<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sezen Akoluk Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Adını da Sen Koy</title>
<description>Seni sevdiğimi gözlerine bakıp haykırmak isterken, gene bilgisayara bakarak söylemem gerekti ve bu bana her gün nasıl acı verdiyse, bu sefer de acı verdi…  Çünkü biliyorum ki gözlerine bakıp, sevdiğimi söylemek çok farklı bir şeydi… Ve ben o farklılığı sadece üç gün tadabildim..   -Ben Seni Sensiz Hep İçiyorum Pınarların Akışında-  </description>
<link>https://www.antoloji.com/adini-da-sen-koy-siiri/</link>
<guid>501186</guid>
<pubDate>2006-07-19T14:36:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>SevgiLiLer Günü</title>
<description>Sevgililer günüdür. Herzaman ki gibi, her sevgili gününde oldugu gibi, çiftler birbirlerine hediye verir,  karsilik olarak hediye beklerler. O an icin, haftalarca, belki aylarca önceden kafamizi yorar,  sabah aksam hediye olay&#253; n&#253; düsünürüz. Hediyeyi verdigimiz zaman, sevgilinin yüz ifadesini merak edip,  heycanla o günü bekleriz. „Ya begenmezse? “, „Ya olmazsa? “, gibisinden sorularla bogusuruz günlerce.   Biraz sonra belirticegim hikayem de, farkina varilmiyan, aslinda yapilmamasi gereken, ama sonuçta maalesef farkedilmeden yapilmis olan bir hatay&#253; sizlere  anlatmaya çalisacagim.  Genc oglan aylar önce sevdiginin kiz arkadaslarina danisir ve de ne alacaini  sorar. Tabi yanitsiz da kalmistir. Allah’ tan sevdiginin kiz arkadaslarin sayesinde cok güzel bir hediye alir. Aslinda biraz pahalidir ama „onun icin tüm varligimi  veririm“ deyip hediyeyi alir. Cok güzel, on metreden parliyan, kenarlarinda cok degerli taslardan olusan bir saat almistir sevdigine. Kiz arkadaslari garanti vermistir, begenecegine dair. Genc oglanin kalbi yeni dogmus cocuk gibi atar vede o günü zor bekler. Bunun yaninda cok merak etmektedir... acaba sevdigi onun icin ne almistir? diye. Sevdiginin kiz arkadaslarinin agzindan birseyler almaya bakar ama sevdigi onlara bile hic birsey söylememistir. Bu davranisi onca senede hic yapmamistir. Eskiden hep paylasmistir arkadaslariyla... oglana ne aldigini ama bu sefer dili kenetlenmiscesine susar. Genc kizin suskunlugu, arkadaslarini oldukça sasirtmaya neden olur, anlam veremez olurlar. Ama üstelemekte istemiyorlardir. Hem oglan hemde kiz arkadaslari merak icinde beklerler o günü. 14 Subat´tir. Büyük gün gelmistir. Genc kiz o gün erkek arkadasinda kalmaya karar vermis, vede oglan sevdigi icin cok güzel sofra hazirlamistir. Büyük bi özenle tüm odayi güllerle süslemistir. Hazirlarken bile oglanin kalbi hizli bir sekilde atmaktadir. Bir an önce hediyeyi vermek vede karsilik olarak hediyeyi almak ister. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgililer-gunu-59-siiri/</link>
<guid>500514</guid>
<pubDate>2006-07-18T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Hüsranlarla Dolu Ask Hikayesi</title>
