<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Serdar Tun&#231;luer  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kurak</title>
<description>Beterin beteri, Beterin de beteri var, Kuraklık mesela, Beterin beteri…”İnsan kuraklığı” Mesela.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kurak-15-siiri/</link>
<guid>2240615</guid>
<pubDate>2016-04-13T10:14:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Etme</title>
<description>Hiçbir yaprak birbirine benzemez. Düştü mü düşer. Bir daha geri gelmez. Kandırma kendini… Hiçbir yaprak biri, birine benzemez.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/etme-47-siiri/</link>
<guid>2235932</guid>
<pubDate>2016-03-28T13:16:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Tavşan</title>
<description>Kırk delikli Tavşan yuvası, Delik deşik, eşeli kırk eşik, Bas üstüne çökmüyor, Mühendislik! , Nasıl da bir mimari yani! ? Altın da milyonlarcası, üstü hakeza toprağın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tavsan-16-siiri/</link>
<guid>2204494</guid>
<pubDate>2015-12-25T11:36:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Kıssadan hisse</title>
<description>* "Toprak tavında sulanmalı, fazla sularsan balçık, sulamakta inat edersen bataklık olur."  -Tunçluer- </description>
<link>https://www.antoloji.com/kissadan-hisse-48-siiri/</link>
<guid>2035831</guid>
<pubDate>2014-08-29T09:21:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Birazcık düşününce...</title>
<description>* "Aç bir insanın, açlığını tatmin etmekten çok daha önemlidir, tokluk döneminde gizli açlıklarını hangi eylemlerle tatmin edeceği." -Tunçluer- </description>
<link>https://www.antoloji.com/birazcik-dusununce-siiri/</link>
<guid>1964463</guid>
<pubDate>2014-02-08T11:29:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Hiç</title>
<description>Bir Eylül gecesi doğdum, otuzu Eylül'ün, "Doğmaz Olaydım" demedim hiç, Dua ettim diyenlere, mutlu olanı görmedim hiç, Kimi suskundu, ağlamaklı, Ağlar gördüm hüsrana doymayanı görmedim hiç, Kimi gün ağladım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-384-siiri/</link>
<guid>1909802</guid>
<pubDate>2013-09-14T16:09:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Sui</title>
<description>Zan etme Sui, Tarifi yoktur konduğu yerin, Ben dahi bilmem açarı koyduğu yerin, * Yani öyle bir Yar ki Tarifi yok, takdiri Mecnun, Adı Leyla değil ki diyeyim adım Mecnun, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sui-siiri/</link>
<guid>1863938</guid>
<pubDate>2013-05-07T18:00:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Şerefsiz Aşk</title>
<description>Şerefsiz Aşk!   Olur! ...hem ne olur! , Ve hatta, Eşek yerine koyulduğun da olur, Hemhal olur yakışır..! Yakıştıran yönünden olunur...hem tam olur! , </description>
<link>https://www.antoloji.com/serefsiz-ask-siiri/</link>
<guid>1861777</guid>
<pubDate>2013-05-01T19:27:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Yandım</title>
<description>Mazimin güftesidir alın yazım her satır, Kaderimin revası ben yazmadım bir satır, Mühürlemiş alnıma, bir Mükemmel hem Mahir, Hem de Zahir billahi Allah adı bir Tahir,  * </description>
<link>https://www.antoloji.com/yandim-62-siiri/</link>
<guid>1690201</guid>
<pubDate>2012-03-10T00:10:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Mi?</title>
<description>Yoruldum, yorgunum gardaşlar, Elden, dilden, gönülden yorgunum, yoldan, yoldaşdan da, Deseydi,Sevme Beni...dille mi olur? Demekle mi olur, yürekle mi? demezmiydim? Oldumu ya...gittin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mi-4-siiri/</link>
<guid>1597748</guid>
<pubDate>2011-08-13T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Gelincik</title>
<description>Buğday tarlasın da gelincik, Tarifi zor budur yalnızlık, Hava kurak, susuz gelincik, Çiçekse çiçek O’da Gelincik, Boyu uygun değil boyuna, Ne cinsi uygun buğday soyuna, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelincik-119-siiri/</link>
<guid>1560073</guid>
<pubDate>2011-05-19T13:09:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Yabancı Yalancı</title>
