<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sedat &#199;akmak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Nene Gerek</title>
<description>Fani dünyada zenginlik, nene gerek,nene gerek, Öte alemde mutluluk, ene gerek,ene gerek... Güzel ahlak dosdoğru yol,tene gerek,tene gerek, Hak yurdunun ol içinde, sonsuza dek kalmak gerek.  Devran-ı alem seyreyler,sonsuz aleme gark eyler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/nene-gerek-3-siiri/</link>
<guid>1758091</guid>
<pubDate>2012-08-23T09:24:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Bahara Girdim</title>
<description>Vücudum ak idi eridim bittim, Soğuktan ayazdan don oldum gittim, Hakikat yurduna nefsimi ittim... Kışım bahar oldu,bahara girdim.  Bağrımın ısısı birden canlandı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahara-girdim-siiri/</link>
<guid>1734716</guid>
<pubDate>2012-06-27T10:07:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Ya Rasulallah</title>
<description>Rebiu´ l- evvel ayında, bir nur dünyaya geldi, Günlerden gün pazartesi, nurun sanki bir seldi, Arş-ü aleme yükseldi, o arşları da deldi, Dünyaya teşriflerin, öksüz ya Rasulallah.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/ya-rasulallah-25-siiri/</link>
<guid>1563347</guid>
<pubDate>2011-05-26T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Elveda</title>
<description>Dost yolunda giden kullara selam, Hakikat ışığın ol yüce kelam, Mü´minin miracı oldu vesselam, Deryaya dalana sözüm Elveda...  Aşığa sorarsan maşuk nerede? </description>
<link>https://www.antoloji.com/elveda-759-siiri/</link>
<guid>1546183</guid>
<pubDate>2011-04-22T00:13:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>İnleyiş</title>
<description>Bu dünyadan baki ile göçecek isek, Öte ilde haşr ü neşir olacak isek, Orda Hakkın divanına varacak isek, Fani dünya hep bizlere ibretlik olsun.  Naçiz vücut gün gelir ya toprak olursa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/inleyis-siiri/</link>
<guid>1524823</guid>
<pubDate>2011-03-08T22:04:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Ağlamak Elde Değil</title>
<description>Fani dünya konulduk imtahanlık yolunda, Dost-akrabam kaldı bak, ırak gurbet ilinde, Temiz olmak gerek her daim Allah indinde, Ağlamak elde değil,gülmek bilmem nedendir.  Seni bu hallere zalim bir beşer mi soktu? .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aglamak-elde-degil-siiri/</link>
<guid>1503157</guid>
<pubDate>2011-01-14T21:58:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Yolcu</title>
<description>İnsanoğlu biçare ya, ağlamaz hiç bak haline, Güler,oynar şu dünyada; binmiş şol dünya salına, Gövde kuru, içi çürük; ne binersin köf dalına? .. Dallar gövdeye bağlıdır,beşerat sonsuza yolcu.  Ölen ölmüş, ruhu çıkmış; kör İblis ondan vazgeçmiş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolcu-343-siiri/</link>
<guid>1484582</guid>
<pubDate>2010-11-30T00:06:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Dünya Ahvali</title>
<description>Bahçemde sünbüller,güller açanda, Buram buram hoş kokular saçanda, Ol kuşlar yuvadan uçup kaçanda, Baharın müjdesi, oldu demektir.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-ahvali-2-siiri/</link>
<guid>1477240</guid>
<pubDate>2010-11-10T23:32:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Devran-ı Alem</title>
<description>Bu dünya bir dönemeç, insan ise bir deney, Niceleri kandı sana, hey gidi dünya hey! .. Çekti avladı birden,sanki yanık gamlı ney, Neyin sesi hoş gelir, oysa çıkar boş yerden.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/devran-i-alem-siiri/</link>
<guid>1469464</guid>
<pubDate>2010-10-22T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Muhabbet</title>
<description>Gönül feryad figan eder,nerde muhabbet hissi?  Boş sözler, boş cümleler; bir lakırdı belli hepsi, Bu dünya, şekerli tatlı; yer yüzüyse bir tepsi, Bu tepsiden tat da tat, doymaz mide, doymaz nefis.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/muhabbet-54-siiri/</link>
<guid>1455141</guid>
<pubDate>2010-09-21T21:08:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Sesleniş</title>
