudunda Üstüme sensizliği örtüyorum sadece beynim dışarıda Kalbim küçük bir balık misali yeni okyanuslarda Daha derinlerde aramak içim anlamını hayatının Hayat akıntılarından uzakta, soyutlanmış somutluklar deryasında </description>
<link>https://www.antoloji.com/duslerimin-hammaddesi-siiri/</link>
<guid>886407</guid>
<pubDate>2008-01-22T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Kitap</title>
<description>İnceden ve derinden gelen sesler duydum, kelimeler yoktu içinde sadece Tatlı ve kekremsi günler çektim içime; sesler vardı uzaktan gelen Bencil ve sencil sevdim; çizgiler vardı yüzümde; içimden gelen Yürüyen merdivenlerde hep aynı yerde durdum, belki bir gün bana çıkarsın diye Tanelerin yapıştı ruhuma, kitaplarımın sayfası gibi kokan. Tekrar tekrar okudum seni hep anlamamak için belki de </description>
<link>https://www.antoloji.com/kitap-40-siiri/</link>
<guid>886405</guid>
<pubDate>2008-01-22T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Yılan</title>
<description>Yılanın üstünde yeni cehennemlere sürdüm ruhumu, son nefesler çekerek Pullarının arasında doğmak için ateşlerle çeviri odalarda Nefret edilecek çok mutluluklar var dünyada, susarak kana kana Büyümemiş ceninler dünyasının çıkmaz odalarında, sıkışıp kaldığın zaman iki arada, Dumanlanmış ortamlarının çocuğu olup doğarsın sonra, çekip içine umarsızca Yüzdüğün havuzlar kan kokusunda, çiziklerin nefret tadında, aşkların arenalarda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yilan-15-siiri/</link>
<guid>885198</guid>
<pubDate>2008-01-20T20:40:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Gizli Buz</title>
<description>Dondurucu soğuktu o gece elim dışarıda sadece tutmakla meşgul ateşli bir aygıtı. Yürümek saçmaydı kaymak en uygunu ve kaymak gibi yollar beklememişti ateşten adımları. Toplanma vakti gelmişti hayalet vadisinde ve tek bir saçma saniye fazla yapay ışığında sahte bir baharın. Hızlı ve dengesiz, dingin ve aceleci,  saçma ve bir o kadar mantıklı adımlarla gerçek bir festivale, Ne yazık ki sürünmem gerekti,  hayat yansıdı emir koyanların kitabından. Yüz üstü düştüm yolda dondu kanım, yine tuzak kokusu doldu beynimin lobuna. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gizli-buz-siiri/</link>
<guid>885184</guid>
<pubDate>2008-01-20T20:17:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Disk Dolu</title>
<description>Hayatı sessize anlamaya çalışırken, veya sesini açmaya çalışırken diğer tarafın Arkadaşlarım sahte bir kayıttı, enstrümanlar tadıydı, sözler dışarıda boş kalırken Kimi kıstığımı veya neyi açtığımı sanırken, ayarlarıyla oynadım bilmediğim bir aygıtın Ne çok dinledim, ne çok dinlendim ne unuttum; ve unutuldum Başkalarına da çaldı çok veya tek dinlendik, coşturduk ve ağladık Korsanımız vardı piyasada ama orjinalimizi sandık sadece tek bir elde </description>
<link>https://www.antoloji.com/disk-dolu-siiri/</link>
<guid>871741</guid>
<pubDate>2007-12-27T19:41:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Kertenkele Kuyruğu</title>
<description>Güneş battı sahipleri geri geldi boş odaların  Hayalet askıları yerini aldı yeni sevdaların Karanlıkta yön bulmayı akıllı beyinlere bırakan hayatlara Notalarla hayat yönünü çizmeye çalışan ruhum eşlik etti Oval şekillerin sustuğu yamuk dünyalarda,  koptu kertenkele kuyruğum Yenisi çıkar nasıl olsa,  koparan bıçağın ucundaki sevdaların birinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/kertenkele-kuyrugu-siiri/</link>
<guid>871740</guid>
<pubDate>2007-12-27T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Ormandan Korkmayanlar</title>
