<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sedat G&#252;rleyik Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Seninleyim</title>
<description>Anla artık bu sevgi ne geçici ne de sahte Yüreğim dayanmıyor seni her görüşümde Sessiz çığlıklarım oldun her gidişinde O yeşil gözlerin ise aklımın bir köşesinde  Hakikattir sana bu söylediklerim </description>
<link>https://www.antoloji.com/seninleyim-80-siiri/</link>
<guid>1846993</guid>
<pubDate>2013-03-25T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Öldüğüm Gün</title>
<description>Bir kere sevdim seni  Bin kere seviyorum dedim belki Şimdi yanımda değilsin ama Yüreğin yüreğimin üstünde bil ki  Sende cevaplar bende sorular </description>
<link>https://www.antoloji.com/oldugum-gun-18-siiri/</link>
<guid>1809641</guid>
<pubDate>2012-12-30T17:09:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Başlıksız</title>
<description>Ömür dediğin iki hece Kimine kısa kimine bitmez çile. Bir şarkı dinlersin Alıp götürür seni yâr'in olduğu yere... </description>
<link>https://www.antoloji.com/basliksiz-115-siiri/</link>
<guid>1797676</guid>
<pubDate>2012-12-04T00:31:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Şehr-i İstanbul</title>
<description>Ey Şehr-i İSTANBUL...  Sana yakışmaz karanlıklar, Sen ki Efendimizin müjdelediği şehir, Sen ki Fatih'in Rüyası şehir, Geleni bin pişmaz gideni mahzun şehir. Ey Şehr-i İSTANBUL </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehr-i-istanbul-35-siiri/</link>
<guid>1575738</guid>
<pubDate>2011-06-22T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmek</title>
<description>Ayrılığı değil vuslatı seviyorum El sallamayı değil Ellerini sımsıkı tutmayı seviyorum Ağlamak tamam ama Gülerken ağlamayı seviyorum Kışın kar tanelerini </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmek-468-siiri/</link>
<guid>1303535</guid>
<pubDate>2009-12-14T19:38:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Güller Seni Sorar Bana</title>
<description>Ne zaman kulaklarım çınlasa sen gelirsin aklıma  Gözlerimi her kapatışımda sen girersin rüyama Bir sevda bekler sabahları köşe başında Elindeki güllerle seni sorar bana  Gündüzler yavaş yavaş geceye kavuştuğunda </description>
<link>https://www.antoloji.com/guller-seni-sorar-bana-siiri/</link>
<guid>1191755</guid>
<pubDate>2009-06-07T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Yarım Geçen Ömür</title>
<description>Hoş geldin sevdiğim, Bugün hüzünlüsün biraz Nedir bu halin Gözyaşların dinlememiş yine seni Süzülmüş yanağından sessiz sessiz Yine gidişime üzüldün değil mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarim-gecen-omur-siiri/</link>
<guid>1077031</guid>
<pubDate>2008-12-05T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul</title>
<description>Ey şehr-i İstanbul... Yine gösterdi yüzünü sana kış Nedir bu telaş nedir bu acele Söyle daha gelmedi baharın sonu Daha sararmadım hazır değilim Üstümü örtecek beyaz örtüye </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-1028-siiri/</link>
<guid>1027992</guid>
<pubDate>2008-09-21T15:41:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Son Şiir</title>
<description>Bir şiir yazıyorum sana  Sevda şarkılarını dinlerken Gecenin sessizliğini beklerken Bir şiir yazıyorum sana Güneşin doğduğu yerden  </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-siir-87-siiri/</link>
<guid>873543</guid>
<pubDate>2007-12-30T21:24:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Alacakaranlık</title>
<description>Bir gece vakti çıktım bu yolculuğa Sonsuzluğa uzanan ömrümü tükettim bu yolda Arkamda bıraktım bütün herkesi ve herşeyi Niye atamam ki bilmem aklımdan seni  Sevdansa bir hastalık kemiriyor yüreğimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/alacakaranlik-19-siiri/</link>
<guid>816560</guid>
