<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Seyfi Karaca Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Günahiri Insanligin Ertesi</title>
<description>Gün ahiri İnsanlığın ertesi Kötülüğün dersine çalışıp kütüklere kazınmış ezberler gibi Kahrı belayı nüfusuna geçiren Geçmişi bilinmedik ödünç tarihlerden kalma yavşaklığa kahpeliğe ve puştluğa viran olan heves güvesle Dara </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunahiri-insanligin-ertesi-siiri/</link>
<guid>3878440</guid>
<pubDate>2026-09-09T14:09:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Biterken</title>
<description>Bir avuç toprak, bir ömürlük yavan yaşık yemiş ve gönül sofrası, bir tutam yeşillik, bir nefeslik hayat … kendi aşk kadar güzel olunca insan, hoşgilmişsin ey SEVGİLİ olan huzur demeye ne kalır ki…Otuz Ağustos Zafer Bayramı’ mızın tüm anlam değer ve miras edenleriyle, saygı sevgi şükran ve minnetle. … YAZ BİTERKEN …. Bir bilmenin Bir de diğeri varmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-biterken-7-siiri/</link>
<guid>3877687</guid>
<pubDate>2026-09-07T12:43:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Ögretilmis Serbest Pazar Piyasa Köleligine</title>
<description>Güzel renk aşikarı güzelliğin talibidir aynı zamanda. Söyleyemediği ve varamadığı nice sonsuzlukları barındırır güzel ve gizemli kalbinde. Yani aşık olan, aşktır da kendisi. Evet mallesef uçsuz bucaksız ruhsuzluğu kokuşmuşluğu ve tükenmişliği harcanarak yaşıyoruz.   Kişinin kendi olmadığı siparişten maskeleri değer ölçüsü bilerek, AŞAĞILIK düşkünlük doyumsuzluk hırs tamah gösteriş eziklik ve değersizlik dürtüsünün kamçıladığı marka ve maskeleşmelere gerçeğimiz olan kendimizden hep SAKLANARAK ve referans alınan özenti yarışındaki kıran kırana ölerek yapay zekayı üstün kıldığımız hücre ve algı tutsaklığıyla sanatın bile beş paralık çıkar ve ayrıcalıklı konfor ilişkilerine satılık raf ürünü halini aldığı asosyal çöplükte kendimizden sonrasızlığa magazin medyatikliği soytarısı, ünlü takipçisi, idol hayranı veya örenkeşlik takasına anlamsızlaşmaya içerik üreten abuk subukluğun döküp saçtıklarını dişirip toplayan fenomen fanatikliği tabutunda her şeyimizi kaybetme pahasına mezatlaşarak mezarlaşıyoruz.  İstihdam eğitim ulaşım kanalizasyon arıtma beslenme barınma sağlık güvenlik imar yol trafik iletişim kültür edebiyat sanat… gibi hayati ihtiyaç gereklilik ve zorunlulukların her türlü alt yapısı sağlıklı çağdaş liyakatli sorumlu duyarlı bilimsel ve öz kaynaklarıyla temelden gelişerek büyümeyen çirkin ve çarpık yapılaşmalar, en başta işsizlik gibi tüm ekonomik başlıklı yaşamsal döngüyü işlemez çalışmaz sorunlar yığını tıkanıklıkta felç ederek, hiç kimsenin kimseye kabulü ve tahammülü olmadığı hırsızlık yolsuzluk rant düşkünlüğü zorbalık kayıtsızlık karamsarlık şiddet vurgun soygun tefecilik sahtekarlık sapkınlık acımasızlık kanunsuzluk sadistlik bencillik gericilik görgüsüzlük kişiliksizlik yağmacılık ve başına buyrukluk gibi yıkıcı artçıları olan toplumsal çöküşün var olan kendi kaderine terkedilmiş kısıtlı imkanları seçkinler zümresinin keyfiyet çıkarcılığına servis ederek geri kalmışlığın istikrarsız geçimsiz bütün olumsuzluklarını sorunları biriktikçe artan ve kanıksayarak yaşayan sefil yoksul muhtaç aciz ezik ve mahkum kalabalıkların tüketimine terk ederler.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ogretilmis-serbest-pazar-piyasa-koleligine-siiri/</link>
