<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sevda Gencer Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Paramparçayım.....................</title>
<description>çocukluk tazeliğinden gelmiş
düşlerimiz vardı,
aydınlığa doğru uzanan.
bekleyişlerin hırçınlığıydı
senden bana, benden sana uzanan.
ağaçlar anladı lisanımızı
mevsimler anladı, gülüp geçtiler
sessiz gitmelere kalmış kalbimin kapısı
kendi boşluğuna düştü çırılçıplak...

yitirilme şansını kaybetmemiş
yarım yamalak vedalar çizdik.
ince, uzun, karayağız geceler
değdi tenime,
uzaklığına uzattığım,
gözlerime dev gibi görunen,
gözyaşlarımı çoğalttım.
suya doymak nedir bilmeyen
susuz karanlığına bıraktım...

aşk tablomuz
son fırça darbesini öfkeyle aldı elimizden
gel gizlice
aşk kendisini sorguluyor
içim sıkılıyor
nefesim karamsarlık kokuyor
gün batımı güneş, yalın ayak kaçıyor
burnumda eylül kokusu
eğilmiş doğa, boynu bükük kurban...

seni düşündükçe
uzaklaşıyorum kendimden
bir yanım yarım
bir yanım deniz hırçınlığı kıyılarımda...

uzakların sesi
sabahın ilk saatlerinde yeniden çık yola
gözlerin düşmesin kaldırımlara
akşam konaklaya dursun şehrimin üstüne
sen gel
tebessümü yarım
dudak ucuma...

kanatlarımıza değdi saçmalıklar
yol dediğin böyle olmaz
çukurlar doldurulmadan geçilmez
ağlasam
karaya vurur bakışlarım
boğazımda bekleyişler
balık kılçığı kadar acıyla batar
kara topraklı mezarlık içimiz
iyi kötü ne varsa mezar taşlarımızda
kesilen yağmurlar hızlansın üstümüzde
adın her taşımın üstünde
parantez içinde...

kolay mı sandın
balta girmemiş düşünce karanlıklarını
aydınlığa kavuşturmayı
zaman
mayası bozuk mesafeye aldırış etmedi
topla bütün benli yaşamını
iki kaşımın arasında kurduğum köprüden
hiçbirsey düşünmeden
git
son sözün ağzında kalsın
unutma ki
kalbine dipten badana çeksen de
sükuta teslim olsan da
ben senin çenenin yorgunluğundayım
an be an
ben senin sustuğun noktadayım...

içim dar olsa da
yeni yetme değil şiirlerim
tadı tuzu
hayattan
sensizlikten
yoksun
payıma düşen hayalimdeki geçişlerin,
git başımdan desem
kalemimi titretip te geçersin
açlıktan kudurmuş bir köpeğin
ağzından fırlayıp kaçamayacak kadar
kupkuru bir kemik parçası gibiyim
yeniksin
yenikliğin kadar
çaresiz yenikliğim
sert asi bir karanlığa gömüldü
aşkın yüzü...

at imzanı ayrılığa
besmele çekip yürüt endamını
tükür avuçlarına
yapış küreklerine
geç kalmış sonun
vur gitsin şah damarından
paramparça dağılsın
yolun açık olsun...

aşk
sana bittiğim yerde
paramparçayım
bir denizim kaldı
etrafimda
süt liman...


Sevda Gencer...
04/09/2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/paramparcayim-5-siiri/</link>
<guid>1626727</guid>
<pubDate>2011-10-24T22:26:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Derin Darbe.............................................</title>
<description>bir örümcek ağı
sağ gözümden sol gözüme uzandı
geceler tırnağını kestirmedi
ayrılığı batırdı her gelişinde
aşk dalım
yüküm ağır mı geldi
gel şimdi
sol yanıma sor hayatı
durmaksızın alaylı nutuk çeker...

açamadım yüreğinin esrar perdesini
asabi yelkenlerimi indiren sözlerin yalan mıydı
içimizdeki tarih defterinde biriktirdik
bütün isimsiz savaşlarımızı
zaman mum gibi eritti gergin tenimizi
yol kırıldı
gölgem buz kesti
adımlarımda...

ayakları bale pabuçlu aşk
uçmaya hazır kanatlarım kırıldı
dolgun dudaklı gecelerin
nöbetimi her öpüşünde
ben en çok geceleri oydum gözlerimle
sen
beşinci mevsimimin adı
gidişinin ardından
bir gönül koydum ağıtlarıma
şimdi
limon rengi yorgunluğum masamda...

ne olurdu yeniden
açmaya çalışsaydık aşk kilidini
derinden derine kucalasaydık
oysaydık köşe kıyısını
belki bir darbede
keşkeler yok olurdu...

bırak
gölgenin yüreğinde kalsın bekleyen
yaşanmamış hayatlar çizerek.
kalbinin bir meçhule tutunmasıyla
son nefesini verecek gölgendeki...

kaçtın
esareti soğuk coğrafyamdan
kırıldı gözümün ışığı
kayboldum içimde
önüme çıkan bütün senli duygularımı katlettim
kader
gişesinde kesti biletimizi
iki çatal yola...

içime düşen son sözün
derin darbe.
ölü olarak kıyıma vuracak
günün birinde...


