<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sebahattin K&#246;m&#252;rl&#252; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Her yer</title>
<description>Her yerde yaşayamazsın ki. Mesela Moritanya'da, And dağlarında, Himalayalarda, Yaşayamazsın ki. Hindistan'da, Çin'de, Yemen'de. Ayaklarında prangalarla çakılı vermişsin bulunduğun yere. </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-yer-11-siiri/</link>
<guid>3863386</guid>
<pubDate>2026-08-03T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Sensizliğe merhaba</title>
<description>An be an yaklaşan ne? Kaçamadığmız tuzaklar mı dağıldı. Harp artıklarından kalan bilmece, Sonu hazırlayan, son ne? Bir sürü nedensizlik peş peşe, Hep, o bitmeyen hayalin peşinde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ypk-siiri/</link>
<guid>3861722</guid>
<pubDate>2026-07-30T21:18:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Zavallı ben</title>
<description>Sokaklarda kalmadın, Kalmadın da, Her nefeste bi yumruk boğazında, Kahpelikler kaleşlikler sıra sıra dizildi, Darağaçlarına asılmadın </description>
<link>https://www.antoloji.com/zavalli-ben-13-siiri/</link>
<guid>3843249</guid>
<pubDate>2026-06-15T22:18:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Tuzak</title>
<description>TUZAK  Tuzak, çok enteresan bir kavramdır. Tuzak, ekseriya bi tarafın diğer tarafa sinsice kurduğu plan veya planlar olsa gerek. Bu durum bizim ülkede çok farklı tecelli etmekte. Öyleki bizde Tuzak veya tuzaklar bi tarafın kendi içinde kendi içini karıştırmak için kullanılıyor. Öyleki bu durum çok ince bi şekilde şekillendirilirken toplum </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuzak-118-siiri/</link>
<guid>3842765</guid>
<pubDate>2026-06-14T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Hukuk zemini</title>
<description>" bütün bunlar hukuk zemininde yapılacaktır, " "Her şeyin yasal zemin de yapılması gerek " Bay kemal böyle diyor. Hukuk var mı? Yasa ve yasaların zemini varmı? Bu ülkede "anayasayı tanımıyorum, saygıda duymuyorum" diyenlere hukuku ve yasayı anlattı ve bu anlattıklarını </description>
<link>https://www.antoloji.com/hukuk-zemini-siiri/</link>
<guid>3842764</guid>
<pubDate>2026-06-14T16:42:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Alıp alıp gidiyorsun</title>
<description>Alıp alıp gidiyorsun. Gözlerimi aldın gittin. Görmüyorum. Ayaklarımı aldın gittin. Yürümüyorum. Ellerim, ellerim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/alip-alip-gidiyorsun-siiri/</link>
<guid>3842763</guid>
<pubDate>2026-06-14T16:39:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Kapılma</title>
<description>Sakın kapılma umutsuzluğa,  Bir sel gelir alır götürür tüm pislikleri. Akar yeni baştan tertemiz dere, Kuşlar cıvıl cıvıl cıvıldaşırlar, Ter temiz çiçeklerlerle donanır her yan. Yep yeni bir hayat  başlar, yeni baştan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapilma-5-siiri/</link>
<guid>3838891</guid>
<pubDate>2026-06-04T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Farzet</title>
<description>Farzetki, Yoksun. Yok olmuşsun yoktan, Bu tarlaları hiç ekmemişsin sen. Çarıkların yırtılmamış keskin taşlarda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/farzet-70-siiri/</link>
<guid>3825322</guid>
<pubDate>2026-05-02T19:54:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Karalar üstüne yazdım şiirlerimi</title>
<description>Kararlar üstüne yazdım, Okunmasın diye şiirlerim.  Benle kalacak dizelerim. Yıpranmayacak duygusuz dünyalarda.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karalar-ustune-yazdim-siirlerimi-siiri/</link>
<guid>3823983</guid>
<pubDate>2026-04-30T10:44:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Sivas deyince</title>
<description>Sivas diyince aklıma,  Kızılırmak, kızıldağ, sıyrındı gelir. Sivas deyince aklıma, Suşehri, avganıs, ezbider gelir. Sivas deyince aklıma, bir yol, Arasında karabayır gelir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sivas-deyince-siiri/</link>
<guid>3817362</guid>
<pubDate>2026-04-14T23:10:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Mecburiyet</title>
<description>MECBURİYET  Yaşamak, Zorundaydık. Bu kadar kolaymıydı yaşamak. Deli seller akarken derelerden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mecburiyet-39-siiri/</link>
<guid>3817019</guid>
<pubDate>2026-04-14T00:53:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Bana göre</title>
<description>Bana göre şair,  Kelimenin tam anlamıyla şair olmalı. Toplumun acılarını yüreğinin ortasında duymalı.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/bana-gore-20-siiri/</link>
<guid>3815557</guid>
<pubDate>2026-04-10T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Bu daha başlangıç</title>
