<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sevda Alaca Şiirleri
</description>
 <item>
<title>From Son To Mother</title>
<description>Dreams comes true when I look in to your eyes mother  It's good to know things never die It's good to realize you still fighting for me To be honest mother, to be honest No word can describe how much you mean to me  </description>
<link>https://www.antoloji.com/from-son-to-mother-siiri/</link>
<guid>2243162</guid>
<pubDate>2016-04-22T00:01:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Ütüsüz Ruh</title>
<description>genzimin etine saplanan afet kalkıp gitmeden güneşle yağmur bir araya gelmeyecek../  hep aynı soğuklukla açılıp kapanan pencere kameraya taşınan zamanın can sıkıcı hikayesi yeni yetme köpekbalıkları / parmak emen örümcekler </description>
<link>https://www.antoloji.com/utusuz-ruh-siiri/</link>
<guid>2237206</guid>
<pubDate>2016-04-01T07:07:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Şimdi</title>
<description>sen biraz dinlen şimdi  şimdi çok fena, şimdi kör ah zavallı ayarı bozuk şimdi göz görür, dil dönmez / şimdi hep ayakta, başında kulakları kesik nöbetçi şimdi bas bas bağırdı bağırdı, bağırdı, bağırdı ve sustu </description>
<link>https://www.antoloji.com/simdi-380-siiri/</link>
<guid>2235063</guid>
<pubDate>2016-03-26T05:24:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Uyanış</title>
<description>akıl diyette  düşünceler çoban salatası güneşin ardında bir bebeğin bağırışlarını duyuyor tüp kulaklar avazı çıktığı kadar bağırıyor yumrukları gökyüzünde sabırsız dövme, </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyanis-172-siiri/</link>
<guid>2226410</guid>
<pubDate>2016-03-01T23:16:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Açık Mektup</title>
<description>içim gidiyor / içim gidiyor  gidiyor içim diyorum / söyle, nerede beklesin seni  adını unuttum aşk / kalemim yazmıyor seni sen, kıymeti gülüşlerin devingen büyücüsü sen, ihtirasla kaplı boyama kitabının oynak renkleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/acik-mektup-16-siiri/</link>
<guid>2219171</guid>
<pubDate>2016-02-09T23:57:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Tecrübe Konuşuyor</title>
<description>Vazgeçtim feragatımdan bir daha ona bakmayacağım, kargaların sesi çatallıdır. Bu uğursuzların sözlerine, bakışlarına çaput bağlamayacağım. Tanrı bana fazlasıyla güldü, asık bir suratla kızdı, çok yaklaşmıştım ona, sıkılmadan yaklaşmıştım ve korkunun karnına dirseklerimi vurmadan...  Kaybetmeye işte burada başlıyor insan, zayıflığın tek bir kelime etmeden, ömrünün son ağrısına doğru, hiç birşey düşünmeden yürümesi.  Sen hiç bir yere ait değilsin iki gözüm / "Nöbetçiler, yakalayın şu tükürdüğünü yalayanı"..!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tecrube-konusuyor-5-siiri/</link>
<guid>2219168</guid>
<pubDate>2016-02-09T23:38:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Mikrop</title>
<description>şimdi ne söylesem! vakit ne anlatırsan anlat ağzının içi tabut yüzdürür eti kemikten boş kalmış hücrelerine kapatır, hiçbirşeylerini herşeylerini, kimselerini, hiç kimselerini </description>
<link>https://www.antoloji.com/mikrop-14-siiri/</link>
<guid>2219161</guid>
<pubDate>2016-02-09T23:19:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Devrik Aşk</title>
<description>bugün bir başkayım gülüm  düşlerim vurgun yediğim zamanın zıpkını, yaka paça sürüklediğim kutsal rövanş  bugün bir başkayım gülüm masamda bıraktığım şikayetlerimi topladı </description>
<link>https://www.antoloji.com/devrik-ask-3-siiri/</link>
<guid>2218748</guid>
<pubDate>2016-02-08T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Hezeyan</title>
<description>Kafamın tahtaları gıcırdıyor  gıcırdıyor / gıcırdıyor / gıcırdıyor ama ölmüyorum; şeytan papucu bu, hayır değil, ışıkları sönük yanılgı / evet bu, bu işte bu yürüyen sensin, sensin, sensin, sensin çekiver burcumun yularından / kendine çek onu </description>
<link>https://www.antoloji.com/hezeyan-39-siiri/</link>
<guid>2218673</guid>
<pubDate>2016-02-08T14:04:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 <item>
<title>Soğuk Servis</title>
<description>Kötü yanlarını düşünmeden edemiyorum ecza dolabının, her zaman içinde bir yerleri fırçalayan soğukkanlı güç ve gecenin uzun burnundan akan kana bulaşmak isteyen, yarası var.  Her şey işte o / yol yorgunu imgenin uykusuzluk takıntısı, cümle bozukluğunun elinden tuttuğu emekçi nokta / MİLİTAN... fazla ayrıntıya giremem, altına kırmızı kalemle çizik atsam olur sanırım. Koşa koşa geliyor bana, sırtında bir kitaplık ne istiyor olabilir ki../ yazık  yo, yo sözümü geri alıyorum / bağıracak bir ortam arıyor / ya da ağlayacak bilemiyorum / belki de etli çiçeklerin, kesik bileklerine tahammülü yoktur / hiç olmazsa sırtında taşıdığı kitaplığın fikirlerini ciddiye alması güzel / hoşuma giden de bu işte  </description>
<link>https://www.antoloji.com/soguk-servis-siiri/</link>
<guid>2218637</guid>
<pubDate>2016-02-08T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Sevda Alaca</author>
</item>
 </channel>
</rss>