Sevda Gencer
19/09/2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/derin-darbe-5-siiri/</link>
<guid>1625692</guid>
<pubDate>2011-10-21T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Bazen...5</title>
<description>söylenmemiş sözler gelir aklıma bazen derken çoğu zaman olur hayat izin vermez mola vermeye bazen düşüncelerimi bırakıp gidesim gelir...  bazen </description>
<link>https://www.antoloji.com/bazen-5-2-siiri/</link>
<guid>1625685</guid>
<pubDate>2011-10-21T18:57:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Kördüğüm.....................</title>
<description>Sen!  Içimi azarladığım huysuzluğum, Gözümün damarına çelme taktıran, gece rüzgarım Sesinle açılan ruhumun pencereleri, nöbetlerimin son nefesinde, Dudaklarınla dokun, yaralı, ürkek, tedirgin üşümelerime, Kırlangıçlar çember çiziyor başımda, kaynıyor kazanım... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kordugum-168-siiri/</link>
<guid>1623002</guid>
<pubDate>2011-10-14T12:52:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Yalnızlığı................................</title>
<description>Kederliyim,
Içimdeki  hıçkırık seline kapıldım,
Azgın yolların alınganlığı kadarım
Ölüp ölüp dirilen sokaklar gibiyim
Beni bırakma desem,
Manası yüreğimde saklı,
Çekilmez gönül penceresi...

Sen! 
Ah sen,
Tellerimde dolaşan posta güvercinim,
Gözlerimden taşıyor Ağustos sonu yokluğun
Elime sen diye aldığım kalemim
Bir başka yazıyor şimdi
Incecik bir daldın, ellerimden uzak,
Tutmaya çalıştıkça, terledi avuçlarım...

Sensizliği işliyorum gönül defterime,
Perişanım, boğuldum
Hırçınlaşan yanlarımı soy tırnağınla, tutukla yalnızlığımı
Mesafenden yalın ayak kaçan korkaklığımla
Suçla inançlarımı, 
Aşağıla, sensizliğe düşüp kalkan kirpiklerimi
Zehir gibi, acı ayrılık sürdüm, nikotin tadında dudaklarıma,
Yaktı kavurdu beni...

Tükettik, bitirdik aşkı, alnımızın çatından vurulduk,
Bir astım krizi kadar nefessiz bıraktık,
Migren ağrısı kadar sızlattık, bitkin solgun bıraktık
Birbirinden ayrı bağımsız, parça parça döküldük mesafeye,
Bundan sonra
Dünyanın tüm dillerini su gibi içsek nafile,
Dekoltesi derin utanmaz geceleri, terbiye edemedik...

Kaldır başını, sustuğun yerde sessizlik infilak etti,
Gecelerin sırıtan karanlığında kaldı,
Son bir defa dokun kalbimin duvarlarına,
Yüreğim bakışlarına demir atamadan, yolun felaketim oldu,
Küf kokulu duvarlara çiviledim anıları
Yitirdim, solgun fotoğraflarda kalmış, asude yılları...

Giyim kuşamı bir çocuk kıyafetiyle, süsledik püsledik bu aşkı,
Ben her geçen gün küçüldüm içinde,
Ağzı süt kokan çocuklar büyüdü
Aynadaki aksimiz tükürsün yüzümüze,
Arabesk yüreğimizin matemine kapıldık...

Tuttun ayrılığın elinden, tecrübesiz değil artık,
Sana gitme diyemeden,
Dara düşen avuç çizgilerimi boyadı engeller
Artık homurdanmasın kader,
Yokluğuna üşüyen, buz kesen ellerim düştü...

Bir başka mevsime,
Senli düşer mi düşlerim? 
Sakar tebessümlerimi dudaklarıma gömerek susuyorum...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-yalnizligi-siiri/</link>
<guid>1622328</guid>
<pubDate>2011-10-12T18:52:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Son Veda.......................................</title>
<description>Içimde yarım kalmış bir hayat var,
Verdiğim sözler yas tutuyor,
Ettiğim yeminler, ağıt yakıyor,
Bense korkuyorum yaklaşıp dokunmaya...

Nabzıma vuran gecelerin şerri,
Her geçen gün yokluğuna düşen kirpiklerimi sayıyor,
Uzaklığın yakınlığın, arasında kalan nemli gözlerim,
Yokluğunu düşürüyor, göz çukuruma...

Aşk! 
Iç çatışmalarıma yenildim,
Soğuk ölümler değiyor enseme,
Hadi gel,
Öfkemin gölgesinde dinlendir, uyuşuk yorgunluğunu...

Işte bir gece daha, zamanın tenine değmeye hazırlanıyor,
Derin bir nefes aldırdım sözcüklerime,
Yorgun düşmüş masa üstü dalgınlıklarıma
Suretime gönderdiğin son sözünle, sükutu giyindim,
Halen bıraktığın yerdeyim...

Yıllanmış kederlerim kanıyor,
Kan damlıyor çırılçıplak geceye,
Nefesinin köşe kıyılarında beklemekten,
Yoruldu heyecanım
Ayaklarıma dolanan geceyi gündüzü,
Dizlerime yatırıp sallamaktan yoruldum...