<pubDate>2007-09-22T03:07:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Aramam Gerek Seni</title>
<description>Seni aradım Batan güneşin ardındaki ufukta Dans ediyordu yakamozlar Kaldırımlarda biriken serseri sularda Ama  ben aldırmadım hiç Bıkmadan seni aradım </description>
<link>https://www.antoloji.com/aramam-gerek-seni-siiri/</link>
<guid>344874</guid>
<pubDate>2005-12-08T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızım</title>
<description>Bir bahardır yaşadığım  Hapisenin pas kokan zindanlarında Bu son bahardır yalnız hayatımın Temiz görünen bu kirli dünyada.  Bir sen bana haramsın bundan sonra </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizim-76-siiri/</link>
<guid>344873</guid>
<pubDate>2005-12-08T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Çölün Esrarı</title>
<description>Sevdim seni gecelerce Yüreğimi susturdum sen gidince Bulutlar ağladı çöllerin üstüne Bir serap olsanda gördüm seni yine  Bir gül mü seni bana anlatan? </description>
<link>https://www.antoloji.com/colun-esrari-siiri/</link>
<guid>344870</guid>
<pubDate>2005-12-08T14:21:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Hayal</title>
<description>Pencereden bakınca hayalin geldi gözüme  Batmıştı ufukta güneş bile Karanlık çoktan çökmüştü sehrin üstüne Geceler benim artık gündüzler senin olsun  Yapraklar düşmüştü hayallerimin üstüne </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayal-122-siiri/</link>
<guid>344868</guid>
<pubDate>2005-12-08T14:17:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Sana</title>
<description>Sen misin beni çağıran?  Sen misin içimde haykıran? Irmak misali sessizce akan Sen misin yüreğimi ıslatan?  Ben miyim sana gelen? </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-131-siiri/</link>
<guid>344861</guid>
<pubDate>2005-12-08T14:03:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Düşler Odası</title>
<description>Yalnızım yine senden uzakta Büyük bir evde Düşler odasındayım tek başıma Zamanı aramak boşunaydı biliyorum. Her sabah güneşin doğuşunu seyrettiğim Akşamları yıldızları beklediğim </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusler-odasi-siiri/</link>
<guid>344859</guid>
<pubDate>2005-12-08T13:59:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgim</title>
<description>Bu gece garip bir hal var üzerimde sis çökmüş sokaklara Ayışığı yok bu gece bulutlar var gökyüzünde bir de yere düşen damlalar. Ağlamaklıyım tutamıyorum kendimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgim-20-siiri/</link>
<guid>340818</guid>
<pubDate>2005-11-30T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgiliye Mektup</title>
<description>Nasılsın Ey Sevgili?  Şimdi neredesin ve kimlerlesin bilmiyorum. Çünkü bunları sana yabancı bir geceden ve alışkın olmadığım bir karanlıkta yazıyorum. Gündüzleri seni düşünüyorum sanki caddelerde ve sokaklarda hep senle geziyorum sanki hep yanımdasın. Parka gidiyorum sen, çay bahçesine gidiyorum yine sen. Ben çay söylüyorum sense kahve. Ben içiyorum sen ise soğutuyorsun. Sana hayran kalıyorum o yeşil gözlerinin içine bakıyorum sanki dünyanın sırları gizli. Çözmeye çalışıyorum ama izin vermiyorsun. Dalıp gidiyorum sen aldırış bile etmiyorsun. Zor kurtarıyorum kendimi gözlerinin içinden. Ama yine de kendimi alamıyorum o yemyeşil gözlerinin içine bakmaktan. Sonra kalkıyoruz oradan. Bir anlık ayrılık yaşıyoruz. Eve geliyorum. Sen yanımda. Aklımda kafamın taa en derinliklerinde bana sesleniyorsun. 'Beni seviyormusun? ' diye. Bense ürkek bir kuş gibi sana utangaç bir cevap veriyorum. 