<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Seyfi Karaca Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sistematik Empoze 2</title>
<description>İnsanı gizli sırlı bilmediği sonsuzluk evrenini, birlikte yaşam zenginliğinin canlı cansız tür ve çeşitliliklerini, doğayı, yaşanmış geçmiş tarihi ve yaşanacak olan geleceği, sosyolojik ekolojik coğrafi fiziki siyasal her oluş bitişli değişimleri, akıl fikir mantık yoran duygu düşünceleri, toplulukları ve insan ilişkilerini konuşan ve ilim bilim felsefe sanat edebiyat yönünden kalkınmış gelişmişliğin uygar ve nitelikli insan profilininin göstergesi olan KELİME zenginlikleri magazin çöplüğünün kahır küfür kin nefret sapkınlık kavga nizah kabus dizi film furya ve lanet cikletleri olarak çiğnenip her bakımdan mayası ve maddesi bozulmuş iletişim özürlülüğünün sıfatına ve kumaşına tükürülmeye tedavülden kalkıp içeriksizliğin laçkası haline gelmişse, orda anlayış idrak izan alışkanlık inanç özgürlük itibar irade iletişim ve algısı tersyüz olmuş tükenmişliğin doyurulması mümkün olmayan hızlı tüketim değişim ve özenti budalalığı kulu köleliğine tutsaklaşmış herkes birbiriyle yarışan nispette kendi hayatını karartıp toplum değerlerini amansız bir çapulculukla kayıtsız tahammülsüzlüğün savruluş yıkım yozlaşma çölleşme ve sürükleyişlerine terk eder.   Buranın yıkım getirisi olarak kundaktan mezara herkesi aynı ölümcüllere zincirleyip bağlayan narkozlama tezgahında temelden sarsılarak kökü itibarlı insan ilişkilerinden sökülüp kazınmış adalet sevgi saygı vicdan ilim onur ahlak ilgi güven yakınlık samimiyet tutarlılık paylaşma duyarlılık emek özgürlük sorumluluk huzur istikrar gibi sosyal hayatı kuran barındıran besleyen ve sürdürülebilir birikimli donanımlılığın ortak yaşam kaynağı olan bütün kavramlar, karşılığı olmayan insansız toplumsuzluğa değerini yitirerek ruhsuz kimliksizliğin ber gününü ardı arkası kesilmeyen yaratıklaştığı değişimleri alışmış kanıksamış toplumsal felaketlerle açıp kapayan insanlık erozyonunun takipçisi ve tüketici bağımlısı olur. Günden güne sosyal yaşamın her alanını kuşatıp saran paralellik etkisiyle de Yapay Zeka, saygın değerliliğin emek akıl vicdan anlayış ve iletişim karşılığı olmaktan sökülüp çıkarılmış kavramların ve kelimelerin artık hiç bir anlam ifade etmediği robotlaşmış insan türevine kızılca kıyametin dayanak destek ve çapulculuk refakatçiliğini köpürtüp kundaklamaktadır. Karşılıklı değer bilirliğin adil cesur özgür kararlı güvenli vicdanlı şefkatli liyakatli ortak yapı ve dokusunu hep imrenti şırıngasıyla uyuşturulmuş damarlardan sökün edip susarak, ardı arkası kesilmeyen çullanış ve yüklenmelere maruz çorak tükenmiş felç ve murdarlığa dünya hayatını ve insanlığını eksiltmeye dönük yabancılaşmanın kozmik sanal odası, kendini bulup gördüğü rüyadan kovulmanın da tasarımlı insan yapıp bozan magazinleşmiş stüdyo kapsülüdür.  