Senli düşüncelerim genişledikçe, daralıyor yatağım,
Tavana yapışan gözlerimi düşür,
Içindeki dipsiz uçurumlara gönder beni,
Bırak yetim kalsın anılar, gökkuşağı yıllar geride kaldı...

Çatık kaşlarımın arasında kaynattım sensizliği,
Zaman, hoşçakal demeden göçüyor şimdi,
Son buseni gönder, karanlığa düşmüş çehreme,
Tokat çarpar gibi yapışsın, yanağımdaki bene...

Ölüm düşkünlüğü ruhuma, son sigaramı ikram etmeden,
Yolunda parçalanmış yüreğimi topluyorum,
Bir ah patlıyor içimde,
Uzaklığına düşen umutlarım, vurgun yemiş gibi,
Soyunuyor ruh enkazıma...

Uykularımı kımıldatan hayalinle,
Bir gece daha kapatacağım gözlerimin şemsiyesini
Kısırdöngüm, karabasanımla,
Üstünde salya sümük yalnızlığımla,
Bu benim sana son vedam....


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-veda-108-siiri/</link>
<guid>1622243</guid>
<pubDate>2011-10-12T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Gidenlere Seyirci Kalmaktır Hayat.......</title>
<description>Topla dağınıklığımı.
Börtü böcek düşüncelerimi ayıkla.
Beklentisi ömür tüketen umutlarımin rengini değiştir.
Bir aşk soluğu aldır kalbime, ısınsın duvarlarım,
Sırtımdan teri eksik etmiyor kabuslar...

Öfke sapladım gecenin görünmez çıplaklığına
Uykusuz kalmış düşlerimle, bir tabure çektim
Sabahçi kahvesi düşüncelerimin arasına
Bir rüzgar esintisi dokunuyor çehreme,
Çenemi gerdikçe yoran, esneyişler yüklüyor...

Rüzgarın hışırdattığı yapraklar gibiyim
Kederler yuva yaptı gözbebeklerimde
Saçlarımı yaladı umutlar, sabırsız beklentilerimle eğildim önlerinde
Derin bakışlarınla salladın, sabrımın beşiğini
Kaçış ızdıraplarıma geçirdim, azı dişimi...

Topla kelimelerimin nokta virgüllerini.
Uçuşan nefeslerimi hedef al.
Aklımdan geçişlerin doldursun boşluklarımı.
Parmaklarıma bulaşan yalnızlık lekelerimi silsin
Terlemiş perçemin yabancılığı tenimde,
Üşengeç ellerim dokunmaya...

Ah! 
Ne büyük acı aklımda seni düşünmek,
Vakti gelen sitemlerimi, otobus durağında uğurlayıp
Bir yenisini almak.
Her geçen gün bozuk atsam da sensizliğe
Gel de isyan etme, tutanaksız kalmış mesafeye...

Ah sensizlik
Gaddar yağdırıyor saçımın herbir teline
Kaybetme korkularımı sardım tütün kağıdıma
Aç karnına dumanlı nefesimle gönderdim buğulu camlarıma
Şiirlerimin ağıtlı doğum sancılarında
Bir kaşık suyuyla ebeyim başlarında...

Gecenin her noktasına girişen düşüncelerimle
Ruhumun enkaz yığınlarında bıraktım, senli anılarımı
Iğne uclarına batan hiçliklerimle
Dünyanın neresini öpsem nafile
Cesedimden rüzgar gibi geçsin bakışların...

Yüreğinin demir sürgüsünü iyi çek
Gidenlere seyirci kalmaktır hayat...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidenlere-seyirci-kalmaktir-hayat-siiri/</link>
<guid>1622184</guid>
<pubDate>2011-10-12T12:14:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Çığlık........................</title>
<description>Bir yanım senden yana
Diğer yanım, yakarışlarımı yakıyor geceye.
Suskunluk bulaşmış dilime,
Çengeli ağır.
Eziliyor sözcükler kalemimin ucunda...

Firçasız yarım bırakılmış bir resmin
Donuk, yetim kalmış renkleri gibiyim.
Ağlamaya tövbekar gözlerimin esareti
Tıkanmış göğüs kafesimde...

Gözlerimin kanatları kırılmış, dargın uykuya,
Nefessiz kalmış özlemler, kalp atışlarımda.
Bittikçe yanan sigaramın kurumu,
Sıvazlıyor ciğerlerimin sırtını...

Kader, sosyal bir sinek gibi kan emici,
Sırlarımı döktüğüm aynalarımı parçaladı.
Geçmişten gelen, salyangoz kabuslar,
Düşlerime kabuk bağlar...

Zamansız çakışan yolların takipçisi,
Bir çift göz değil mi.
Klavuzu yitik yollar.
Yokluğa ağıt yakar.
Bir beden değil mi, kaç karışlık toprak ister...

Kelime-i şahadet getir diyen uçurum kenarı,
Ölümün kıyısında, günahlarımın son demlenişinde
Gittikçe yaklaşan Azrail,
Üç kuruşluk varlığımı titretiyor.
Iç yangını hüzünlerimi topluyor tabuta.
Tenimdeki tuz ağıtlarım akıp gidiyor.
Son bir çığlık..
Dudaklarımda hazır bekliyor...