<guid>3877368</guid>
<pubDate>2026-09-06T18:26:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Güz Cavgini Insan Zemberek</title>
<description>Estikçe Sıvası dökülüp boyası solan Kanatların yorgun yaralısı kuşlarıyla beraber Güz çavgını en acıklı tablolardan insan resmeden görünürlerde ne dam kalmış ne gölge ne duvar İşiten duyan ne merhaba kalmış ne sohbet ne mesken ne avlu ne dut ağacı ne ceviz yaprağı ne ahali Şenliğin sevincine ölümün endişenin ve kaygının matemini örtüp sarmalayarak ne saz ne söz </description>
<link>https://www.antoloji.com/guz-cavgini-insan-zemberek-siiri/</link>
<guid>3877366</guid>
<pubDate>2026-09-06T18:24:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Eylülse Eylül</title>
<description>Yaşık yavandan Barkta bucakta ne varsa yarayı sarar, derdi avutur, hayatı bozulduğu yerden çözer Kasveti giderir Tamir olanı çalıştırır İşletir Yaldızlı cam bardaklarda sıcak dem buğusu yetmeyince çinko kulplu kaplarda sevincin sarhoşluğunu içerek </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylulse-eylul-siiri/</link>
<guid>3877365</guid>
<pubDate>2026-09-06T18:22:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Tutkudan Tiryakiye</title>
<description>İnsan olmak varmış Demelerin müşkülüne muhtacına kalmadan Sarmaşıktıysan tomurcuklanmış çiçekliğin sararıp solmadan, Goncalar bağının gülüydüysen Ve yolun yolcusu ıslığı çalınan pür neşede rengin kokun sesin hevesin Lime limelere bozulup pörsümeden </description>
<link>https://www.antoloji.com/tutkudan-tiryakiye-siiri/</link>
<guid>3877364</guid>
<pubDate>2026-09-06T18:21:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Rant ve Yagma Santiyeciliginde Bop Kisir Döngüsü</title>
<description>Bir avuç toprak, bir ömürlük yavan yaşık yemiş ve gönül sofrası, bir tutam yeşillik, bir nefeslik hayat ,kendi aşk kadar güzel olunca insan, hoşgilmişsin ey SEVGİLİ olan huzur demeye ne kalır ki…?! Ancak ve lakin…!  Dünyanın istisnasız her yerinde, ortak gelir ve kazanımlardan elde edilen zenginliğin adil ve hukukun üstünlüğüne göre dağılımı yapılmayan büyük pasta gelir ve pay kısmı geçinmekte zorlanan yoksulluğun yaşam hakkına çapulculuk ederek çökmüş ve çöreklenmişlerin her türlü sağlıklı ve saygın gelişme büyüme istikrar iskan ve kalkınmaya köstekçi haydutluk ganimetidir.  Her günün akşam oluşuyla pencereleri karşıdan görünen ışıkları yanar çevreyi saran karanlığa sessiz ve ılık sıcaklıklar dolar. Herkesin ister istemez yola kenara sonraya erteye yarına her şeyin bir şekilde her zaman yarım kalacağına bıraktığı hikayelerini kediden kanaryadan pazardan okuldan çarşıdan noterden dosyadan çakıl taşlarından köprüden meydandan günden geceden toplum hafızasından ve insanlık kitabından herkesi yükler sarar ve sarmalar, ışığın karardığı veya günaydınların doğduğu ezel güncesine götürür emanetçi zaman.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/rant-ve-yagma-santiyeciliginde-bop-kisir-dongusu-siiri/</link>
<guid>3874315</guid>