Niyetlendiği amaçla, niyetine yönelik edinip kullandığı araç arasındaki farkı ayrıştırmayı çözümleyemediği sürece debelendiği her çırpınışta pusulayı şaşırır, mutluluğu adına yorduğu üzdüğü yıprandığı ve yorulduğu bütün araçların ( duracak sınırı ve çizilecek yetinme memnuniyeti haritası bulunmayan para pul mülk servet şöhret ünvan gösteriş ihtişam gibi insanı aç gözlüleştikte tamah sapkınlığında değersizleştiren gerek maddi gerek manevi her türlü hırs ve doyumsuzluk sapkınlığı ) dengine ulaştıkça çıtası daha yükseklere alçaltıp düşürdüğü kulu kölesi olur ve pusulası şaşırılan amacıyla dağ yol köprü vadi ova dalga sahil deniz yağmur yel güneş aşk ve sevgi, insanı gönül huzuruyla ne kendine ne de insanlık değerlerine zaman fırsat ayırmayacak kadar kapıldığı ihtiras ve tamahın tabutuna gömülerek kulu kölesi olunan bağımlılıkta araç amacın yerini alır ve bütün saygın kıymetli ve değerli olana dair ne varsa mutlu etme dünyasından hızla yok olur ve uzaklaşır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sistematik-empoze-2-siiri/</link>
<guid>3899672</guid>
<pubDate>2026-10-31T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Delicelere</title>
<description>Kaşı keman, Gözü mahur, Gönlü delidolu Bakışı yakıcı fettan, Ve endamı zarafet efsanesine alazlanmış güneş tebessümü, Endamı masum </description>
<link>https://www.antoloji.com/delicelere-siiri/</link>
<guid>3899671</guid>
<pubDate>2026-10-31T17:31:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Sistematik Empoze</title>
<description>Derler ki , “ en akıllısına bile kırk gün delisin diye çağırır bağırırsan, hiç kaçışı yok çıldırır tozutur iflahı sökülür delirir. “  Değil kırk gün, değil kırk devir , değil kırk devran, kırk sezon veya kırk cendere, yıllar yılı kapanlara tuzaklanmış kalabalıkların sosyal çürüme hücrelerinde akıl fikir mantık onur gözlem idrak irade anlama kavrama düşünme tartma yorma sorgulama eleştiri ve tepki gösterme beceri donanım birikim ve yeteneklerinden soyutlanıp yitirmesi için kolayca güdülebilirliğin başka çıkış çare dayanak ve çözüm seçeneği olmamayı kuşatıp çevreleyerek, toplum salaklaştırma cinayetine yönelik aynı suç işleme niyetine odaklı dizi film oturum toplantı plan proğram ve magazin tezgahlarında bıkıp usanmadan ve her defasında ağırlığı ve aşırılığı artırılmış değiştirerek dönüştürmelerin iletişim ve kişilik bozukluğunu narkozlayan rezilliğini kepazeliği cibiliyesizliğini meziyetsizliğini soytarılığını görgüsüzlüğünü ruhsuzluğunu duyarsızlığını şıllıklığını kibirini çarpıklığını kopukluğunu kayıtsızlığını üstenceliğini kutuplaşmasını yabanileşmesini ihtişam ve ünlü olma özentisini çıkar düşkünlüğünü iletişim özürlülüğünü hır gür manyaklığını her bahanete gergin saldırganlık sapkınlığını ve sürekli imaj maskesi değiştiren marka ve gösteriş bağımlılığını EKRANLARA dolmuş kilitlenmiş yığınlara kurgulayarak işledikleri toplum suikastçiliğinin suç ve sabıka sicilini masum göstererek normalleştiren yoğun bakım mesaili özendirdiği ve modellediği insan tipini alıştırma dolgulama aşılama ve uyuşturma operasyon hücrelerinden sahaya sürme işini pazarlayıp piyasalaştırdılar.  Bu gibi ve benzer ortak değerlerin ve sosyal hayatın izden yoldan haktan sorumluluktan vicdandan iradeden sevgiden ahlaktan saygıdan hoş görüden güvenden cesaretten şefkatten paylaşmadan onurdan ve saygın iletişim aidiyetinden söküp çıkarıp imha ve katledilmesine yönelik sapkınlık kasırgası ve sosyo manyak tahrip kalıplarıyla, bağımlı özenti fanatikliğinin bilinç altına istediği rol modellenmelerini dilediği dozda işleyerek pazarlanıp yaygın yerleşikleşme piyasasına sürülenler sayesindedir ki…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sistematik-empoze-siiri/</link>