Kanayan derdime dokunan, yokluğun nerede.
Düşlerime bıraktığın güvercinler gibi.
Ölüm yanıbaşımda nefesimi sayıyor.
Sarıp sarmaladı dört bir yanımı.
Kafamı kaşındıran, bir tek düşünce bırakmadı,
Sen kaldın.
Bir tek sen kaldın,
Son bir nefes
Adı çığlık...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ciglik-235-siiri/</link>
<guid>1621300</guid>
<pubDate>2011-10-09T21:11:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhumdaki Fırtınalar......................</title>
<description>Acıkmış bir ok saplandı bağrıma.
Çatlamış dudaklarımda gizlenmiş kelimeler,
Boğazımda düğümlenmiş ağlama isteğim
Yutkunurum ardı arkası kesilmeden
Tıkanır nefesim...

Bu dünya kimseye kalmaz, kalmayacak.
Doğarken, yok olmanın damgasıyla dünyaya gözlerimizi açarız.
Öldüğümüzde yeni doğana yer bırakırız.
Hangi sahteliğin ayağına çelme takmalı.
Belini kırmalı.
Bir değil, bin dert vurandır başa.
Olmayacak duaya amin demek.
Getirdi bana dert rüzgarlarını...

Ey hayat.. öfkem kusar üstüne,
Damarımı çatlattım, günahımı kanımda arama...

Dert dediğim, balyozla girişir.
Vurdukça, vurduğu yerde izini bırakır.
Bir damlacık tebessümü çok görür.
Bir de sol yanıma inat, başımı dinlendirmek var ya.
Dert rüzgarını kudurtur...

Her gun bir baska giriyorum sehrin icine.
Her girisimde, beni disari atmaya devam ediyor.
Mide bulantisindan.
Yaklasma kaybolursun diyor...

Son bir çivi çaktım sabrıma.
Bu gidişle can verecek kirpiklerimde...

Yüreğimin arsız kuşu,
Kalbimin en tatlı acısı
Günahlarıma dokunma değmesin sana.
Düşüncelerim yumak yumak, karmakarışık,
Açmak istedikçe dolanan, kördüğüm...

Karşıma çıktığında kaygıların önüne geçen ben.
Yokluğunda arkasındayım.
Karanlığın katran gecesine sarıldım,
Üstümü kapladı yorgan misali...

Sessiz bir haykırıs olmalı,
Sessiz bir çığlık ve hatta sessiz hıçkırık..
Sustuğum gün sen konuşmaya başlayacaksın.
Sanma ki sessizlik çekilecek aradan
Söylemediğim hiçbir söz,
Hiçbir kelime kalmadı.
En güzel söz dudağımda tebessüm,
En kötü söz dudağımı kanattı...

Bekle beni dedim,
Bu miskin aklımı, hangi düşünceye verip zaptedeyim.
Hep aynı sözleri tekrarlayan ben,
Bozuk bir plak gibiyim.
Kelimelerim iç kanaması geçiriyor, parçalandım.
Rayından çıkmış tren gibiyim.
Bir parça kopar yüreğinden,
Uzat bana.
Onun ile teselli olayım,
Ruhum ile kanlı bıçaklıyım,
Gönlümü tedbir ile susturayım...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhumdaki-firtinalar-2-siiri/</link>
<guid>1621294</guid>
<pubDate>2011-10-09T20:32:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Selam Ver Bana...yüreğinden Kopsun.............</title>
<description>Dudaklarından dökülen her sözün altına sığındım.
En güzel sözlerimle seni kalemime aldım.
Yüreğim adını hecelerken, kalemim sayıkladı
Seni düşünmekten aklar doldu saçlarıma.
Sözlerinle ruhumu okşayan yar
Bir selam ver bana, yüreğinden kopsun...

Düşünce kaleme güç verir,
Sevgi, aşk ilham verir,
Emek verdim sevgime
Destek oldun kalemime
Derman dedim kalbine
Sözün geçmedi gönlüme
Bir selam ver bana, yüreğinden kopsun...

Varlığın ile yokluğun arasındayım.
Karanlıktan geldim.
Bir kurşun kaleme benzeyen hayatımı
Silgi ile sildim.
Kalbi dar olan, sözün büyüklüğünü algılayamaz.
Sözleri çarpıtansa, yüreği ile ortaya çıkamaz.
Bir selam ver bana, yüreğinden kopsun...

Acı ile başlayan sözler, tatlıyı bulamaz.
Ne anlatabildim, ne dökebildim ortaya.
Işte yine bir şiir oldun, yazıp ta nokta koyamadığım.
Mutluluğun peşinden koşmaya kalksam,
Beni görür görmez, kaçmaya başlar.
Kelimelerin tükendiği noktadayım,
Bir selam ver bana, yüreğinden kopsun...

