<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Serap Erdoğan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Anıtanrıça</title>
<description>En geç hangi eve varır uzağını tutamayan Hangi elin artakaldığı hangisinin dağıttığı  Memleket işi bir koyulukta Mor bakışlar yürütürler boynuna Adamı az bakılmış bir suça kaldırlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/anitanrica-siiri/</link>
<guid>2868736</guid>
<pubDate>2018-07-24T17:03:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Çarpıntıyı Hangi Elle</title>
<description>En geç hangi eve varır uzağını tutamayan Hangi elin artakaldığı hangisinin dağıttığıMemleket işi bir koyulukta Mor bakışlar yürütürler boynuna Adamı az bakılmış bir suça kaldırlar Onların hayreti benimkinden lekeli Ama silerler, büyük silgileri gökyüzünden </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-carpintiyi-hangi-elle-siiri/</link>
<guid>2868734</guid>
<pubDate>2018-07-24T17:01:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Terk</title>
<description>Yok’ umu arıyorum kimse bilmiyor Gördüğümden beri Rüyalar düşürdüğünü Ay küfünün hendeklere Yaşsız ölümler aldığını kiminin Büyümüyorum.Sonsuzluğun boynundaki kir </description>
<link>https://www.antoloji.com/terk-53-siiri/</link>
<guid>2868731</guid>
<pubDate>2018-07-24T16:50:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Canın On Dokuzu</title>
<description>Bak buramdan başlıyor işte dünya ağrımaya Geziyor geziyor hışırdayarak unutkanlığımda Kendime gökyüzü yapsam beyazlığından Bir saç ıslak kıvrılır uykuya ve Ağustos’a Suç belki de katılaşıp duran bir şeydir Katılıp cümlenin halayına mendil sallayandır </description>
<link>https://www.antoloji.com/canin-on-dokuzu-siiri/</link>
<guid>1704407</guid>
<pubDate>2012-04-13T14:38:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>YuMuRtA</title>
<description>bozkırdı.. öğle sonrası yorgun, kırık, sızılı.. sol taraf, uzun ova.. birkaç  mucize ağaçtı..yine de sıcaksa gün, belirsiz gölgesine el ederdi ağaçlar..altında bir kitap açsa ne iyiydi oysa. sonunda evdi… anahtarı kilidi sevindirdi.. eşyalardı, bildik yerlerden, tanıdık ısılarıyla konuştu..giysilerdi her günkü yerlerine bırakıldı..sonra başıydı.. ağrıdan büyümüş, hem çok ağır.. pencereydi.. gelirken baktığı ovayı gördü..ağaçların çağrısını erteledi.. bir oyundu okudu.. kadın, adam ve yumurtadan..tutarsız hastalıklı tartışmadaydılar.. hem aşktı yaralı, hem  nefretti yapışkan...sonunda yumurta adamdı ve doğacaktı kadından..tek sahnelikti  oyun; yazarı artık ölü... içiydi bulandı..sustu..kıvrandı..benzetti.. kesin reddetti.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yumurta-5-siiri/</link>
<guid>741407</guid>
<pubDate>2007-05-18T20:10:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>HaYaTıMa BuLaŞmıŞ, BulAşTıRıLmıŞ HeRkeSe</title>
<description>........................... çılgınca okuyorum şimdilerde.. ıssızlığımı giderdiğini düşünüyorum bunun.. bu pazar yerinde yaşanan da, yaşanacak olan da acıya bitişik.. bu kitap ayini açıktan açığa bir yalnızlık duası, onarmaktan yorulan sabrıma.. mutfakta okurken kan gördüm kitapta; senden aldığım.. kapı açıktı.. tüm sesler örtülü.. kör bir malkadın* geçti balkondan.. dışarı karanlıktı.. belki onun dişlerinden, belki benim düşlerimden.. ama nasıl olduğunu bilmeden ben.. ..................... ilk zıvanan gibi sakladın acıyı.. çünkü acı buğulu ve büyülü çağrışımlarıyla nefis bir motif gergefinde.. çünkü sana, çözümü oyalayan ve beklentiyi hafifleten nadir gerekçe.. ya da biz hiçbir tedbir almadan sevmeye, ihmal ederek depresif tanrılarımızı, iyimser, konforlu düşler tasarladık uzak kentler düzleminde.. işlemediğimiz cinayetlerden sorumlu tutulmanın dalgınlığıydı bu.. anlam adına girdiğimiz tüm kavgalardan yenik çıkmamız bundandı.. acının da ötesi vardı oysa.. parmaklarım korkulanırdı teninin görkeminden.. kum tanelerinin bile öyküsü vardır deniyordu bir filmde.. o halde bizler ne çok öykü yetiştiriyoruz; kendimizle başkaları, kendimizle dünya, kendimizle varoluş ve kendimizle kendimiz arasındaki milyarlarca dönümlük alanda.. .................... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatima-bulasmis-bulastirilmis-herkese-siiri/</link>