<guid>3899670</guid>
<pubDate>2026-10-31T17:30:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Kutlu Olsun 2</title>
<description>Sonsuzluk evreninde her şey kabuk kılıf şekil biçim format kurgu ayar kostüm görünüş iz devir tarih ve devinim değiştirebilir. Çevre iç dinamik veya zorunluluklar gereği etkilendiği sebepler dolayısıyla değişen- dönüşen soyut ve biçimsel kabuklara karşın hayatı vücuda getiren ve vucuda gelmiş hayata canlı diri etkin yoğun ve dinamik yaşamsal döngüyü sağlayan köklü kaynaksa matamatiksel fiziksel kimyasal doğal biyolojik anatomik ve sosyolojik enerji birikimini hiç bir saplantıya keyfiyete buyurganlığa veya sapmalara çar çur etmeden hayatın duyduğu yaşamsal ihtiyaca kanalize etmenin İLKELİ, ÇAĞDAŞ, KARARLI, DUYARLI, SORUMLU, LİYAKATLi toplumsal donanımlılığın ilim bilim ve kültür SANAT kazanımıdır.  Türkiye’ mizin, ve Türklüğümüzün onuru gururudur ki , toplumuna ülkesine dünyaya çoğunluk iradesine dayalı ileri demokrasiye ve cümle insanlığa ateşten gömlek giyerek kazandığımız emeklerle aklın fikrin özverinin vicdanın özgürlüğün hoşgörünün sevginin liyakatin şefkatin inançla güvenle ilimle kararlılıkla ve AŞKLA yorup kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ miz,her türlü korkuyu karanlığı hurafeyi gericiliği bağnazlığı ve kişi keyfiyeti hükümranlığını tarihin çöplüğüne süpürüp koyarak herkesi kucaklayıp kapsayan ve hiç kimseyi ortak yaşam gerçekliğinden uzak ve kopuk aidiyetsizlik hücrelerine ayrıştırıp dışlamayan Halkçılık, Cumhuriyetcilik, Devletçilik, Devrimcilik, Milliyetçilik ve Laiklik ilkeselliği ve kültür SANAT ÇAĞDAŞLIĞIYLA tıpkı güneşin toprağın suyun cümle varlığı doğuran ve doyuran vazgeçilmezliği gibi sürekli şekil biçim ve kabuk değiştiren dünya dönüşümlerine yaşamsal hayatilik değeri hiç değişmeyen hem sevincimiz hem onurumuz hem gururumuz hem de aslımız özümüz itibarımızdır, selam olsun, kutlu olsun…!  Suç günah kabus ve korku salma katmanları ardından karanlığı büyüterek insanı sadece şehvet düşkünü vücut hatlarıyla mercek altına alıp görmeye kök salmış, kahır lanet saldırı salgın hurafe cehalet ve kötülükleri birbirinden miras alıp birbirine katlayan özenti ve kayıtsızlık sarmalı olarak sosyal yaşam damarlarına kanalize etmeler, her seferinde tepkisiz duyarsız tükenmişlikler faciasından dönülemeyen felaketler çöküşler ve yıkıntılar silsilesini birbirine bağlayarak kahır bozgun kuralsızlık ilkesizlik ve karamsarlık yükü arttıkça katlanılmazları yığınlaşan köklü saplantılar altında ezilmiş yozunmuşluğu kabullenerek toplumsuzluğa sinmiş büzüşmüş yaşam biçimi haline gelir insan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kutlu-olsun-2-3-siiri/</link>
<guid>3898674</guid>
<pubDate>2026-10-29T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Ahirezelden</title>
<description>Ahir zahir Mumdan evvel kibritin yandığını görmeyecek kadar karanlıkta kalmışsa zaman, yaz bahar geçer Baklagiller sararır, gün kararır Bıldırcınlar göçer Sonbaharın dönüp dolaştığı soğuk ve yağmurlu sokaklarına ayaz çöker Yağmur ilmekleri sarar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ahirezelden-siiri/</link>
<guid>3898673</guid>
<pubDate>2026-10-29T15:18:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Selam Olsun</title>