Bitmeyen çilemin baş tacı,
Yüreğimden kalemime dökülen sözlerimle,
Işte ben geldim.
Gidiyorum..
Çok özel bir perde dikti gözlerim,
Bir gün açar, bir gün kapar.
Son günlerde açıldığı yok,
Adı isyan perdesi.
Hayat bir nefes kadarsa
Varsın nefesim zehir koksun sensizliğe,
Bir selam ver bana, yüreğinden kopsun...

Düşüncelerimi peşpeşe sıraladım, cambaz ipinde.
Ip ile bütünleştirdiklerim hareket içinde.
Düşürdüklerim, çelişkilerim, korkularım içinde.
Seni bana getirmeyen yollara inat,
Bir selam ver bana, yüreğinden kopsun...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-selam-ver-bana-yureginden-kopsun-siiri/</link>
<guid>1621251</guid>
<pubDate>2011-10-09T17:37:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Örümcek Ağı Düşünceler.........................</title>
<description>Parçalı bulutlu aklımın, buğulu gözleri.
Balta girmemiş ormanda, çıkışı aramak gibi
Gölgelerin arasından yansıyan,
Güneş ışığını yakalamak gibi.
Kalem, kağıt dilde bahane
Sözcüklerin arasında kaybolmak gibi...

Duygularım yağmur olmuş, arada bir yoklar.
En zayıf noktalarımı, hedef diye seçer.
Tebessüm ağırlayacak derman bırakmaz
Ne geçmiş bırakır benliğimde, nede gelecek
Mısralardan, satırlardan, dizelerden.
Bir deli rüzgar misali
Kalemimin şah damarından, akıp ta geçer...

Bir düş görürsün, aşktan yana.
Bir tarafta, şahlanan kır atı.
Diğer tarafta.
Kuşlar ve kelebekler.
Bir şarkı mırıldanır, sevdadan yana.
Kaybolup gitmek istersin aralarında
Her düsle bir başka uyanırsın, gerçeklere.
Her düsle bir başka uyanırsın sabahlara...

Örümcek ağı düşünceler..
Kalsan bir dert,kaçsan bin dert.
Göndersen bir dert.
Tutunsan bin dert silmek adına.
Acı bir deneyim hayat.
Kaşık değmemiş çorba gibi sabit.
Destursuz yüklü düşüncelerin arasında,
Yumruk büyüklüğünde bir kalp.
Iki iki çarpar, sevgi adına
Ve der ki...

Penceren dar, geniş düşünemiyorsun.
Dünyana giren, bir daha çıkamaz hesabı
Baskı yapıyor ruhuna.
Hiç dert sofrasına oturmamışsın.
Yüreğin anlamaksızın kesip biçiyor sözleri.
Hep ben diyorsun.
Bencilliğin tadı damağında yapışmış.
Tutumların bir öyle, bir böyle.
Disipline koyamamışsın.
Dilin pabuç misali uzadıkça genişliyor.
Kaypaklığına aldanan sözleri
Kayak misali kaydırıyor.
Örümcek ağı düşünceler.
Sabitlikten kopmuyor...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/orumcek-agi-dusunceler-siiri/</link>
<guid>1621233</guid>
<pubDate>2011-10-09T16:38:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Öfke...............................</title>
<description>Gizli yaralar dokunulduğunda başlar acımaya,
Sızlamaya.
Her acı bir ceset gibi kefen ister.
Acıları darağacına götüremedim
Bir tekme vurup, iplerini çekmek adına...

Öfke...
Gece derim, yorgan döşek diken bedenime.
Gece derim, yastık kabus, efkarlı başıma...

Sen! 
Hangi yüzüne seslenmemi istersin
Ben her gece öfkeme sarılıp yatıyorsam
Öfkemin parçaları sen.
Her yanlış sert bir çizgi çekti yüzüme
Göz kapaklarımda agırlık olsan, uyku vermek adına.
Gözümü kırparsam, namerdim...

Hayat, her insana bir perde diktirir gözlerde.
Renkten renge, dikişli, nakışlı, desenli, desensiz.
Kimisine dostluk, kimisine düsmanlık.
Kimisine vicdan perdesi,
Kimisine beddua.
Senin icin gözlerimde diktiğim perdeyi mi soruyorsun? 
Kapkara, adını koyamadım, karanlığı yeter dedim...

Öfke..
Bir damla gözyaşı olsan kirpiklerimde.
Bir vuruşta yatırırım, zemin dediğim yanağıma...

Dağıldım yine, neyse ki kalemim dik.
Başımı da dik tutmasını ögrenirim zamanla.
Dağıldım yine, içim ezik kaldı
Gururumun önünde.
Bir içimlik dert olsan elimde,
Bir dikişte yudumlarım, büyümemen adına...

Öfke..
Kıvrım kıvrım yollarında, levhalar olsam
Uçuruma doğru, sürüklerim seni...

Melankolik anılara, iki tokat attım.
Içinde sen olanlara kafa çarptım.
Elimde bir lokma aş olsan,
Sakız çigner gibi, dişlerime takarım seni.
Yutmamak adına...

Sen yine de ağlama.
Gözyaşını timsah sayarım.
Üzülme
Sis gibi çökerim hücrelerine.
Bir tezgah açtım,
Senden yana duygularım satılık.
Öfkem desem
Şiirimde...

Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ofke-104-siiri/</link>
<guid>1621224</guid>
<pubDate>2011-10-09T15:57:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığım.....................</title>
<description>Her gece bir başka sarmaya çalışır ışıklar
Içinde bulunduğum bu şehri
Işıklar mı yeter, asiliğini sarmaya.
Voltajı düşük caddelerin, karanlığın kollarında kaybolduğu gibi
Dört duvarıma gömdüm yalnızlığımı
Yalnızlığım ses geçirmez...

Bu şehirde gökyüzünün tek bir yıldızı olmaz.
Bir tane düşüverse, göz kırpmadan kalır, kaçmaz.
Hangi sapan yeter, kilometlerce uzaklığa,
Gökyüzünü yalnız bıraksın diye, vurmak adına...

Bu şehirde gökyüzü dört mevsime gebe,
Duyguları bulutlu, sancıları hiç bitmez.
Güneşi yalan, yağmuru şiddet
Yağmuru şiddetle vurduğu gibi
Stres yağmuru gibi
Üstüme yağdı yalnızlığım...

Ne sevmen yürekten oldu, ne gelmen ebedi.
Ben her gece bir kez atarım seni içimden.
Bastığım yerlerde, adımlarım iğne
Kaybolup giderim, gölgelerin arasında
Silemedim pas tutmuş yalnızlığımı...

Hangi çatı altında hayat var.
Kupkuru gürültüler, tırmalar kulaklarımı.
Beynimi sulandıran dillerle.
Bir milim dışarıya kaymaz yalnızlığım...

Bu şehirde insana tek arkadaş kitap.
Yüz üstü bırakmaz, sırtından vurmaz.
Hangi çatı altında yüksek sadakat var.
Sevgiden aşktan yana.
Kapattım kapılarımı dış dünyaya
Sağırdır odalarım, ses geçirmez.
Ağzından emziği alınmış bebek gibi
Ağlıyor yalnızlığım
Çatlasın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligim-329-siiri/</link>
<guid>1621206</guid>
<pubDate>2011-10-09T15:27:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Imkansızım Benim...............................................</title>
<description>Keskin bir bıçak gibi geldin dünyama
Göz koydum, gözündeki fenere
Gelmeyeceksen eğer, beni yolumdan eyleme dedim
Yüreğime su serpemedin, yeşertemedin
Imkansızım benim...

Sabır dedim
Saatlerin arasında oyaladım, avuttum.
Ne kelebek misali, neşelere konabildim
Nede bir balık gibi suyun tadına varabildim.
Sensizliği haykırdim, sensizliği içtim
Imkansızım benim...

Mutluluk yalnızlık kadar gerçek olsaydı
Hayaller üzerine, gemi yol alamazdı.
Gel..
Ruhuma bir nebzede olsa ışık ver, yüreğim bakire..
Ruhumun iklimi hergün değişiyor,
Ne yazım belli, ne kışım
Maden ocağı gibiyim, siyahlar içinde
Imkansızım benim.....

Seslensem sana, sesim kulaklarında çınlar mı? 
Ne tuaf yazgıydi bu, beklemek ve sabretmek.
Zamanı koynuma aldım, zorla uyuttum göz kapaklarımda
Kalan son umudum için direnmek istedim
Uzun yolların ürkekliği, şaşkınlığı gibi kıstım kendimi
Imkansızım benim...

Dikenler üstündeyim sanki
Yersiz sözler eker biçerim.
Sen nerdeydin bunca zaman
Ne çok geç kalmışım, aşkına yanmaya
Bir değil, bin sitem yazdım yokluğuna
Yıllar acıdı, sen acımadın.
Ah ile zar atıyorum zamana
Yollara borçluymuşum gibi
Taksit taksit ödüyorum, yokluğunun bedelini
Imkansızım benim...

Kanımı emdi sensizlik düşüncesi
Meydan okudum, olumsuz düşüncelerime
Bana mısın demedi..
Hayat,
Sol yanımdan vurdu beni.
Gece nöbetlerine dikti gözlerimi
Şimdi,
Bir felaket senaryosu hazırladım
Başrolünü kaderime verdim, kötüler hep kaybeder
Celladı benim...

Yagmur havası var gözlerimde
Yumruk misali düşmek ister yanaklarıma
Ben gözlerinde yaşamayı sevdim
Yüreğime ekmiştim seni
Ayrılıkla biçtik
Imkansızım benim...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/imkansizim-benim-3-siiri/</link>
<guid>1621188</guid>
<pubDate>2011-10-09T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Hayaller Tutulmaz.........................</title>
<description>Bırakıp gidişlerim, sancıyla geri dönüyor bana.
Içimdeki karanlık tünelden geçiyorum
Ağır adımlarla.
Seni benliğimden yok etmek istiyorum
Çoğalıyorsun adımlarımda.
Kafamdaki soru işaretlerini bırakıyorum
Attığım her adımda.
Uzaktan sesin koşup gelse kulaklarıma
Tutunurum sesinin tonuna...

Sonbaharın anlamı dökülen kuru yapraklarında
Ben hangi mevsimde düştüm yokluğuna.
Hüzündür beni tanıyan, kaçmak nafile
Her yüzüme çarptığında, rüzgara teslim edendir.
Dökülüp savrulan kuru yaprakların,
Öncüsüyüm...