<description>Kücüktü, narindi, safti, dogaldi. Dünyadaki tüm güzellikler genc kizda vardi. Herkesi kendi gibi bilir vede öyle yaklasirdi insan iliskilerine. Nefret ve kinin ne demek oldugunu bilmezdi bile. Kimseye satasmaz ama herkes ona satarsirdi ama o bunun bilincinde degildi. Belkide bilincindeydi ama kimseye belli ettirmiyordu. Kimse onun güzelligini, safligini, basarisini, dogalligini cekemezdi. Herkes onun gibi olmak ister,ama olamazdi. Köydeki tüm genc kizlar, plan yapardi, bütün gün. Acaba genc kizin naamina nasil leke sürelim, nasil onu hayata küstürelim, nasil celme takalim diye. Ama kizin aklinin ucundan bile gecmezdi, arkadas sandigi kisilerin celme takmak istedikleri, hayata küstürmek istediklerini. Cünkü onlarin kendi gibi olduugnun düsüncesindeydi genc kiz. Hic bir insan icin art niyet tasimazdi. Yikici degilde yapiciydi daima. Genc kizin kendi bildigi gibi bi tane kiz arkadasi vardi. Sadece ona gider, sadece onunla paylasirdi baskalarinla paylasamadklarini. Nede olsa on senedir taniyordu bu arkadasini. Arkadasi her kiz gibi imreniyordu genc kiza, hep onun gibi olmak istiyordu ama kimse onun gibi olmak istese bile olamiyorlardi. Sadece istemekle kaliyordu. Arkadasi ona karsi “Dost” gibi gözükse bile, diger kizlar gibi bir acigini yakalamak icin pesindeydi. Genc kizin iki dudak arasindan cikacak lafa bakiyordu ádeta. Herseyine can kulaginla dinliyor gözüküyordu ama aslinda bir acigini bulmak icindi arkadasligi.  Gel zaman git zaman bunlar daha iyi bir arkadaslik olusturdular. O kadar iyi anlasiyorlardiki genc kiz asik oldugunu bile paylasmisti arkadasi sandigi kiz ile. Arkadasi cok sevinmis gözüksede, arkasini döndügünde yüzüne hain bir gülüs gelmisti. Genc kizi sordu sorusturdu sansli oglanin kim olduguna dair. Genc oglanda kiz gibi saf, temiz, kimseye satasmayan biriydi. Genc kiz gibi oglanda simdiye kadar kimseye gönül vermemisti. Bir ilke adim atacakti ikiside. Genc kiz ama asla söylemiyecekti oglana olan sevgisini. İlk adimin oglandan gelmesini beklemekteydi ama oglan böyle bir adim atmak icin cok ama cok utangacti. Genc kizin arkadasi, oglan ile konusucagini vede onlari birlestirecegini söz vermis durumdaydi. İlk basda genc kiz buna karsi cikmis ama arkadasinin israrlarina fazla dayanamayip kabul etmisti. Arkadasi aslinda haince bir plan icindeydi. Ama kim bilebilirdiki bunu. Genc kiz arkadasiyla üc ay boyunca görüsemiyordu. Nedeninide anlamakta zorluk cekiyordu. Ne yaptida genc kizla konusmak ve görüsmek istemiyordu? Niye her seferinde genc kizi atlatip, zamani olmadigini belirtiyordu? Genc kiz merak icindeydi, sevdigi kisi arkadasinin dediklerine ne gibi bir yanit verdi diye. Arkadasini ariyor ariyor fakat yanit alamiyordu. Haftalar gecmis, günler gecmis, günler birbirini kovalar olmus ama genc kiz arkadasindan hic birsey duyamaz olmus. İki ay sonra eve mektub gelir, genc kiz mektubu alir vede heycanla mektubu acmaya calisir. Genc kiz donmustu. Gözlerini bile kipirdatmiyordu. Sanki genc kizin dili tutulmustu. Ailesi artik genc kizi ordan oraya salliyordu yoksa ayilmaya niyetli degildi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/husranlarla-dolu-ask-hikayesi-siiri/</link>
<guid>500509</guid>
<pubDate>2006-07-18T13:34:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek</title>
<description>Titrekti yüregim. Titrek yüregimle yaz gününde dünyaya ilk adimimi attim. Hersey benim icin cok yeni vede cok degisikti. Herseyi ögrenmeye yeni yeni baslamistim. Cok sicakti o gün. O kadar sicaktiki kimse evde kalamaz oldu. Herkes dag, tas, bayir demeden gezdi ve dolasti. Dogmak ve ölmenin ne kadar aci oldugunu bir an bile unutmus sekilde, hayatin tadini cikarmaya bakiyordu. Biliyorduk bir gün ömrümüz oldugunu. Biliyorduk aksam günesinden sonra ölecegimizi. Biliyorduk bir günde ne görürsek görecegimizi. Herseyin farkindaydik. Dogmak ve ölmenin ne kadar aci