<description>Hayali bir EMPERYAL dayatması olarak ütopya hormon hücrelerinde kundaklanıp üretilmemiş olan; ve canla başla ve kanla destanı yazılarak özgür yurttaşlığımıza kurulmuş TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ mizin doğum günü Yirmidokuz Ekim’ e selam olsun, kutlu olsun…!  Ayrısız gayrısız birlikte yaşamanın bütün emek birikim hassasiyet duyarlılık özveri ve kazanımlarını mayınlayıp her türlü ayrışmayı sığ gündemcilik modası ve çıkar ilişkiler alışkanlığıyla kundaklanarak kıran kırana etnik -mezhepsel bölük pörçüklenmenin her koldan atomize edildiği; ve Türklüğün adını anıldığında dahi ırkçılık sayıldığı soyut - yapay gündemler bağlamında toplumsal hayatımızın her yerine nüfus etmiş ortak sevinç ve zenginliklerimizin hem ön yargısız paylaşımına her şartta vurgu yapan, hem de hep beraber maruz kaldığımız bütün somut sorunlarına birlikte çözüm değerliliğini önceleyen ve önemseyen eşit yurttaşlık ve toplum iradesine dayalı hukukun üstünlüğü temelinde kurulmuş olan saygın özgür kutlu cesur yiğit kapsayıcı ve eşit yurttaşlık ilkesiyle onurlu Türkiye Cumhuriyeti’ nin doğum günü olan Yirmidokuz Ekim’ e; ve başta sevgili Atatürk olmak üzere hakkı ödenmez emeği geçen herkese yürekten selam olsun. Toprağın bereketi, suyun şifası, börtü böceğin dağ havası koyun kuzunun yayla sesi ve çam çiçek kokusu..her şey kendine yakışanın tende ruhta aşk ile bağdaşarak bir olduğu sevgilisidir ya.. sevilen seven kadar aramadan kendi kalbinde beslediği sosyal hayat denen bedeninde buluşmuş demektir.  Kendini askıya alarak gömenden fal baktığı ve umuda sevince saygıya huzura özgürlüğe özgüvene emeğe hakka hukuka ve cümle insanlığa çapraz çizgi çekip yapacak blr şey yoksa hayatta ,gidip kuş avlayalım diye bağıra çağıra ortalığı yırtıp baam güüüm soyut sicilli lakırdı gümbürdetiyor yani malum mevcutta hayranlarının çok alıcısı olduğu bu toplumsal çürüme ve çöküş kangreninde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/selam-olsun-553-siiri/</link>
<guid>3898199</guid>
<pubDate>2026-10-28T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Sigirciklar Göcerken</title>
<description>Her rakam bir başkasından büyük Her harf sılasız sessiz göç ve güz yankısı Sarsılıp çarptığı kendi duvarlarını yıkıyor Bugün tadım tuzum yok feryadına salıncağı bitişik zaman sarkacı Işıklarını açıp kapayarak biri varmış da sanki çığlığın karlı yamacına Duyan olursa kendini bulsunlara benzi soluk </description>
<link>https://www.antoloji.com/sigirciklar-gocerken-siiri/</link>
<guid>3893638</guid>
<pubDate>2026-10-17T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Yasam Damarlari Tikaninca Toplumsal Cürümenin</title>
<description>İz yol damar yöntem ve cin fikirlilik kapatıp markalanarak, insanların derdini sorununu kendine servet ve kaynak sermayesi edinen konuşlanmış çapul düzeneğin asıl dolaşım sahibi olan sigortaları borsaları holdingleri ajansları bankaları tekelleri kartelleri aveme zincirleri aracıları yarıcıları tefecileri büyük tüccarları modacıları tarikatkarı mafyaları medyaları ünlüleri şöhretlileri ve emeksiz zahmetsiz fon finans kumarhaneciliği çıkar ortaklığı güruhunun çöreklendiği; tüm ve topyekün ger konuda ittifak muhalefetsiz muhalefetini iktidar çarkının tayin edip belirlediği kirli siyasetinse tüm bunlar adına fonlanmış hususi defterdarlık sekreteryası abidik gubidik paravanı ve hileli oyun figüranlarıdırlar.   