<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Serdar Sengir Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ölçü</title>
<description>Dünya yalancı cennet, bin bir hile, bir vaat Ölçü şu: zalime isyan, Allah'a itaat </description>
<link>https://www.antoloji.com/olcu-46-siiri/</link>
<guid>1952877</guid>
<pubDate>2014-01-07T09:49:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Vekilim Allah</title>
<description>Varsın geceye dönsün davamızın sabahı Tapınsınlar koltuğa, helal görüp günahı Zerre kadar korkum yok işkenceden, sürgünden Ben vekil bildim kendime Hazreti Allah'ı! </description>
<link>https://www.antoloji.com/vekilim-allah-2-siiri/</link>
<guid>1893514</guid>
<pubDate>2013-07-29T10:09:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Kızıl Derya</title>
<description>Alem’irşad kıldın ömrün boyunca Yine de öpmedin zalim dünyayı  O kadar mest oldun kendi yüzünden Sanki içer oldun kızıl deryayı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizil-derya-siiri/</link>
<guid>1675226</guid>
<pubDate>2012-02-05T16:22:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Garib Anam</title>
<description>Çok çilemi çektin, çok ağladın ardımdan garib anam. Bunu böyle bil ki; sen yanımda olmayınca naçaram, garibanam! </description>
<link>https://www.antoloji.com/garib-anam-siiri/</link>
<guid>1608921</guid>
<pubDate>2011-09-07T14:24:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>NanKör</title>
<description>Hesabı sorulur kalpte kirlerin Harareti diner mi hiç korların? Kalemimi okuyanlar bilsin ki; Başına nan koydum bütün körlerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/nankor-80-siiri/</link>
<guid>1604323</guid>
<pubDate>2011-08-26T15:24:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Yük</title>
<description>Doğdum kundağa sardılar Körpe bedenime yük! Sırtımda kocaman çantayla ilkokula başladım Kendimden ağırdı yük! Lise talebesiyken hamallık yapıyordum ya hani Bazen bir, bazen iki kamyondu yük! </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuk-52-siiri/</link>
<guid>1603061</guid>
<pubDate>2011-08-23T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Sakıncalı ve Şüpheli Adamın Sürgünü</title>
<description>Kura çekilmiş ve ilk durağım Ankara Geldim gördüm ki; zifirden daha da kara Haysiyetim on paralık, leş gibi odam Adımsa, sakıncalı ve şüpheli adam! Her gün küfür ve dayak altında ezildim Sonra oturdum kendi halime üzüldüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakincali-ve-supheli-adamin-surgunu-siiri/</link>
<guid>1511659</guid>
<pubDate>2011-02-05T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Anne</title>
<description>Anne!   Say ki; mevsimlerden sonbahar Ben kışa doğru kanatlanmışım Uyumak üzereyim Sen, secde kokan ellerinle dokun yüzüme </description>
<link>https://www.antoloji.com/anne-1063-siiri/</link>
<guid>1502950</guid>
<pubDate>2011-01-14T14:22:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Özlem</title>
<description>Hele şu beton duvarlar ve tel örgüler ardına gideyim Patlayana dek kıtlama çay içeceğim Çantama tıka basa özgürlük doldurup Uzatacağım kollarımı kavak hışırtılarına Bir çengi bulacağım hemencecik O kadar oynayacağım, o kadar oynayacağım ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozlem-251-siiri/</link>
<guid>1483699</guid>
<pubDate>2010-11-27T20:40:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Vasiyet</title>
<description>Vuracaklarsa eğer beni;  Bir çocuk vursun alnımın ta ortasından  Dökülürken demokrat kanım ve yanım yerlere İçsinler soysuzlar Firavun’un altın tasından  </description>