<description>İçimden geçenler geri dönmediler, Ya da aklıma gelenler bana yabancı, Gönlüme girenler hak etmediler, Sevmek yalandı hepsi yalancı.  Dilimden düşeni eğilip alamam, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yabanci-yalanci-siiri/</link>
<guid>1522348</guid>
<pubDate>2011-03-03T20:18:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Yangın</title>
<description>...Mehmet Bey ve Süreyya Hanım, yıllar süren memuriyet dönemlerin de, bölümleri ayrı dahi olsa, aynı ofis te birlikteliklerini devam ettirmiş evli bir çift. Yıllar geçer emekli olurlar.  Günlerden bir gün, her zaman ki gibi saat tam 14:00'te, fiskos masalarının bir tarafın da Mehmet Bey, diğerin de Süreyya Hanım, hem kahvelerini yudumlar, hem de sohbetlerine devam ederken, pencerelerin den, hemen yakınların da ki bir evin çatısın dan dumanlar yükseldiğini görürler. Besbelli ki o apartmanda yangın çıkmıştır.  Süreyya Hanım mizacı ile, beklenmedik olaylar karşısın da panikleyen, Mehmet Bey ise tersine sakinliği ile bilinen bir insandır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yangin-183-siiri/</link>
<guid>1489283</guid>
<pubDate>2010-12-11T16:24:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Şimdi...</title>
<description>Olasılık,   günlerden bir gün,  bit’in biri kayanın tepesine çıkar. Kenarda bir yerde,  kendi halince oturan arslan’a…” hey arslan kardeş,  seninle dost olalım ne dersin” der.  Arslan bir bit’e bakar düşünür, ve sonra bir daha düşünür ve…” bak bit kardeş, sana ayni ile vaki bir olay anlatacağım ki benim  başım’dan geçen, anlatayım, dost olabilir’ miyiz, olamaz mıyız sen karar ver “ diyerek devam eder… </description>
<link>https://www.antoloji.com/simdi-249-siiri/</link>
<guid>1486305</guid>
<pubDate>2010-12-04T05:00:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Sengârenk</title>
<description>Aslında ne güzel maviler vardı, gökte ayrı, yerde denizlerin, Sen lacivert te takıldın kaldın, Beyaz da farklıydı duygularda, mesela bir gelinlik düşün, Dinle duygularını gelinlik sahiplerinin, Sen güzellik te takıldın kaldın, Hele yeşil, gel de sohbet etme yeşilliklerini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sengarenk-2-siiri/</link>
<guid>1485945</guid>
<pubDate>2010-12-03T14:33:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Deli arus</title>
<description>Şah Kulu,  kendi halinde,  köyde yaşayan,  çiftçilikle geçimini sağlayan,  bir çift öküzü ve bir merkebi olup onlarla birlikte ayni çatıyı paylaşan bir vatandaştır.  Günlerden bir gün öküzlerini çifte koşmak için tarlaya gider. Öküzleri çifte koşar. Bu iş bir kaç gün devam eder.  Ökuzleri çok yorgun düşer. Akşam eve geldiklerinde sere serpe yere uzanırlar. Öküzlerin bu durumuna üzülen merkep, öküzlere,  kardeş kendini hastalıga ver  der(hasta ol) . Şah Kulu bu konuşmayı duyar ve sabah olur çift sürmeye gider.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/deli-arus-siiri/</link>
<guid>1482954</guid>
<pubDate>2010-11-25T23:21:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Şambrel'den hayaller</title>
<description>5, hadi diyelim altı olsun, Kendimizce senaryolar, Çocukluk işte… Şambrel den hayaller, Güzeldi… Güzeldi be, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sambrel-den-hayaller-2-siiri/</link>
<guid>1473523</guid>
<pubDate>2010-11-01T13:00:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Şi'rcan</title>
<description>Necip Fazıl KISAKÜREK...    Şair'i Şair diyerek tanıtmak dışın da bir kelime olmalı...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/si-rcan-siiri/</link>
<guid>1464425</guid>
<pubDate>2010-10-11T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>Şi'rcan.</title>
<description>Necip Fazıl KISAKÜREK...    Şair'i Şair diyerek tanıtmak dışın da bir kelime olmalı...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/si-rcan-2-siiri/</link>
<guid>1464426</guid>
<pubDate>2010-10-11T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 <item>
<title>ŞîRÎ-CAN</title>
<description>Necip Fazıl KISAKÜREK...  Şiir yazan bir İnsan'ı 'Şair' diyerek tanıtmak dışın da bir kelime olmalı...  ' ŞÎRÎ-CÂN ',  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siri-can-siiri/</link>
<guid>1464427</guid>
<pubDate>2010-10-11T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Tunçluer </author>
</item>
 </channel>
</rss>