oldugununda bilincindeydik. Ama elimizden birsey gelemezdiki. O bir gün icinde ne kadar güzel yer varsa gezerdik. Ben tabiki, yaz gününde dogmanin sevincini tasiyordum. Onca cicekler, onca yesillik...gözlerim bayram etmisti adeta. O kadar cok cicek vardiki, nereye konacagimi, hangi cicekden yiyecegimi sasirmis durumdaydim. Durumuma güleyimmi aglayimmi bilemiyordum. Bir yandan bu durum cok aci veriyordu bana. Bir gün yasamak herhalde en kötü sey olmasi lazim bu hayatta. Ask denen seyi anlamadan ve yasamadan, duygu ne demek oldugunu hissetmeden, üzülmenin ne demek oldugunu bilmeden, hicbirsey görememenin ne kadar aci oldugunu haykirmak istiyordum. Kaderime haykirmak istiyordum. Hayata haykirmak istiyordum. Yasamak istemeyen, ölümü tercih eden insanlara haykirmak istiyordum. Haline sükür etmeyen insanlara, elindekilerle yetinemeyen insanlara haykirmak istiyordum. İstiyordumda, istiyordum...ama hic birisni gerceklestirme imkanim yokdu. Elleri kollari bagli bir sekilde bekliyordum, cünkü bana bir günlük ömür verilmisti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-91-siiri/</link>
<guid>500506</guid>
<pubDate>2006-07-18T13:31:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>O Kücük Bir Sokak Cocuguydu</title>
<description>Soguktu, karanlikti, esiyordu, yagmur yagiyordu, yagmur duruyor ardindan firtina baslayip kara dönüsüyordu, sonra, kar tekrar dinip, tekrardan firtinaya dönüsüyordu. Zor mücadele edilirdi bu havada. Sicak evlerinde isiklari yanan insanlar, sadece camdan disariya bakiyor vede firtinayi bakip  hayretler içersinde kaliyorlardi. O kadar çok kuvvetli bir firtina vardi ki, camlarin tikirdamasina sasiriyorlardi. Radyolar, Televizyonlar üstüne basa basa disariya çikilmamasini tavsiye ediyor, aksi taktirde bu firtinaya karsi mücadele edemeyeceklerini söylüyorlardi. Ama bu eldemiydi? Bayramda evde kalinirimiydi? Yoook asla evde kalinmazdi. Senelerdir yerine getirilen bu ziyaretler, bu senede yogun firtinaya ragmen aksatilmadi. Aile dostlarina, anneanneye, teyzeye, ablaya, anneye, kayinvalideye ve birçok insanlara daha dogrusu aile dostlarina gidiliyordu. Bu senede oldugu gibi. Sonra aile toplaniyor, kesilmis olan kurbani pisiriyor, ardindan pilav yapilip yeniliyordu.  Sadece bir kisi açti. Karni kaziniyormusçasina, ölürcesine gurluyordu. Guruldamasina bazen uyuyamiyordu bile. Midesi artik iyice küçülmüstü herhalde. Sadece bir kisi o soguklarla bogusmak zorundaydi. Hareket edemiyordu. Soguktan elleri çatlamisti. Çatlayan ellerinde yara açilmis ve o yaranin üstüne bir daha yara açilmisti ve o yara bir daha acilmis ve bir daha yara yapmisti. Burun nedir bilmiyordu bile artik, çünkü donmustu. Soguk nedeniyle bacaklarinda hissetmedigi icin yerde öylecesine yatiyordu.  Bazi aileler nasil sicak evlerinden disaridaki firtinayi seyrediyorsa, oda disardan evlerdeki senligi izliyordu. Iç geçiriyordu. Onca torunlara alinan hediyeler, verilen paralar, el öpmeler... Her sey onun için ic gecikmeyle kaliyordu. O küçük bedeni mecburmuydu bu açilari çekmeye? Ne günah isleyebilirdi ki sekiz yasinda olan bir oglan çocugu? </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-kucuk-bir-sokak-cocuguydu-siiri/</link>
<guid>500505</guid>
<pubDate>2006-07-18T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebegin Ömrü</title>
<description>Zamani asklar, kelebegin ömrü gibi...    Bir günlük! ! </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebegin-omru-4-siiri/</link>