Haberleşerek , yani sağlıklı saygın çıkarsız tarafsız ön koşulsuz ard niyetsiz ve çerçeve etrafı hileli hurdalı çıkar siparişlerine göre kurgulanmamış toplumsal merakı ve sosyal iletişim esasını önceleyen BİLGİLENDİRME yollarında haberleşerek, gelmişten geleceğe hem haberdar hem donanımlı hem liyakatli hem de HAZIRLIKLI kurulacak olan yaşam döngüsünü bütün riskleri ve müjdeleriyle ön görerek imar mamur eder insanlık.  Toplumsal ortak yaşam örgüsünü sağlıklı ve sorunsuz donatırken, olumlu olumsuz bütün ihtiyat sorumluluk akıl fikir bilgi tedbir takdir tercih kararlılık dayanışma yönleriyle ihtiyatı öngörerek engelsiz sağlayan haberleşmede, malum beş Ne bir Ka denen ilkesel bilinen ve kaçınılmaz kuraldır, olayları gelişmeleri ve olguları sadece ortaya çıkan sonuçlarıyla hiç bir araştırma inceleme sorgulama kıyas ilişkilendirmesi veya mantık yürütme gibi en can alıcı bilinmesi gerekenlere neden niçin nerde nasıl ne zaman sorularını yönelterek ( beş ne ) belge yorum ve bilgilere dayalı ilişki bağlantılarından çıkarım kararını hüküm bildirisi olarak toplumsal iletişimin bilgilenme ihtiyacına sunmak, hiç bir engelin kulu kölesi olmadan tarafsız çıkarsız herkese paylaşılan HABERLEŞMENİN gerçek değerini ortaya koyduğu gibi, toplumsal hayatın da ilerici sorumlu duyarlı eğitimli aydın kaliteli güvenli sağlıklı özgür üretken huzurlu çağdaş laik kalkınmışlığına dair gelişmişlik derecesini ortaya koyar. Tam tersi aksi haldeyse, yani sadece günün seyrinde olup bitenleri izleyip denetleyen buyurganlığın kendi sür saltanat düzen çıkarını bozma eğilimi gösterir diye yayınlanıp iletilen haberleri bütün rezil rüsva sefalet derbederlik uyuşmazlık kavga nizah şiddet ve fakirfukaralık enkazıyla toplumun sorun çöplüğünü topluma boşalttıktan sonra hiç bir NEDEN NİÇİN NASIL vs. sebeplisini sorgulamamayı sansürlemek; zaten yılmış dolandırılmış soyulmuş sömürülmüş ezilmiş yorulmuş bastırılmış yanılmış kandırılmışlığı ve sindirilmişliği -birbirinden yol dalavere ve hüner belleyen haydut haramiler sayesinde - kronikleşmiş toplumsal çürüme ve çöküşün “ artık bundan sonra burda değiştirilecek sağlıklı adil özgür ve saygın bir hayat yok” kanıksanmışlığını ve teslim olmuşluğunu evirip çevirmek için insanların haber alma özgürlüğü piyasa ürününe dönüştürülerek magazinleştirilir. Yani her gün işleyen ve yürürlükte olan yağma yıkımlar tezgahında bizzat suç ve çıkar ortağı olan düzen kuklası ve kiralık tetikçilerden en başlıcası olan inter -kartel MEDYACILIĞININ hayatı paha yüklü ve sabıkalılığın öznesi sebeplisi kimdir nedir niçindir suçlusunun sorgulanmadığı kahır çile kavga gerilim şiddet ölüm zulüm felaket karabasanlarını haber diye insan yığınlarına boca etmek, ard niyetli maksatların güttüğü umutsuzluğu tükenmişliği ve çaresizliğini sineye çekmiş bütünleşmiş insanlara her kötülüğü zavallılığı ve kötümserliği alıştırarak kayıtsız kalmasını ve her ne yapsa kaderi değişmezliği kabullenmesini sağlama hinliğinden gelen yavşaklığın asalaklık eseridir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasam-damarlari-tikaninca-toplumsal-curumenin-siiri/</link>
<guid>3893334</guid>
