<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Şirkan Hatay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Mevsimler ve Hisler</title>
<description>Bir kış gecesinde, yeryüzünün bembeyaz karlarla örtülmesinin ne anlama geldiğini bilir misin? Ya da bir ilk bahar gününde, karıncaların niçin yuvalarından fırladıklarını, kuşlarınsa ağaçlarda cıvıldaştıklarını kavrayabilir misin? Veya bir yaz sabahında bitki örtüsüne düşen çiğ tanesinin değerini algılayabilir misin? Bir son baharda, ikindi vaktinde güneşin neden sararıp guruba erkenden sarktığını, yapraklarınsa solup dallarından koptuklarını çözebilir misin? Çözemeyeceğin gibi, bilemezsin. Algılayamadığın gibi kavrayamazsın. Çünkü o anların hiç birisinde sen yoktun. Ama ben hepsinde vardım. O karlar düşüp zemini kaplarken, ben onu geçmişteki kirlerin üstüne çekilen yeni bir beyaz sayfa görüp, o sayfaya aşkımızın masalını yazıyordum. Gecenin koyu karanlığında, o karlar üzerinde yürüyüp, ayak izlerimin yalnızlığımı ele verdiğinde ben, tutkumuzun geleceğiyle ilgili yerdeki beyazlığa denk ap ak düşler kuruyor ve bir sonraki kışta yanımda belirecek  ayak izlerini hayal ediyordum. Aynı şekilde ben, bahar gelince,  her bir karınca yuvasının başında duruyor,  onların kendi yuvalarını şenlendirmek için nasıl azimle ve sabırla çalıştıklarını, nasıl çırpındıklarını izliyor ve onları izlerken seninle kurmak istediğim yuvayı tasavvur ediyor, o yuvanın tatlı iklimine kendimi bırakıyor ve onu neşeyle, huzurla dolduracağıma sözler veriyordum.   Bir kuş cıvıltısını duyunca da hemen koşuyor, onların heyecanlarına ortak oluyor ve kendi sevda türkümüzle onlara eşlik ediyordum.  O çiğ tanesine gelince, yaz sıcaklarının kavurduğu bitkilerin, susuzluktan kurumak üzere olduğu bir anda, yüzlerine bir yağmur damlası gibi düşen o küçücük çiğ tanelerinin, simalarından toz toprağı silip onları nasıl tazelediklerini,  onlara tekrar nasıl hayat verdiklerini müşahade ediyor ve müşahade ettiğim o dirilişin, seninle ilgili kuruyan hayallerimin, umutlarımın ve beklentilerimin  yeniden filizlenmesine usul usul vesile olduğunu hissediyordum. Ama son baharda, güneşin gökyüzü tarafından adeta dürülmesi ve  yaprakların  bizzat dallarının elleriyle uçuruma terk edilmesine şahit olurken, o misal, sevdamızın beyaz sayfasının senin ellerinle dürüldüğünü, tatlı yuva hayallerimizin senin tarafından dağıtıldığını, umutlarımız ve hayallerimizin dirilmemek üzere senin baltalarınla öldürüldüğünü hatırlıyordum. Onun için, bir daha ne kar, ne de bahar, ne bir güz ne de bir gündüz, ne yaşamak ne de görmek istiyorum….. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mevsimler-ve-hisler-siiri/</link>
<guid>1879954</guid>
<pubDate>2013-06-21T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Gel</title>
<description>Gel, tomurcuk açıversin donmaya yüz tutmuş çiçeklerim Gel, yumuşayıversin kaskatı kesilen hislerim Gel, dinlensin seni ummaktan yorulan gözlerim Gel, boşlukta kalmasın uçurumu kucaklayan ellerim  Gel, hatıralarımızı yad edelim seninle aynı yastıkta </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-1150-siiri/</link>
<guid>1872129</guid>
<pubDate>2013-05-28T16:24:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Infinite Love</title>
<description>I had dreamed to have an infitine love!  But with whom  to establish it and how?  I felt you were my soul mate from the first meeting! I have believed i found my love which has no ending!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/infinite-love-siiri/</link>
<guid>1872127</guid>
<pubDate>2013-05-28T16:08:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan Ve Kainat</title>
<description>Küçük bir kainatmış insan meğer Her bir hücresi galaksi kadar büyük Ufku o kadar genişki göklere değer Yüreği Hakka tahtlık edecek kadar büyük  Bir atom kadar küçükmüş insan meğer </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-ve-kainat-siiri/</link>
<guid>1795592</guid>
<pubDate>2012-11-29T14:08:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık</title>
<description>Sürgündür en ufak bir ayrılık sevgiliden Hicran yudumlayıverirsin kopunca eller Tek teselli onunla buluşmaktır yeniden Kavuşturmamak için anlaşmıştır saliseler  Lezzet devşirirsin beraber olduğun hayallerden </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-1393-siiri/</link>