<pubDate>2026-08-31T12:28:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Kuspalazi Eylül</title>
<description>Üstü tozlanmış yıllardan İnişli yokuşlu gıcırdayarak dönen tekerleriyle toz toprak dönemecinin başındaki irili ufaklı duvarlara bitişik Bir nöbetçi kulübesi Ya da budanmış çubuklar yığınıyla tevekleri çitlerden sarkan bostanlıklar kadar eski Dağ başında </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuspalazi-eylul-siiri/</link>
<guid>3874298</guid>
<pubDate>2026-08-31T12:17:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Agustos Eskisi Harmanlar</title>
<description>Dağınık perdelerden Kilitsiz küreksiz açıldıkça açılan İnsan dilinin büyülü gücüdür konuşarak etraf genişletip insanı insana bağlayan Sokakların köşe bucaklarındaki evlerin ve ağaçların akşam olunca sustuğu Alçak uçuşlu ıssızlık gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/agustos-eskisi-harmanlar-siiri/</link>
<guid>3874295</guid>
<pubDate>2026-08-31T12:16:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Afra Tafra Tozuntusu</title>
<description>Taze inciiir Lokum gibi taze inciiir Kaynamış mısır ve dondurma satanların vızır vızır işlediği plajda Deniz yönünden esen kızgın kumlara basarak Gün boyu soyunan giyinen suya dalanlara Sudan çıkanlara seyyar </description>
<link>https://www.antoloji.com/afra-tafra-tozuntusu-siiri/</link>
<guid>3871699</guid>
<pubDate>2026-08-24T12:20:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Duyum ve Düsüncesini Yitirince Insanlik</title>
<description>Bütün canlılar birbiriyle ilişkili ve bağlı beş duyularıyla hayata ilişkilenir tutunur yaşarlar ve kendilerine özgünlüğü tamamlarlar.   Tatma duyusu olmayan hazdan hevesten zevkten ve doyumdan yoksun, görme işitme hissetme ve konuşma duyusu olamayanlar görenlerin duyanların hissedenlerin tadanlar ve konuşanların dünyasından yoksun izah arabuluculuk ve tarifi üzere muhtaçlıkta tüm zorluklara katlanmak zorunda kalırlar.  Zaten herkesin bağımlılıklar muhtaçlıklar ve sürekli tüketim ihtiyacı artırmalara yetişme kaygılarıyla savrulup sürüklenerek iradesiz cesaretsiz özgüvensiz kimliksiz ezik düşkün yalnız yitik yılgın kayıp duyarsız ve zavallılık tükenmişliğinde savaşım direncini kaybettiği sorunlu sıkıntılı ve travmalı yaşamakta.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/duyum-ve-dusuncesini-yitirince-insanlik-siiri/</link>
<guid>3871305</guid>
<pubDate>2026-08-23T15:53:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Takvimlerden Agustos ( derdesenlere sirdas ) 2</title>
<description>Derken efendime söyleyeyim Gelenin gittiği boşalan koltuklara ayaküstü bekleyişlerden nihayet kurtulanların anında çullanıp çöktüğü Kaşı gözü süslü boyalı Şehvet gösterişi üstünden başından fışkırıp taşan vücut hatlarını tıka basa sokuşturmuş kot pantolonlunun Belini kasnağını kırıtarak dahiliyecinin yarım dayalı kapısını okşarcasına tıklattıktan sonra itekleyip Afedersiniz muayene sonuçlarını soracaktım fısıldayan kadının hemen dibindeki </description>
<link>https://www.antoloji.com/takvimlerden-agustos-derdesenlere-sirdas-2-siiri/</link>
<guid>3871298</guid>
<pubDate>2026-08-23T15:48:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Takvimlerden Agustos ( derdesenlere sirdas )</title>