<pubDate>2026-10-16T18:06:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Yagmurun Sucu Günahina</title>
<description>Suçu günahı kendi boynuna Yağmur Kar Tipi Kırcı fırtına ve boran.. Yağsa bir türlü yağmasa bin.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmurun-sucu-gunahina-siiri/</link>
<guid>3893333</guid>
<pubDate>2026-10-16T18:02:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Han i Cihan Yagmasina</title>
<description>Şııp Şııp Şııp Deeee neden sonra Aydan yıldan gökten dağdan sonra ve bölük bölük konar göçer kuşlardan mevsimlerden sonra Issız pınardan kalabalık paydos saatlerinden izi sanı belirsiz yitik zamanlardan sonra </description>
<link>https://www.antoloji.com/han-i-cihan-yagmasina-siiri/</link>
<guid>3893332</guid>
<pubDate>2026-10-16T18:01:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Korsan Kesmekes</title>
<description>Kapının ardına sımsıkı bastırılmış Demirden sürgüler gibi dışarda koyduğu dünyaya soğuk Sallanan sarkaçlarda bulunmayı debelenip duruyorsa kendini kaybeder zaman Söküğünü dikerken asıldığı yeri koparan iğne uçlarındaki birbirine karışmışlık misali çizgiyi geçip İpliği sündürüp Yolu ömürden öte uzatmak nasıl ki insanı yer tüketir , o sebeple </description>
<link>https://www.antoloji.com/korsan-kesmekes-siiri/</link>
<guid>3893331</guid>
<pubDate>2026-10-16T18:00:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Hasnenniden Niceden</title>
<description>Mutluysanız Hayatınızın olması gereken yerinde yaşında ve sevgili çağındasınızdır Bu yüzden sayısal rakamların, coğrafyaların, rozetlerin, şan şöhret servet sermaye cevher konumlarının Ve kutuplaştırıcı ayrıştırmaların iğretiliklerin yahut medeni hal ve gidişlerin hiç bir önemi yoktur bunda Nedir ki hani, duvarda çerçeveli yazılardan ibaretlik Kimliği yok </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasnenniden-niceden-siiri/</link>
<guid>3885929</guid>
<pubDate>2026-09-28T13:44:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Fon Calintisi Karaborsalama Grafik</title>
<description>Her şeyin taşıyan ve yaşatan değer karşılığı varsa o da esirgenmeyen emektendir. Aşk ile gönülden yorulan ve sunulan değerse SEVGİ kökenlidir ki… kılıfa kalıba markaya formata zümreye yaşa üniteye gruba kalıba şekle kılıfa maskeye ücrete coğrafyaya zümreye şarta koşula dayatmaya zora zorbalığa mekana zamana yahut evli bekar medeni hallere tapulu veya bağlı olmayan yüce duyumların kaynağı tükenmez meskeni mahali yürekli samimiyetin eseridir hem AŞK hem sevgi sanatı. Sevgiyi içselleştiren özün esasın bitmez tükenmez kaynağıysa akla fikre sorumluluğa vicdana dayalı adaletli donanımlı ve liyakatlilik iradesidir. Kendi kanatlarını ömrüne yük bilmeyen özgürlükler kadar da kaliteli yaşamın ve doyumsuz mutluluğun insanı niye yaşadığına özdeştirin kıssadan hisseleridir.   Bu yüzden insan hiç bir şartta hiç kimseyi üstün seçkin ütopik tanrısal İKON veya ünlü şöhretli İDOL vekaletine temsil tayin ederek aramamalı yaşam boyu kendinde mutlaka olması gerekenlerini. Ve asla aşka saygıya sevgiye adalete güvene özgürlüğe vicdana ve liyakate edinmesi ve yapması gerekli birikimleriyle kimseden onay kabul minnet rica diyet veya tenezzül lütfu beklemeksizin öz benliğini bulmuş olmalı . Akıl mantık bilgi deneyim sorumluluk vicdan güven özgüven gözlem ve birikimlerinden kendinde olanları kişinin asıl zenginliğidir . Değerlilik kıymetini bilmeli korumalı ve yaşatmalı yoksa amansız yabancılaşma hacizende kendi öz hayatına sefalet müşterisi ve zavallılık kiracısı gibi taşır sürüklenir ve ölüden beter mezarlaşır biricik ömrünü.  