<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sevtap G&#252;m&#252;şay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Melodram</title>
<description>Sevmemeli mi insan?  Sevmemeye zorlamalımı yoksa kendini? Elinde mi ki insanın sevmemek? Bence kimse göğsüne kendisi koymamıştır yüreğini. O da haktandır, kimine ödül kimine bela tabiki …  </description>
<link>https://www.antoloji.com/melodram-10-siiri/</link>
<guid>1864470</guid>
<pubDate>2013-05-08T23:26:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Tut..</title>
<description>Hayatın neresinden tutsam elimde lime lime kalıyor her parçası.Toptozlu raflarda olan geçmişimi geçiriyorum parçalardan birisiyle birlikte avucumun içerisine eviriyorum çeviriyorum yüreğimin en dibinde o anı arayıp bulmaya çalışıyorum.Bazen unutkan olmaktan çok korkuyorum bazen ise unutkan olmak yaradanın bana bahşettiği bir hediyeymiş gibi görüyorum.Ama korkuyorum unutmaktan en kötüsüde hep iyi anıları unutmaktan kötü anılarla baş başa kalmaktan bu lime lime olmuş hayat iplikleri içerisinde.Suskunlukların,pişmanlıklarım,hatalarım,keşkelerim dağ oldu birikti gitti önüm sıra.Umutsuzluğun en dibine vurduğumda hayat yokuşlarında patinaj çekti hep hayallerim,isteklerim,beklentilerim,aşklarım,sevgilerim ve daha niceleri…  Sevdanın neresinden tutsam kan revan içerisinde alıyorum hep cevabımı.bomboş acil müdahale odalarından topluyorum yüreğimi ilk müdahale yapan yok aşk kaybından kaybediyoruz zatımuhteremi.Kaybediyoruz, arkasından ağlayanı yok,kaybediyoruz arkasından helal olsun diyeni yok,kaybediyoruz bir avuç toprak atanı yok,kaybediyoruz her yitik umutsuz aşklar gibi onuda umutsuzlar mezarlığına defnediyoruz.Feryat figan gidiyor gitmesinede ne duyan var ne gören ne de bilen ölenin kimin sevdası olduğunu… Dedim ya yitik sevdalar umutsuzlar mezarlığına gömülür isimsiz milyonlarca sevda mezarı vardır orada.  Çocukluğumun neresinden tutsam bir tebeşir izi bulaşır elime…Benim zamanımda çocukluk sevdaları bir tebeşir kadar gerekliydi.Benim zamanımda çocukluk arkadaşları çamurdan yapılan fakat yenmeyen pasta kadar lezzetliydi.Benim zamanımda yaşam eve girmemek için koskocaman gözlerden akan gözyaşıydı.Benim zamanımda umut topumuzun arabanın altına kaçıp büyüklerin bizim için almasını beklemekti.Benim zamanımda sevgi bir dilim yağlı ekmekten ibaretti o yüzden çocukluğumun neresinden tutsam bir hüzün bulaşıyor elime…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tut-26-siiri/</link>
<guid>1853185</guid>
<pubDate>2013-04-09T03:26:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Sevi...</title>
<description>Bazen sadece o rahatsız olmasın diye bacağının uyuşmuş olmasına rağmen kıpırdamamaya çalışmaktır… Bazen onun kalkıp başka bir yere başını dayama korkusunu iliklerine kadar hissetmektir.. Bazen sırf o sevdiği ve istediği için oturup gıkını çıkarmadan futbol maçı izlemektir… Bazen  onunla o farkına olmadan bir şeyler paylaşmaktır… Bazen elini onun kalbinin üzerine hissettiğinde kalp ritimlerini en güzel senfoni gibi dinlemektir, onun kalbinin üzerinde elinin olduğuna hayret duyarak hayal mi gerçek mi anlayamamaktır.. Bazen sırf onun için bir şeyler yapmaktır beğeneceğini  en içten umarak.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevi-21-siiri/</link>
<guid>1795193</guid>