<guid>500486</guid>
<pubDate>2006-07-18T12:58:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Cözersin</title>
<description>Güvercin demi çeker  Aşkım sensiz demlerinde Tükenmez olan kalemime Ve dert ortağım kağıtlara Anlatım enine boyuna Sensizliğin acı verişini </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-cozersin-siiri/</link>
<guid>500487</guid>
<pubDate>2006-07-18T12:58:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Uzak Durun Benden</title>
<description>Küsen insanlar Tarafta yapanlar Yaşlıları yok sayanlar Uzak durun benden  İki yüzlü olanlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzak-durun-benden-siiri/</link>
<guid>375492</guid>
<pubDate>2006-01-31T21:24:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Korkum; Sensizlik</title>
<description>Haftalar sonra girdim odama. Yorganım hasret, Yastığım aşk, Yastigim özlem kokuyordu. Uyuyamadım. Gözümü yummadım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkum-sensizlik-siiri/</link>
<guid>375490</guid>
<pubDate>2006-01-31T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Üsüyen Geceler</title>
<description>Uzandım yatağıma. Aklıma yine sen geldin. hangi bir gecede aklıma gelmedin ki? Kendimi sorgulamaktayım. Ama cevap hep ayni kaldı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/usuyen-geceler-siiri/</link>
<guid>375489</guid>
<pubDate>2006-01-31T21:22:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Haykirmak</title>
<description>Haykırmak istiyorum. Hayata bagırmak istiyorum. Haksızlıklara nara atmak istiyorum. Gördügüm igrenclikleri söylemek istiyorum. Hayatın çok berbat hale geldiğine  kusmak istiyorum. Bunca igrencliklere ragmen, halen dimdik ayakta olduğumu </description>
<link>https://www.antoloji.com/haykirmak-5-siiri/</link>
<guid>375488</guid>
<pubDate>2006-01-31T21:21:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Kötü Dünya</title>
<description>Dağa cıkıp bagırmak Hayata haykırmak Yeni bir dünya kurmak Geliyor içimden.  Memnun degilim bu hayattan </description>
<link>https://www.antoloji.com/kotu-dunya-siiri/</link>
<guid>374798</guid>
<pubDate>2006-01-30T19:42:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Askerim Icin</title>
<description>Asker olmak zor olsa gerek, gün saymalar bitmez bu bir gercek, yok başka bir secenek, merak etme, beklemeler bitecek.  Senin için zor olduğu gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/askerim-icin-siiri/</link>
<guid>374797</guid>
<pubDate>2006-01-30T19:39:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Şeytan Tüy'ü</title>
<description>Aramışsın  bugün beni, Özlemişim çok seni,sessini Koklamışım saçını telini, Seviyorum ben her şeyini.  Sevdiğim gibi ölüyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/seytan-tuy-u-siiri/</link>
<guid>362664</guid>
<pubDate>2006-01-09T15:18:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Azrail</title>
<description>Benden izin almadan, Azrail geldi ve aldı seni.  Oysaki çok şeylerim vardı sana söylemek istediğim, Çok şeyler paylaşacaktık seninle, Birlikte gülüp birlikte ağlayacaktık, </description>
<link>https://www.antoloji.com/azrail-14-siiri/</link>
<guid>347689</guid>
<pubDate>2005-12-13T23:32:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmek Böyle Olsa Gerek</title>