Sevdiği hayatı yaşamalı insan. Sevdiği işi yoğunluğu hiç bitmeyen ecir sabır eziyet mesleği ve zıkkım zehir çilekeşliği olarak değil; ve hatta kodlanmış buyruklarla otur kalk emir kiplerinin sadece orayı ekmek kapısı diye bütün ve biricik ömrünü kıskaç kancalarından kurtarma fidyesi veya korsan tutsaklığı diyeti karşılığında ödeşmekle cebelleşmeye değil, tutkuyla sevdiği işi yapmalı insan ve hani derler ya hiç bir tesir altında kalmadan, sevdiği insanı kalbine sarmalı aklına koymalı gönlüne sırdaş özüne ömrüne sanatı aşktan sevgili bilmeli insan. Yakışır mı… ? elbetteki, harcı ve hakkı olan herkese hem de ne güzel yakışır. Fakaaat.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/fon-calintisi-karaborsalama-grafik-siiri/</link>
<guid>3885263</guid>
<pubDate>2026-09-26T17:40:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Sürc-i Lisana</title>
<description>Herkes bugüne bugün Kostak katerina ekosantrük iskender Ortalaması alınmış tarihi çöküntüden Senin canın bir Kötlüğün bin… Çıkarsan temizlesen sen öldükçe onlar durmadan çoğalarak </description>
<link>https://www.antoloji.com/surc-i-lisana-siiri/</link>
<guid>3885262</guid>
<pubDate>2026-09-26T17:39:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Dikey ve Durgun Calkanti</title>
<description>Ne olacak şimdi bu sulu boyalı Dikey ve durgun Çalkantılı cam bardak Plastik yol ve yordamların yanında bir dizine proğramlanmış el kol hareketleriyle Sağa bükül sola dön tek düze ileri ve gersin geriye olmayan aklın dibini kazıyarak şimdi ne olacak vitrindeki Bu şaşı bakış </description>
<link>https://www.antoloji.com/dikey-ve-durgun-calkanti-siiri/</link>
<guid>3885261</guid>
<pubDate>2026-09-26T17:38:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Günahiri Insanligin Ertesi</title>
<description>Gün ahiri İnsanlığın ertesi Kötülüğün dersine çalışıp kütüklere kazınmış ezberler gibi Kahrı belayı nüfusuna geçiren Geçmişi bilinmedik ödünç tarihlerden kalma yavşaklığa kahpeliğe ve puştluğa viran olan heves güvesle Dara </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunahiri-insanligin-ertesi-siiri/</link>
<guid>3878440</guid>
<pubDate>2026-09-09T14:09:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Biterken</title>
<description>Bir avuç toprak, bir ömürlük yavan yaşık yemiş ve gönül sofrası, bir tutam yeşillik, bir nefeslik hayat … kendi aşk kadar güzel olunca insan, hoşgilmişsin ey SEVGİLİ olan huzur demeye ne kalır ki…Otuz Ağustos Zafer Bayramı’ mızın tüm anlam değer ve miras edenleriyle, saygı sevgi şükran ve minnetle. … YAZ BİTERKEN …. Bir bilmenin Bir de diğeri varmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-biterken-7-siiri/</link>
<guid>3877687</guid>
<pubDate>2026-09-07T12:43:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Ögretilmis Serbest Pazar Piyasa Köleligine</title>