<pubDate>2012-11-28T18:11:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Geriden Geriye...</title>
<description>o gün bitmese ve her daim o günü tekrar tekrar yaşasak aynı yolları yürüsek aynı şeyleri konuşsak aynı tartışmayı yapıp aynı şeye gülsek aynı abiye gidip aynı hikayeleri dinleyip yine şaşırsak abinin dediklerine şaşırıp birbirimize bakıp gülümsesek sonra yolun ortasında durup hadi söyle ne yiyoruz desen </description>
<link>https://www.antoloji.com/geriden-geriye-siiri/</link>
<guid>1795184</guid>
<pubDate>2012-11-28T18:02:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Işık..</title>
<description>Bir ışık karanlığın en zifirisindeyken… Yüzüme vuruyor ürkek,mağrur,şaibeli kaldırıyorum başımı binbir zorlukla gözümü alan o ışığa. Ve ışık gözümü kamaştırmasına rağmen yılların ay dedesinin kocaman bir gülümsemeyle beni izlediğini görüyorum.yıldızlarla bir olmuş adeta yüzümde ki o endişeli tavrı çekiştirip duruyorlar. Bende başımı kaldırıp baktığımda göz göze geliyorum onun kocaman gülümsemesine yarı tedirgin yarı sathi bir şekilde dudaklarım silüet misali de olsa gülümseyerek cevap veriyorum… Gecenin zabıt tuttuğu saatlerde mehtap gururlu,seviyeli ve zayi bir hissiyat veriyor ay dedenin tabii olan o duruşunun yanında… İçerisinde bulunduğum durumu onaylar gibi,şifrelerle dolu anlamlı oklar fırlatıyor, radikal kararlar silsilesi dolanmaya başlıyor anında düşünce baloncuğumun içerisinde… </description>
<link>https://www.antoloji.com/isik-146-siiri/</link>
<guid>1770461</guid>
<pubDate>2012-09-23T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdiğim İlk Adam ''babam''...</title>
<description>Yüreğimin yanında ilk pır pır ettiiği insandın sen… Bütün çocuklar “anne anne” diye ağlarlar ya ben “baba baba“ diye ağlarmışım minicik bir kız iken. İçinde senli ayrılıklar olduğunda  acıtırdı minicik yüreğimi bu vuslatlar … İlk aşkım, ilk güvendiğim, ilk inandığım, güvenle kucağına sığındığım ilk adam… Küçükken elin büyük gelirdi elime parmağını uzatırdın kocaman bir gülümsemeyle bana. Sonra bacaklarına gelip sarıldığımda anlardın o sıcacık kucağa gelmek istediğimi küçücük ayaklarımın yorulduğunu.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdigim-ilk-adam-babam-siiri/</link>
<guid>1744205</guid>
<pubDate>2012-07-19T15:27:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Hüznün Huzmesi...</title>
<description>Ay ışığı damlıyordu bu gece  kadehimin son damlasına ve körkütük sarhoş ediyorlardı beni.
Göz yaşlarımla ay ışığının damlaları birbirine sarılıyordı özlemin kavuran ateşinde.
İşitebileceğimden daha uzaklarda bir çığlık kopuyordu “yine mi? ”diyerek.
Kadehime damlamış olan ay ışığı ve göz yaşı karışık olan meyimden bir yudum daha alıp gökyüzüne eriyordum adeta.
Bulutlarla sevişiyor,dertleşiyor,sarılışıyordum.
Adab-ı muaşerek kurallarına hitaben kalkıp gidiyordu ay ışığını ve damlalarını da beraberine alıp.
Ahenksiz,renksiz,sessiz gecenin içinde kadehim, gözyaşlarım ve özlemlerimle başbara bırakılıyorum.
Efsunlanmış gibi ayın ışığını alıp gidişini izliyorum ardından tüm umutlarımıda beraberinde götürüyor akisini izliyorum elim kolum bağlı ardından.
Buhranlı kelimeler kalıyor geriye onun ve ayın ardından.
Yılgılı bir gömü buluyorum hayallerimin arasında ürperiyorum.
Kelimeleri dilemliyorum defalarca bu korkunun eşiğinde.
Asal düşüncelerle boğuşuyorum reel olan dünyamda.