<guid>741406</guid>
<pubDate>2007-05-18T20:04:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>ÖmÜr, YaŞ Ve EnDiŞe</title>
<description>kendini beklemenin hayal suyu bitmezmiş.. bir uzun ömre öğütlemişler bunu.. yaşını bükmüş, sesini sabra denemiş.. neresinden baksa gövdesine, içi mekik, dışı ıssız, çocuksuz bir park eskisiymiş.. artık neye baksa, rüya ilminden emekli gözleri genç kalpli bir düşü imlermiş.. kendini bekleyen ömre uykusuzluk, dönülmeyen bir yaban bahçeymiş.. yüzünü bir zehir zamanla yıkarmış.. odalardan odalara döşeli mayınlarla ölmek sanatını öğrenmiş.. ölerek sağ kalmanın zifir rengini kapılara, bitenlere ve gidenlere söylermiş.. öyle ki gün olmuş, bu sözleri söylemenin ve süslemenin anısı tükenmiş.. kapı, kapanmaktan yapılmış gerekçeymiş; her açıldığında endişe uzun bacaklarıyla eşiklerden atlarmış.. meğer ömrü bir uğultuya uğurlamaya and içmişmiş.. sesini ölü bir gülden aldığı gölgesiyle birbirlerine dokunur gider, dolanır dönerlermiş bu evde.. iki lalgücenik akşamlar eskitmişler odaların diyarında.. günlerin en solgununda bir felaketi bildirmiş kanayan bir çarmıh olan yaşı ona.. “sen kör bir takvimi yalnızlığa uyduran yasak hayallerin suyunu kendi bahçene akıttın” demiş yaş, “artık sen git.. artık yerini başka bekleyenlere bırak.. hayal suyunun başı öte bir uzağın dizlerinde sevinecek..” yaşının ihanetiyle yaralı ömrün, gitmeye adım bırakacak patikası yokmuş, niyeti ve korkusu da.. beklemenin ustası gölgesi ve beklenenin imgesi, inadı fısıldamışlar ona.. içine mırıldanmışlar gelecek olanı, kendi olanı, kendi yapacak olanı.. düşünen ama taşınmamaya karar veren ömür, anıdan ve düşten oyulmuş sabrına yüksek sesle söylemiş bunu.. hak edilmemiş sevinçlerle şımarmış haylaz yaşına ve endişeye mektup yazmaya koyulmuş; hatırda kalamayanmış çünkü satırda kalan.. “seni nice aşkın kuyusundan çekmiştim oysa, nice yasla ağırlaşıp durmuştum da, bir an bile içlenmedin çizgilerimin derinleşen çukuruna.. suluboya tasarlanmış ama pastel yaşanmış bir hayata zemin döşemiştin tenimi ve gövdemi.. bir kara karga kurnazlığı edinip tüm renkleri içirmiştin ruhuma.. sonunda karga karası bir kederi bağışladın üstüme başıma.. “üzülme, bunlar yalnızlığın çığlık atan kısa ömürlü hapşırıkları” demiştin korkuma.. uğraksız duraklar kurarak geçtim durdum kentlerden; önünde hep biri beklenen, biri özlenen duraklar.. ömür dediğin geçmekten öte, tenha beklemeler müzesiymiş.. öyle söyledin.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/omur-yas-ve-endise-siiri/</link>
<guid>741404</guid>
<pubDate>2007-05-18T20:01:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>CuMbA ReNkAsı</title>
<description>zafer ekin karabay için  Ö- cumba sandığımın yağmurunda eski sarmaşık S-  biz seninle ten sürelim atlas eskitelim Ö- tekrar bulmasın ritmimiz gök yatışmadan S- su ürkmeden takvim şaşmadan sokak düşmesin </description>
<link>https://www.antoloji.com/cumba-renkasi-siiri/</link>
<guid>741401</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>KirPiK BiLDiRiSi</title>
<description>öncesi tartaklanmış asfalt mavisine caz, içime geçirgen bir ayaz yakışırmış süngerin suya zaafıymış bu  sokak bunu öğütledi boyuna </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirpik-bildirisi-siiri/</link>
<guid>741399</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:51:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>PoStAcı KoLeKsiYoNu</title>
<description>her akşam kendini okuyan bir oda mektubu gönderiyorum kır yalnızı saçakların buz orkestrasına. yolumu selamlayan yaban karmaşa, penceremde titizlikle işleyen merak kanunları komşu evlerin ve içimi sahneleyen el yordamı bir acı </description>
<link>https://www.antoloji.com/postaci-koleksiyonu-siiri/</link>