<description>Avluda doluşan Giriş çıkışlarda bekleşen Dara düşmüş genç ihtiyar yaşlı çol çocuktan birisi elini yüzünü sürtüp sıvazlayıp duruyor Of piyango of gibisine birisi Birisi merdiven aralığındaki hem danışman hem güvenlikçiye üçüncü kat burası mıydı acaba Kalp krizinden geliyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/takvimlerden-agustos-derdesenlere-sirdas-siiri/</link>
<guid>3871295</guid>
<pubDate>2026-08-23T15:47:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Agustosun Ücra Kiyisinda</title>
<description>Herkes Dünyadan daha çarşıya yakın olmak için oto park alanı kadar ücrete tabi olmaya Ama şartel kopunca ücra gezegenler kadar kopuk kaçak ve uzak Birbiri üstüne benzeyen zimmetliliğin dereyi tepeyi dağı ormanı tarlayı denizi Son tufandan kurtulmuş gibi kıyıya sağlam zincirlerle bağlanmış şehrin …dalga boyunda sallanıp dururken kayık </description>
<link>https://www.antoloji.com/agustosun-ucra-kiyisinda-siiri/</link>
<guid>3868254</guid>
<pubDate>2026-08-16T11:37:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Bop Galerisinde Garson Müteahit</title>
<description>Yaşam gerçekliğinden kopuk Algı yönetme mühendisliğiyle dayatılanın göreceli gündem değişimlerine adanarak yaşamak Ve tüketerek tükenmek… Emperyal dayatmaların kurumsallaştıkça sivilleşen darbe ürünüdür Bizim oğlanlar iyi iş becerdi parolasının tüm eklenti işbirlikçi ve bileşenleriyle Çok gömleklili servet saltanat düşkünü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bop-galerisinde-garson-muteahit-siiri/</link>
<guid>3867912</guid>
<pubDate>2026-08-15T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Isiklar Kararinca Devri Insanda</title>
<description>Işıklar kararınca devri insanda Nasıl ki sepette bir çürük Tümüne verdiği zarar ziyanla kendinden betere benzettiği İnsanı yaşatmayı öncelemiyorsa, kalbi sökük yapısı bozuk her fırsata düşkün manyak bir cellat makinadır Binyıllarca kazanılmış sosyal devletçiliği ve işler çalışır olan olan bütün onurlu sağlıklı saygınlığı Çürüyüp </description>
<link>https://www.antoloji.com/isiklar-kararinca-devri-insanda-siiri/</link>
<guid>3867911</guid>
<pubDate>2026-08-15T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Makama Mutabik ( ansizin randevü )</title>
<description>Dilinde bal ezip süzen Şehvetli arzuların zaptedilmez tutkusu Dudağında söylenmedik sırra yanmış esmer ihtirasın sarışın sureti Pişmişiz… Kavrularak aşk ocağında pişmişiz ve hasret bucağında bir deli bir doludan külün korlara harman olduğu Kül, nice ki… </description>
<link>https://www.antoloji.com/makama-mutabik-ansizin-randevu-siiri/</link>
<guid>3867229</guid>
<pubDate>2026-08-13T12:29:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Ask-i Yelperen</title>
<description>Gidersen gölgen kalsın güneşte Birlikte uyanmak ve doğmak için şafakların ufuk çizgisinden sıyrılıp söküldüğü Dağlar otağından diyarlar semtinden usulca süzülerek sabahın seherine Yunmuş arınmış olmak için yaşama sevinci sarhoşluğuna sıyrılmış aralanmış perdesiz penceresinde dünyanın Çamaşır iplerinde asılı dolaşan yelperenlere pervane Alnında teri soğumuş ay çiçeklerine pervane </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-i-yelperen-siiri/</link>