Eskizler hazırlamaya tasarlamaya çalışıyorum terk edişler ardından ve sonucunda bir buhrana sürükleniyorum.
Esrarlı ezeli ölümlere öncülük ediyorum zat-ı muhteremle birlikte.
Faal zihinlerde fanteziler üretiyorum durmadan dinlenmeden.
Ürettiklerime binbir çeşit formlar veriyorum binbir fonlar yüklüyorum.
Malubiyet mi galibiyet mi aldığım hiç önemi yok tek önemi olan sadece rüyalar ülkesine ayın ve özlenenin yamacında olabilmekti.
Tek mümkün olan bunun hevesli bir uğraştan fazlası olmamasıydı…. </description>
<link>https://www.antoloji.com/huznun-huzmesi-siiri/</link>
<guid>1738688</guid>
<pubDate>2012-07-06T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Gel...</title>
<description>Şimdi elimde bi kadeh aklımda anılar Şimdi geçmişle gelecek arasında ki o inanılmaz uçurumun ucundaki benler bizler Kah gülüp kah ağladığımız mecnun şimdi başkasının mecnunu. Aşktan perdelenmiş o gözler Aşkla sevgiyle sadakatle bakan o yeşilin tüm renklerini taşıyan zümrütler mahreme çevrilmiş Mühürlü olan sadece bana sevgi sözcükleri döken o günahkar dudaklar şimdi yasak meyvalar peşinde Koskoca tıpalanmış o tüm günahların girişleri şimdi sonuna kadar açılmış bir kervan kapısı misali tüm yeni seslerden rüya sözler duymaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-1068-siiri/</link>
<guid>1715451</guid>
<pubDate>2012-05-08T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Suslarım..puslarım..</title>
<description>Soğuk insanlığın kapkara  zindanındayım bir hayli zamandır. Bir kelam edemiyorum bu izbe yerde Yüreğimin yüreksizliği boğuyor içimdeki yürek mesaisi olan işçilerimi Kendimi çoğu zaman kapitalist hissediyorum, Bazen bazen de sıkı bir  sosyalist. Tuhaflaşıyorum arada bir manasız sözcükler sarıp sarmalıyor benliğimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/suslarim-puslarim-siiri/</link>
<guid>1695706</guid>
<pubDate>2012-03-22T23:57:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Yorulmuşum. Yorulmuş…. Yorul... Yor...</title>
<description>Rüyasız ve riyasız geceler içinden hep gölgelere sesleniyorum bir kurtarıcı bir ilah göndersinler diye...
Dev görünüşlü küçük yürekli hatta yüreksizler geliyor her daim yol sapağıma her daim es geçiyorum devlerin küçük aşklarını.Bana cüce gibi görünen ama dev gibi seven lazım geldiğinden..
İçerimde gün yüzüne çıkmamış gözyaşlarım mevcut  beynimin içini,yüreğimin iştigal bölgelerini, göz pınarlarımı kemiriyor ruhumu sömürü altına alıyorlar adeta..
Yüreğimin tam ortasına deniz kıyısındaki kumdan,kova ve küreklerle şatolar yapıyoruz çocuklarla birlikte.Tüm ihtişamıyla duran şatomuzu bir dalga umutlarımızla,hayallerimizle,sevdalarımızla,masallarımızla birlikte alıp götürüyor acımasızca ve fütursuzca...
uçan balonları,uçurtmalarla birlikte salıyorum yüreğimmin içindeki yek avaz bağıran acılarımla birlikte gök-yeşile doğru huzur bulsunlar,huzura kavuşsunlar,huzur olsunlar diyerekten...
Kelimeler hunharca meyl ediyorlar aklı yüz binlerce karış olan akıllarımıza...
Hayallerimiz bir acı silsilesine maruz kalıyor uzunca bir asır,tefekkürü olmayan,asli olmayan bağnaz bir şekilde sürüyor böyle…
Yokluk,yalnızlık hissi tebelleş etmekte tüm benliğimi...
Ruhumun,bedenimin  içerisinde benliğim gayesiz gayesiz kaldırımlara çarpıp  çarpıp düşüyor,aklımla yüreğimin kavşağına...