<description>Şehrin ışıkları söndüğünde, Karanlık her yanı Kapladı. Körlük başlamıştı bi kere, Her yer, her yerde. Gidecek bi yer yoktu. Sığınaklar dolu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-daha-baslangic-2-siiri/</link>
<guid>3815555</guid>
<pubDate>2026-04-10T22:11:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Yakında</title>
<description>Çok mu geç kaldık,  Kalktı mı bütün otobüsler, Şimdi bomboş terminaller. Bağları kesilmiş yolcular duraklarda, Bekleşir durur boşuna. Artık, adım atma vakti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakinda-27-siiri/</link>
<guid>3806892</guid>
<pubDate>2026-03-19T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Vampirler</title>
<description>Saraylar yıkılır,  Toprak üstünde. Bir tek hatıralar kalır, o da kalırsa. Zulümlerin, adı şanı bellidir. Konar Atatürk'ün topraklarına. Bu emperyal düzen nasıl kuruldu? </description>
<link>https://www.antoloji.com/vampirler-9-siiri/</link>
<guid>3805007</guid>
<pubDate>2026-03-13T10:39:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Prs</title>
<description>Bir prs, hemde hukukçu.  Hemde sami selçuk. Biliyor ve bilerek konuşuyor. Diyor ki "baş örtüsü " mağdurları. Diyor ki "ikna odaları". Ve devam ediyor, cumhurbaşkanı'na hakaret " bana yapılmış bir hakarettir." Diyor. Fransadan örnek veriyor. Bunlara kimse itiraz etmiyor. Edemiyor. Cumhurbaşkanı kullandığı dil itibarı ile kendi vatandaşlarına hakaret etmemesi gerektiğini bilmez mi? Cumhurbaşkanı, kullandığı dil itibarı ile örnek olması gerekmez mi? Bu adam, yani prs konuşurken öyle özenli bir dil kullanıyor ki, ve de diyor ki siyasiler diline özen göstermeli.  Diline özen göstermeyen bir cumhurbaşkanı, nasıl cumhurbaşkanı oldu diye, kendisi bir hukukçu olarak sorgulama gereği hissetmeden her şeyi oldu bittiye getirmekte. Laiklik konusunu anlatırken de çok güzel anlatıyor.  Anlatıyor da, bireyin, birey olarak tekamülü eğitimle sağlana bilirliğini niye öteliyor? Ona göre baş örtüsü, sanki kişinin her hangi bir baskıya uğramadan kendi gelişim süreci içinde ulaştığı bir sonuçmuş gibi anlatıyor. "Arka bahçe" kavramı bir siyasi söylem değilmiş gibi konuşuyor.  Eğtim sisteminin nasıl bozulup, olmayan kavramları, kavramlaştırıp, bunlarda bir kavrammış gibi topluma nasıl dayatıldığını bile bile göz ardı etmekte. Bu prs, bireyin çağdaşlaşması için değil bireyin çağ dışına itilmesine örtülü olarak destek vermekte. </description>
<link>https://www.antoloji.com/prs-siiri/</link>
<guid>3803965</guid>
<pubDate>2026-03-10T00:10:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Bu dinsizler</title>
<description>Dini, dinsizleştiren bu hainler , Allah'ın kimliğini bile yok ettiler. Karış veriyorlar birbirlerine, "Lav taşları düşsün ocaklarına" diye, diye, Koskoca ülkeyi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-dinsizler-siiri/</link>
<guid>3803962</guid>
<pubDate>2026-03-10T00:06:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Kabadayı</title>
<description>Bu gün ler,  bu günler,  Bu günlerden kalacak mı, Bu günler geriye, Bunca zülüm, Bunca satış, Bunca kin. Förtletmiş gözlerini ekranda, "Kindar, dindar" falan filan ne varsa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kabadayi-18-siiri/</link>
<guid>3803735</guid>
<pubDate>2026-03-09T13:20:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Vesselam</title>
<description>Çeteleşme  " hazineyi dolu bıraktık, boşattılar" Talan dı bu yalan mı? Talanı yapan talancı, Şimdi diyor talancıya "talancı" </description>
<link>https://www.antoloji.com/vesselam-132-siiri/</link>
<guid>3802515</guid>
<pubDate>2026-03-07T21:54:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 <item>
<title>Curuh</title>
<description>Döneklik bu zaman diliminde, kendine has bi özelliğe bürünmüştür.  Bunun, bir tanımını yapmak mümkün mü? Bu tanımı yapmak pek de kolay değil.  Çünkü döneklik artık öyle sık  " gömlek" değiştirmekte ki, dönek ne zaman nasıl, nerde, niye döndü bunu belirlemek mümkün olmamakta. Dönek, döndüğü zaman boyu yüksekliğinde yazmış olduğu kitapların tamamını karşısına almakla kalmaz, bi de o kitaplardaki Paragrafları inkârla, orda öyle "demek istemedim", " siz yanlış anlamışsınız ", " o an öyle dedim ama, şimdi böyle diyorum" da der. Dönek,  niye döner. Bu çok basit bir cevapla, dönek,  dönek olduğu için döner.  Der geçeriz. Ne var ki bu, bu kadar basit olmasa gerek. Her dönek,  her dönekliğinde mutlaka bir yeterlerdeki çanaklardan yallanmak için döneklik yapar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/curuh-siiri/</link>
<guid>3801698</guid>
<pubDate>2026-03-05T09:36:00+03:00</pubDate>
<author>Sebahattin Kömürlü</author>
</item>
 </channel>
</rss>