<description>Güzel renk aşikarı güzelliğin talibidir aynı zamanda. Söyleyemediği ve varamadığı nice sonsuzlukları barındırır güzel ve gizemli kalbinde. Yani aşık olan, aşktır da kendisi. Evet mallesef uçsuz bucaksız ruhsuzluğu kokuşmuşluğu ve tükenmişliği harcanarak yaşıyoruz.   Kişinin kendi olmadığı siparişten maskeleri değer ölçüsü bilerek, AŞAĞILIK düşkünlük doyumsuzluk hırs tamah gösteriş eziklik ve değersizlik dürtüsünün kamçıladığı marka ve maskeleşmelere gerçeğimiz olan kendimizden hep SAKLANARAK ve referans alınan özenti yarışındaki kıran kırana ölerek yapay zekayı üstün kıldığımız hücre ve algı tutsaklığıyla sanatın bile beş paralık çıkar ve ayrıcalıklı konfor ilişkilerine satılık raf ürünü halini aldığı asosyal çöplükte kendimizden sonrasızlığa magazin medyatikliği soytarısı, ünlü takipçisi, idol hayranı veya örenkeşlik takasına anlamsızlaşmaya içerik üreten abuk subukluğun döküp saçtıklarını dişirip toplayan fenomen fanatikliği tabutunda her şeyimizi kaybetme pahasına mezatlaşarak mezarlaşıyoruz.  İstihdam eğitim ulaşım kanalizasyon arıtma beslenme barınma sağlık güvenlik imar yol trafik iletişim kültür edebiyat sanat… gibi hayati ihtiyaç gereklilik ve zorunlulukların her türlü alt yapısı sağlıklı çağdaş liyakatli sorumlu duyarlı bilimsel ve öz kaynaklarıyla temelden gelişerek büyümeyen çirkin ve çarpık yapılaşmalar, en başta işsizlik gibi tüm ekonomik başlıklı yaşamsal döngüyü işlemez çalışmaz sorunlar yığını tıkanıklıkta felç ederek, hiç kimsenin kimseye kabulü ve tahammülü olmadığı hırsızlık yolsuzluk rant düşkünlüğü zorbalık kayıtsızlık karamsarlık şiddet vurgun soygun tefecilik sahtekarlık sapkınlık acımasızlık kanunsuzluk sadistlik bencillik gericilik görgüsüzlük kişiliksizlik yağmacılık ve başına buyrukluk gibi yıkıcı artçıları olan toplumsal çöküşün var olan kendi kaderine terkedilmiş kısıtlı imkanları seçkinler zümresinin keyfiyet çıkarcılığına servis ederek geri kalmışlığın istikrarsız geçimsiz bütün olumsuzluklarını sorunları biriktikçe artan ve kanıksayarak yaşayan sefil yoksul muhtaç aciz ezik ve mahkum kalabalıkların tüketimine terk ederler.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ogretilmis-serbest-pazar-piyasa-koleligine-siiri/</link>
<guid>3877368</guid>
<pubDate>2026-09-06T18:26:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Güz Cavgini Insan Zemberek</title>
<description>Estikçe Sıvası dökülüp boyası solan Kanatların yorgun yaralısı kuşlarıyla beraber Güz çavgını en acıklı tablolardan insan resmeden görünürlerde ne dam kalmış ne gölge ne duvar İşiten duyan ne merhaba kalmış ne sohbet ne mesken ne avlu ne dut ağacı ne ceviz yaprağı ne ahali Şenliğin sevincine ölümün endişenin ve kaygının matemini örtüp sarmalayarak ne saz ne söz </description>
<link>https://www.antoloji.com/guz-cavgini-insan-zemberek-siiri/</link>
<guid>3877366</guid>
<pubDate>2026-09-06T18:24:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Eylülse Eylül</title>
<description>Yaşık yavandan Barkta bucakta ne varsa yarayı sarar, derdi avutur, hayatı bozulduğu yerden çözer Kasveti giderir Tamir olanı çalıştırır İşletir Yaldızlı cam bardaklarda sıcak dem buğusu yetmeyince çinko kulplu kaplarda sevincin sarhoşluğunu içerek </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylulse-eylul-siiri/</link>
<guid>3877365</guid>
<pubDate>2026-09-06T18:22:00+03:00</pubDate>
<author>Seyfi Karaca</author>
</item>
 </channel>
</rss>