<guid>3866759</guid>
<pubDate>2026-08-12T13:28:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Hükümsüzlük Onayiyla Tezgaha Konan Bop</title>
<description>Evet mi hayır mı, tamam mı devam mı, açılım mı kürt meselesi mi gibilerle süre gelen Bop sür saltanatçılığını daim kılmaya ve Türkiye Cumhuriyetini tasfiye etmeye dönük artık hiç bir işlevi olmayan meclis onay mührünü bastı.  Denetimli kutuplaşmalar ve kontrollü açlık yolluk çürüme sefalet ve sorunlar yumağıyla, mutsuzluk geçimsizlik tükenmişlik muhtaçlık ve umutsuzluk bağımlılıkları her gün daha da artan toplumu ezikliğe acizliğe zavallılığa ve umutsuzluğa mahkum etme döngüsünde itirazsız tepkisiz istismar hamasetçiliğiyle sindirip her türlü ağırlaştırılmış toplumsal çöküş dayatmalarının kanıksanıp kabul gördürüldüğü “ yüz yıllık parantez aralığı “ diye adlandırılan; ve “ ilk fırsatta, en uygun durakta, inilecek tramvay istasyonu “ olarak tanımlanan Türkiye Cumhuriyeti’ ni bütün kurucu değerleriyle ortadan kaldırarak yerine etnik ayrımcılığın çok çıkar ortaklı ve ittifaklı Sevr paramparçalılığı kurulması istenen Bop çevrim çarkında hilesi hurdası da çok ‘ Evet mi Hayır mı, ‘ ‘Tamam mı Devam mı ‘ referandum ve başkanlık oylatan hükümranlık sultası oynatmalarıyla beraber, ayrılıkçı Pekaka - Hedepe açılım süreçlerinin en sonuncusu on ağustosta ikibin yirmi altı günü artık hiç bir konuda özgün saygın işlevi olmayan; dayatılanı evetlemeye toplumdan aldığı temsiliyetini yitirmiş mecliste oylandı, sırıtan gülüşmeler alkışıyla şaşırtmayacak çoğunlukta kabul edildi.  Eşit yurttaşlık ve birlikte ayrısız gayrısız adil ve kardeşçe taşamayı düzenleyen toplum iradesine dayalı demokratik çağdaş laik sosyal hiç kinseye ve hiç bir zümreye özel imtiyazcılığı gözetmeyen yargı yasama ve yürütme erkli hukukun üstünlüğüne dayalı ve kurulu Tutkiye Cumhuriyetimiz varken ve ortak yaşama ayrı gayrısızlığını çoktan sağlamış bütünleşmişken, Kozan’ ı hedef gösterip feodal ilkel gericilik ve kullananın marabalığı olarak demokrasi havariliği şapşallığıyla Sevr’ i talep ediyorsan, senin niyetin ortak yalamın huzuru barışı güvenliği ve kardeşçe birlikte yaşamı donatmak değil, tam tersi kışkırtanın seçkin ajanda tetikçisi olarak seni proğramlayanların yağma yıkım ve ayrılıkçı ihale piyonculuğudur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hukumsuzluk-onayiyla-tezgaha-konan-bop-siiri/</link>
<guid>3866234</guid>
<pubDate>2026-08-11T12:45:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Burasi Agustos ( harmansiz dönemec )</title>
<description>Tanışmış komşuluklar arasında Dertleşip selam sohbet konuşmaya ilişkin yakınlık gayet mümkün ve münasiptendir fakat Fakat evin içindekileriyle kahve molası kadar bile tesadüfen de olsa karşılaşma rastlantısı yoksa Ordaki bulantıya kafa çalışıp dönmüyor işte Hışırtılı dalgalara karışıp bulaşıyor zihni kurcalayan çorak dolaşım, sordukça sisli bir çıkmaza dönüşüyor İçeri sızarak hormon dolgularla ağırlaşmış miürüvetsiz müebbet yazdan soğudukça soğuyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/burasi-agustos-harmansiz-donemec-siiri/</link>
<guid>3866233</guid>
<pubDate>2026-08-11T12:44:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 </channel>
</rss>