<guid>741397</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>HeP YaRa</title>
<description>hiçbir anı gidermiyor içimde tekrarlanan eski intiharı  genişledikçe hatırladığım kokular kaktüsleşen zamanı içeriyor odalar, duvarlar, sokaklar.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hep-yara-siiri/</link>
<guid>741395</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:47:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>ReÇiNe PrENsEs</title>
<description>biz böyle ankara boyunca geçirimsiz bir aşk tabakasını övüp durduk çay bardaklarına  kordonlar asılıyordu saatlerin boynuna kuleler kul olurken zamana </description>
<link>https://www.antoloji.com/recine-prenses-siiri/</link>
<guid>741393</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:46:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>ÇeYiZ</title>
<description>şair kızların çeyizi de sözcüklü “sevdim kavuşamadım” motifli serin nazlı bir örtü  ara sıra belki ruh da istiyor böyle, parlak satenlerle </description>
<link>https://www.antoloji.com/ceyiz-6-siiri/</link>
<guid>741391</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>KıRgıNlıK AtÖLyEsİ</title>
<description>kendine yalan söyleyenin çılgın yaramazlığı gürültülü bir pazar gibi kuruluyor dalgınlığına. hangi dikkatsiz sevmeler kaybolmaz ki toplanıp dürülmüş bulanık tezgahında..  duraklarını yitirmiş bir babanın gidişi </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirginlik-atolyesi-siiri/</link>
<guid>741390</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:43:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>AtEşKeS</title>
<description>kabaran sütler gibi inmesin ölüm ölümü bile güzel kullanmak lazım. uzak bir ülkede kopan o çocuk eli burada bir çocuk oyununa düşer de, karanlığın son ebesi olur barış  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ateskes-6-siiri/</link>
<guid>741388</guid>
<pubDate>2007-05-18T19:41:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>EfSuNkÂr</title>
<description>	şuramda başladı her şey elleri uzakla bağlı bir yalnızlık bitkisiydim karanlık artığı, gitmeler kırıntısı  belki bir istiridye kabuğuna üflemişti tanrının flütü seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/efsunkar-siiri/</link>
<guid>725580</guid>
<pubDate>2007-04-25T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Perdesiz Buzul Şarkısı</title>
<description>demeliydin;  tüm ayrıntısından kaçan bir çokluğum.. böyle uzakları ve uçuşu kuş gidişleri serinleten..  geri almıyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/perdesiz-buzul-sarkisi-siiri/</link>
<guid>695409</guid>
<pubDate>2007-03-23T02:59:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Alla turca</title>
<description>perdeleri indir! .. huysuz bir kediye tüylenen bu evi benzetiyoruz guguklu duvar saatlerine  bol kırmızı bir eğlenceyi işleyen o duvar halısı; acelesiz uyandığım sabahlarda yeniden gittiğim hatlarını.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/alla-turca-2-siiri/</link>
<guid>695405</guid>
<pubDate>2007-03-23T02:55:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Gömleksiz</title>
<description>kalman var yalancı yazlardan yapılma bir çırıl öpüş sandım; durağım tuzağımmış oysa güzeldim hem, delilik yetişemezdi boyuma burada kibir sessiz bir bela ve zulmün tüm cesareti içinden övgü geçen cümleler kadar kara </description>
<link>https://www.antoloji.com/gomleksiz-siiri/</link>
<guid>695403</guid>
<pubDate>2007-03-23T02:52:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Unutuşun Kanattır</title>
<description>O kuşu rüyada uçtun mu sahi?  Unutuşun bile kanattır senin Bu göğün tattığı ilk ihanet olacak  Bir kanat mıyım orda Bir küf müyüm tüylenmiş </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutusun-kanattir-siiri/</link>
<guid>693086</guid>
<pubDate>2007-03-20T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Serap Erdoğan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