<description>Beyhude emellerle gezer insan pek çoğul, Bak dünya döner durur, kalk artık yürü doğrul! Daim haktan yana ol,hakkın yolunda yoğrul, Eğri büğrü yürüme, dal deryaya gir boğul.  Dünya bir değirmendir, ol taşı fani hayat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/seslenis-181-siiri/</link>
<guid>1455138</guid>
<pubDate>2010-09-21T21:02:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Sitem</title>
<description>Yine nemli gözlerin, bu hüzün keder neden?  Çiy düşmüş yaprak gibi, vücudun ıslak neden? Belli derdin çoktur ya, seni perişan eden... Yığın yığın olmuşsa; hüzünler, etme sitem! ..  Belki Yüce Mevla´nın, imtahanı olur ya... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sitem-724-siiri/</link>
<guid>1444095</guid>
<pubDate>2010-08-25T00:13:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Ol Aşktır</title>
<description>Aşık isen sen güle, neylersin sen bülbülü, Arı bal yapmak için,konup emer ol gülü, Odun kömür dururken, yakar mısın sen külü, Odunu kül eyleyen, toz eyleyen ol aşktır.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/ol-asktir-siiri/</link>
<guid>1444092</guid>
<pubDate>2010-08-25T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Dönen Dünya</title>
<description>Döner devranı alem, kimini hoş yazar kalem, Kimini yüceltirken, kimini yok eden alem... Yükselir belki arşa; göz yaşım,feryadım,nalem. Arşın, arzın, beynehüm; daim durmaz dönen dünya,  Saatler ilerliyor, ol vakit hem yaklaşıyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/donen-dunya-3-siiri/</link>
<guid>1434001</guid>
<pubDate>2010-08-04T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Terbiyye</title>
<description>Ana-baba terbiyyesi almaz ise bir velet, Toplum için fayda değil, bilakis olur illet, Cemiyyete sahip çıkmaz, düzen bozuk bir devlet, Türer çete ve eşkıya, musallat olur başa.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/terbiyye-siiri/</link>
<guid>1433997</guid>
<pubDate>2010-08-04T00:06:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Resmim</title>
<description>Bazan alır albümümü, bakar resmime kederle, Derim,ey koca dünya! Gel oynama şu derbederle, Yıllar akıp geçer gider, ol bestemi sen bestele... Sen hatıra kal dünyada, baksın dostlar sana resmim.  Dünya kurulmuş değirmen, zaman ise dönen bir çark, </description>
<link>https://www.antoloji.com/resmim-5-siiri/</link>
<guid>1433992</guid>
<pubDate>2010-08-04T00:01:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzün</title>
<description>Fani dünya, keder sende, tasa sende, gam sende, Yaşın her dem ilerlerken, yük çoğalır ensende, Sararan yaprak gibi, göçersin rüzgar esende, Ardın sıra kimse kalmaz, yok edersin sen hüzün.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzun-552-siiri/</link>
<guid>1433990</guid>
<pubDate>2010-08-03T23:58:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Çeşme</title>
<description>Bir soluk durağısın, yol üstünde sen çeşme, Susayana suyun ver, ol yüreğin gel deşme, Yürekte sevgi yoksa o kalbi sen hiç eşme, Sen suyun akıtadur, bu alemde ey çeşme! ..   </description>
<link>https://www.antoloji.com/cesme-30-siiri/</link>
<guid>1431938</guid>
<pubDate>2010-07-29T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Para</title>
<description>Zalim ellere düştü, namı dunyayı sardı, Sonra bir gemi oldu, gitti denizi yardı, Elde iki şey vardı, bir namusla bir ardı, Oda beş para oldu, artık senle ey para!  İyi eller cebinde, çok iş yaparsın para, </description>
<link>https://www.antoloji.com/para-175-siiri/</link>
<guid>1431936</guid>
<pubDate>2010-07-29T22:50:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Musallataşı</title>
<description>Ademoğlu, bu taş sana bir vahim durak başı;  Ol bağrına konar mevta, akıp gider göz yaşı, Sade konak, damı yoktur; Kıblen olur ol başı, İşte mevta ve naşı, yolcula musalla taşı.  İbret yeri Adem için, hisse almaz ol yerden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/musallatasi-siiri/</link>
<guid>1431502</guid>
<pubDate>2010-07-29T00:21:00+03:00</pubDate>
<author>Sedat Çakmak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