<link>https://www.antoloji.com/vasiyet-207-siiri/</link>
<guid>1483647</guid>
<pubDate>2010-11-27T19:18:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Senden Söz Açılınca</title>
<description>Senden söz açılınca Yalnızlığım gelir aklıma Bir de tütün tabakam Dumanım yararken göğün şavkını Şiirler mırıldanırım Senden söz açılınca </description>
<link>https://www.antoloji.com/senden-soz-acilinca-siiri/</link>
<guid>1483644</guid>
<pubDate>2010-11-27T19:16:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Yavru Vatan Sürgünü</title>
<description>Sürgünler çok uzun, rüyalar kısa İt uyusun uykusundan göreyim Hangi rezil yolladıysa Kıbrıs'a Tüfengimin namlusundan göreyim  İşte yüzü, konuşmam arkasından </description>
<link>https://www.antoloji.com/yavru-vatan-surgunu-siiri/</link>
<guid>1483636</guid>
<pubDate>2010-11-27T19:12:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Ra'd</title>
<description>Ne zaman şekvâ etsem derdim'hükümete Mazlum sesimi asuman ra'dı zanneder Eleştirsem ve de yeltensem husûmete Bu sefer kalkar beni avradı zanneder </description>
<link>https://www.antoloji.com/ra-d-2-siiri/</link>
<guid>1461425</guid>
<pubDate>2010-10-04T17:48:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Oruç</title>
<description>Orucun kıymetini bilmedim vah Biliyorum hesap soracak Allah Bu Ramazanı da bitirirsem ah Üç gün, üç gece bayram edeceğim </description>
<link>https://www.antoloji.com/oruc-39-siiri/</link>
<guid>1449852</guid>
<pubDate>2010-09-07T19:33:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Demokrasi</title>
<description>Felçli bir adam nasıl hissediyorsa bacaklarının soğukluğunu Öylece hissediyorum demokrasinin yokluğunu </description>
<link>https://www.antoloji.com/demokrasi-47-siiri/</link>
<guid>1439905</guid>
<pubDate>2010-08-16T10:21:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Dava Manifestosu</title>
<description>(Allah’a hamd, Peygamber’ine salât ve sizlere selam olsun…)    Kardeşler!  Hayat ve onun çetrefilli meseleleri, en girift bilmecelerini gölgede bırakacak kadar onurlu bir davaya sahip çıkma namına sizleri vatan sevmenin ustası olmaya davet ediyorum. Parolamız Allah, vatan ve hürriyettir. Parolamız tam bağımsız demokratik bir Türkiye’dir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dava-manifestosu-siiri/</link>
<guid>1433127</guid>
<pubDate>2010-08-02T11:56:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Kadın Duası</title>
<description>! Kimsede kalmasın hakkım, kimsede kalmasın ahım Ölümden evvel kesilsin zalimlerin sesleri Kraliçeleri köle bir adamın ayak izleri üzerinde koşturan Allah’ım! Bu şairin ayak izlerinde koştur zalim prensesleri! </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadin-duasi-siiri/</link>
<guid>1409906</guid>
<pubDate>2010-06-17T14:09:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Sağ-Sol</title>
<description>Seçiyorduk mebusları Ve Pirimizi Saatler zamanı vuruyordu Biz birbirimizi… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sag-sol-3-siiri/</link>
<guid>1408316</guid>
<pubDate>2010-06-14T08:41:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>İskoç kadın yazar Alastoria Zweig'in kaleminden Serdar SENGİR</title>