Gözler, sözlerle iş birliği etmiş misali tevekkürsüzce iştigal etmeden gidiyorlar bir bir...Bilahare dönüp dönüp nahoş bir tebessüm fırlatıyorlar…
Bense tamamen  yorgun düşmüş bir dervişim artık aşk uğruna, sevda uğruna,sevgi uğruna,huzur aramak uğruna  atıldığım yollarda bitap düşmüş bir dervişim...
 
Yorulmuşum.
 
Yorulmuş….
 
Yorul...
 
Yor... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorulmusum-yorulmus-yorul-yor-siiri/</link>
<guid>1692341</guid>
<pubDate>2012-03-15T01:00:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Olmalıydı..olmadı..!</title>
<description>Bir elim daha olmalıydı, tutunmaktan korkmayacağım. Bir elim daha olmalıydı, tüm korkularımı sarıp sarmalayan. Bir elim daha olmalıydı, sana doğru uzandığında tüm engelleri aşmak için sonuna kadar savaşabileceğin. Bir elim daha olmalıydı, bir hareketiyle tüm bakışları, tüm sözleri susturan. Ve bir elim daha olmalıydı, yanında değilken bile varlığını avuçlarımda yaşatan...  Bir çift gözüm daha olmalıydı,yüreğimin ta içini görebilen görmesini bilen.Bir bir çift göz daha olmalıydı hayatımda manasız anlarıma mana katan.Bir çift gözüm daha olmalıydı bağnaz insanlardan bağnaz düşüncelerden alıp beni götürebilen.Bir çift gözüm daha olmalıydı hususi olarak bana bakmakla görevli olan.  Bir kalbim daha olmalıydı tesiri tüm ruhumu avuçlarının arasında olan.Bir kalbim daha olmalıydı mahiyetini ifade edecek bir kelime olmayan.Bir kalbim daha olmalıydı izahsız sevebilmek bağlanabilmek için.Bir kalbim daha olmalıydı tabiiyetimi sonsuz sunabileceğim.Bir kalbim daha olmalıydı tekerrür etmeyen sevdalar yaşamak için.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmaliydi-olmadi-siiri/</link>
<guid>1682980</guid>
<pubDate>2012-02-22T12:29:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Buzdan Kale..</title>
<description>Kadın, kapının çarpmasını duydu bomboş olan evde yankılandı çarpan ses…Gölgesiyle ve anılarıyla baş başaydı bu gece duvarlar eşlik ediyordu sessizce yanlızlığına. Kadın, alabildiğine derin bir nefes aldı. Bomboş olan evde kalan son kokuları ziyadesiyle özleyeceğini bildiğinden ziyan etmeğe gönlü razı olmuyordu bir zerresini bile.. Koridorlarda boş boş durdu bir süre ömrünün belli bir kısımında huzurla dolaştığı,mutluluğu paylaştığı, aceleyle  çıkıp gittiği,sevgiyle aşkla geçtiği o koridordan son bir defa ve ağır duygu yoğunluğuyla geçiyordu.. Tek tek bir zamanlar içinde kahkahaların, mutluluk gözyaşlarının, umutvai  sözlerin,müjdelerin,aşk fısıltılarının, belkide gereksiz belkide gerekli olan tüm tartışmaların olduğu, davetler verilip evlilik yıldönümleri yapıldığı, huzurun olduğu, sıcaklığın aktığı tüm odalar büsbütün bir suskunluğa bürünmüş emrivaki bir tavırla kapıların kapatılmasını ve son kalan ve herdaim kalacak olan anıların uçup gitmemesini istiyorlardı. Kadın, bir zamanlar mutlu girip mutlu çıktığı yorgunluğunu,aşkını,tutkusunu,umudunu,kısacası eşiyle paylaştığı herşeyi paylaştığı bu evden nasıl çıkması gerektiğini kestiremiyor kestirse bile adım atmaya takat bulamıyordu her daim güçlü olduğuna inandığı yüreğinde.Adım attığı anın hayatına tüm kaosları yükleyip onu oracıkta yok edeceğinden korkuyordu… Bir telefon sesi yankılandı boş olan evde duvarlara çarpa çarpa.İrkildi kadın bu sesle … </description>
<link>https://www.antoloji.com/buzdan-kale-siiri/</link>
<guid>1650648</guid>
<pubDate>2011-12-18T16:22:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Tümceler.!</title>
<description>yaşam bazen sonsuzluk içeren bir duyguyu yaşamak gibi yaşam hiç bitmeyecek olan rüyadan uyanmak gibi yaşam mevsim geçişlerindeki ahenk kadar mükemmel </description>
<link>https://www.antoloji.com/tumceler-siiri/</link>
<guid>1632667</guid>
<pubDate>2011-11-07T23:06:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Boşluk.</title>
<description>adsız bir mektup yazıyorum saat gece yarısını bir geçe
yollamak için mi yoksa yazmış olmak için mi bilemiyorum
gün ışımaya başladığı zaman anlıyorum ki sensizliğe yazılmış olanı yine sensizliğe yolluyorum
ve farkına varıyorum ki yazmış olmak için yazılmış bir mektup 
pulsuz,mühürsüz,isimsiz....