Içimdeki küresel ısınmaya, duygu seli yüklendi
Bilmem kaç damla gözyaşım yağdı üstüne.
Kaç ölüm var, yokluğunun kıyısında
Söyle, hangisinde bıraktın gözlerini
Yok oluşumu görmen adına...

Bende bıraktıklarına kaynar sular dökmek istiyorum,
Satmam karamsarlığımı,
Bedenime giydirmişim, parçalanmak ister.
Kulağıma küpe diye bıraktığın ses tonun,
Çınladıkça düşer bağrıma...

Sen olmadan hiçliğim bahanelerin altında,
Can çekişiyor..
Yarınlara sattım umutlarımı üç kuruşa.
Elimin tersiyle ittiğim düşlerimi sattım 
Hercai yarınlara.
Şimdi,
Hangi umudun yanından geçsem
Şansımı denemek adına...

Söyle bana,
Hangi yolun tozu dumanında bıraktın ahını.
Gidip üzerinde toprağımı kazayım
Sırdan geçen bedenim, dikenler üstünde
Kirpiklerinin tek bir telinde, asılı kalayım...

Ne geçmişime sarıldım
Ne geleceğe.
Belki birgün diye başlarım
Hayal kurmaya
Hayaller tutulmaz...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayaller-tutulmaz-siiri/</link>
<guid>1621175</guid>
<pubDate>2011-10-09T14:00:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Umutlarımın Çığlığı..................</title>
<description>Her şiirimin çığlığı, kendi içinde gizli.
Virgüller, noktalar zor zapdediyor.
Bıraksam vuracak, iki kaşımın ortasından,
Bıraksam bir ok saplayacak,
Yeter, dediğim sol yanıma....

Ben değil miydim
Bir nefesinde, yüreğimi aşka demlendiren....

Umutlarımın üstüne hep böyle, yasaklar mı hükmedecek
Aşk! 
Ellerimde tuttuğum
Yolu sana çıkan yol haritasıydı
Parçalamaya kıyacak, elim yok...

Umutlarımın çıglığı
Uykusuz geçirdiğim, her gecenin inadında
Ağırlık tanımayan göz kapaklarımda...

Bir damla gözyaşım,
Kararmış göz altı çukurumda,
Kurumayı, silinmeyi,
Bir başka gözyaşı damlasının,
Gelip itmesini beklemesi gibi.
Umutlarımın çığlığını dinliyor...

Umutlarımın çığlığı
Güzellikten yoksun kalmış,
Koskoca bir şehrin içinde, kaybolmak gibi.
Küçük, masum bir çocuğun,
Yoksul dilinde bir ses aramak,
Hayatın karmaşalığı içinde
Yoksun yüreğini, yanlıştan alıp doğruya,
Sürüklemeye çalışmak gibi...

Yüreğim,
Dolup dolup boşalttığım,
Bir ceset torbası gibi.
Yalansın dünya, yarınlara sağırsın,
Yeşertip kurutansın
Şiddet durağında, can çekiştirip
Umutlarıma çığlık attıransın...

Durulmaz bu çıglıklar
Varsın umutlarım çıglık atsın, göğüs kafesimde
Dinler, dinler geçerim...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutlarimin-cigligi-siiri/</link>
<guid>1621046</guid>
<pubDate>2011-10-09T03:06:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Bazen.................................</title>
<description>Bazen
Göz açıp, kapanan zamanın içinde
Başucunda dokunulmayı bekleyen
Anıları izlersin...

Bazen
Aldanır insan
Hayatın yazdığı senaryoyu
Oynamak zorunda kalırsın
Değiştiremezsin....

Bazen
Hayat bir uçurtma gibidir
Havada durdukça, sabit tutmaya çalışırsın
Onunla birlikte savrulmaya başlarsın....

Bazen
Aşk karmaşadır
Silip silip tekrar yazarsın
Herşeye bir anlam koyarsın
Işte bak gökyüzünün çocukları yıldızlar, misali
Bütün güzellikleri, gözlerinde misafir edersin.....

Hatalar, eksikleriyle kafa tutar insana
Bir yanda
Buram buram kokan özlem
Diğer yanda
Öfke
Vakitsiz kapını çalan duygularınla
Kalırsın bir başına....

Bazen
Umutlarının, hayallerinin peşine düşersin
Bir yanda hayal kırıklıkları
Diğer yanda
Avuçlarından kayıp gidenler
Ne tarafa dönersen dön
Iki gözün gördüğü tek nokta
Koskoca bir sıfır....


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bazen-292-siiri/</link>
<guid>1620956</guid>
<pubDate>2011-10-08T23:00:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Nokta Koy Bana......................</title>
<description>Işte yine yarım bıraktım kendimi
Anlatamadım..
Sözleri kurşun gibi yağdırdı dilim,
Şimdi çırılçıplak kaldı,
Üşüdüğümü hissettiriyor bana...