<description>İlk defa İrlanda'nın en melankolik kenti Dublin'de, Sean Moore Parkında tanıştık. Hiç olacağıma, şair oldum diyen bir adamdı karşımda ki. Açıkçası merak etmiştim onu. Heybetli biri değildi belki ama cezbeden bir yanı vardı. Kahvesini içerken natürmort bir tablo gibi duruyordu sanki. Ona merhaba dediğimde, bacak bacak üstüne atmıştı. Uzak denizleri seyre dalmış devrimci edasıyla durması başımı döndürüyordu. İtiraf etmeliyim ki, daha evvel hiçbir erkeğe bu denli ilgi duymamıştım. Oturabilir miyim dedim. Oturamazsın dedi. Ey Allah'ım! O kadar mı çirkindim? O kadar mı zayıftım? Bir insan hem bu kadar küstah hem de bu kadar nasıl naif yürekli olabilirdi? Eğer bir tabancam olsaydı alnının çatısından vururdum o an! Sanatçılar hoyrat olurlardı belki ama bu kadarı da fazlaydı. Fransızca küstahlık yapma manasında Fais pas le malin, toi diyesim vardı o an. Ama şapkasının altından gülümseyen o masum tebessümü görünce nasıl diyebilirdim ki? İçimden en militan kelimelerimle saldırmak geçmesine rağmen tek kelime bile edemedim huzurunda. İlk defa düşüncelerimi fiile dökemediğim için müteessirdim ama işin garip olan yanı umurumda bile değildi. Serdar SENGİR'de en çok merak ettiğim şeylerden biri de, evinin bir odasını insanlardan aldığı değersiz şeylerle doldurup, gerçekten 'Değersizlik Müzesi' haline dönüştürüp, dönüştürmediğiydi.  Onunla iki yıla yakın zaman geçirdim. Sanatının ve yaşamının önemli bir kesimine şahitlik etmeme rağmen hala ben onu yakinen tanıyorum diyemem. Ama bazı izlenimlerimi edebiyat ve sanat çevresiyle paylaşmaktan kıvanç duyduğumu da ifade etmeliyim. Belki, Irene Nemirovsky olup Anton Çehov'u anlatmaktan daha zordur Serdar SENGİR'i anlatmak ama, protez bacaklı şairi anlatmak için ona kendi dilimde Sanatın Macnair'i (Varisin oğlu)     diyerek sözlerime başlamalıyım sanırım...  İnsanlar tarafından, bazen seküler zannedilir, bazen radikal anarşist, bazen fundamentalist. Bazen gazel yazan gazelhan, bazen devrim türküsü haykıran bir proletarya, bazen suskun bir devlet yanlısı, bazen sistem karşıtı bir savaşçı, bazen demokrat, bazen hatip, bazen avam. İçinde ki çocuğu asla büyütmemeye kararlı entel bir demokrat. Hem değil mi ki, insan her yaşta çocuktur, değişen sadece oyuncaklardır der V. Hugo. Bazen Arapça, bazen Fransızca, bazen Grekçe, bazen Farsça yazar. Bazen Ortaçağ Avrupa coğrafyasında yaşarken, bazen de Osmanlı devrinde yaşayan yeniçeridir. İspanyol ressam Francisco de Goya’nın dediği, Lux ex tenebris (Işık karanlıktan doğar)     hakikatini ülkesinin felsefesine uygulamak için çırpınmıştır. Bazen sömürüye uğrayan bir çingene çocuğu, bazen münevver bir devlet adamı, bazen devlet politikalarını eleştiren nihilist bir adam. Şiiri ve davayı karısı olarak gördüğünden, evlenmemiştir. Zaten, şiirin üstüne kuma gelmeyi kimse kabul etmemiştir esasında. Evladından, davasından ve sanatından daha mukaddes bir eş arzuladığı için beklentilerine insanların cevap veremeyeceğini anladıktan sonra, bütün kadınlara tepeden bakmayı şiar edinmiştir. Hem kadınlara mukaddes manalar verirken hemde onlardan ölesiye nefret etmesine şaşırmamalı doğrusu. Kadınların ayağına bütün İran halkını köle yapacak kadar uçuk, Hazar kıyılarından yük trenleri ile kadınına inci taşıtacak kadar da zalimdir şiirlerinde. Onu tanımak için yapılması gereken tek hakikat, ezoterik sanatına ve sürrealist ufkuna kulak vermek olacaktır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/iskoc-kadin-yazar-alastoria-zweig-in-kaleminden-serdar-sengir-siiri/</link>
<guid>1394300</guid>
<pubDate>2010-05-17T13:45:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 <item>
<title>Namaz Duası</title>
<description>Rabb’im Sen ayırma beni namazdan Koru âlem-i İslam’ı ayazdan Öyle bir nur ilham et ki gönlüme Ala ziyalı olsun nur beyazdan  Tekbirle bütün dünyayı ardıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/namaz-duasi-siiri/</link>
<guid>1391821</guid>
<pubDate>2010-05-12T09:34:00+03:00</pubDate>
<author>Serdar Sengir</author>
</item>
 </channel>
</rss>