başlığı konmamaış bir şiir yazıyorum
güneşin ışıklarının yeri yararak çıktığı vakit 
ölçüsü,uyağı,teması yok 
sadece kelimeler ve ben varım 
bir kaygı güderek mi yazıyorm bu şiiri bilmiyorum ama bittiğinde yeterince kaygı yüklü olduğunu görüyorum


atılmamış adımlar adına konuşulmamış sözcükler yolluyorum,
gecenin zifiri karalığının bitip,aydınlığın saltanatının başladığı vakit
boşlukta asılı kalıyorlar bir bir
unutulup yitiriliyorlar sonrada.


bir tahta parçasına verdiğim değeri anlatıyorum kalbi tahtadan olan birine 
anlamadığını beni duymadığını hissetmediğini bile bile anlatıyorum 
içimi kan revan içinde bırakarak devam ediyorum.


sonra bir gün geliyor günlerdir,aylardır biriktirdiğim bütün herbişeyi 
bırakıyorum atıyorum omuzlarımdan 
aydınlık bir çıkışa doğru adımlar atıyorum 
elimde bir tahta parçası 
yüreğim tahta parçasınınında parçası....

Sevtap Gümüşay </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosluk-252-siiri/</link>
<guid>1605392</guid>
<pubDate>2011-08-28T21:47:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşam...yaşamak...yaşammımız...yaşamımızdakiler...</title>
<description>Ne kadarda içselleştirmişim bizi, ne kadarda büyükmüş içimdeki içiniz,şimdi binbir zorlukla,binbir acıyla da olsa böyle olmak zorunda bazılarınız için. bazen acısına gem vursamda yokluğunuzun,ardı arkası kesilmeyen sağnaklarla karşılaşsam da gerisi geriye çekilmek zorunda olduğumu biliyorum...  Gözlerimi kapatıp, geçmişe bakıyorumda ağzımdaki tadınız hiç yok olmamış,kahkalarınızı  hala duyar gibi,göz yaşlarınaysa dokunsam silivercekmişim gibi geliyo ama sadece sevginiz silikleşmiş,suçlusu sorumlusu kim diye soruyorum yeri geliyo ama bunu cevabını üstüne almak isteyen yok gibi, otada kalıyor, içten içten kemiriyor cevabı olmayan bu soru bazen acı acı feryat ediyor sizsizniz sorumlusu ey bakın siz ama umursamıyoruz,görmüyo duymuyo ve hatta bilmiyoruz yani klasik üç maymunu oynuyoruz herzamanki gibi...  Baside indirgedik biz “bizi” herkesin imrendiği bu özelliği biz basitleştirdik sıradanlaştık ve sıradanlaştırdık gece ayazlarında bükülmüş dudakalrdan büklüm büklüm olmuş sözlerle acıttık canımızı ve devam etmeye gözü kapalı gidiyoruz.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasam-yasamak-yasammimiz-yasamimizdakiler-2-siiri/</link>
<guid>1566806</guid>
<pubDate>2011-06-01T20:01:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Başlayamayan Roman...(ilk Denemem)</title>
<description>Acılara garg olmuşum  bilmiyordum hangi sonbahar yaprağında  düşeceğimi yada bilmiyordum hangi kar tanesinin kristali gibi bir gün su ve buhar olacağımı bir roman yazmak istemiştim sadece yürek sınırlarını aşan ve içinde art niyet,acı ve kederin olmasığı kısa bi roman içimi açıcaktım belkide o romana hayatımda hiç olmadığım kadar dürüst olacaktım belkide kendime bile olamadığım kadar dürüst! unutmayın sakın! ! ! herkezin kendine bile söylemeye cesaret edemediği bir sırrı wardır sakın  unutmayın! ! ! ... uzun lafın kısası