Ruhumu kapalı perdelerimin ardında gizledim,
Nice sahnelerden kaçtım.
Son perdeyi zorla indirmek istedim
Gücüm yetmedi
Kalbim müsade etmedi
Sabır dedi, sabır,
Geçecek
Defalarca düştüm kaçıs yollarına
Geçmedi...

Hangi duyguya söz geçirmeli
Hangi yargının hükmünü vermeli
Inim inim inledi, özlem duygularım
Dağıldı yüreğim
Şimdi kaçış yolunda,
tek bir nefes arıyor
huzur adına....

Seni kaybetmemek için,
dört mevsim oldum yolunda.
Korkularımın üstüne cesaret yağdırdım,
ağac oldum,
defalarca kurudum, yaprak döktüm.
Bir tebessümunde,
tekrar açıldım...

Her gece aşkı yıkadım çırılçıplak.
Kalbimin en güzel köşesinde uyuttum.
Gün geldi, dayaklık sözler, eklendi üstüne,
korku, endişe, telaşla,
üstünde durdum, korudum, sakındım.
Şimdi güzelliğini yitirdi içimde...

Tesellisi olmayan gecelerin, koynuna attım kendimi,
şarkılar, türküler,
eskiden ağlatırdı beni.
Şimdi düşündürüyor.
Şu kaleme bir türlü kendimi sevdiremedim
Beni böyle kelimelerle oynatıyor.

Ne sözlerim, nede şiirimin dili eksik kalır.
Ben hangi noktanın duygusunda kalayım,
acılar yetiyor.
Sen bir nokta koy bana.
Onunla kalayım...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-nokta-koy-bana-siiri/</link>
<guid>1620936</guid>
<pubDate>2011-10-08T21:12:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Karmakarışıklığım............................................</title>
<description>Sigaranın dumanına benzer hayallerim,
Içimi zehirledikçe uçup gider,
Bak yine bir şiir oldun, yalnız yüreğimde,
Gitmek ile kalmak arasında, bir düşünce....

Bu gece yalnızlığımı liğme liğme ettim,
Üstüne bir değil, bin iğne attım,
Susturmadım dilimdeki haykırışlarımı,
Haykırışlarımın adı, karmakarışıklığım...

Uzun zamandir sayıklayan, yorgunluğumu dürttüm,
Hadi düş peşine, kürek çek dedim,
Bak acıların karşında, kahkahaya karışmış,
Üstlerine koskoca bir silgi çek dedim,
Gitmek ile kalmak arası bir girdap,
Karmakarışıklığım.....

Bilmem kaçıncı yaprağını döküyor, aşkım,
Hesap biçmişim acılara,
Her gelen acıya, bir noktalama işareti seçiyorum,
Geldim diyorum,
geldim işte.
Gitmelere bekle demeyeceğim bir daha,
Unuttuğum sözleri kaptım
Bırakmam
Bırakmam artık.
Buradayım işte,
Fırtınada alabora olmuş gemi gibi,
Karmakarışıklığım...

Hayır, susmak yok,
Belkilerden, ihtimallerden, keşkelerden,
medet ummak yok.
Topladım bahaneleri, sebebleri,
Öyle çok kavuşma hayali vardı ki gözlerimde
Her derdin ortasında, kapıyı çarptılar yüzüme,
Uzatsan ellerini,
cümlelerimin arasına gıren,
Kaderi parçalar.

Bak yine bir şiir oldun, yalnız yüreğimde,
Gitmek ile kalmak arasında, bir düşünce,
Haykırışlarımın adı, karmakarışıklığım...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/karmakarisikligim-siiri/</link>
<guid>1620924</guid>
<pubDate>2011-10-08T20:22:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 <item>
<title>Kelimelerin Gücünü Göster.................................</title>
<description>Serbest bırak düşüncelerini, akıp gitsin benliğinden,
Sen yaz, ben okurum, almam gerekeni seçerim...

Kelimelerin gücü kaleminden eksik olmasın,
Sözlerin sakın ola, yarım kalmasın,
Sen yazadur ben okurum,
Varsın utanan benim kalemim olsun...

Titremesin kalemin elinde, içimdeki fırtınaya gel..
Sözlerinle gel, elini yüreğine koyda gel,
Gel ki,
Öfkeme kırmızı pelerin tutan kader, matadorluk yapar,
Sözlerinin gücüyle gel, sustursun...

Kalem tutan elin dert görmesin,
Asaletin kaleminin mürekkebinden aksın,
Sen onu, o seni taşıyabildikten sonra,
Kelimelerin gücünü, ilham kaynağından alsın...

Yazdıkça içindeki acılar akıp gitsin,
Kelebeğin ömrü bir gündür,
Kalbin,
Bir gün değil, bir dakika versin...

Sevda der ki; 
Zalimim,
Gönlünde aktıkça, sürüm sürüm sürütürüm,
Belayım, yaralarım,
Keyfi, kederi yaşatırım,
Ne halden anlarım, ne gözyaşından,
Şikayetin varsa, azad et,
Başladığın yerde bırak, dönüp bakma ardına...


Sevda Gencer... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelimelerin-gucunu-goster-siiri/</link>
<guid>1620919</guid>
<pubDate>2011-10-08T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Gencer</author>
</item>
 </channel>
</rss>