<description>Şehirlerin içinden geçen vahşi ormanlar,  herkesin patikasının çıkmak zorunda olduğu, Paraya avlanmamak için çevik adımlarla geçmeye çalışırken içinden. Sessiz ölüm karmaşada,  sessizliğinin korumakta kararlı,  gelir arada kalanlara. Materyal umutlar doğanın karmaşasını kesip koparmaya çalışır ölümlülerde, Ruhundaki buldozerleri çalıştırıp hayal ormanını kesenlerin çoğunlukta olduğu oyunlarda. Saniyelerden yapılan zümrütten taşların süslediği yüzükleri,  parmağına geçirmeye korkanların, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ormandan-korkmayanlar-siiri/</link>
<guid>748688</guid>
<pubDate>2007-05-30T10:49:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Ağustos Karıncası</title>
<description>Ağustos böceği gibi yaşamak parlak ambalaj kağıdına sarılı dünyada Boş vermek veya boş verilmek ölümlüler vadisinin hayat çukurunda Bazıları karınca yuvasında günah ve sevap ayrımında, uzaktan kumandalı ruhlarıyla Yıllık planla yaşayarak hayatın çarklarında, saatlerini kurarak ertesi hayatlara Geri kalanı zevklerin girdabında, yarınıyla bugününü sigara kağıdında harmanlamada Sayılamayan nesnelere miktarlar sunmakta 29 gram ruhuyla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/agustos-karincasi-siiri/</link>
<guid>748687</guid>
<pubDate>2007-05-30T10:48:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Güneşin Karanlığı</title>
<description>Uzun ve yorucu seyahatlerle ruhunun boş galaksilerinde gezindim Nesli tükenmiş güzellikler ve mutasyonda sevgiler boşluğunda Radyoaktif sevgin serpildi üstüme, korumasız aşk denizime sessizce Usulca bekledim ve içime çektim, beynim korumalı kalbim denizin içinde. Boşluğa doğru yüzdüm, ruhunun tsunamilerinde kalp simidimle. Kıyı gözüktü dedi beynim kalbim tam yol ileri ters yönde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunesin-karanligi-siiri/</link>
<guid>748686</guid>
<pubDate>2007-05-30T10:47:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Kaçıncı Çoğul Şahıs</title>
<description>Güzel bir hayat bulmaya çalışıyorsun neyin uğruna,  sevgisiz mi kaldın yoksa?  Nerdeydin dün hayatta, çalma boşuna ruhundan kaybetmek uğruna Kaleler kumdan yapılmış hayal kentinde,  körleşme safça Emir vaki konuşmalar sadece üçüncü tekil şahıstan gelir sana dostça Merak etme arkanda duranlar niye orda, ikinci çoğul şahıs tadında seslenirken sana kurtça Tecavüzün çok yakında, bilinmeyen kaçıncı şahısı ararken ekşimiş hayatında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kacinci-cogul-sahis-siiri/</link>
<guid>745548</guid>
<pubDate>2007-05-25T11:03:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Durakta Binecek Var</title>
<description>ölümü beklemek teneffüs zili kadar tatlı gelmez çaldığı zaman boşlukta tatlı gelen hep sonu belli olandır bu hayatta hep yarım kalacağını düşünürsün her zaman sonsuza kadar. ama unutma,  diğer yarın seni  bekler karşı tarafta dön artık evine, geç kaldığın çoktan belli yıpranmış teninde kapıyı annen açar belki de, senden önce binmişse son otobüse. </description>
<link>https://www.antoloji.com/durakta-binecek-var-siiri/</link>
<guid>745546</guid>
<pubDate>2007-05-25T11:00:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 <item>
<title>Alkol Kokusu</title>
<description>Şişeler boyut değiştirdi sadece, kokusu içinde saklı kalırken sıradakine Hayal etmek esans gibi parfüm şişelerinde, tek denemelik sevdalarda Acıyı kim tadar ki yalnız,  geçmişten herhangi bir şişe yanında Hayatlar ten kokularına uyumlu, aşkları test ederken arsızca Tek kalmak alkol  gibi shot bardaklarda, çilingir sofrası kuranların karşısında Ben bir isyankarım votka ismi gibi yeni yetmelerin boğazında </description>
<link>https://www.antoloji.com/alkol-kokusu-siiri/</link>
<guid>726324</guid>
<pubDate>2007-04-27T09:46:00+03:00</pubDate>
<author>Sıtkı Sezgin Ergün</author>
</item>
 </channel>
</rss>