içim içime düşmeden yani sözcüklerle kendimi anlatmayı bilmeden önce içimdeki bişeylerden kurtulmak için yazardım çoğunlukla geçmişimdeki birçok anı, acı veya tatlı olarak yaşandı bitti diyemem yaşanıyo ama bitmiyor...sonra ne mi oldu yazmaya başaladım...neyimi yazdım  Herşeyi yazdım yazmaya çalıştım AŞKımı ACImı ALDANmayı ALDAYILmayı....geçti bazen herşey geçip gidebiliyor sanırım Saatler,günler,haftalar,aylar,seneler kısacacı hayat ne çabuk kaçıp gidiyor ve kaçış anında nasılda savuruyor bizi savrulduğumuz yerden yeniden kalkmaya çalışsakta ayağa tam anlamıyla oluyor mu bilmiyorum? ? ?  Sancılanıyor bedenim,ruhum yaşadıklarımın verdiği acı değil bu yaşayamadıklarımın verdiği sancı,boşluk,huzursuzluk,yarım kalmışlık belkide belkide değil aslında öyle.... Yazdığım romanımda baş kahraman seçtiğim yarım bırakıp gittiğinden beri sözcüklerim de benden bağımsız hareket etmekte,pejmürde hallerimden onlarda sıkılmakta artık huzursulanmakta..güzel şeyler yazmak istemekteler iyi şeyler umutlu şeyler romanıma olan herzaman yanında olanlarla devam et demekteler haksız değiller aslında baştan aşağı haklılar da..! </description>
<link>https://www.antoloji.com/baslayamayan-roman-ilk-denemem-siiri/</link>
<guid>1566798</guid>
<pubDate>2011-06-01T19:37:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Yine...</title>
<description>yine bir gece ayazında  ben yine uykusuzları uykuyla çekiştirirken sen yine mehtabı avuçlarının arasına alıp değersizmiş gibi buruşturuyorsun yine ışıksız bir sokak ben yine ardım arkası gelen adımları dinliyorum sense elinde bir kumandayla kalakalmışsın öylece </description>
<link>https://www.antoloji.com/yine-136-siiri/</link>
<guid>1561855</guid>
<pubDate>2011-05-22T16:21:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat İşte...</title>
<description>biliyorum yine bahar ve hep bu böyle devam edicek  nisan yağmurları yağacak  çiçekler tomurcuk vereceki  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-iste-28-siiri/</link>
<guid>1561854</guid>
<pubDate>2011-05-22T16:20:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Anneler Günün Kutlu Olsun Annem...</title>
<description>ilk hissettiğinde beni  ilk aldığında yahut haberimi ne hissettin neler geçti aklından kim bilir..  sonra büyüdüm içinde  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anneler-gunun-kutlu-olsun-annem-2-siiri/</link>
<guid>1554225</guid>
<pubDate>2011-05-08T21:42:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 <item>
<title>Kahraman Mı? Vesaire Mi?</title>
<description>bir neden mi olmalı illa konuşmak için  yada susmak için bir nedeni mi olmalı buğulu camlar ardından İstanbulu anmak için yada izlemek için sonbahar mı gelmeli yaprakların solması için yada birer birer düşmesi için </description>
<link>https://www.antoloji.com/kahraman-mi-vesaire-mi-siiri/</link>
<guid>1553140</guid>
<pubDate>2011-05-06T12:51:00+03:00</pubDate>
<author>Sevtap Gümüşay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