<guid>1795590</guid>
<pubDate>2012-11-29T14:03:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk ve Umut</title>
<description>Tek bir hayalim vardı; çok küçüktü Gözlerin de içerisindeki yalnız süstü Hayat verense ona papatya yüzündü Kutsallığı; kayboluşunda duyduğum hüzündü  Tek bir umudum vardı; çok büyüktü </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-ve-umut-10-siiri/</link>
<guid>1795589</guid>
<pubDate>2012-11-29T13:59:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>İlkbahar ve Diriliş</title>
<description>Diriliştir ilkbahar, haşru-neşridir tüm canlıların Uyanır mahlukat kış berzahından ve sonbahrın Yeşeriverir kupkuru dallar görünce güneşi ve yağmuru Tomurcuk açıverir ölü tohumlar işitmişçesine sur'u  Karışmaz bir çeşit diğer çeşide ne kadar sürüklense </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilkbahar-ve-dirilis-siiri/</link>
<guid>1795586</guid>
<pubDate>2012-11-29T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Yazmak</title>
<description>Yazmak dünyanın en zor işiymiş. Yazmak her şeyden evvel, insanın kendisini anlaması, keşfetmesi, tanıması ve anlamlandırmasıdır. Sonra en dar halkadan başlayıp, suyun üzerine düşen bir taşın oluşturduğu  halkalar misali, bir sonraki daha geniş halkayla devam edip en geniş halkaya varıncaya kadar insanları, yaşanılan çevreyi ve olup biten herşeyi aynı şekilde anlamak, keşfetmek, tanımak ve anlamlandırabilmektir. Onun için yazmak demek, bir yerde ve aynı anda, derin sezgi gücüne sahip bir sosyolog, çok iyi bir psikolog, kabiliyetli bir hekim, sabırlı bir öğretmen, emeğe aşık bir zanaatkar, kelimelerle resim yapabilecek kadar hünerli bir ressam, herkesin yerine kendini koyabilen müthiş bir tiyatrocu, tasavvur gücü alabildiğine geniş bir senarist ve bütün bunlarla beraber hepsini bir harmoni içinde işleyebilen başarılı bir yönetmen olabilmek demektir. Öyle olunamasaydı Jan Valjean’ın baş döndüren değişimi anlatılabilir miydi? Öyle olunamasaydı Raskalnikov’un işlediği korkunç cinayet açığa çıkartılabilir miydi? Çıkartılırken de ‘Raskalnikov, o cinayeti işlemekte haklıymış’ dedirtecek kadar farklı psikolojik tahliller yapılabilir miydi? Öyle olunamasaydı Martin Eden’in hayran olunası hayat hikayesi kaleme alınabilir miydi? Öyle olunamasaydı Kafka’nın ‘Dönüşüm’ündeki insandan böceğe geçişin hüzünlü serancamı resmedilebir miydi? Asla hiç birisi edilemezdi. Buradan yola çıkarak diyebilirimki, yazarlık demek, ilk insandan son insana kadar, bütün bir insanlığın yaşamını, o yaşamın içindeki tüm faaliyetlerini ve faaliyetlerinden kaynaklanan   ne varsa; mutluluktan kedere, aşktan terkedilmişliğe, kavuşmaktan hasrete, barıştan kavgaya, terakkiden tedenniye kadar bütün serüvenlerini tek başına kaydetme ve muhafaza etmeye talip olmak demektir. Bu açıdan yazar, tek başına talip olduğu bu meslekten dolayı, sonsuza dek Tanrıdan sonra bütün bir varlığın tek şahidi ve tek varisidir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazmak-48-siiri/</link>
<guid>1745934</guid>
<pubDate>2012-07-23T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Mumyalanan Aşk</title>
<description>Mumuyaladım aşkımızı, binlerce yıl sonra olsa da, Dirilsin diye herkes ölü olduğunu sansa da Ben sevdamızın ebediliğine inandım da, Sen dahil hiç bir fert buna inanmasa da.  Mumyaladım aşkımızı,piramit yaptım yüreğimi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mumyalanan-ask-siiri/</link>
<guid>1736814</guid>
<pubDate>2012-07-02T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Mutlu Aşk Yoktur</title>
<description>Heyecan, yoğun duygu, telaş ve sürekli beklenti Yerken, içerken, uyurken olmak istediğim odur Izdırabı uzundu, mutluluğuysa hemencecik bitti Anladımki  sonunda: Mutlu Aşk yoktur  Tutkulu arzularla hayal edilen ebedi birliktelikler </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutlu-ask-yoktur-8-siiri/</link>
<guid>1736813</guid>
<pubDate>2012-07-02T15:08:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Yolculuk Düşleri</title>