<description>Her taraf zifiri karanlığa bürünmüştü. Hiç bir şey görünmüyordu. Görünmediği gibi hiç kimseden ses seda çıkmıyordu. Neye uğradığını anlayamadı genç kız. Boşluğa bağırır, ama sesi boş alanda çığlık gibiydi. Nerdeydi o eski kız? donmuştu adeta. Ne oldu da bir den uçar gibi oldu gitti başka diyara? Ne oldu da hiç bir cümle çıkmıyordu ağzından? zifiri siyah görüyordu etrafı. Ne bir ses ne bir cisim görebiliyor – duyabiliyordu. Sanki yuvarlak dünyada yaşayan sadece oydu. Durmadan yürüyor gibiydi. Yürüyor,yürüyor ama gene de yorulduğunu hissetmiyordu. Yorulduğunu hissetmediği gibi ayaklarını bile hissetmiyordu. Yürüyor muydu acaba? Yoksa uçmak tamıydı? genç kızın çelişkileri yoğun bir şekilde devam ediyordu. Bazen sanki bulutların üstünde yürüyor gibi oluyordu,bazen de sanki denizin üstünde yürüyormuş gibi. Her atmış olduğu adımlarda kalp atışları hızlanıyordu. İçi icine sığmıyordu genç kızın. İcindeki mutluluğunmu kalp atışlarıydı yoksa hey can mı? Yoksa her ikisini birden mi yaşıyordu? bilemiyordu genç kız. Çelişkileri devam ediyordu. Genç kız beş  saat sonra kendine gelebildi. İlk defa birini sevmiş, ilk defa aşk sözcükleri duymuştu.  HANGIMIZ SEVGIYI BÖYLESINE YASIYORUZ? HANIMIZIN ICINI BÖYLESINE BIR HEYCAN KAPLIYOR YASDIKLARI ASKTA? </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmek-boyle-olsa-gerek-siiri/</link>
<guid>342775</guid>
<pubDate>2005-12-04T03:02:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk= Bitti</title>
<description>Ne yaptik da askimizi soldurduk?  Galibe her gün su vermeyi unuttuk!  Genc bir Güle sevdaliydi vede her gün sulamaktaydi, solmasin diye. Gül de sulanmayi bekliyordu ve hic kendi sulamiyordu askini. Daima mutlu olmak ve hic sararip solmamakti niyetleri. Her zaman bir önceki günden daha mutlu olmakti amaclari.  Gün – günü, hafta – haftayi kovalar olur vede aradan bir ay gecer ve genc her zaman ki gibi bikkinligini belli ettirmeden askini gün ve gün sular. Sonucda onunla hayatinin diger kismini gecirmek istiyordu, bunun icinde askina iyi bakmak zorundaydi. Aslinda cok bikkin düsmüstür ama genede aski onun gibi solmasin diye bunu belli ettirmemekteydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-bitti-12-siiri/</link>
<guid>342772</guid>
<pubDate>2005-12-04T03:01:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Şu Kötü Dünyada</title>
<description>Uzanıyorum yatağıma Aklıma gellen ilk sen. Uyanıyorum Sabah Aklıma düşen  sen.  Ne yapdın sen bana? </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-kotu-dunyada-siiri/</link>
<guid>339993</guid>
<pubDate>2005-11-28T19:48:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldız & Sen</title>
<description>..........Ah bebeğim o gülüşün var ya,  ..............insani uzaklara götürüyor. ..........Aynı yıldızlara baktığım gibi. Onun için yıldızlarla aranızda pek fark göremiyorum.  .........Hem yanımda – hem uzağımdasın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildiz-sen-siiri/</link>
<guid>334794</guid>
<pubDate>2005-11-17T02:02:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 <item>
<title>Inan Sevgime</title>
<description>Raki elimde,  ismin dilimde, ruhun bedenimde, cismin gözlerimde.  Özletiyor seni yagmurlar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/inan-sevgime-siiri/</link>
<guid>327970</guid>
<pubDate>2005-11-01T12:58:00+03:00</pubDate>
<author>Sezen Akoluk</author>
</item>
 </channel>
</rss>