'evet' zorlada olsa çıkıyor harfler dudaklarımın arasından. Sonra ben soruyorum sana. Sen heybetli bir dağ edasıyla cevaplıyorsun sorumu 'eveett' bu söz kafamın içinde yankılanıyor. Sabaha kadar uyutmuyor beni. Anlıyormusun beni şimdi ey sevgili. Seni öyle seviyorum ki. Sana duyduğum sevgiyi kelimelerle, harflerle anlatamıyorum. Yetmiyor. Bütün dilleri kullansam yine de yemez. Belki de bu kelimenin anlamını yitirmesini istemiyorum. Seni düşünüyorum. Ama nafile. Bunlar sadece benim hayalim. Gerçek olmasını sadece sana bağlı.Senle olmayı istiyorum. Tek dileğim bu Allah'tan. Kimbilir belki de kabul olur. Yağmur yağıyor bazen. Ben o yağmur damlalarında seni arıyorum. Seni soruyorum onlara. Işığın kırılıp ta içinden geçtiği o saf ve narin damlalara benzetiyorum seni. Tek bir ışık sanki oluyor renk cümbüşü. Sen sebep oluyorsun tüm bunlara. İnandıramıyorum kimseyi, delisin diyorlar. Ben deli değilim diyorum sadece LEYLA'SINI arayan bir mecnunum cevabını veriyorum. Sonra çöllere düşüyorum. Her gördüğüm seraba koşuyor tam bulmuşken kaybediyorum. Tıpkı sen gibi. Seni özlüyorum. Çölde yağmura hasret kum taneleri gibi. Ama aldırmıyorsun sen tüm bu olanlara. Bense seni aramaya devam ediyorum. Kum fırtınalarına yakalanıyor, bedeviler tarafından soyuluyor ama asla dönmüyorum. Çünkü artık rahatlıla söyleyebiliyorum SENİ ÇÖLDE BULUNAN KUM TANELERİ KADAR SEVİYORUM. Düşen her yağmur tanesi  filizlenen her başak kadar seviyorum. Belki bunlar bile sevgimi anlatmaya yetmez. sevgime bir başlangıç koyuyorum ama asla sınır koymuyorum. Sen her ne kadar beni anlamasanda. Yine gecenin kalbini dinliyorum. Çoğu zaman yapyığım gibi. Seni soruyorum kayan yıldızlara. Cevap vermiyorlar.Seni soruyorum odamı aydınlatan ayışığına suskun bana bakıyor. En sonunda dayanamıyorum. Yüreğime soruyorum seni. Sessizce kulağıma fısıldıyor. Sen boşuna arama onu.Çünkü faydasız. O şimdi sana hem yakın hem uzak. Anlamıyorum hiç bir şey. Tekrar soruyorum nasıl? diye. Tekrar cevap veriyor bana. Sen onu düşündükçe o hep senle zaten. Ne zaman hüzünlendiğinde o da hüzünlenir. Sevindiğinde sevinir. Ağladığında ağlar. Üzüldüğünde üzülür. Bunlar yakın olduğu anlar. Uzak olduğu anları söylemiyor. Çünkü o da biliyor.Sensiz uzak kalmamamı istiyor. Çünkü o da seni seviyor. Sen ne dersen de ey sevgili. Bilmem anlatabiliyormuyum veya sen anlayabiliyormusun. Artık vazgeçiyorum seni aramaktan. Biliyorum artık sen benimle bende seninleyim. Sesini duymasam yüzünü görmesem bile varlığını hissedebiliyorum. Her yağmur yağışında sanki senle dışarda çocuklar gibi oynuyor ve ıslanıyoruz. Güllerin her açtığında sanki bana gülümsüyorsun. Ben sana dokunuyor ve kokluyorum. Senin dikenlerin bana engel oluyor birde benim tüylerim diken diken oluyor. İkiside bana batıyor ama biliyormusun hiç acıtmıyor. Çünkü artık ben sen olmuşum. Kalbim yorgun ben yorgun bitsin bu hasret. Bitsin bu rüya yada ben uyanayım ve gözlerimi açtığımda seni bulayım yanımda. Kokunu duyayım en güzel çağımda. Tekrar söylüyorum seni seviyorum kim ne derse desin. İlk ve son sevdiğim.  İlk ve son sevdiğim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgiliye-mektup-20-siiri/</link>
<guid>340809</guid>
<pubDate>2005-11-30T16:35:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Ayna</title>
<description>Eski bir otel odasında  Seni aradım anılarımın arasında geçmese de senden sonra hayatım geçmişi aramak boşuna Yalnızlığıma eş bir dostum var. Rüyalarımı anlatırım sabahları </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-ayna-13-siiri/</link>
<guid>334519</guid>
<pubDate>2005-11-16T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 <item>
<title>Umudum</title>
<description>Yüzüne hasretim bir bilsen  Sensiz geçen her gün zordur Yaralı bir kuş gibi seni beklerken Görmezsem cemalini yüzüm hep soluktur  Ayrılık bulutları çökmüş şehrime </description>
<link>https://www.antoloji.com/umudum-21-siiri/</link>
<guid>334516</guid>
<pubDate>2005-11-16T14:27:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Gürleyik</author>
</item>
 </channel>
</rss>