<description>Ruhlar aleminden yeryüzüne gelmişiz Ezelden ebede birer yolcuyuz biz Dünya sadece durakmış, çünkü gezginiz Çocuklarımıza mirasımız ayak izlerimiz  Hayat bir yolculuk olsa gezegenden gezegene </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolculuk-dusleri-siiri/</link>
<guid>1736809</guid>
<pubDate>2012-07-02T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Çöl Gülü</title>
<description>Çölün bir Leylası meshurmus bir de Gülü, Orada yeşermiş dunyanın en güzel sümbülü.  Her taraf kuruymus, her yer sessizmis ve ölü, Orada gülümsemiş kainatın en tatlı Gülü.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/col-gulu-8-siiri/</link>
<guid>1717130</guid>
<pubDate>2012-05-13T08:37:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme</title>
<description>Bir tek kelime kaldı hafızamda o da:Gitme!  Unuttum, unutturdu neyim varsa ayrılık! Bir tek kelime taşıyorum maziden o da:Gitme! Bir tek soz olsun geleceğimizde o da bağlılık!  Bir tek çığlık kaldı yüreğimde o da: Gitme! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-847-siiri/</link>
<guid>1717128</guid>
<pubDate>2012-05-13T08:32:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Izdırap</title>
<description>Maziye fırlattığımız yasamımizin kareleri. Kimi anılar diye tanitir, Hatıralar der digeri. Bense: sonsuzluğa kaydettiğimiz gönül izleri. Parmak izi gibi, tanitir ebediyete bizleri.  Gecmisten getirdiğimiz zihnimizin sahipleri. </description>
<link>https://www.antoloji.com/izdirap-57-siiri/</link>
<guid>1649864</guid>
<pubDate>2011-12-16T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Yapraklar</title>
<description>Yapraklar, yapraklar ne kadar da bize benzer. Yasamak için bir dala tutunmak ister. Sıkı sıkıya bağlıdır hayat ağacına topragına. Alışkındir bizim gibi yöresinin havasına suyuna.  Yapraklar yapraklar..ömürleri bizimki gibidir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yapraklar-38-siiri/</link>
<guid>1649854</guid>
<pubDate>2011-12-16T15:50:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Hakikati Arıyorum</title>
<description>Hakikati arıyorum, eşyanın hakikatini Yok mu bir bilge gelsin ikna etsin beni?  Herkes yollara düşmüş soruyor onu. Bu ezeli arayışın olmaz mı sonu?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakikati-ariyorum-siiri/</link>
<guid>1607143</guid>
<pubDate>2011-09-03T10:10:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhumuzun Sevgilisine</title>
<description>Ben de özledim seni efendim haddim olmasa da. Ruhum huzuruna çıkmak ister mücrim olsa da. Gül kokunu hissedebiliyorum duygularım paslansa da. Pırıl pırıl simanı sezinliyorum vicdanım yaralansa da.  Efendim zaman mahsun, zamanın boynu buruk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhumuzun-sevgilisine-siiri/</link>
<guid>1607137</guid>
<pubDate>2011-09-03T09:37:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Umut ve Azim</title>
<description>Kapkaranlık bir gece düşünki ve sen yolda kalmışşsın!  Işığın da, azığın da yok ve herkesten uzaktasın!  Sapmşsın yanlış bir yola, ne gelir elden kayıpsın! Teselli edecek bir yoldaşın da yok, yapayalnızsın!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-ve-azim-siiri/</link>
<guid>1592424</guid>
<pubDate>2011-08-01T15:31:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Fırat</title>
<description>Sakarya’ya destan yazılır da sana yazılmaz mı Fırat?  Sen ki; kaynağın cennettendir! Suyunsa Ab-ı Hayat!  Mezapotamya insanlığın beşiğidir taa İbrahim Atadan Masal gibi salına salına akıyorsun Adem babadan!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/firat-28-siiri/</link>
<guid>1591441</guid>
<pubDate>2011-07-30T12:47:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 <item>
<title>Anne</title>
<description>Gözlerimi ilk açtığımda bir melekti karşılaştığım!  Şefkatten ve merhametten kucağıydı ilk yattığım! Mutluluğumun kaynağıydı hem de sebebi varlığım! Cennet kokuna hasret kaldığım sensin anacığım!  Ah der demez başımda Hızır gibi nasıl da yetişirdi! </description>
<link>https://www.antoloji.com/anne-388-siiri/</link>
<guid>1581320</guid>
<pubDate>2011-07-05T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Şirkan Hatay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
